GÜNDEM - 12 Ocak 2024 Cuma 15:37 | Son Güncelleme : 12 Ocak 2024 Cuma 16:20

Kuzey Kıbrıs’a 6 minareli muhteşem camii

A
A
A
Kuzey Kıbrıs’a 6 minareli muhteşem camii

 Kuzey Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde 62 kubbe 6 minareli klasik Osmanlı mimarisindeki 10 bin kişilik bir cami ibadete açıldı.

Kampüs içerisindeki 62 kubbe ve 6 minaresi ile Kıbrıs’ın en büyük camisi olan Dr. Suat Günsel Camii üniversite kampüsünde cemaati ile buluştu. Üç ayların başlangıcı, Regaip Kandili’nde kapılarını ibadete açan Dr. Suat Günsel Cami’nin açılış duasını Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr Ali Erbaş yaptı. Türkiye ve KKTC devlet protokolünü Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde buluşturdu. Aynı anda 10 bin kişinin ibadet edebileceği belirtildi.

Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Yusuf Ayhan’nın, Kur’an-ı Kerim Tilaveti ile başlayan törenin açılış konuşmalarını; Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ünal Üstel ve Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel gerçekleştirdi.

Açılış konuşmalarının ardından Dr. Suat Günsel Camii’nin açılış duası Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş tarafından yapıldı. Açılış duası ve kurdela kesiminin ardından camide protokol üyeleri ile birlikte incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İrfan Günsel’e, adını taşıyan caminin içerisinde, özel baskı bir Kuran-ı Kerim hediye etti. Dr. Suat Günsel Camisi’nde kılınan ilk namaz ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Din İşleri Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ünsal kıldırdı.

“Dr. Suat Günsel Camii, bizim mücadelemizin ve mücahitlerimizin devletimizi kurma sürecindeki önemli rolünü simgeliyor”

Konuşmasına katılımcıların Regaib Kandili’ni kutlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Dr. Suat Günsel Camii’nin, KKTC için bir camiden çok daha fazlası olduğunun belirterek, “Dr. Suat Günsel Camii, bizim mücadelemizin ve mücahitlerimizin devletimizi kurma sürecindeki önemli rolünü simgeliyor. Dinimize olan bağlılığımız, vatan sevgisiyle birleşerek bu toprakları kazanmamızı sağladı” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Yakın Doğu Üniversitesi’nin birçok başarıya imza attığını ve KKTC’nin tanınmasına büyük katkı sağladığını vurgulayarak, “Bu başarılarla, KKTC’yi dünya genelinde tanıtarak; elde ettiğimiz zaferleri, yüreğimizdeki vatan sevgisiyle taçlandırıyoruz” dedi.

KKTC halkının inançlarına ve değerlerine sahip çıkan bir millet olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, “İmanımızın ve inancımızın bizlere bahşettiği her türlü değere sahip çıkmanın anlamı, böylesine güzel bir camiyi ülkemize kazandırmanın duygusal bir derinliği içinde gizlidir” şeklinde konuştu.

Dr. Suat Günsel Camii’nin temellerinin 10 yıl önce atıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Tatar, “Dr. Suat Günsel Camii, Kıbrıs Türk halkının; imanı, inancı ve yüreğindeki sevgisiyle tüm dünyaya eşitlik temelinde varlığını sürdürme kararlılığını bir kez daha kanıtlıyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Başta Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat Günsel ve Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel olmak üzere, tüm Yakın Doğu Ailesine, böylesine güzel bir eseri bizlere kazandırdıkları için bir kez daha teşekkür ediyorum. Camimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bugün, Kıbrıs Türkü’nün haklı davasına bir mühür daha atıyoruz. Tüm bu çalışmalar doğrultusunda ise dünyaya ise güçlü bir mesaj veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Cevdet Yılmaz: “KKTC’nin en büyük camisi olan Dr. Suat Günsel Camii’nin her bir taşı, Kıbrıs Türk’ünün kendi ellerinden meydana geldi”

“Üç ayların başlangıcı olan bugünde; Regaip Kandilinizi, tebrik eder, bu mübarek günlerin tüm İslam aleminde hayırlara vesile olmasını temenni ederim” sözleri ile konuşmasına başlayan Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını, muhabbetlerini ve camiye ilişkin tebrik ve teşekkürlerini ileten Yılmaz, başta Dr. Suat Günsel olmak üzere caminin yapımında emeği geçen herkesi tebrik etti.

