DİĞER SPORLAR - 15 Temmuz 2018 Pazar 16:54

Kırkpınar’da finalisti ‘VAR’ belirledi

A
A
A
Kırkpınar’da finalisti ‘VAR’ belirledi

657. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri finalinde Şaban Yılmaz ile Orhan Okulu mücadele edecek. Yarı finaldeki Şaban Yılmaz-Ali Gürbüz arasındaki güreşin kazananı VAR sistemi belirledi.

657. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde final belli oldu. Ali Gürbüz ile Şaban Yılmaz arasında gerçekleşen yarı final mücadelesinde güreşin normal süresinde birbirlerine hamle yapan her iki baş pehlivan yendiğini iddia ederek, güreşi bıraktı. Kule Hakem Komitesi’nin ‘VAR’ video hakem uygulamasına bakacağının anons edilmesinin ardından, sahadan ayrılan Şaban Yılmaz yeniden Er Meydanı’na döndü.

Finalisti ‘VAR’ belirledi 

Kule Hakem Komitesi’nin ‘VAR’ uygulaması ile Şaban Yılmaz’ın yendiğini açıklamasının ardından, Yılmaz ve ekibi büyük sevinç yaşarken, Gürbüz ve ekibi büyük üzüntü yaşayarak, karara itiraz etti. Altın kemer yolunda Kırkpınar’ın iki iddialı ismi Şaban Yılmaz ve Orhan Okulu, finalde kozlarını paylaşacak. Bitmeyen güreşin devam eden efsanesinde yarı final müsabakaları tamamlandı. 2011-2012 yılı başpehlivanı Ali Gürbüz, yarı final mücadelesinde 2005 yılı başpehlivanı Şaban Yılmaz’ı yenilerek, final altın kemer yoluna veda etti. 2015 yılı başpehlivanı Orhan Okulu ise Serhat Balcı ile mücadelesinde rakibini geçerek, finale yükselen isim oldu.

Orhan Okulu’nun final yolculuğu 

2015 yılında altın kemere uzanan Orhan Okulu, 657’inci Kırkpınar Yağlı Güreşleri’de, ilk turda Kaan Kaya’yı, ikinci turda Hasan Cengiz’i, üçüncü turda Nedim Gürel’i, çeyrek finalde Hüseyin Gümüşalan’ı, yarı finalde de Serhat Balcı’yı yenerek, bir kez daha geçen yıl olduğu gibi adını finale yazdırdı. Okulu, 2017 yılında altın kemeri İsmail Balaban ile yaptığı final güreşinde kaybetmişti.

Şaban Yılmaz’ın final yolculuğu 

2005 yılında altın kemere uzanan Şaban Yılmaz, ilk turda Serhat Gökmen’i, ikinci turda Ali Altun’u, üçüncü turda Ünal Karaman’ı, çeyrek finalde Faruk Akkoyun’u, yarı finalde de Ali Gürbüz’ü yenerek yıllar sonra finale adını yazdırdı.  

Koray Ustabaşı - Bozhan Memiş - Uygar Aydın - Vedat Bayraktar - Halil Dağ - Sercan Ülgen

