TEKNOLOJİ - 23 Şubat 2015 Pazartesi 17:04

‘Kadın İçin Teknoloji’ projesini tamamlayan kadınlar sertifikalarını aldı

A
A
A
‘Kadın İçin Teknoloji’ projesini tamamlayan kadınlar sertifikalarını aldı

Teknosa’nın, kadınların kişisel gelişimleri için faaliyete geçirdiği, ‘Kadın için Teknoloji’ projesinde ücretsiz bilgisayar eğitimi alarak mezun olan kadınlara düzenlenen törenle başarı sertifikalarını verildi.

Divan Otel’de gerçekleştirilen sertifika törenine, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Teknosa Gelen Müdürü Necil Oyman, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, sertifika almaya hak kazanan kadınlar ve davetliler katıldı.

Teknosa tarafından faaliyete geçirilen ‘Kadın için Teknoloji’ projesi ile kadınlara, ‘temel bilgisayar kavramları,bilgisayar programları, internete giriş, elektronik posta gönderimi, ve sosyal medya gibi birçok alanda bilgi sahibi olmalarını sağlayarak teknolojinin sunduğu olanaklardan yararlanmaları hedefleniyor.
Düzenlenen törende konuşan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, proje hakkında bilgi vererek projenin faaliyetlerini anlattı.

Sabancı, ’’Bu proje aslında arkadaşlarımızın iyi bir öngörüsüyle benim de desteğimle 2006-2007 yılında başladı. Kadını öne çıkaran, kadın odaklı bakış açısına önem veren bir bakış açısının ürünüdür. Nitekim dünya değişiyor. Yepyeni bir dünya oluşuyor. Bunun için de burada belli arkadaşlarımız bu yeni dünyaya giriş için anahtar aldılar. Esas alınan budur. Dünyadaki bu yeni dünyaya geliş için bir anahtar var. Bu anahtarla yani internet okur yazarları teknoloji okur yazarları elde etmek gelecek için önemli bir anahtar. Bu dünyada kendinize olan özgüveniniz artacak. Bu geniş dünya. Burada iş yapma imkanları var. Burada dünyayı takip etme imkanları var. Burada birçok şeye ulaşacaksınız. Ben bir kere bu sertifika programına cesaret gösterip evet ben bunu öğrenmek istiyorum ve ben bu yeni dünyayı tanımak istiyorum, ben bu yeni dünyaya anahtar almak istiyorum. Ben çünkü bu dünyanın bir parçasıyım’’dedi.

Teknosa’nın bu proje kapsamında 14 binin üstünde kadına ulaştığını belirten Sabancı, ’’Kadın olarak ben eşitim ve eşit olduğum için bu dünyada varım deme cesaretini gösterdiğiniz için, bu çalışmalara katıldığınız için ben hepinizi kutluyorum. Türkiye’de, 14 bini üstünde sizler gibi bu eğitimden yararlanan kadına ulaşmış Teknosa. Buna emek veren bu programı destekleyen tüm Teknosa ekibini başta genel müdür olmak üzere teşekkür ediyorum. Kadınlara olan desteklerinin, görüş açılarının, aynı şekilde devam etmesini diliyorum. Sabahleyin bir toplantı yaptık. Bu program kapsamında hep böyle yapıyoruz genellikle. Son 10 yıla yakındır, Sabancı Vakfı, Birleşmiş Milletler ile birlikte çok ortaklı bir program yürütüyor. Bu programın özü, insan, insan olarak kadındır. Sayın bakanım Fatma Şahin ile çok çalıştık bu programda. Türkiye’nin birçok yerine geldik, gittik. Bugün ne mutlu ki, bu başarılı kadın bakanımız, Gaziantep ne kıymetliymiş ki bu başarılı bakanı buraya belediye başkanı yaptı. Ben Gazianteplileri de kutluyorum, böyle doğru bir tercih yaptıkları için. Bugün burada heyecanla sertifikalarını bekleyen tüm katılımcı kadınları, yürekten kutluyorum. Bu anahtarın kıymetini bileceğinize çok kapılar açacağınıza inanıyorum. Hepinizi tebrik ediyorum’’diye konuştu.

