GÜNDEM - 16 Aralık 2014 Salı 12:09

Kangren olan bacak, kesilmeden ameliyatla kurtarıldı

A
A
A
Kangren olan bacak, kesilmeden ameliyatla kurtarıldı

Sigaraya bağlı gelişen Buerger hastalığı genç bir adamın önce bir bacağını aldı.

Birkaç yıl sonra diğer bacağı da kangren oldu. Normal şartlarda kesilmesi gereken bacağı doktorun tecrübesi ve hastanın azmi kurtardı. Sigaraya bağlı olarak gelişen bir damar hastalığı olan Buerger hastalığı genç yaşta kişileri pençesine alıyor. Sigaraya son verilmezse kişi ellerinde ve ayaklarında uzuv kayıpları yaşamaya başlıyor. Bir bacağını bu hastalığa kurban veren Mehmet Yılmaz Coşkun, sigara alışkanlığından vazgeçmedi ve diğer bacağı da çürüdü. Dayanılmaz ağrılarla doktora gidip “Bacağımı kesin” diye yalvardı ama Damar Cerrahı Doç. Dr. Yusuf Kalko, Coşkun’u iyileştireceğine ikna etti. Ameliyat ettiği hastanın bacağı kurtuldu.

Yaşadıklarını anlatan Mehmet Yılmaz Coşkun, ”2002 yılında baş parmağımdaki tırnak etime battı. Eti yararak tırnağı çıkardım ve enfeksiyon kaptı. Daha önce yürümemde zorluk vardı ama teşhis konamamıştı. İlaç tedavisi verdiler ama işe yaramadı ve her geçen gün biraz daha büyüdü. 2003 yılında damarlarımda tıkanıklık olduğu söylendi. Parmaklarımda yaralar oluşmaya başladı, ameliyat oldum ve 1 buçuk sene tedavi gördüm ama nafile. 2005 yılında da bacağı kestirdim. Çünkü bacağım çürüdü. Hastanede 7-8 ay yattım iyileşir gibi oldu ama çıktıktan sonra yine aynı şekline döndü. Bu sefer 2013 yılında düştüm ve ayağımın üst tarafında yara oluştu. Bacağımı kestirdikten sonra her şey artık normale döndü diye tedaviye gitmedim, hatam oradaydı. Küçücük bir yara kocaman oldu. Morfin alıyordum ama ağrılarım sancılarım hiç geçmiyordu. Kestirmeye karar verdim. Ablam Yusuf beyi bulmuş ‘ona görünmeden kestirme’ dedi. Ben de atladım Bodrum’dan İstanbul’a geldim. Yusuf beyi gördüm ona da aynı şeyi söyledim. “Morfin kar etmiyor, kesin ayağımı diye yalvardım ama kesmeyeceğini söyledi. ‘İyileştireceğim seni ama sen de sabırlı olacaksın’ dedi. Ocak ayıydı beni ameliyata aldı. Ondan sonra pansuman ve ilaç tedavisine devam etti. 15 gün sonra da yara kapanmaya başladı. Bana kalsa kestirecektim. Gözüm bacağımı görmüyordu ağrıdan. Diğer bacağımı kurtaramadılar bunu da kurtaramazlar, dayanamam kesin kurtulayım dedim. Yusuf bey müsaade etmedi, iyileşir dedi. 3,5-4 ayda iyileşti. En son raddede de hormon tedavisi uygulandı. Şimdi bacağımı her şekilde kullanıyorum. Ocak ayı itibari ile sigarayı da bıraktım. Şimdi çok küçük bir yara kaldı” dedi.

Hastanın durumunu ve izledikleri tedavi şeklini anlatan Doç. Dr. Yusuf Kalko, ”Hastanın aslında kılcal damarları tıkalı ama daha önce sağ ayağını diz altından kaybetmiş. Sol ayağı da kesilme üzereyken bize geldi. Bundan iki sene önce bypass yaptık ve ayağını kurtardık. Yarası çok kötüydü ama iyileşti. Hastaneden çıkınca sigara ve diğer kötü alışkanlıklarına devam edince tekrar ayağı kötüye gitti. Tekrar geldiğinde ise bize yalvardı ayağımı kesin diye. Biz inatla uğraştık, tekrar damarını açtık, tekrar yarasını temizledik. Hiperbarik oksijen vakum tedavisi uyguladık. Şu an yarası yüzde 90 çok iyi. Ayak sırtında bir yarası var.

Oraya da büyüme hormonu uyguluyoruz. Çok da iyi sonuç verdi ve yara kapanmak üzere. Böyle bir hastanın zaten bir ayağı yok, iki ayağı protezle yaşaması çok zor. Bundan dolayı amputasyona yanaşmadık. Ama bir ara biz bile ne olacak acaba diye merak ettik. Tabi ameliyat öncesi tüm riskleri hasta ve yakınları ile de paylaştık. Burada önemli olan şey, özellikle yarası olan hastalar için kritik bacak iskemisi dediğimiz durumlarda sabrın çok önemli olduğu. Hastanın sabretmesi gerekir. Hemen 1 günde yaranı iyileştiririz gibi bir iddiada zaten kimse bulunamaz. Bir de üstüne şeker hastalığı varsa daha da sabırlı ve dikkatli olmamız gerekir. Bir parmak bile kurtarmak bizim için önemli bu hastalarda. Özellikle Mehmet bey bir bacağını kaybetmiş protezli bir hastaydı. Biz sol bacağı çok kötü durumdayken vazgeçmedik. 2 yıldır peşindeyiz ve sonunda kurtardık. Biz de kolaya kaçıp diz altı veya diz üstü ampütasyon yapabilirdik ama kilolu bir adam bütün hayatı biterdi. Konforlu bir yaşantısı olmazdı tuvalete bile sürünerek giderdi. Bu saatten sonra sigaraya tekrar başlamadığı müddetçe sıkıntı yaşamaz. Görüntü bazen aldatıyor. Yara çok kötü kokuyor ve bacak çok kötü görünüyor ve doktorlar haklı olarak yok bunla uğraşılmaz ampütasyon gerekiyor diyor. Ancak böyle durumlarda sabır göstermek gerekir. Bu şekilde olup kurtardığımız çok bacak var" dedi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.