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Kasapoğlu: "Erişebilirlik önünde ne engel varsa hep birlikte mücadele edeceğiz" Edirne’de düzenlenen TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu İstişare Toplantısında konuşan AK Parti İzmir Milletvekili ve Komisyon Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, "Erişilebilirlik... Şehirlerimizin kurumlarımızın engelsiz hale getirilmesi Bu konuda attığımız çok büyük adımlar, çabalar, devrim niteliğinde yasalar var" dedi. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, Edirne’de bölge istişare toplantısını gerçekleştirdi. Edirne’deki programa Valilik ve belediye başkanlığı ziyaretiyle başlayan komisyon üyeleri, Edirne Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi’nde ve Faika Erkurt Özel Eğitim Okulu’nda incelemelerde bulundu. Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Edirne bölge istişare toplantısında Edirne’nin yanı sıra Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’den gelen kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, engelli bireyler ve aileleriyle bir araya geldi. Toplantının açılışında konuşan Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili ve Komisyon Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu bölgesel istişare toplantılarının temel amacının, yerelin yönlendirmesiyle merkezde güçlü, rasyonel ve sürdürülebilir politika önerileri meydana getirmek olduğunu söyledi. Dr. Kasapoğlu, "1 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, bu ülkede bir milattır, ciddi bir devrimdir. O yasayla, engellilik meselesi tıbbi bir konu olmaktan çıkıp, sosyal bir hak ve eşit vatandaşlık meselesi olarak devletimizin en üst politikası haline geldi. Engelliler Hakkında Kanun ile, EKPSS gibi dünyada eşine az rastlanan bir sistemle binlerce engelli bireyimizi kamuda istihdam ettik. Bununla birlikte engelli bakım destekleriyle ailelerimizin omuzundaki yükü hafiflettik ve engelli bireylerin sosyal hayatın içinde olması en hızlı şekilde gerçekleşmeye başladı. Bugün sporda, sanatta, siyasette, üretimde, akademide göğsümüzü kabartan gurur duyduğumuz pek çok sonuç bu hak temelli adımların birer meyvesi. Elbette bugüne kadar yaptığımız çalışmaların hepsi bizim için gurur vesilesi ama yeni ihtiyaçlarımızın da farkındayız. Kurumlararası veri sorunu yakından takip ettiğimiz bir konu. Türkiye’de gerçekte il il kaç engelli vatandaşımız olduğunu, bu vatandaşlarımızın engel gruplarına, yaşlarına veya eğitim durumlarına göre dağılımının tam ve net olarak, ortaya konması komisyonumuzun gündemlerinden biri. Hedefi tam on ikiden vuracak politikayı üretmek net veriye sahip olmaktan geçiyor. Sağlık ve raporlama süreçlerinde de vatandaşlarımızın yorulmamasını istiyoruz. ÇÖZGER ve erişkin raporları arasındaki uyumsuzluklar acilen çözülmeli. Tek kapıdan hizmet alınabilecek, multidisipliner ÇÖZGEM benzeri merkezlerin sayısının arttırılması konusu tespitlerimiz arasında. Eğitim alanı da yine çok kritik konulardan biri. Kaynaştırma sınıflarımız çok güzel bir başlangıç ama sınıfların içinde hem bu evlatlarımızın hem de öğretmenlerimizin daha güçlü desteklenmesi çok kıymetli. Sadece okul çağını değil, 0-36 ay erken müdahale dönemini de çok güçlü bir şekilde sisteme entegre etmeliyiz. İstihdamda engelli bireylerimize yönelik rekorlar kırdık bu bir gerçek. Ancak özel sektördeki kotaların sadece kâğıt üzerinde doldurulup engelli bireyin fiili üretime katılmaması gerçeğini bazı bölgelerde, bazı uygulamalarda görüyoruz. Bu bizim için kabul edilebilir değil. İstihdamın gerçek bir şekilde uygulanmasından yana olan tavrımızı da yine komisyon olarak net bir şekilde ortaya koyup takipçisi olacağız" dedi. Erişilebilirlik alanında devrim niteliğinde yasalar çıktığını belirten Dr. Kasapoğlu konuşmasının devamında "Erişilebilirlik... Şehirlerimizin kurumlarımızın engelsiz hale getirilmesi Bu konuda attığımız çok büyük adımlar, çabalar, devrim niteliğinde yasalar var. Görme engelliler için yapılan sarı hissedilebilir yüzeyin üzerine park etmiş bir araç, aylardır tamir edilmeyen bir metro asansörü veya standart dışı rampalar görüyoruz. Bunlara el birliğiyle dikkat edelim, bu konudaki ihlalleri gözlemleyip gereken yaptırımı, gereken önleyici tedbirleri ortaya koymamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Komisyon Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu ve Komisyon üyeleri, Engelli Bireyler ve Aileleri ile İftar Programı’na katıldıktan sonra tarihi Selimiye Camii’ni ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti.
