DİĞER SPORLAR - 20 Temmuz 2018 Cuma 16:51

Kırkpınar eski hakemi Salih Aşçı’dan Güreş Federasyonu Başkanı Aydın'a tam destek

A
A
A
Kırkpınar eski hakemi Salih Aşçı’dan Güreş Federasyonu Başkanı Aydın'a tam destek

657. Tarihi Kırkpınar Güreşlerine bu sene hakem hataları damga vurdu. Her kesimden tepkilerin geldiği güreşlerde bir tepki de eski Kırkpınar Hakemi Salih Aşçı’dan geldi.

Recep Kara, Ali Gürbüz maçında özellikle saha hakeminin kararını, kule hakemlerinin defalarca izlemesine rağmen 20 dakika sonra karar vermeleri hem güreşçiler hem de seyirciler tarafından protesto edilmişti. Güreşleri izleyen Güreş Federasyonu Başkanı Musa Aydın kararın açıklanmasından hemen sonra, maçı yöneten hakem ile birlikte o güreşi takip eden kule hakemini görevden el çektirmişti. Daha sonra Ali Gürbüz, Şaban Yılmaz maçında da hatalı karar verip Ali Gürbüz’ün kazandığı halde, yenilmesiyle sonuçlanan güreşten sonra bu işin bu hakemlerle yürümeyeceğine inanan Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Musa Aydın, 657. Tarihi Kırkpınar Güreşlerinin bitimiyle birlikte açıklama yaparak hakem heyetinin görevine son verdiğini açıklamıştı. Her kesimden destek alan bu karardan sonra uzun yıllar Kırkpınar’da güreşen ve daha sonrasında yine Kırkpınar’da saha içi hakemliği de yapan bu sene geçirmiş olduğu rahatsızlık sebebiyle görev alamayan hakemlik yapamayan Salih Aşçı’dan tam destek geldi. 

Kırkpınar eski hakemi Salih Aşçı’dan Güreş Federasyonu Başkanı Aydın'a tam destek

Salih Aşçı yaptığı açıklamada; “ Güreş Federasyonu Başkanı Musa Aydın’ı bu kararından dolayı tebrik ediyorum. Nasıl ki; güreşçi hata yaptığı zaman veya kurallara aykırı davrandığı zaman ceza alıyorsa, hakemler de almalı Ama bugüne kadar bu böyle olmadı. Kırkpınar’a yakışmayan çok kararlar gördük. Ancak bu karardan sonra hakemlerin karar vermede daha adil davranacaklarını düşünüyorum. Saha içinde maçı yöneten hakem neden kule hakeminden izin ister anlamak mümkün değil?... Ben de uzun yıllar güreş yaptım Hakkım yendi, lehimize de kararlar mutlaka verildi amam bu son derece yanlış. Yağlı güreşin olimpiyatları Kırkpınar’dır. Sporcu bir sene kendini buraya hazırlıyor. Hakemin yanlış kararından dolayı yenilmemeli. Saha içinde güreşi yöneten hakem dirayetli olmalı, kendi kararı kendi vermeli. Kuleye asla bırakmamalı. Federasyon Başkanı Musa Aydın’a çok doğru bir karar aldı” diyerek destek verdi.

Kırkpınar eski hakemi Salih Aşçı’dan Güreş Federasyonu Başkanı Aydın'a tam destek

Tartışmalı kararlar devam ettirilmeli 

Hakemler Recep Kara ile Ali Gürbüz arasındaki tartışmalı güreşi defalarca izlediğini ve karar vermekte zorlandıklarına dikkat çeken Aşçı; “Madem karar vermekte zorlanıyorsunuz o zaman maçı devam ettirin. Karar çok komik, Recep Kara’yı maçı yöneten hakem arkadaşımız tamam demediği için yenik saydılar. Aslında güreşi Recep kazanmıştı. Yağlı da bundan başka yeniş olmaz. Yine tartışmalı ikinci güreşte ise büyük talihsizlik ki; Ali Gürbüz ile Şaban Yılmaz arasında yaşındı. Hakemler karar vermeden eyvah dedim. Bu kez de Ali Gürbüz’e verseler yanlış anlaşılacak diye Şaban Yılmaz’a verirler dedim ve aynın öyle de oldu. Kule tekrar görüntüleri izledi ve Ali Gürbüz’ü yenik ilan ettiler. Aslında burada da Ali galip gelmeliydi. Yani hakemler kantarın dozunu kaçırdılar. Verdikleri ve vermedikleri kararlarla hakem arkadaşlarımız kendi sonlarını kendileri hazırladılar. Burada hakem camiasına karşı dik duruş sergilemek hiç de kolay değil... Güreş Federasyonu Başkanı Musa Aydın’ın radikal kararı çok yerinde ama bunu kaç federasyon başkanı yapar. Musa Aydın’ın bu medeni cesaretinden dolayı kutluyorum” dedi.

