MAGAZİN - 07 Şubat 2017 Salı 10:59

Kayıp Fahire Kara olayında flaş gelişme

A
A
A
Kayıp Fahire Kara olayında flaş gelişme

1990 yılında hac ibadetini gerçekleştirirken çıkan izdihamda hastaneye kaldırılan ve 26 yıldır kendisinden haber alınamayan Fahire Kara'nın yaşadığı kesinleşti.

Müge Anlı ile "Tatlı Sert" programında aranan Fahire Kara'nın bir Yemenli tarafından alıkonulduğu öğrenilmişti. Umre'den yeni gelen bir izleyici Fahire Kara'nın evden çıkartılmadığını ve Suudi Arabistan'da 3 çocuğu olduğunu belirtti. 1990 yılında Suudi Arabistan'da eşiyle birlikte hac vazifesini yerine getirirken yaşanan izdihamda hastaneye kaldırılan ve kendinden bir daha haber alınamayan Fahire Kara hakkında yeni bilgiler gelmeye başladı.

SUUDİ ARABİSTAN'DA 3 ÇOCUĞU VAR

Türkiye'nin en çok izlenen sabah kuşağı "Müge Anlı ile Tatlı Sert" programında Umre'den yeni gelen bir izleyici yaşadıklarını ve orada konuşulanları anlattı. Fahire Kara hakkında Müge Anlı'ya konuşan kişi, Fahire Kara'nın Suudi Arabistan'da 3 çocuğu olduğunu söyledi.

"FAHİRE KARA'YI KAÇIRAN İDAM EDİLECEK"

Suudi Arabistan'da Fahire Kara'nın kaçırılma olayının konuşulduğunu belirten kişi Fahire Kara'yı alıkoyan kişinin idam edileceğini belirterek "Suudi Arabistan'da Fahire Kara'yı kaçıran Yemenli adam konuşuluyor. Bu adamın idam edileceği halk arasında konuşulmaya başlanmış." dedi.

FAHİRE KARA'YI KAÇIRANLAR DIŞARI ÇIKARMIYOR!

Yapılan haberlerin ardından Fahire Kara'yı kaçıran adamın damadı ile görüşüldüğünü ifade ederken, Fahire Kara'nın iki oğlu ve kızının olduğunu söyledi. Oğlunun devlet görevinde bulunduğunu ve oradaki insanların çekindiği biri olduğunu söyledi. Kızının ise bir Türk ile evlendiğini ve o kişinin Urfalı Davut olduğunu ifade etti. Ayrıca Fahire Kara'nın ailesinin onu aradığından haberi olduğunu söyleyen Müge Anlı, Fahire Kara'nın internet üzerinden çocuklarının fotoğraflarını da görmüş. Fahire Kara'yı kaçıran kişinin Yemenli olduğu ve 85 yaşında olduğu ise diğer bilgiler arasında. Müge Anlı'nın Fahire Kara dosyasını açarak ATV canlı yayınlarında Fahire Kara'yı aramaya başlamasından itibaren dışarıya çıkırılmadığı bilgisine ulaşıldı.

FAHİRE KARA NEDEN BULUNAMIYOR?

Fahire Kara'nın Arabistan'da dışarı çıkarılmama sebebi ortaya çıktı. Arabistan'daki çocuklarından birinin güvenlik güçlerinde görev yaptığı ve Türkiye'nin Cidde Başkonsolosluğu'nun Fahire Kara'yı aradığını bilmesi ve annesinin bulunduğu takdirde babasının asılacağını düşünmesi nedeniyle Fahire Kara'yı dışarı çıkarmamışlar.

YEREL HALK FAHİRE KARA'YI TANIYOR AMA BİLGİ VERMİYOR!

Arabistan'daki Fahire Kara'yı arama çalışmalarında yerel halkın kendisini tanıdığı fakat güvenlik güçlerinde çalışan oğlundan çekindikleri için bilgi vermedikleri ortaya çıktı. Kaçıran ailenin babalarının bu olaydan dolayı asılacağı korkusu yaşadıkları ve Fahire Kara'ya baskı yaparak dışarı çıkarmadıkları ortaya çıktı. Ayrıca Fahire Kara'nın daha önce evi olarak ihbar edilen yerin Fahire Kara'nın kaldığı yer değil, sattığı eşyaları koymak için depo olarak kullandığı bir mekan olduğu öğrenildi.

FAHİRE KARA'NIN EVİ BULUNDU!

