DÜNYA - 18 Ocak 2026 Pazar 10:26 | Son Güncelleme : 18 Ocak 2026 Pazar 11:09

İran’daki protestolarda ölü sayısı 3 bin 308’e, tutuklu sayısı 24 bin 266’ya yükseldi

A
A
A

ABD merkezli sivil toplum örgütü İran İnsan Hakları Aktivistleri (HRA), İran'daki protesto gösterilerinde hayatını kaybedenlerin sayısının 3 bin 308’e, tutuklananların sayısının da 24 bin 266’ya yükseldiğini açıkladı.

ABD merkezli sivil toplum örgütü İran İnsan Hakları Aktivistleri (HRA), İran'da geçtiğimiz 28 Aralık’ta hayat pahalılığına tepki olarak başlayan ve hükümet zıttı protestolara dönüşen kitlesel gösterilerin güncel bilançosunu açıkladı.

HRA’nın verilerine göre; protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı en az 3 bin 308’e yükseldi. Ölenlerin 3 bin 97’sini protestocular, 22’sini çocuklar ve 23’ünü tarafsız sivillerin oluşturduğu belirtilirken, ayrıca toplam 166 güvenlik gücü personeli ile hükümet destekçisi sivilin hayatını kaybettiği bildirildi. 4 bin 382 ölüm raporu üzerindeki incelemelerin sürdüğü aktarıldı. 2 bin 107 kişinin ciddi şekilde yaralandığını açıklayan HRA, gösteriler sırasında tutuklanan kişi sayısının ise 24 bin 266’ya ulaştığı bilgisini paylaştı.

