DİĞER SPORLAR - 10 Temmuz 2018 Salı 12:40

İstanbul Boğazı rekorlara hazır

A
A
A
İstanbul Boğazı rekorlara hazır

Dünyanın 55 farklı ülkesinden 2 bin 400 yüzücü, “Kıtalararası Yüzücü” unvanına sahip olmak için Temmuz’da İstanbul’a geliyor.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından Samsung işbirliğiyle düzenlenen ve dünyada iki kıta arasında yapılan tek yüzme yarışı olan Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, 30’uncu yılında rekor bir katılımla İstanbul Boğazı’nda gerçekleşecek. 22 Temmuz’da düzenlenecek yarışa 55 farklı ülkeden 2 bin 400 kişi katılacak. 14 yaşından 88 yaşına kadar birbirinden farklı sporcularıyla renkli görüntülere sahne olacak yarış, sürpriz konukları ve Samsung tarafından Kuruçeşme Parkına kurulacak etkinlik alanları ile de ziyaretçilerine keyifli bir hafta sonu vadediyor.

BİR YARIŞ VE 5 ELEME 

Başvuruların her geçen yıl arttığı yarış, bu yıl bambaşka bir rekora ev sahipliği yaptı. Yarışın 30’uncu yılında, sporcuların gösterdiği yoğun ilgi nedeniyle elemeler, Türkiye’nin 5 farklı bölgesinde gerçekleştirildi. İstanbul, İzmir, Adana, Ankara ve Trabzon’da yapılan elemelere binlerce sporcu katıldı.

BİR ŞEHİR VE 4 BİN 430 KİŞİ 

Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı ile Asya ve Avrupa kıtası 30’uncu kez birbirine rekorlarla bağlanacak. Bu yıl, 3 bin 269’u erkek ve 1161’i kadın olmak üzere toplam 4 bin 430 kişi yarışa başvurdu. Yurt dışından katılacak sporculara ise 1200 kişilik kota konulurken, yabancı yüzücülerin kontenjanlarını doldurması ise sadece 27 dakika sürdü. Yurt dışından yapılan başvurularda, Rusya’nın 450 kişilik kontenjanını doldurması rekor sayılabilecek kadar kısa bir süreyle 13 dakikada gerçekleşti. Aynı zamanda 450 kişilik bir kotaya sahip olan Ukrayna ise kontenjanını 22 dakikada doldurdu.

BİR BOĞAZ İKİ GEMİ 

Yarışın 30’uncu yılında, boğazı en hızlı geçmek için 2 bin 400 kişi kulaç atacak. Büyük yarışın yapılacağı gün ise boğazda 2 gemi, sporcuları bir kıtadan diğerine taşıyacak. Yarışa olan yoğun ilgi nedeniyle, bu yıl ilk defa 2 farklı sporcu gemisi görev alacak.

RUSLAR SICAK DENİZLERE İNİYOR 

30’uncu yaşında yarışa Türkiye dahil toplam 55 ülkeden başvuru gerçekleşti. Onlarca ülke arasından en çok ilgiyi Rusya gösterirken Ukrayna, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri onu takip etti. Almanya’dan Kazakistan’a, Belarus’tan Fransa ve Hollanda’ya kadar dünyanın birçok kıtasından ve ülkesinden sporcularının ağırlanacağı yarış, dünya kupası tadında gerçekleşecek.

İKİ KITA VE 6,5 KİLOMETRELİK DEV PARKUR 

Sporcuların Kuruçeşme Cemiz Topuzlu Parkı’ndan gemiyle Kanlıca Vapur İskelesi’ne götürüleceği yarış, aynı noktaya geri yüzülerek Kuruçeşme Cemiz Topuzlu Parkı’nda son bulacak. Yaklaşık 6,5 kilometrelik dev bir parkuru yüzerek geçecek yarışta sporcular, zorlu ve keyifli bir deneyim elde edecekler.