Güler Sabancı’nın ardından kürsüye çıkan Teknosa Gelen Müdürü Necil Oyman, faaliyete geçirilen ‘Kadın için Teknoloji’ projesinin hedeflerini anlattı.

Oyman, ’’Teknosa olarak sektörde sadece ticari faaliyetleri değil, birçok sponsorluk ve sosyal sorumluluk projelerinde öncülük ediyoruz. Topluma değer katmak, iş etiğimizin, önceliğimizin, birincisidir. Kadın için teknoloji projesi kapsamında bugün sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kadın için Teknoloji projesi ile ekonomik ve sosyal yaşama katkı sağlamak için gereken teknoloji entegrasyonu yapılıyor. Eğitimler, kadınların bilgisayarlara giriş, interneti kullanış, teknolojinin sağladığı olanaklardan sınırsız faydalanmasını sağlayacak şekilde veriliyor. Bugüne kadar 56 ilde 14 binden fazla kadınımıza ‘kadın için teknoloji eğitimini vermiş bulunuyoruz. Sosyal hayatta, iş hayatında adapte olma konusunda verimlilik konusunda kadınlarımıza cesaret ve özgüven aşılandırıldığına inanıyoruz. Bu bağlamda baktığımızda Sabancı Topluluğu ve Teknosa olarak kadının özgürlüğü ve iş hayatına katılımı konusunda öncülük üstlenmeye ve işleyişlik kavramına sahip çıkmaya çalışıyoruz’’ ifadelerini kullandı.

81 ilde 300 mağaza ile hizmet verdiklerini belirten Oyman, ’’Bu anlayışla ülkemizin kalkınmasında ve gelecek nesillerin yetişmesinde kritik bir rol oynayan kadınlarımızın, hak ettiği değeri ve gururu yaşadığını görüyoruz. Teknosa bugün 81 ilde 300 mağaza ile hizmet veriyor. Dilerim ki bu yaygınlığımız hem kadın istihdamını arttırma konusunda bizim de yolumuzu açsın. Hem de teknoloji imkanlarını daha fazla kadınla tanıştırma imkanı sağlasın. Hedefimiz kadın için teknoloji eğitimin 81 ilin tamamına yayarak her ilde bu eğitimleri kadınlarımızla buluşturmak. Bu vesile ile kadınlarımıza yaptığımız projelere destek olan Güler Sabancı’ya şükranlarımı sunuyorum’’ şeklinde konuştu.