Cevdet Yılmaz, “2023’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40’ıncı kuruluş yıl dönümünü büyük bir coşku ile kutladık. Bu yıl ise Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’inci yıl dönümünü de yine büyük bir coşkuyla kutlayacağımızı belirtmek isterim. Bu anlamlı günlerde, vatanın kurulmasına katkı sağlayan tüm halkımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında Filistin’de yaşanan saldırıları da anlatan Yılmaz, “Gazze’de gördüğümüz hadise bize şunu öğretiyor, birilerinin söylediği sözlerle, davranışlarını birbirinden ayırt etmemiz lazım. Lafa gelince barış, demokrasi, insan hakları, ahlak, moral değerler, modern dünya, çağdaşlık, ne ararsanız var, ama gerçeğe baktığınız zaman çocukların üstüne son teknoloji uçaklarla, kimyasal bomba indirme eylemi var. Bu realiteyi, bu hakikati bizim görmemiz lazım. Lafa değil, eyleme bakmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Filistin konusunda tavrının çok açık ve net olduğunu, en kısa sürede hiçbir mazerete sığınmadan kalıcı ateşkes ilan edilmesini beklediğini vurgulayan Yılmaz, ardından da Birleşmiş Milletler kararlarına uygun şekilde 1967 sınırlarını esas alan, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin varlığıyla, iki devletli bir çözümü savunduklarını söyledi.

Yılmaz, aynısını KKTC ve Kıbrıs adası için de söylediklerini söyleyerek, “Burada da iki devlet var. İki egemen, bağımsız devlet var ve bundan sonra konuşulacak herşey, bu iki devlet arasında konuşulmak ve üzerinde müzakere edilmek durumunda. Çözüm aranıyorsa çözüm budur. Realiteye bakıp hareket edilecekse realite budur. Yıllarca denenip sonuç alınmamış yöntemleri tekrar tekrar deneyip enerji kaybetmenin bir anlamı yoktur” dedi.

Kıbrıs Türk’ü istediği gibi birçok şey yapabilir ve başarabilir” ifadelerini kullanan Cevdet Yılmaz, “KKTC’nin en büyük camisi olan Dr. Suat Günsel Camii’nin her bir taşı, Kıbrıs Türk’ünün kendi ellerinden meydana geldi. Bu sebeple bu eser önemli bir yere sahip. Bunu başaran bir milleti hiç kimse yenemez. Bu millet hiçbir zaman tarih sahnesinden silinemez. Gelecek nesiller de bu eserleri görerek, tarihlerine bağlı bir şekilde geleceğe ilerleyeceklerdir” dedi.

Başbakan Ünal Üstel: “Kıbrıs Türkü asla kendi kimliğinden, inancından ve bayrağından vazgeçmedi”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, “İslam aleminin üç aylarının başlangıcı olan bu özel günde Regaib Kandili’nizi kutluyorum. Böylesine anlamlı bir günde KKTC’nin en büyük camisi olan Dr. Suat Günsel Camii’sinin; tüm İslam aleminde hayırlara vesile olmasını ve İslam aleminin birliğine katkı sağlamasını temenni ediyorum” dedi.

Başbakan Üstel, “Böylesine özel bir günde, bu eşsiz eseri bizlere kazandıran Yakın Doğu Ailesi’ne ve özellikle Dr. Suat Günsel’e yürekten teşekkür ediyorum. Yakın Doğu Ailesi, üniversitesi, sağlık alanındaki büyük adımları ve Günsel elektrikli araçları ile önemli projelere imza atıyor. Tüm bu başarıları için kendilerini bir kez daha kutluyor ve Dr. Suat Günsel Camii’nin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.

Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel konuşmasına, “Tarihe, Kıbrıs Türkünün bu topraklarda bıraktığı en özel izlerden biri olarak geçeceğine gönülden inandığım Dr. Suat Günsel Camii’nin açılış törenine hoşgeldiniz” sözleri ile başladı.