Arabistan'da hac görevini icra eden Türk bir hacının kaldığı otelde çalışan bir görevlinin ise Fahire Kara'yı kaçıran kişinin akrabası olduğu ve her şeyi bildiği de Müge Anlı tarafından canlı yayında ulaşıldı. El Yahyavi camisinden bahseden Müge Anlı, Yemenli aşiretlerin yoğunlukla ikamet ettiği bölgede Fahire Kara, çalışarak kazandığı para ile kendisine iki katlı bir ev almış. Fahire Kara'yı kaçıran şahsın otelde çalışan akrabası ise Müge Anlı izleyicisine konu ile ilgili olarak 'Olayın üzerinden 30 sene geçti. Herkesin kendine göre bir düzeni var. Benim de burada biz düzenim var. Fahire Kara burada bir düzen kurdu, başlarda çok sıkıntı çekti. Türkiye'ye dönmek için çok uğraştı fakat aradan geçen yıllar üzerine Türkiye'ye dönemeyeceğini anlayınca Arabistan'da kendisine bir hayat kurdu. Çok çalıştı, kendisine ait iki katlı evi var. Buradan Türkiye'ye dönse kimin yanında kalacak. Kim ona ne kadar bakacak. İlk başta herkes onu ağırlayacak fakat 6 ay sonra ne olacak?" ifadelerini kullanmış