Kırkpınar eski hakemi Salih Aşçı’dan Güreş Federasyonu Başkanı Aydın'a tam destek

Salih Aşçı kimdir? 

Aslen Amasya, Taşovalı olan Aşçı; 1995 yılına kadar güreş camiasından hiç kopmadı. Er meydanından siyaset meydanına geçen Salih Aşçı 1971 yılında serbest güreşte Türkiye şampiyonu oldu. Aynı yıl Kırkpınar Güreşleri’nde büyük ortada dereceye giren milli sporcu Salih Aşçı, 1995 ve 2004 yerel seçimlerinde Amasya Çaydibi Belediye Başkanı seçildi. Belediye Başkanlığı sonrasında tekrar hakem olarak er meydanına döndü. Bu sene geçirdiği rahatsızlığı sebebiyle görev alamadı. Salih Aşçıyı yaşadığı Taşova'nın Çaydibi beldesinde ziyaret ettik. Ziyarete Taşova eski Belediye Başkanı Özgür Özdemir ile Şair Kasım Alper Özdemir'de eşlik etti. 

Mustafa Karagöl

Kırkpınar eski hakemi Salih Aşçı’dan Güreş Federasyonu Başkanı Aydın'a tam destek

Kırkpınar eski hakemi Salih Aşçı’dan Güreş Federasyonu Başkanı Aydın'a tam destek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dronların Çelik Kubbesi ’TOLGA’ yakın hava savunma sistemi yeni donanımlarla daha da güçlendi Dronların Çelik Kubbesi TOLGA yakın hava savunma sistemi, yeni donanımlarla daha da güçlendi. Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ (MKE) Genel Müdürü İlhami Keleş, alçak irtifada uçan hedeflere karşı geliştirilen ve adını Kur’an-ı Kerim’den alan "ENFAL-17" füzesini anlattı. Keleş, "TOLGA özellikle dronlara, insansız hava araçlarına karşı geliştirilmiş yakın hava savunma sistemi. Ona yeni ilaveler var. Bu ilavelerden birisi de ENFAL-17 bu 30 bin fitin altındaki bu tür tehditlere karşı, sadece şeylere değil drone’lara değil, aynı zamanda diğer insansız hava araçlarına, atak helikopterlerine, mühimmatlara ve seyir füzelerine karşı kullanılabilecek çok etkili bir sistem" dedi. Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ (MKE) tarafından geliştirilen 6 yeni yerli ve milli ürün SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda ilk kez sergilendi. Alçak irtifada uçan hedeflere karşı geliştirilen ve adını Kur’an-ı Kerim’deki Enfal Suresi’nden alan "ENFAL-17" füzesi, lazer sistemi, ALPAY-2,155 mm Obüs ATTİLA, 300 Kalibre MKE-BLK, 105 mm Araç Üstü Obüs URAN, MKE TOLGA YHSS’ye entegre olarak görev yapacak Akustik Tespit Sistemi, lazer silah sistemi sergilenen ürünler arasında yer alıyor. Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ Genel Müdürü İlhami Keleş yeni ürünler hakkında bilgi verdi. Keleş, "Biz buraya 52 değişik ürünle geldik. Tabii bunların hepsinin teker teker lansmanını yapma imkanı olmadığı için dün 6 tane ürünün lansmanını yaptık. Bu ürünlerden bir tanesinin önündeyiz şu anda, "ENFAL-17’nin önündeyiz. Malum TOLGA bir yakın hava savunma sistemi. Özellikle işte drone’lara, insansız hava araçlarına karşı geliştirilmiş yakın hava savunma sistemi. Ona yeni ilaveler var. Bu ilavelerden birisi de ENFAL-17 bu 30 bin fitin altındaki bu tür tehditlere karşı, sadece şeylere değil drone’lara değil, aynı zamanda işte diğer insansız hava araçlarına, atak helikopterlerine, mühimmatlara veya seyir füzelerine karşı kullanılabilecek çok etkili bir sistem. Ve aynı zamanda çok ucuz bir sistem. Yani ucuz tehdide ucuz bir çözüm olarak çok kıymetli. Yani bu sistemi o anlamda çok kıymetli kılıyor. 