“62 kubbesi ve 6 minaresi ile Osmanlı mimarisinin modern bir yorumu olan bu abide eser; adada yüz yıllardır varlığını koruyan ve korumaya devam edecek Kıbrıs Türkünün, yetenekleri, ustalığı ve emeği ile tamamlandı” ifadelerini kullanan Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Anadolu’ya kopmaz bağlarla bağlı olan Kıbrıs Türk’ünün; ana vatanına adanmışlığının da bir simgesi olan bu caminin; ülkemize ve halkımıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum” dedi.

Prof. Dr. İrfan Suat Günsel sözlerine şöyle devam etti:

“Dr. Suat Günsel Camii, sadece bugün için inşa edilmedi! Taşıdığı manevi anlamla birlikte, aynı zamanda Kıbrıs Türkünün geleceğe bırakacağı bir anıt, bir simge olarak inşa edildi. İşte bu yüzden; mimari tasarımı, mühendisliği ve inşa sürecinin tamamı bu ülkenin imkanları ile tamamlandı. Vitrayları, avizeleri, alemleri, kubbe ve iç mekan süslemeleri, ahşap ve taş işçilikleri bütünüyle; Kıbrıs Türkü’nün yeteneği ve emeği ile tasarlandı, üretildi ve uygulandı” ifadelerini kullanan Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, sözlerini “Üstelik, pek çoğu Kıbrıs’ta ilk kez Dr. Suat Günsel Camii’nde tecrübe edildi ve insanımıza kendi yeteneklerini ispatlama olanağı sağladı. Dr. Suat Günsel Camii, bu ülkeye vitray sanatçıları, taş ve ahşap işleme ustalığı, alüminyum döküm yeteneği ve pek çok vasıf kazandırdı” dedi.

Açıklıkla ifade etmek isterim: Dr. Suat Günsel Camii’nden GÜNSEL’e kadar, Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde dünyaya gelen her eser; Ana vatanımız Türkiye’mizin aldığı mesafeye ayak uydurabilme ve ana vatanımıza yakışma çabamızın bir sonucudur. Bu çabamızın ülkemizi ve devletimizi geleceğe taşırken; ana vatanımıza da güç katacağına inancım sonsuzdur” diyen Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, konuşmasını “Adanmışlığı ve inancı ile Kıbrıs Türkü’ne bu eseri kazandıran Dr. Suat Günsel’e şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca, bütün mimari süreçleri üstlenen Prof. Dr. Türköz Kolozali’ye ve inşa sürecini yürüten Ömer Başaranlar ve ekine; iz bırakan bütün sanatçılarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

Camii, Türkiye’den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel başta olmak üzere geniş bir protokolün katılımı ile açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde halkın yoğun ilgi gösterdiği açılışa Azerbaycan, Tataristan, Kazakistan, İran, Somali ve Gambiya’dan da temsilciler yer aldı.

Kuzey Kıbrıs’a 6 minareli muhteşem camii

Dr. Suat Günsel Camii’nin öne çıkan özellikleri şöyle açıklandı:

Kubbe ve minareleri

62 kubbe ve 6 minaresi bulunan Dr. Suat Günsel Camisinde, ana kubbe 36,8 metre yüksekliğe ve 23,8 metre çapa sahip. Ana kubbe, daha küçük çaplarda 61 adet kubbe ile çevreleniyor. Cami kısmında 27 adet kubbe ile 9 adet yarı kubbe; revak bölümünde ise 26 adet kubbe bulunuyor.

Altı minaresi bulunan caminin dört minaresinin her biri 76,2 metre yüksekliğinde ve üç şerefeli. Her biri 56,45 metre yüksekliğinde olan diğer iki minare ise iki şerefeli.
Altın renkli paslanmaz çelik krom kaplamaya sahip olan kubbe ve minarelerde kullanılan malzemeler, yapılan anketle Kıbrıs Türk Halkı tarafından belirlendi.

Vitraylar

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi sanatçıları tarafından kendi atölyelerinde tasarlanarak hazırlanan vitraylar caminin 104 penceresini süslüyor.

Alemler

Camide, kubbe ve minare alemleri tamamen alüminyum döküm ve en büyüğü 7 metre uzunluğa sahip. Tüm dökümler yine Yakın Doğu Üniversitesi kampüsündeki atölyelerde yapıldı.

Avizeler

Camide, 47 adet avizeye bulunuyor. Ana kubbedeki en büyük avize yaklaşık 8 metre çapa sahip. Avizelerin tamamı, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi sanatçıları tarafından tasarlanarak kendi atölyelerinde üretildi.