İran’ın dini lideri Hamaney, binlerce kişinin öldüğünü kabul etmişti
İran'da geçtiğimiz 28 Aralık’ta hayat pahalılığına tepki olarak başlayan gösteriler hükümet zıttı protestolara ve şiddet olaylarına dönüşmüştü. Tahran'da halka hitap eden İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, protestolar sırasında binlerce kişinin öldüğünü ilk kez kabul ederek, "İsrail ve ABD ile bağlantılı olanlar, iki haftadan uzun süren ve İran'ı sarsan protestolar sırasında büyük hasara yol açtı ve binlerce insanı öldürdü" ifadelerini kullanmıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Kerem Aktürkoğlu: "Galibiyeti hak ettiğimizi düşünüyorum" Fenerbahçe’nin başarılı futbolcusu Kerem Aktürkoğlu, bugün farklı bir sistemle başladıklarını belirterek, "Maçın başından sonuna kadar takım olarak müthiş bir performans sergiledik. Galibiyeti hak ettiğimizi düşünüyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda karşılaştığı Trabzonspor’u 3-2 mağlup etti. Maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan sarı-lacivertli futbolcu Kerem Aktürkoğlu, Trabzonspor’un zor bir deplasman olduğunu belirterek, "Trabzonspor bu ligin çok önemli takımlarından bir tanesi. Yanılmıyorsam son 6 maçtır içeride kaybetmiyorlar. Zor bir maç olacağını biliyorduk. Ona göre hazırlandık. Bugün farklı bir sistemle başladık. Trabzonspor’un nasıl ataklar yapabileceğini biliyorduk. Bildiğimiz halde golü yedik. Maçın başından sonuna kadar takım olarak müthiş bir performans sergiledik. Galibiyeti hak ettiğimizi düşünüyorum. Performanslar gol atınca, skora katkı sağlayınca çok değerli oluyor. Herkes tarafından takdir görüyor ama benim tarafımdan takımın galibiyet alması, iyi performans sergilemesi daha önemli. Gol atmasam da takımıma savunma anlamında katkı sağlasam da benim için yeterli. Hocam için yeterliyse benim için de yeterli. Takım kazansın. Sonu güzel olsun; şampiyonluk olsun. Benim için yeterli" dedi. "Taraftara sonsuz teşekkür ediyorum. Her düştüğümde beni kaldırdılar" Taraftarın desteğini ilk geldiği günden beri hissettiğini kaydeden Aktürkoğlu, "Düşüşler herkes için olabiliyor. Bunlara alıştığım için çok bir şey yapmıyorum. Taraftara sonsuz teşekkür ediyorum. Her düştüğümde beni kaldırdılar. Onların desteğini hissettiğim için bu zorlu süreçlerden ayağa kalktım. Bundan sonra da çok fazla düşeceğim. Ama düştüğüm yerden her zaman kalktığım gibi yine kalkacağım. Kalkamazsan bu seviyelerde kalamıyorsun. Kendime, takımıma, taraftarımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Elazığ Depremden sonra müziğe sarılan anne çocuklarıyla üç enstrüman çalıyor Elazığ’da deprem sonrası evleri ağır hasar alan ve konteyner kentte kalan Kaplan ailesi, pandemi döneminde müziğe başladı. Anne bağlama, oğlu keman, kızı gitar çalıyor. Aile bugün, Elazığ Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ADEM bünyesinde destek alarak çalışmalarını sürdürüyor. Elazığ’da 2020 yılında meydana gelen Sivrice merkezli deprem sonrası evleri ağır hasar gören Kaplan ailesi, bir süre konteyner kentte kaldı. Pandemi döneminde evde geçirilen zamanın artmasıyla birlikte anne ve çocukları müziğe yöneldi. Anne Başak Kaplan ve çocukları, Elaziz Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Derneği tarafından Onur Şahin öncülüğünde ücretsiz olarak açılan enstrüman kursuna katılarak müzik eğitimi almaya başladı. Yaz dönemi boyunca devam eden kursun tamamlanmasının ardından okul döneminin başlaması ve özel kursların ücretli olması nedeniyle aile eğitime dışarıdan devam edemedi. Buna rağmen çalışmalarını bırakmayan aile, evde videolar ve kaynaklardan yararlanarak müzik çalışmalarını sürdürdü. Anne Başak Kaplan bağlama çalarken türkü söylüyor, 12 yaşındaki Çınar Kaplan keman performansıyla dikkat çekiyor, 10 yaşındaki Zehranur Kaplan ise gitarı hobi olarak sürdürüyor. Kaplan ailesi şu anda Aile Destek Merkezi (ADEM) bünyesinde hem maddi hem manevi destek alıyor. Elazığ Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı koordinasyonunda faaliyet gösteren merkezde eğitim gören anne ve çocukları, burada da müzik çalışmalarına devam ediyor. Anne Kaplan: "Müzik, çocukluğumda içimde bir ukde kalmıştı" Müziğe başlama süreçlerini anlatan anne Başak Kaplan, "5 çocuk annesiyim, 32 yaşındayım. Oğlum, kızım ve ben müziğe karşı oldukça ilgiliyiz. Aslında müzik benim çocukluğumdan gelen bir şey. Çocukluğumda içimde bir ukde kalmıştı. O dönemin şartları, yaşam koşulları ne yazık ki bize bu fırsatı vermedi. Biz çocuklarımla müziğe depremden sonra başladık. Biliyorsunuz çoğu ev yıkıldı, çoğu ev hasar gördü. Biz de depremzedelerden biriydik ve konteynerde yaşamaya başladık. Kısa bir süre sonra pandemi geldi, Covid-19 derken sokağa çıkma yasakları başladı ve sürekli evdeydik. Çok sıkılıyorduk. O dönemde Elaziz Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Derneği tarafından Onur Şahin, çocukları uyuşturucudan, sigaradan ve kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için enstrüman dersleri veren kurs açtı. Bunu duyunca çok sevindik ve hemen başvuru yaptık. Sağ olsun, isteğimizi kabul etti ve orada müziğe başladık. Üç aylık kurs ücretsizdi. Kurs bitince ve okullar açılınca özel kurslara devam edecek imkanımız olmadı. Şu an bulunduğumuz kurum, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Aile Destek Merkezi (ADEM). Vakıf Müdürü Tayyip Özer beyin öncülüğünde ve destekleriyle burada sadece ders veya kurs görmüyoruz. Aynı zamanda psikolojik, maddi ve manevi gibi her türlü desteği görüyoruz. Oğlum kemanda aşırı derecede yetenekli, evde kendi kendine geliştirdi. Kızım da gitar çalıyor ama asıl alanı spor. Gitarı daha çok hobi olarak sürdürüyor. Sporda birçok dalda belgelerimiz ve madalyalarımız var. Okçulukta il birincisi oldu. Fırat Üniversitesi Toplum Destekli Polislik birimi tarafından da ödüllendirildik" dedi. "Ev hasar aldı ve konteynere taşınmak zorunda kaldık" Deprem sonrası kemanla tanıştığını ifade eden Çınar Kaplan, "12 yaşındayım, altıncı sınıfa gidiyorum ve keman çalıyorum. Benim keman çalma serüvenim birkaç yıl önce depremle başladı. Elazığ depremi olduğunda bizim ev hasar aldı ve konteynere taşınmak zorunda kaldık. Bir süre sonra pandemi geldi, Covid-19 derken sokağa çıkma yasakları başladı ve sürekli evdeydik. Çok sıkılıyorduk. O dönemde Onur Şahin çocukları kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için enstrüman dersleri veren kurs açtı. Bunu duyunca çok sevindik ve hemen başvuru yaptık. Sağ olsun kabul etti. Aslında annem beni bağlamaya yazdıracaktı ama ben keman istedim. Annem kemanın zor olduğunu söyledi ama ben denemek istedim. İki üç ay kursa gittim. Orada hocam bana öğretti. Üç aylık kurs bitince ve devam edecek imkanımız olmadığı için okullar da açılınca kursa gidemedim. Okuldan geldikten sonra evde internetten ve telefondan videolar izleyerek kendi kendime çalıştım ve kemanı devam ettirmeye çalıştım" şeklinde konuştu. Müziği hobi olarak sürdürdüğünü ve en büyük hayalinin sporcu olmak olduğunu belirten Zehranur Kaplan ise "10 yaşındayım ve 5. sınıfa gidiyorum. Ben gitarı daha çok hobi olarak kullanıyorum. En çok spora özeniyorum ve sporda birçok başarım var ama en çok futbolu seviyorum. Elazığ’da futbol takımı olmadığı için futbola gidemiyorum. Annem bağlama çalıyor, abim keman çalıyor, ben de gitar çalıyorum. Müziği daha çok hobi olarak sürdürüyoruz. Benim hayalim sporcu olmak, özellikle de futbolcu olmak" diye konuştu.