30 bin fit irtifanın altındaki her türlü hava tehdidine cevap verebilecek bir roket sistemi. Sadece bu değil, şimdi bu sisteme ilave ettiğimiz bir de lazer sistemi var" diye konuştu. "İnsansız hava araçlarına, drone’lara, Şahit türü drone’lara karşı kullanılacak" Lazer sisteminin insansız hava araçları ver dronlara karşı kullanılacağını ifade eden Keleş, "Lazer sisteminde de yeni bir teknoloji kullandık. Orada lineer motor teknolojisi kullandık. İkincisi, birden fazla ışın kaynağını, lazer kaynağını hedefe eş zaman fokuslayabilecek bir gimbal teknolojisi ile yönetiyoruz orayı. Şu anda 4 tane lazer kaynağını bu şekilde entegre etmiş durumdayız ama daha fazla güç ihtiyaçlarını karşılamak üzere daha fazla kaynağı aynı şekilde fokuslayabilme kabiliyetine sahibiz. Aynı zamanda o lineer motor sayesinde çok hassas bir şekilde lazeri hedefte tutabilme imkanını kazanmış olduk. Onun için bu sistemi emsallerinden ayıran bu teknolojisi olacak. İnsansız hava araçlarına, drone’lara karşı kullanılacak. Yani bunlar aslında bütüncül bir sistem" şeklinde konuştu. Dronların Çelik Kubbesi olarak adlandırılan TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi’nin gelişerek devam ettiğini belirten İlhami Keleş, "Yani takımı kurduk, futbol takımı hazır 11’li. bizim Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri ihtiyaçları Milli Savunma Bakanlığımızca toparlandı. Savunma Sanayii Başkanlığımızca SSİK’e (Savunma Sanayii İcra Komitesi) önerildi. Kararı çıktı, bütçesi çıktı ve şimdi Savunma Sanayii Başkanlığı ile bu tedarik süreçleri devam ediyor. Aynı zamanda tabii sadece Türkiye ile de kalmadı; bunun Mısır’ı var, Suudi Arabistan’ı var ve Katar’ı var. Dolayısıyla ihracatı da tedarik süreçleriyle paralel yürüyor" şeklinde konuştu.
Mersin Rekor fiyatla başlayan erikte hasat yoğunlaştı: Kilosu 30-40 TL ile 170 TL arasında Mersin’in Mut ilçesinde seralardan sonra açık alanda başlayan erik hasadı yoğunlaşırken, kalitesi ve iriliğine göre fiyatının 30-40 TL’den başlayarak 170 TL’ye kadar alıcı bulduğu öğrenildi. Türkiye’nin yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarda yer alan Mersin’de açıkta erik hasadı yoğunlaştı. Turfanda erik üretimi ile dikkat çeken Mut’ta açık alandaki bahçelerde hasat yoğunlaştı. Örtü altında kilogramı yaklaşık 10 bin TL’ye kadar alıcı bulan erikte, açıkta hasadın yoğunlaşmasıyla fiyatlarda iyice düştü. Ürünün büyüklüğüne göre 30-40 TL’den başlayarak 170 TL’ye kadar satıldığı öğrenildi. Sezonda 100 bin ton rekolte beklenen ilçede hasat edilen ilk eriklerin kilogramı yaklaşık 10 bin TL’ye alıcı bulmuştu. Açıkta erik hasadı yapan bahçe sahiplerinden Nadir Büyüktat, "Bahçemizin erik sezonu başladı. Bugünden itibaren devam ediyoruz. Fiyat ortalama 80-100 lira arasında gidiyor. Şikayetçide değiliz" dedi. Üretici Mehmet Yiğit ise, "Erik, kayısımız var. Hasat güzel gidiyor havalar da iyi gidiyor. Yıl bolluk yılı" diyerek işçi bulmakta zorlandıklarını söyledi. Tüccarlardan Mustafa Özay da, "Mut ilçemizde erik hasadı tam gaz devam etmektedir. Bu sene yağmurun bol olmasıyla ve havanın yumuşak gitmesiyle gerçekten çok kaliteli eriklerimiz vardır. Fiyatlarımız normaldir. Üreticinin yüzünü güldürmekte. Tabanı 30-40 TL, üstü ise 170 TL’ dir" diyerek bilgi verdi.
Bursa Islah çalışmalarında stratejik adım...Küçükbaşta verim suni tohumlamayla artacak Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü, yetiştirici şartlarında küçükbaş hayvanlarda suni tohumlama çalışmalarını başlattı. Enstitü Müdürü Kerim Kılınç, kurumun uzun yıllardır merinos koyunu ıslahı ve Bandırma koyununa yönelik önemli faaliyetler yürüttüğünü belirtti. Küçükbaş hayvancılıkta kalite ve verimi artırmak amacıyla hayata geçirilen projeler arasında suni tohumlamanın stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Kılınç, enstitüdeki yüksek kaliteli damızlık koçlardan alınan spermaların "Halk Elinde Islah" projesi kapsamındaki işletmelere aktarıldığını ifade etti. Kılınç, yürütülen çalışmaların sonuçlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Birçok işletmedeki çalışmalarda son aşamaya gelindi. Başarı oranı beklenenin üzerinde. Bu proje sayesinde sahip olduğumuz yüksek kalitedeki kan değerlerinin yetiştiricilere daha hızlı aktarılmasını sağlıyoruz. Proje ile işletmelerdeki sperma kalitesi artırılacak, doğan yavrulardaki canlı ağırlık artışı hızlandığı için kuzu kesim ağırlıkları yükselecek ve et açığımıza yönelik ciddi bir ivme yakalanmış olacak". Suni tohumlamanın küçükbaş hayvancılık sektöründe daha önce küçük çaplı ve lokal olarak yapıldığını hatırlatan Kılınç, bu kapsamdaki yaygın çalışmanın yetiştirici şartlarında bir ilk olduğunu sözlerine ekledi.