Gaziantep Kafasındaki nadir tümör alındı, hayata tekrar gülümsedi Gaziantep’te, kafasında dünyada nadir görülen tümörle dünyaya gelen 1,5 yaşındaki Talha bebek, 4 saat süren zorlu ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. Gaziantep’te yaşayan Enes ve Tuğba Yalçın çiftinin çocuğu olarak dünyaya gelen 1,5 yaşındaki Talha Yalçın, Gaziantep Şehir Hastanesinde kafasında büyük bir kitle ile dünyaya geldi. Daha sonra aynı hastanede yapılan tetkiklerde minik Talha’nın kafatasında 7 x 6,5 x 4 santimetre boyutlarında, dünyada nadir görülen vakalar arasında yer alan bir tümör tespit edildi. Ailenin başvurusu üzerine Talha bebek, hastanede tedavi altına alındı. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde görev yapan Op. Dr. Ali Yayla ve ekibi tarafından gerçekleştirilen detaylı değerlendirmelerin ardından ameliyat kararı verildi. Gerçekleştirilen operasyon, tümörün büyüklüğü ve hastanın yaşının küçük olması sebebiyle 4 saat sonunda başarılı geçen ameliyat sonucunda nadir görülen tümör başarıyla çıkarıldı. Ameliyatın ardından yoğun bakımda yakından takip edilen Talha bebek, kısa sürede toparlanarak sağlığına kavuştu. Talha bebeğin tedavi ve ameliyat sürecini anlatan Beyin Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Yayla, 4 saat süren zorlu ameliyatın başarıyla geçtiğini ifade etti. "4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık" Op. Dr. Ali Yayla, "Hastamız Talha bebek, başında dev bir kitle ile doğdu. Yaptığımız tetkikler ve görüntüleme sırasında tümörün hızla büyüdüğünü ve kafa tası kemiklerini harap ettiğini, beyne de baskı yaptığını gördük. Bunun üzerine ameliyat planladık. Fakat bu tümörün özelliğinden dolayı çok fazla damar yapısı vardı. Kanlanması çok fazlaydı ve tümörün kanama riski nedeniyle hayati tehlikesi bu cerrahi işlemle yüksek düzeydeydi. Bu nedenle cerrahi stratejimizi tekrar ve yeniden kurduk. Buna göre basamaklandırılmış ve multidispliner bir yaklaşım sunduk. Öncesinde girişimsel radyoloji ekibi hastaya bir embolizasyon işlemi yaptı ve tümörün kanlanmasını azalttı. Hemen bir gün sonra plastik cerrahisi ve beyin cerrahisinden oluşan bir ekiple, yaklaşık 4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık. Hastamız bundan herhangi bir zarar görmedi ve sağlığı da gayet iyi seyrediyor. Çocuğumuzu ailesine sağ salim teslim ettik. Tabi bu işlemin arka planında çalışan yeni doğan çocuk yoğun bakım, çocuk hematolojisi, beyin cerrahisi, plastik cerrahi, anestezi olmak üzere büyük bir ekip var. Doktorundan hemşiresine ve sağlık personeline, bütün hastane yönetimine bir buçuk ay boyunca gayret gösterildi ve sonunda da çocuğumuz sağ salim bir şekilde ailesine teslim edildi" dedi. "Talha bebek, beşinci gün taburcu olabilir" Bu tarz tümörlerin nadir olarak görüldüğünü aktaran Op. Dr. Ali Yayla, bebeğin taburcu olmasında her hangi bir sorun olmadığını söyleyerek, "Tümörün boyutları yaklaşık 7 x 6,5 x 4 santimetre çaplarındaydı. Bu büyüklükte bir tümör dünyada nadir bir şekilde bu yaş grubunda görülebiliyor. Bu operasyonu başarılı bir şekilde Gaziantep Şehir Hastanesi’nde uygulamak da bizim için büyük bir gurur oldu. Taburcu olmasında herhangi bir sorun yok bugün dördüncü günü. Ama biraz daha bekleyip güvende olmasını istiyoruz. Dolayısıyla dördüncü gün tamamladık, beşinci gün taburcu olabilir" ifadelerini kullandı. "Agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı" Talha bebeğin, agresif tümörden dolayı zorlu bir ameliyat geçirdiğini söyleyen ve ameliyatı gerçekleştiren ekibin başarılı bir şekilde bu süreci tamamladığını aktaran Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Ilgın Türkçüoğlu, "Hastamız Talha bebek, bizim hastanemizde doğmuştu. Doğduğunda, arkadaşlarımız kafatasının üzerinde cilt altında bir kitle olduğunu tespit ettiler ve bunun takibini yaptılar. Hemen doğar doğmaz ameliyat etmediler çünkü kilosu itibariyle çok küçük olması nedeniyle ameliyat sürecini kaldıramayacağı öngörüldüğünden bir takibe alındı. Tabi bu takip sürecinde kitlenin hızlı büyümesi, kafatası kemiğini invaze etmesi yani oraya da uzanması ve beyin dokusunu da itmeye başlaması, damarlanmasının da çok fazla olması nedeniyle artık bu kitlenin çıkarılması gerektiği kararı alındı. Damarlanması fazla olduğundan ameliyat sırasında küçük bir bebek fazla kan kaybı olmasın diye öncelikle girişimsel radyolojide embolizasyon işlemi yapıldı. Yani girişimsel radyolojinin yaptığı, damarların tıkanması ve kitlenin beslenmesinin engellenmesine dair bir işlemdir. Arkasından da beyin cerrahisi ve plastik cerrahi, ameliyatını başarılı bir şekilde tamamladı. Beynin küçük olması nedeniyle kitlenin invaziv olması, hızlı büyümesi, agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı. Ekibimiz başarılı bir şekilde bu süreci tamamladı. Tabi burada arka planda çalışan anestezi, yoğun bakım hekimlerimiz bu sürecin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi konusunda bizlere destek verdiler. Ben hastanemizde böyle bir multidisipliner çalışmanın başarılı bir şekilde tamamlanmış olmasından dolayı hekimlerimizi çok tebrik ediyorum" diye konuştu.