TEKNOLOJİ - 09 Nisan 2009 Perşembe 11:07

İşte girişimcilerin izlemesi gereken filmler

A
A
A
İşte girişimcilerin izlemesi gereken filmler

En sonunda 7. sanat da sanal dünyanın hizmetine girdi.

Yeni ekonomiyle ilgili bilgi ve iş fikri sahibi olan girişimcilerle, bu konuda yatırım yapabilecek şirket ve profesyonelleri buluşturan etohum, internet girişimcilerinin izlemeleri gereken 10 filmi belirledi. Bu filmler şunlar:

- Umudunu Kaybetme (The Pursuit of Happiness): Bu film Christopher Gardner adındaki bir röntgen cihazı satıcısının gerçek hayat hikâyesine dayanıyor. Alternatiflerinden 2 kat pahalı ve eski bir teknolojiye sahip bu cihazı adeta kendi üretmişçesine pazarlayan Gardner, karısı onu terk ettiğinde oğluyla baş başa kalıyor. Bu yetmezmiş gibi bir de üstüne Gardner ve oğlu evlerinden atılıyor, Gardner'ın banka hesapları ve kredi kartları kapatılıyor. Sonucunda ise baba-oğul sokakta yaşamaya mahkum oluyor.
Bu ümitsiz durumda Gardner, büyük çaba sarf ederek borsacı olmak için bir iş fırsatı yakalıyor. Ancak bu işe kabul edilmesi için Gardner'ın 6 ay boyunca ücretsiz staj yapması ve seçilenler arasından sıyrılması gerekiyor. Bu zorlu günlerin ardından ise Christopher Gardner milyoner bir girişimci haline geliyor. Yaşanmış bir hayat hikâyesini anlatan bu film, zor zamanlar geçiren herkes için bir ilham kaynağı niteliği taşıyor.

- E-hayaller (E-dreams): 90'lı yılların sonlarında Amerika'nın dört bir yanında dot.com fırtınası eserken Kore asıllı Amerikalı iki genç girişimci, Joseph Park ve Yong Kang yatırım bankacılığı yapmakla uğraşıyor. Daha sonra Park ve Kang atıştırmalık yiyecekleri, içecekleri ve video kasetleri 30 dakika gibi kısa bir sürede dağıtabilmek için kozmo.com'u kuruyorlar. 1998'de mobilyasız, boş bir depoda başlattıkları işi daha sonra büyüten iki arkadaş bisikletli dağıtıcılarını, internet sitelerini ve iş modellerini tüm şehirlere başarılı şekilde yaymaya başlıyorlar. 10 kişilik küçük bir şirketten 3.000 kişiyi istihdam eden ve 11 şehirde hizmet veren dev bir şirkete dönüşmeyi başaran girişimciler, o güne kadar eşi görülmemiş bir büyümeye imza atıyorlar. 250 milyon dolardan fazla bir sermayeye ulaşan ortaklar bu başarılarıyla Starbucks ve Amazon.com'un da ilgisini çekiyorlar.

2000 yılının nisan ayından sonra ise kahramanlarımız zor günler geçirmeye başlıyor. Dot.com balonu patladığında diğer internet şirketleri gibi onlar da ellerinde büyük ve kârsız bir şirket buluyorlar. Operasyonları tehlikeye giriyor, kavuniçi kıyafetli bisikletli dağıtıcıları işsiz kalıyor. E-Dreams, dot.com çılgınlığı yıllarındaki birçok şirketin başından geçenleri anlatan ve kaçırılmaması gereken bir belgesel niteliği taşıyor.

- Startup.com: Bu belgesel iki genç girişimcinin Kaleil Isaza Tuzman ve Tom Herman'ın 1998-2000 yılları arasında Amerika'daki devlet dairelerinin sözleşme ve satın alma departmanlarında kullanılacak bir yazılım üretmek üzere kurulan govworks.com'u konu alıyor. 1998'de Public Data Systems olarak kurulan şirket, internetin patladığı yıllarda kendisini internet portalı olarak değiştirmeye çalışıyor. 2001 yılının ocak ayında ise şirket, kurucuları tarafından First Data Corporation'a satılıyor. Ancak bu satış
büyük bir zararla sonuçlanıyor ve girişimcilerin hayatta oldukları 3 yıl boyunca 60 milyon dolar harcadıkları tahmin ediliyor.