İstanbul Türkiye’nin kıtalararası balistik füzesi "YILDIRIMHAN" SAHA İstanbul’un yıldızı oldu Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN, SAHA İstanbul’da görücüye çıktı. Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge Merkezi Müdürü Nilüfer Kuzulu, "Biz yaklaşık 10 yıldır YILDIRIMHAN’ın içerisinde ve üzerinde bulunan hem motorlarLa hem de dolgu malzemeleriyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Hem jet motorları hem sıvı yakıt motorlarının imalatları uzun yıllardır çalıştığımız konular. YILDIRIMHAN, Milli Savunma Bakanlığı’nın vizyonunu ortaya koyan bir proje" dedi. Milli Savunma Bakanlığı AR-GE Merkezi tarafından geliştirilen kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN, 6 bin kilometre menzili başta olmak üzere yüksek düzeyli, stratejik özellikleri ile öne çıkıyor. 4 tane sıvı yakıt roket motora sahip olan füze, Türkiye’nin bu zamana kadar geliştirdiği en büyük kıtalararası balistik füze olma özelliğini taşıyor. 17,5 metre boyunda ve 1,5 metre çapında olan füze, yaklaşık 10 yıllık çalışmalar sonucu ortaya çıktı. YILDIRIMHAN tasarımıyla da dikkatleri üzerine çekti. Füzenin bir yüzünde Sultan Yıldırım Bayezid Han’ın tuğrası yer alırken, burun kısmındaysa Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası bulunuyor. "Yaklaşık 10 yıldır YILDIRIMHAN’ın içerisinde ve üzerinde bulunan hem motorlar hem de dolgu malzemeleriyle ilgili çalışmalar yapıyoruz" Türkiye’nin en büyük kıtalar arası balistik füzesi olan YILDIRIMHAN hakkında bilgi veren Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge Merkezi Müdürü Nilüfer Kuzulu, YILDIRIMHAN’nın Milli Savunma Bakanlığı’nın vizyonunu ortaya koyduğunu belirtti. Kuzulu, "YILDIRIMHAN, 6 bin kilometre menzile sahip bir balistik füze, kıtalararası. Arkasında 4 tane sıvı yakıt roket motoru mevcut. İçerisinde de UDMH ve azot tetroksitten oluşan bir yakıt karışımı var. Dolayısıyla da hızı, atmosfer içerisinde 9 Mach, atmosfer dışında da 25 Mach şu anki planlarımız içerisinde. Sıvı yakıt Türkiye’de üretimi olmayan bir ürün aslında. Biz yaklaşık 10 yıldır YILDIRIMHAN’ın içerisinde ve üzerinde bulunan hem motorlaa hem de dolgu malzemeleriyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Hem jet motorları hem sıvı yakıt motorlarının imalatları uzun yıllardır çalıştığımız konular. Ancak yakıtın seri üretimi oldukça zor bir süreç. Biz de daha önce laboratuvar ortamında eser miktarlarda üretebildiğimiz ama üzerinde çalışarak, çalışma sistemlerini değiştirerek seri üretime geçtiğimiz anda YILDIRIMHAN’ı ortaya koymaya karar verdik bakanlık olarak" diye konuştu. YILDIRIMHAN’ın Milli Savunma Bakanlığı’nın vizyonunu ortaya koyan önemli bir proje olduğunu vurgulayan Kuzulu, "Milli Savunma Bakanlığı olarak yaklaşık 27 tane askeri kara ve hava fabrikamız, 4 tane de büyük tersanemiz mevcut. Yaklaşık 100 yıllık bir mazisi var aslında. Bu fabrikaların tamamında teknik personelimiz mevcut ve çok uzun yıllardır Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinde olan bütün malzemelerin bakım, onarım ve düzeltmeleriyle ilgili çalışmalar yapıyorlar. Dolayısıyla da hani bu yeni bir şey değil aslında. Bizim çok yetenekli fabrikalarımız ve çok yetenekli çalışanlarımız var. Bu da bizim vizyonumuzun yansıması olarak burada sergiliyoruz. Buradan bütün çalışan arkadaşlarımıza da teşekkür ediyoruz, özellikle Ar-Ge Merkezi personelimize" ifadelerini kullandı.