Yapılan açıklamaların ardından, ‘Kadın için Teknoloji’ projesinde eğitim alarak sertifika almaya hak kazanan kadınlar sertifikaları, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başaknı Güler Sabancı ve Teknosa Gelen Müdürü Necil Oyman tarafından verildi.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Rıza Akpolat: "Ben hiçbir karanlık örgüte üye olmadım’’ Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında savunması alınan tutuklu sanık Rıza Akpolat, "Ben hiçbir karanlık örgüte üye olmadım" dedi. Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası görülmeye devam ediyor. Hazırlanan iddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Müdürlüğü’ne elektronik postayla yapılan ihbarda Beşiktaş Belediyesi’ndeki ihalelerde firmalarının sahibi Aktaş’ın, Akpolat ile diğer CHP’lilere 100 milyon lira rüşvet dağıtıldığı iddiası yer almıştı. Hakkında 133 yıldan 337 yıla kadar hapsi talep edilen sanık Akpolat, duruşmada yaklaşık 2 saat 30 dakika boyunca yaptığı savunma yaptı. Akpolat, "Bu insanlara çektirilen bu zulmün sebebi tamamıyla bu iftiracıların, ‘duydum, hatırlamıyorum, bilmiyorum’ şeklindeki beyanlarındandır. Bunlar gerçeği söylemek için ortaya atılmış meseleler değildir. Yani bunu anlatanlar gerçeği ortaya koyalım’ diye anlatmamışlardır. Bunlar tam tersi, bunları söyleyerek tutukluluk durumlarını değiştirmek istemişlerdir. Yani nitekim mevcut duruma baktığımızda bu dosyada etkin pişmanlıktan faydalanan insanların isimleri veriliyor. Bunların bir kısmı tutukluysa da bir kısmı değil. İtirafçı olanların yüzde 99’u tahliye edildi, bir kısmı adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılmıştı. Adli kontrol tedbirleri kaldırıldı. Bir kısmı da hiç cezaevine girmemek karşılığında düzenli aralıklarla gidip iftiralar atıp tutuklanmamayı garanti altına aldılar. Güya beraber işlediğimiz suçlardan yargılanıyoruz. Suçu beraber işlemişiz, iddianame öyle diyor. Bu arkadaşların hiçbiri aynı suçtan yargılanmıyor. Beraber işlediğimiz suçlardan dolayı yargılanmıyor arkadaşlarımız. Bu iki arkadaşın belediyede ruhsat ve imar konusuyla ilgili bir yetkisi var mıdır? Yok. Mahkemeden 18 gün önce ikinci kez tutuklandım. Bu dosyadan çıkan not kağıdındaki konularla ilgili tekrar dosya tefrik edildi. Hem burada suçlanıyorum hem ikinci bir dosya açıldı. Orada da yargılandım ve tutuklandım. Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Kongresi’ne hile karıştırdım diye orada da yargılanıyorum. Aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi’nin olağan kurultayına da hile karıştırdığım iddialarıyla yargılanıyorum. Oradaki yargılanma sebebi ne? Orada somut bir delil var mı? Veli Gümüş’ün ona benim İstanbul İl Kongresi’ne hile karıştırdığım, menfaat temini yoluyla delegelerin iradesini sakatladığım, tercihlerine müdahale ettiğim, adımın olduğu iddia edildi. Emirhan Akçadağ bunu söyledi. Emirhan Akçadağ iftiralarının hakim huzuruna çıktığı ilk dava, İstanbul İl Kongresi davasıdır. Veli Gümüş hakim karşısında dedi ki, ‘Ben Rıza Akpolat’ı tanımıyorum, bugüne kadar hiç yan yana gelmedik’ dedi. Emirhan Akçadağ’la aramızda herhangi bir para trafiği yok. Bunların hepsini orada ifade ettim. Ben Ankara’ya hiç gitmedim. Burada yargılanan bütün arkadaşlarımla ilgili tedirginliğim var. Çünkü hiçbir şey yapmadık, zulmettiler. Bu sanık sandalyesinde eşim, baldızım, kayınbiraderimin, bacanağımın, arkadaşımın, başkan yardımcımın, müdürümün gözüne bakıyorum ama onlar benim gözümün içine bakamıyorlar. Ben hayatta sadece iyilik yaptım onlara. En önemli sınavım buydu. Onlar deli gibi gelip