Yapımcılığını Jehane Noujaim ve Chris Hegedus'un üstlendiği bu film Kaleil Isaza Tuzman'ın Harvard Üniversitesi'nden sınıf arkadaşı olan Noujaim'in, Goldman Sachs'daki işinden ayrıldıktan sonra govWorks'u filme almaya başlamasıyla ortaya çıkıyor. Filmin çekilmesinden sonra ise Tom Herman ve Kaleil Isaza Tuzman Recognition Group ve JumpTV.com'da çalıştılar.

- İnek Öğrencilerin Başarısı: Tesadüfi İmparatorlukların Yükselişi (The Triumph of the Nerds: The Rise of Accidental Empires): Bu belgeselin tüm senaryosunu internetten okuma imkanı bulunuyor. 1996 yapımlı belgesel kronolojik olarak kişisel bilgisayarların, bir başka deyişle 1970'lerden başlayarak Altair 8800, Apple I, Apple II ve VisiCalc'in yükselişini, sonrasında da IBM PC ve Apple Macintosh devriminin 1980'lerdeki ve 1990'ların ortasına kadar olan gelişiminin hikayesini anlatıyor.

Apple'in kurucusu Steve Jobs ve Microsoft'un kurucusu Bill Gates'le yapılan röportajların yer aldığı belgesel, bu alanda yapılmış önemli filmlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Filmin yazarı Robert X. Cringely'in, internet balonun patlamasından önce yani 1998?de çektiği 'İnek Öğrenciler 2.0.1: İnternetin Kısa Tarihçesi' adlı bir belgesel filmi daha bulunuyor. Önemli kişilerle röportajları içeren bu ikinci belgeselin mutlaka izlenmesi gerekiyor.

- Silikon Vadisi'nin Korsanları (Pirates of Silicon Valley): 1999 yapımı olan bu film Paul Freiberger'ın 'Vadide Ateş: Kişisel Bilgisayarların Yapılışı' (Fire in the Valley: The Making of The Personal Computer) adlı kitabından uyarlanmış bulunuyor. Televizyon için yapılmış olan bu yarı belgesel kişisel bilgisayarların yükselişi sırasında Apple ve Micrososft arasındaki rekabeti konu alıyor. İki şirketin kuruluş aşamasındaki günlerini biyografik olarak ele alan film iki şirketi kurucularının bakış açılarını ve operasyonlarını kıyaslıyor.

- Hacking'in Gizli Tarihi: Bir Discovery Channel Belgeseli (Secret History of Hacking: Full Discovery Channel Documentary):


Bilgisayar korsanlarının bilinmeyen tarihi bu film ile gün yüzüne çıkıyor. Hacker'lar veya bilgisayar korsanları bilgi teknolojisi (BT) sistemlerine para veya politik casusluk için dolambaçlı yollardan zekice giren suçlular olarak biliniyor. Geçmiş tüm haber ve gazeteler okunduğunda da bu görüşü destekleyen birçok yazıya rastlanıyor. Ancak sanılanın aksine gerçekler çok farklı olabiliyor. Bu belgesel Amerika'yı yöneten şirketlere karşı çıkan bir kültürün bilinmeyen hikâyesini anlatıyor.

- İşletim Sitemi Devrimi (Revolution OS): 2001 yapımı olan ve J. T. S. Moore tarafından yönetilen bu belgesel filmde GNU, Linux, açık kaynak ve bedava yazılımın son 20 yıllık tarihçesi inceleniyor. Filmde ayrıca birçok girişimci ve internet dünyasının önde gelen isimleriyle yapılmış röportajlar da yer alıyor.

- Kod (The Code): Finlandiya yapımı olan bu belgesel 2001?den bu yana yaşanan ve Linux'un gelişimi, dot.com yılları, internet şirketlerinin çöküşü, açık kaynak ve ücretsiz yazılım hareketinin gelişimi dönüm noktaları bulunan bir süreç anlatılıyor. Sektörde etkili insanlarla yapılan röportajlara da yer verilen bu film her ne kadar Finlandiya'daki bir televizyon için hazırlanmış olsa da İngilizce çekilmiş.

- Google Belgeseli: 'Google nasıl çalışıyor? Ofisleri neye benziyor?' diye merak edenlere hitap eden bu belgesel film, diğerlerinden farklı olarak arama sektörü liderine ait görüntüleri ve Google'ın çalışma koşullarını gösteriyor.