2 GÜN 3 EFSANE ONUR KONUĞU 

Yarış 22 Temmuz Pazar günü yapılacak. Etkinlikler ise 21 Temmuz Cumartesi gününden başlayacak. Cumartesi günü gerçekleşecek ve Samsung tarafından organize edilen “Show Swim” etkinliğine Zimbabveli dünya rekortmeni yüzücü Kirsty Coventry katılacak. 2004 yılında Atina Yaz Olimpiyatları’nda altın, gümüş ve bronz, 2008 Pekin Olimpiyatları’nda ise bir altın ve 3 gümüş madalya alan Coventry, 7 madalyası ile olimpiyat tarihine adını yazdırdı. 

“Show Swim” etkinliğinde yer alacak bir diğer Olimpik yüzücü ise Denys Sylant’yev. 1998 yılında Dünya Şampiyonu olan ve iki Avrupa Şampiyonluğu bulunan Sylant’yev, Sydney 2000 Yaz Olimpiyatları’nda gümüş madalyanın sahibi oldu. Sylant’yev de yarışın heyecanına bir gün önceden dahil olacak isim. 

Binlerce kişinin kulaç atacağı Pazar günü yapılacak büyük yarışa ise seyirci olarak bambaşka bir atlet konuk olacak. 1980’li ve 90’lı yıllara damgasını vuran Ukraynalı efsanevi atlet ve şu an Ukrayna Olimpiyat Komitesi Başkanı olan Sergey Bubka. Ünlü olimpiyat oyuncusu, 1988 yılında sırıkla atlamada 5,90 metre atlayarak olimpiyat rekoru kırdı ve altın madalya kazandı. Efsanevi atlet rekorun ardından 1988, 1989, 1991, 1993, 1995 ve 1997 yıllarında da dünya şampiyonu oldu. Bubka, ele geçirdiği 35 rekor ile en iyi sırıkla atlamacı olarak kabul edilirken 6,14 ve 6,15 metre ile kırdığı dünya rekoru, ondan yıllar sonra, 2014 yılında geçilebildi.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Kafasındaki nadir tümör alındı, hayata tekrar gülümsedi Gaziantep’te kafasında dünyada nadir görülen tümörle dünyaya gelen 1,5 yaşındaki Talha bebek, 4 saat süren zorlu ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. Gaziantep’te Yalçın Enes ve Tuğba Yalçın çiftinin 1,5 yaşındaki çocukları Talha, Gaziantep Şehir Hastanesinde kafasında büyük bir kitle ile dünyaya geldi. Aynı hastanede yapılan tetkiklerde minik Talha’nın kafatasında 7 x 6,5 x 4 santimetre boyutlarında, dünyada nadir görülen vakalar arasında yer alan bir tümör tespit edildi. Ailenin başvurusu üzerine Talha bebek, hastanede tedavi altına alındı. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde görev yapan Op. Dr. Ali Yayla ve ekibi tarafından gerçekleştirilen detaylı değerlendirmelerin ardından ameliyat kararı verildi. Tümörün büyüklüğü ve hastanın yaşının küçük olması sebebiyle 4 saat sonunda başarılı geçen ameliyat sonucunda nadir görülen tümör başarıyla çıkarıldı. Ameliyatın ardından yoğun bakımda yakından takip edilen Talha bebek, kısa sürede toparlanarak sağlığına kavuştu. Talha bebeğin tedavi ve ameliyat sürecini anlatan Beyin Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Yayla, 4 saat süren zorlu ameliyatın başarıyla geçtiğini ifade etti. "4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık" Op. Dr. Ali Yayla, "Hastamız Talha bebek, başında dev bir kitle ile doğdu. Yaptığımız tetkikler ve görüntüleme sırasında tümörün hızla büyüdüğünü ve kafa tası kemiklerini harap ettiğini, beyne de baskı yaptığını gördük. Bunun üzerine ameliyat planladık. Fakat bu tümörün özelliğinden dolayı çok fazla damar yapısı vardı. Kanlanması çok fazlaydı ve tümörün kanama riski nedeniyle hayati tehlikesi bu cerrahi işlemle yüksek düzeydeydi. Bu nedenle cerrahi