Kubbe ve iç mekan süslemeleri

Caminin kubbe içi ve iç mekan süslemelerinin tamamı, yaklaşık bir yıllık el işçiliği ile Kıbrıs Modern Sanat Müzesi sanatçıları tarafından yağlı boya tekniği ile tamamlandı.

Ahşap ve taş işçiliği

Caminin, detaylı işlemeleri ile dikkat çeken kapı, minber ve diğer mobilyaları Yakın Doğu Oluşumu bünyesindeki İkas Mobilya tarafından tasarlanarak üretildi. Gerçekleştirilen anket sonucunda halk tarafından, caminin dış alanlarında, Kıbrıs’a özgü beyaz taş kullanılması kararlaştırıldı. Taş işçiliği de yine Kıbrıs Türkü zanaatkarlarca gerçekleştirildi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Fatih Tekke: "Benim de ilk derbi galibiyetim oldu" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Galatasaray karşısında alınan galibiyetin ardından yaptığı açıklamada, "Galip geldiğimiz için mutluyum. Benim de ilk derbi galibiyetim oldu. Taraftarımızı mutlu ettiğimiz için sevinçliyiz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor, sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, açıklamalarda bulundu. Tekke, karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada, özellikle ilk yarıdaki performanstan memnun olduğunu belirterek, "İlk yarı çok iyi bir oyun oynadık. Oyuncularımın maç boyunca gösterdiği inanç, istek, arzu ve oyuna bağlılık çok değerliydi. Savunmada da gerçekçi bir oyun sergiledik. Galatasaray’a az pozisyon verdiğimiz bir maç oldu. İlk yarıda farkı artırabilecek fırsatlar da yakaladık" ifadelerini kullandı. "Maç maç gitmeliyiz" Fatih Tekke, kaliteli bir kadroya karşı oynadıklarını belirterek, "Çok güçlü bir kadroya karşı oynadık. Giren çıkan tüm oyuncularıyla kaliteli bir takımı yendik. Oyuncularımı kutluyorum. Her kazanılan maçın anlamı 3 puan. Maç maç gitmek zorundayız" dedi Eksik oyunculara rağmen alınan galibiyetin önemine değinen Tekke, milli takım dönüşleri nedeniyle sınırlı süreyle çalıştıklarını belirterek, "Tam kadro sadece bir antrenman yapabildik. Buna rağmen oyuncularımız sahada büyük bir inanç ortaya koydu. Belki de lig boyunca ilk kez bu kadar net şekilde tüm oyuncuların iyi performans gösterdiği bir maç oldu" dedi. "Bu oyunu sürdürmeliyiz" Tekke, takımın hedeflerine ulaşabilmesi için bu oyun anlayışının sürmesi gerektiğini vurgulayarak, "Hayallerimize ulaşmak için çoğu maçta bu seviyeyi yakalamamız gerekiyor. Bu duyguyu sürekli yakalamak kolay değil ama çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Taraftar desteğine de değinen bordo-mavili teknik adam, "Taraftarımızın desteğiyle birlikte oyunun temposunu artırdık. İç sahadaki bu ambiyans bizim için çok önemli. Oyuncularım bugün bunu fazlasıyla hak etti" ifadelerini kullandı. "Çok güçlü bir karaktere sahibiz" Takım içindeki birlikteliğe dikkat çeken Tekke, "Sahada olduğu kadar saha dışında da güçlü bir karaktere sahibiz. Takımdaki tecrübeli oyuncuların katkısı çok büyük. Bu galibiyet tamamen oyuncularımın eseridir" dedi. Tekke, "Galatasaray’a karşı sert baskı yapmazsanız zorlanırsınız. Biz bunu iyi uyguladık. İkinci golde de çalıştığımız bir organizasyonun sonucunu aldık" diyerek sözlerini tamamladı.