burada ifadelerini değiştirmesinler diye hemen ikinci kez tutuklandım ve bu dosya oluşturuldu" şeklinde konuştu. "Aziz İhsan Aktaş ile 13 Ocak’a kadar sürekli bir iletişimimiz olmadı" Savunmasına devam eden Akpolat, "Bir soruşturma başlatıldı. benim, siyasette çok örgütlü, güçlü olduğum iddia edildi. Kongre değiştirildi, partinin yapısı değişti, güçlendi. Beni tutuklamak istediklerinde, iş arkadaşlarıma bakıldı, iş yapan müteahhitlerime bakıldı, sağına soluna bakıldı. Bir şey bulunmaya çalışıldı. Hiçbir şey olmayan mesnetsiz konudan tutuklandım. Tek başıma tutuklanmadım. Diğer belediyelere yapılan operasyonlarda buna ilişkin Sayıştay ve mülkiyenin bir bulgusunda olması lazım. Ayşe Dişli belediyesi seçiminde, yaptığı işlerle ilgili herhangi bir olumsuzluk, usulsüzlükle gündeme gelmedi. Tam tersini düşünelim. İş yapıyor. İş verdiği alanda herhangi bir iş cinayeti ya da farklı bir şeyle karşı karşıya kalmış mı? Yok. Hiçbirimiz tanımıyoruz. Ben belediyenin iş yapan müteahhiti olduğu için biliyorum. Belediyenin kendisine borçlu olduğunu biliyorum. Belediyenin kendi içinde bulunduğu sıkıntılı durumlardan kaynakta da sadece onun değil, onun gibi birçok belediyeye hizmet veren insanın, iş insanının sıkıntı yaşadığını biliyorum. Aziz İhsan Aktaş ile 13 Ocak’a kadar sürekli bir iletişimimiz olmadı. Ama o günden sonra Mayıs’ın ilk haftasına kadar her gün gördüm. Yan yanaydı koğuşlarımız. Avukat günlerinde kendisini görebiliyordum. Bugüne kadar, Aziz İhsan Aktaş, gayet normal yaşantısını sürdürüyordu. Hiçbir sıkıntısı yoktu. Bir tehditle karşı karşıya kalıyordu. Diğerleri gibi, nasıl insanlar malıyla mülküyle başka bir şeyle tehdit edildiyse, o da birdenbire itirafçı olmaya karar verdi. Nisan’ın sonuna kadar hiç bu anlamda bir beyanı olmayan, hareketi olmayan biri bir anda nasıl itirafçı olmaya karar verdi?" dedi. "Ben hiçbir karanlık örgüte üye olmadım" Savunmasının devamında AK Partili belediyelere de operasyon düzenleneceği söylentilerini öne süren Rıza Akpolat, bir belediyeden de dosya istendiğini iddia ederek, "Bu konuda Aziz İhsan Aktaş köşeye sıkıştırıldı. Aktaş, konkordato talepleri riske girince, malıyla mülküyle işini gücünü kaybetmemek için böyle bir yola başvurdu. Sonrasında ne oldu? Aziz İhsan Aktaş etkin pişmanlıktan faydalandı. Şimdi tüm Türk hukuk tarihinde kara bir leke. Bu lekeyi hep beraber temizleyeceğiz. Aynı anda ifadeye çağrılan aynı örgütün içerisinde üye olan iki kişi aynı anda ifadeye çağrıldı. Aynı anda aynı tarihte, aynı saatte, aynı savcının, aynı katibin imzası var ve konkordato ayın 11’inde bitiyor, 11’inde verilmiş bu ifade. Birisi saat 01.56’da bitmiş, diğer ise saat 02.00’da bitmiş. Aynı savcı, aynı katip imzalamış. Bu kurgu, kumpas değil de nedir? Ne suçumuz var? Bu hukuka aykırı yöntemlerle alınmış bir ifadedir. Bu ifade olarak kabul edilemez, dosyaya konulamaz, bunun üzerinden insanlar yargılanamaz. Bu kumpasın ilanıdır. Rüşvet ve dolandırıcılık iddiaları açık, izlenebilir ve hayatın doğal akışı içerisinde gerçekleşmiş işlemler bağlamından koparılmış, parçalanmış, tersine döndürülerek bizim önümüze bir suç olarak koyulmuş. Ekonomik tasarrufları bir suç unsuruymuş gibi ortaya konulmuş. Yani peşin olarak suçlu ilan edilmek için, tasarruflar suç unsurları haline getirilmiş. Biz gözaltına alınmadan haftalar önce basında, Rıza Akpolat’ın talimatı doğrultusunda yapıldı denilen şey, hastane satışı ve ihaleye çıkmasıdır. Orada bizim verdiğimiz bir talimat vardır. Ben hiçbir karanlık örgüte üye olmadım" ifadelerini kullandı. Duruşma, avukatların beyanları ile devam ediyor.