- Steve Jobs Stanford Commencement Speech 2005: Sevgili Tunç Kılınç'ın ikiratölyesi.com'da Türkçe'ye çevirdiği bu ünlü konuşma Türkçe altyazıyla izlenebiliyor. Steve Jobs'un gençlere "Aç kal, budala kal (Stay hungry. Stay foolish)" dediği bu konuşma "başarı ve tükenişi uç noktalarda yaşamış biri olarak gerekirse dünyanın sana sunduklarından vazgeç, hatta okula bile gitmeyebilirsin ancak asla maceracı ruhundan taviz verme" önerisinde bulunuyor.

Girişimcilere yüreklerinin ve sezgilerinin sesini dinlemelerini, çünkü onların sahiplerini asla yanıltmayacaklarını tavsiye eden bu ünlü konuşma "Neyi sevdiğini bul. Aşık olacağın, büyük bir tutkuyla inanacağın işin sana zaten istediğin başarıları getirecek," mesajını da veriyor".

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ABB’deki konser harcamalarına ilişkin 14 sanığın yargılanmasına başlandı Ankara Büyükşehir Belediyesinin (ABB) 2021-2024 dönemindeki konser harcamalarının "kamu zararına sebebiyet verdiği" iddiasıyla 5’i tutuklu 14 sanığın yargılanmasına başlandı. Savunmada bulunan ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, "Bize proje gelir, biz değerlendiririz; yaparız, yapmayız. Hiçbir sanatçıya ‘şu firmaya git’ demedik, demeyiz de. Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz" dedi. Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, ABB eski Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Haluk Erdemir, ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkan Vekili Hüseyin Zehir, Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon şirketi sahibi Onur Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirket sahibi Selahattin Çelikkaya ile tutuksuz sanıklar Universe Prodüksiyon organizasyon şirketi sahibi Sıla Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirketi ortağı Kaan Alp, ABB çalışanı Celal Akbaş, Gurudan Turizm Organizasyon şirketi sahibi Arda Akman, ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Alp Aykut Çıngır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirketi sahibi Eren Demir, ABB çalışanı Kurtuluş Bakır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirket ortağı Levent Erdoğan ve Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi Üstün Alpay ile taraf avukatları katıldı. Kimlik tespitinin ardından mahkeme başkanı yargılamanın başladığını bildirerek öncelikli olarak tutuksuz sanıklara söz verdi. "Pandemi sonrasında tüm maliyetler çok arttı" Söz alan Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi tutuksuz sanık Alpay, "Bizler Derya Bedavacı konserini organize ettiğimizde 3 günlük bir fiyat aldık. Konsere gelecek sanatçıyla tanışmışlığım var belediyeye söyledim. Bunun yapılma şartıyla ilgili belediye fiyat teklifi verdi. Sanatçı 17 kişilik grupla geldi. En az 90 dakika sahne alması için bir teklif verdik. Bu fiyat reddedildi. Ali Bozkurt fiyatı yüksek bularak bunun düşürülmesini istedi. Sanatçının tüm masrafları dahil 4 milyon 750 bin liraya anlaşma sağladık, belediyede buna onay verdi. Pandemi sonrasında tüm maliyetler çok arttı, her gün fiyat değişmektedir" dedi. Gurudan Turizm Organizasyon şirket yetkilisi tutuksuz sanık Akman, suç işleyecek bir şey yapmadığını ve belediyede hiç kimseyle bir pazarlığının olmadığını dile getirdi. ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili tutuksuz sanık Çıngır suçlamaları kabul etmezken, "2 ay vekaleten kültür etkinliklerine baktım. Olabildiğince kısa sürede devretmek için uğraştım. Tan Taşçı konserine denk geldim. 