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Kastamonu Binlerce yıllık tarihe yapay zekayla ışık tutulan filmin galasına yoğun ilgi Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi, düzenlenen galada izleyiciyle buluştu. 14 dakikalık film, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi, Kastamonu Taşköprü ilçesinin binlerce yıllık tarihini özetliyor. Roma döneminde Paflagonya’ya başkentlik yapmış "Pompeiopolis" adıyla yerleşimden, ilçenin simge eseri Yedi Kemerli Taşköprü’ye uzanan tarihi bir yolculuğu konu alan 14 dakikalık kısa film, birbirini takip eden yedi dönemi birleştiriyor. Geçmişin izlerini günümüzün dijital anlatım imkanlarıyla birleştiren film, izleyiciyi antik çağın sokaklarından Osmanlı mimarisinin zarif dokusuna uzanan görsel bir zaman tüneline davet ediyor. Arkeolojinin kayıp dehlizlerinde kalan bilgiler ve kentin mimari dokusu yapay zeka teknolojisiyle harmanlanarak etkileyici bir anlatı ortaya koyuyor. Taşköprü’nün kültürel mirasını daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlayan bu çalışma, yeni nesil görsel anlatım biçimlerine ilgi duyan izleyiciler kadar yörenin insanlarına da hitap ediyor. Geçmiş ile geleceği aynı potada eriten bu kısa film, bölgenin turizm potansiyeline de önemli katkı sunmayı hedefliyor. "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" isimli kısa film Taşköprü Belediyesi için Muazzam İşler Yapım şirketinin altı aylık yoğun bir çalışmayla ortaya çıkartıldı. İstanbul’da gerçekleştirilen premier galanın ardından Kastamonu’da da gala gerçekleştirildi. Filmi izleyen vatandaşlar dakikalarca alkışlarken, gösterimin ardından gerçekleştirilen söyleşide ise film ile ilgili bilgiler verildi. Ayrıca katılımcılar filmle ilgili fikilerini dile getirme fırsatı buldu. "İlerleyen süreçte çok daha özel projelerimiz olacak" Galanın ardından açıklamalarda bulunan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Filmin adı Yedi Kemerli Zaman Geçidi Taşköprü. Taşköprü’nün tarihi sürecini 14 dakikalık bir süre içerisinde ifade etmeye çalıştık. Gerek senarist, gerek yapımcının çok özel çalışmalarıyla ortaya çıkan bir film oldu. Bizim amacımız geçmiş dönemlerdeki değerlerimizin bugüne taşınması. Yeni jenerasyonun yani gençlerin özellikle dijital çağda, dijital ile yoğun ilgilerinde yapay zeka ile yapılan bu filmi çok geniş alanlara ulaştıracaklarını, izleyeceklerini ve Taşköprü’yü çok daha fazla bir tanıma imkanı doğuracağını düşünüyoruz. Filmin içeriği Taşköprü, Taşköprü’nün gelişimi ve bugüne kadarki süreç. Dolayısıyla son derece mutlu olduğumu ifade ederim. Galamızın ilkini İstanbul’da yaptık. İstanbul’daki galada oldukça ilgi görmüştü, o katılımcılara da bugün de başta Valim olmak üzere herkesin katılımını gerçekten çok kıymetli ve değerli buluyorum. Değerli sanatçılarımız var aramızda, onların katılımlarıyla da ayrıca bir anlam buldu. İnşallah başka programlarda buluşacağız. İlerleyen süreçte çok daha özel projelerimiz olacak. Süreç içerisinde açıklayacağız. Çok özel çalışmalarımız var, inşallah onları da paylaşacağız" dedi. "Bizi sevindiren bir çalışma" Filmle ilgili düşüncelerini ifade eden ünlü sanatçı Halil Ergün de, "Bir tarihi süreci, bir kültürel ve uygarlık tarihini başlardan başlayarak insan ve uygarlık ve değişik değişik kadrolar üstüne koyarak bugünkü kentimizi, Taşköprü’yü ve Kastamonu’yu dile getiren ve bir kültürün sahipliğini çeviren, bizi sevindiren bir çalışma. Onur duydum. Daha da gelişecek malzemeler var bu alanlarda, bunlar da inşallah gelişecek" şeklinde konuştu. Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay da galada yaptığı konuşmada, filmin binlerce yıllık mirası sinemaya yansıtması açısından çok kıymetli olduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. Pasta kesimiyle sona eren galaya Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu milletvekilleri Halil Uluay ve Fatma Serap Ekmekci, Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, ünlü sanatçılar Halil Ergün ve Aliye Uzunatağan, filmin yapımcısı Zeynep Kahreman, filmin senaristliğini yapan Kent Tarihi Müzesi Müdürü Arkeolog Dr. Murat Karasalihoğlu, siyasi parti ve STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.