DÜNYA - 29 Ekim 2021 Cuma 17:50

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, Kefr Kasım katliamı nedeniyle özür diledi

A
A
A
İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, Kefr Kasım katliamı nedeniyle özür diledi

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 1956 yılında yaşanan Kefr Kasım katliamı nedeniyle özür dileyerek, "Kendim ve İsrail devleti adına af diliyorum" dedi.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, İsrail vatandaşı Filistinlilerin yaşadığı Kefr Kasım'da 23'ü çocuk 49 kişinin öldürüldüğü katliamın yıl dönümünde düzenlenen anma törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Herzog, "49 kurbanın anısının, ailelerinin, sizin ve Kefr Kasım sakinlerinin önünde başımı eğiyorum" ifadelerini kullanarak Arapça özür diledi. Herzog, "Kendim ve İsrail devleti adına af diliyorum” şeklinde konuştu.
Eski İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez de 2007'de ziyaret ettiği Kefr Kasım'da katliam nedeniyle özür dilemişti.

Kefr Kasım katliamı
İsrail, 29 Ekim 1956'da Ürdün sınırındaki tüm Arap yerleşimlerinde sokağa çıkma yasağı ilan etmişti. Yasaktan habersiz olan ve akşam saatlerinde işten eve dönen sivillere İsrail sınır birlikleri ateş açmıştı. Yüksek Mahkeme daha sonra yaşanan olayın "ahlaksız" ve "yasa dışı" olduğuna karar vermişti. Polisler hapis cezasına çarptırılırken, kısa süre sonra serbest bırakılmıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.