12 Haziran 2022 tarihinde Ankara Spor Salonunda yapılması bekleniyordu. Ankara’da sel felaketi olduğu için konserde iptal edildi. Bu konser 17 gün sonra yapıldı. Pazarlığın nasıl yapıldığı hakkında bir bilgim yoktur. Konserlerin alımıyla ilgili bir bilgim yoktur" ifadelerine yer verdi. "Bu dosyaların kamu zararı olduğunu düşünmüyorum" ABB çalışanı tutuksuz sanık Akbaş, "19 ve 23 Ağustos aralarında imzaladığım 3 dosya nedeniyle buradayım. Bu dosyaların kamu zararı olduğunu düşünmüyorum. Hangi konserin yapılacağını Hacı Ali Bozkurt belirlerdi. Bozkurt, emekli olmasına rağmen görevine devam etti. Suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerinde bulundu. Yalınayak Gıda Organizasyon şirketinin sahibi tutuksuz sanık Eren Demir, suçlamaları kabul etmeyerek, beraatini talep etti. ABB çalışanı tutuksuz sanık Kurtuluş Bakır, "Teknisyen olarak ABB’de görev yapıyorum. Konser alımıyla ilgili pazarlık konusunda bilgim yoktur. Ben memur olarak çalışmaktayım. Benim işim konserlerin sağlıklı şekilde yürümesini sağlamaktır. Alanın süslenmesiyle ilgili pankart ekibimiz var onların alana gelmesi gitmesiyle ilgili çalışıyorum" diye konuştu. Tutuksuz sanıkların ardından duruşmaya 2 saat ara verildi. Aranın ardından mahkeme başkanı tutuklu sanıklara söz verileceğini bildirdi. ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı sanık Hacı Ali Bozkurt, memuriyeti boyunca hiçbir soruşturma geçirmediğini ifade ederek, suçlamaları kabul etmedi. "İşlemler denetçiler tarafından denetlendi ve hiçbir olumsuz geri dönüş almadık" İddiaları reddeden sanık Bozkurt, "Karşınızda bulunmama sebep olan bilirkişi raporunu hazırlayan kişiler, konserler hakkında bilgisi olmayan kişilerdir. Bu arkadaşlar hayatları boyunca sadece belki de konsere izlemeye gitmişlerdir. Bizim işimiz bir medya bilirkişisi tarafından sorgulanabilir. Bizim işimiz sadece mal alımı değil, sistemin kurulumu, takılması ve sökülmesidir. Bilirkişinin bir doğruluğu yoktur. Görevde bulunduğum dönemde kültür sanat alanına dair yapılan hiçbir şey yoktu. 2020 yılının ağustos ayında birkaç proje ayarlamak istedim, ekip bana ‘proje nasıl hazırlanır bilmiyoruz başkanım’ cevabını verdi. 100’lerce etkinlik ve konser düzenleyebilecek bir ekip hâline geldik. Görev yaptığım 4 yıl boyunca projeleri inceleyip ekip arkadaşlarıma verip ‘beraber inceleyelim’ dedim. Projeler tarafımca incelenmiştir ancak işlerin tamamını kendi başıma yapmadım. Ben arkadaşlarımın bilgi ve becerilerinin artması açısından toplantılara çağırdım. Verilen kararları arkadaşlarımla beraber yürüttük. ‘Benim haberim yok’ diyen arkadaşlar; öyle bir dünya yok. İlk olarak yapılması gereken işle ilgili ödenek olup olmadığına dair muhasebeye sorardık. Genel Sekreterlik makamından olur alırdık, aksi hâlde hiçbir işe başlamazdık. Yapılan tüm işlemleri mevzuatımız doğrultusunda aldık, bu işlemler denetçiler tarafından denetlendi ve hiçbir olumsuz geri dönüş almadık. Hatalıysak bize ikaz edilmedi, geri dönüş olmadı" ifadelerine yer verdi. "Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz" Her organizasyon firması altından kalkabileceği etkinliği kendilerine ilettiğinden bahseden Bozkurt, "Hiç kimse bize proje getirdi de ‘siz kabul etmediniz’ diyemez. Bize proje gelir, biz değerlendiririz; yaparız, yapmayız. Hiçbir sanatçıya ‘şu firmaya git’ demedik, demeyiz de. Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz. Sebebi de bilirkişilerin dosya kapsamında bilgi sahibi olmamalarıdır. Memur emekli olur, bürokrat emekli olmaz. Yaz sezonunda yapılacak işlerin süreçleri mart ayında başlar. Ben haziran ayında emekli olduktan sonra oradaki arkadaşlarımız destek talep etti, ben de devam ettim. Sadece yaz döneminde yapılan konserlere destek oldum" dedi. Bozkurt, herhangi bir idari ya da adli soruşturma geçirmediğini ifade ederek, bilirkişi raporunu reddetti. Duruşma yarın 10.00’da devam etmek üzere ertelendi.