stratejimizi tekrar ve yeniden kurduk. Buna göre basamaklandırılmış ve multidispliner bir yaklaşım sunduk. Öncesinde girişimsel radyoloji ekibi hastaya bir embolizasyon işlemi yaptı ve tümörün kanlanmasını azalttı. Hemen bir gün sonra plastik cerrahisi ve beyin cerrahisinden oluşan bir ekiple, yaklaşık 4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık. Hastamız bundan herhangi bir zarar görmedi ve sağlığı da gayet iyi seyrediyor. Çocuğumuzu ailesine sağ salim teslim ettik. Tabii bu işlemin arka planında çalışan yeni doğan çocuk yoğun bakım, çocuk hematolojisi, beyin cerrahisi, plastik cerrahi, anestezi olmak üzere büyük bir ekip var. Doktorundan hemşiresine ve sağlık personeline, bütün hastane yönetimine bir buçuk ay boyunca gayret gösterildi ve sonunda da çocuğumuz sağ salim bir şekilde ailesine teslim edildi" dedi. "Talha bebek, beşinci gün taburcu olabilir" Bu tarz tümörlerin nadir olarak görüldüğünü aktaran Op. Dr. Ali Yayla, bebeğin taburcu olmasında herhangi bir sorun olmadığını söyleyerek, "Tümörün boyutları yaklaşık 7 x 6,5 x 4 santimetre çaplarındaydı. Bu büyüklükte bir tümör dünyada nadir bir şekilde bu yaş grubunda görülebiliyor. Bu operasyonu başarılı bir şekilde Gaziantep Şehir Hastanesi’nde uygulamak da bizim için büyük bir gurur oldu. Taburcu olmasında herhangi bir sorun yok bugün dördüncü günü. Ama biraz daha bekleyip güvende olmasını istiyoruz. Dolayısıyla dördüncü gün tamamladık, beşinci gün taburcu olabilir" ifadelerini kullandı. "Agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı" Talha bebeğin, agresif tümörden dolayı zorlu bir ameliyat geçirdiğini söyleyen ve ameliyatı gerçekleştiren ekibin başarılı bir şekilde bu süreci tamamladığını aktaran Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Ilgın Türkçüoğlu, "Hastamız Talha bebek, bizim hastanemizde doğmuştu. Doğduğunda, arkadaşlarımız kafatasının üzerinde cilt altında bir kitle olduğunu tespit ettiler ve bunun takibini yaptılar. Hemen doğar doğmaz ameliyat etmediler çünkü kilosu itibariyle çok küçük olması nedeniyle ameliyat sürecini kaldıramayacağı öngörüldüğünden bir takibe alındı. Tabii bu takip sürecinde kitlenin hızlı büyümesi, kafatası kemiğini invaze etmesi yani oraya da uzanması ve beyin dokusunu da itmeye başlaması, damarlanmasının da çok fazla olması nedeniyle artık bu kitlenin çıkarılması gerektiği kararı alındı. Damarlanması fazla olduğundan ameliyat sırasında küçük bir bebek fazla kan kaybı olmasın diye öncelikle girişimsel radyolojide embolizasyon işlemi yapıldı. Yani girişimsel radyolojinin yaptığı, damarların tıkanması ve kitlenin beslenmesinin engellenmesine dair bir işlemdir. Arkasından da beyin cerrahisi ve plastik cerrahi, ameliyatını başarılı bir şekilde tamamladı. Beynin küçük olması nedeniyle kitlenin invaziv olması, hızlı büyümesi, agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı. Ekibimiz başarılı bir şekilde bu süreci tamamladı. Tabii burada arka planda çalışan anestezi, yoğun bakım hekimlerimiz bu sürecin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi konusunda bizlere destek verdiler. Ben hastanemizde böyle bir multidisipliner çalışmanın başarılı bir şekilde tamamlanmış olmasından dolayı hekimlerimizi çok tebrik ediyorum" diye konuştu.