MİLLİYET GAZETESİ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ABB’deki konser harcamalarına ilişkin 14 sanığın yargılanmasına başlandı Ankara Büyükşehir Belediyesinin (ABB) 2021-2024 dönemindeki konser harcamalarının "kamu zararına sebebiyet verdiği" iddiasıyla 5’i tutuklu 14 sanığın yargılanmasına başlandı. Savunmada bulunan ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, "Bize proje gelir, biz değerlendiririz; yaparız, yapmayız. Hiçbir sanatçıya ‘şu firmaya git’ demedik, demeyiz de. Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz" dedi. Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, ABB eski Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Haluk Erdemir, ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkan Vekili Hüseyin Zehir, Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon şirketi sahibi Onur Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirket sahibi Selahattin Çelikkaya ile tutuksuz sanıklar Universe Prodüksiyon organizasyon şirketi sahibi Sıla Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirketi ortağı Kaan Alp, ABB çalışanı Celal Akbaş, Gurudan Turizm Organizasyon şirketi sahibi Arda Akman, ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Alp Aykut Çıngır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirketi sahibi Eren Demir, ABB çalışanı Kurtuluş Bakır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirket ortağı Levent Erdoğan ve Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi Üstün Alpay ile taraf avukatları katıldı. Kimlik tespitinin ardından mahkeme başkanı yargılamanın başladığını bildirerek öncelikli olarak tutuksuz sanıklara söz verdi. "Pandemi sonrasında tüm maliyetler çok arttı" Söz alan Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi tutuksuz sanık Alpay, "Bizler Derya Bedavacı konserini organize ettiğimizde 3 günlük bir fiyat aldık. Konsere gelecek sanatçıyla tanışmışlığım var belediyeye söyledim. Bunun yapılma şartıyla ilgili belediye fiyat teklifi verdi. Sanatçı 17 kişilik grupla geldi. En az 90 dakika sahne alması için bir teklif verdik. Bu fiyat reddedildi. Ali Bozkurt fiyatı yüksek bularak bunun düşürülmesini istedi. Sanatçının tüm masrafları dahil 4 milyon 750 bin liraya anlaşma sağladık, belediyede buna onay verdi. Pandemi sonrasında tüm maliyetler çok arttı, her gün fiyat değişmektedir" dedi. Gurudan Turizm Organizasyon şirket yetkilisi tutuksuz sanık Akman, suç işleyecek bir şey yapmadığını ve belediyede hiç kimseyle bir pazarlığının olmadığını dile getirdi. ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili tutuksuz sanık Çıngır suçlamaları kabul etmezken, "2 ay vekaleten kültür etkinliklerine baktım. Olabildiğince kısa sürede devretmek için uğraştım. Tan Taşçı konserine denk geldim. 12 Haziran 2022 tarihinde Ankara Spor Salonunda yapılması bekleniyordu. Ankara’da sel felaketi olduğu için konserde iptal edildi. Bu konser 17 gün sonra yapıldı. Pazarlığın nasıl yapıldığı hakkında bir bilgim yoktur. Konserlerin alımıyla ilgili bir bilgim yoktur" ifadelerine yer verdi. "Bu dosyaların kamu zararı olduğunu düşünmüyorum" ABB çalışanı tutuksuz sanık Akbaş, "19 ve 23 Ağustos aralarında imzaladığım 3 dosya nedeniyle buradayım. Bu dosyaların kamu zararı olduğunu düşünmüyorum. Hangi konserin yapılacağını Hacı Ali Bozkurt belirlerdi. Bozkurt, emekli olmasına rağmen görevine devam etti. Suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerinde bulundu. Yalınayak Gıda Organizasyon şirketinin sahibi tutuksuz sanık Eren Demir, suçlamaları kabul etmeyerek, beraatini talep etti. ABB çalışanı tutuksuz sanık Kurtuluş Bakır, "Teknisyen olarak ABB’de görev yapıyorum. Konser alımıyla ilgili pazarlık konusunda bilgim yoktur. Ben memur olarak çalışmaktayım. Benim işim konserlerin sağlıklı şekilde yürümesini sağlamaktır. Alanın süslenmesiyle ilgili pankart ekibimiz var onların alana gelmesi gitmesiyle ilgili çalışıyorum" diye konuştu. Tutuksuz sanıkların ardından duruşmaya 2 saat ara verildi. Aranın ardından mahkeme başkanı tutuklu sanıklara söz verileceğini bildirdi. ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı sanık Hacı Ali Bozkurt, memuriyeti boyunca hiçbir soruşturma geçirmediğini ifade ederek, suçlamaları kabul etmedi. "İşlemler denetçiler tarafından denetlendi ve hiçbir olumsuz geri dönüş almadık" İddiaları reddeden sanık Bozkurt, "Karşınızda bulunmama sebep olan bilirkişi raporunu hazırlayan kişiler, konserler hakkında bilgisi olmayan kişilerdir. Bu arkadaşlar hayatları boyunca sadece belki de konsere izlemeye gitmişlerdir. Bizim işimiz bir medya bilirkişisi tarafından sorgulanabilir. Bizim işimiz sadece mal alımı değil, sistemin kurulumu, takılması ve sökülmesidir. Bilirkişinin bir doğruluğu yoktur. Görevde bulunduğum dönemde kültür sanat alanına dair yapılan hiçbir şey yoktu. 2020 yılının ağustos ayında birkaç proje ayarlamak istedim, ekip bana ‘proje nasıl hazırlanır bilmiyoruz başkanım’ cevabını verdi. 100’lerce etkinlik ve konser düzenleyebilecek bir ekip hâline geldik. Görev yaptığım 4 yıl boyunca projeleri inceleyip ekip arkadaşlarıma verip ‘beraber inceleyelim’ dedim. Projeler tarafımca incelenmiştir ancak işlerin tamamını kendi başıma yapmadım. Ben arkadaşlarımın bilgi ve becerilerinin artması açısından toplantılara çağırdım. Verilen kararları arkadaşlarımla beraber yürüttük. ‘Benim haberim yok’ diyen arkadaşlar; öyle bir dünya yok. İlk olarak yapılması gereken işle ilgili ödenek olup olmadığına dair muhasebeye sorardık. Genel Sekreterlik makamından olur alırdık, aksi hâlde hiçbir işe başlamazdık. Yapılan tüm işlemleri mevzuatımız doğrultusunda aldık, bu işlemler denetçiler tarafından denetlendi ve hiçbir olumsuz geri dönüş almadık. Hatalıysak bize ikaz edilmedi, geri dönüş olmadı" ifadelerine yer verdi. "Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz" Her organizasyon firması altından kalkabileceği etkinliği kendilerine ilettiğinden bahseden Bozkurt, "Hiç kimse bize proje getirdi de ‘siz kabul etmediniz’ diyemez. Bize proje gelir, biz değerlendiririz; yaparız, yapmayız. Hiçbir sanatçıya ‘şu firmaya git’ demedik, demeyiz de. Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz. Sebebi de bilirkişilerin dosya kapsamında bilgi sahibi olmamalarıdır. Memur emekli olur, bürokrat emekli olmaz. Yaz sezonunda yapılacak işlerin süreçleri mart ayında başlar. Ben haziran ayında emekli olduktan sonra oradaki arkadaşlarımız destek talep etti, ben de devam ettim. Sadece yaz döneminde yapılan konserlere destek oldum" dedi. Bozkurt, herhangi bir idari ya da adli soruşturma geçirmediğini ifade ederek, bilirkişi raporunu reddetti. Duruşma yarın 10.00’da devam etmek üzere ertelendi.