ASAYİŞ - 23 Ocak 2014 Perşembe 10:58

Lastik kesen gence 14 yıl ceza

A
A
A
Lastik kesen gence 14 yıl ceza

Çanakkale’de, 2009 yılında 16 yaşındayken 21 aracın lastiğini bıçakla keserek patlatan gence toplamda 28 yıl hapis cezası verildi.

Olayın ardından 10 kişinin şikayetini geri alması üzerine ceza 11 yıl 44 aya düştü. Askerliğinin bitmesine 2 ay kala cezaevine gönderilen Işıldak’ın ailesi karara tepki gösterdi.

Çanakkale’nin Fevzipaşa Mahallesi'nde yaşayan Muhtar İsmail Işıldak (21), 2009 yılında bir gece park halindeki 21 otomobilin lastiğini bıçakla keserek patlattı. Olayın ardından, Işıldak hakkında 21 kez cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldı.

Çanakkale 2 Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2011 yılında görülen davada, sanık Muhtar İsmail Işıldak hakkında, zarar verdiği her araç için 2 yıl olmak üzere ceza verildi. Ardından mahkeme 3’te 1 oranında indirim yaparak cezayı araç başına 1 yıl 4 aya düşürdü. Mahkemede 7 mağdur, kaskodan zararlarını karşıladıkları gerekçesiyle şikayetlerini geri aldı. Bu 7 kişi hakkındaki karar düştü, diğer cezalar ise onandı. Işıldak ailesi, daha sonra kararı temyiz için Yargıtay’a gönderdi. Bu süreçte, zararları tazmin edilen 3 kişi daha şikayetini geri aldı. Yargıtay, kalan 11 kişi için sanık hakkında verilen 11 yıl 44 ay hapis cezasını onadı.

Olaydan 1 yıl sonra evlenen Muhtar İsmail Işıldak’ın bir de kız çocuğu dünyaya geldi. Geçen yıl askere giden Işıldak hakkındaki karar, tezkeresine 2 ay kala çıktı. Işıldak, vatani görevini yaptığı Sakarya’da terhisine 2 ay kala cezaevine gönderildi.

Işıldak’ın ailesi, mahkeme kararına tepki gösterdi. Ağabey Fevzipaşa Mahalle Muhtarı ve Çanakkale Truva Roman Dernekleri Federasyonu Başkanı Hacı Ramazan Işıldak, kararın ön yargılı olduğunu iddia etti. Işıldak, “Kardeşim 15 yaşındayken alkolün tesiri altında bu işi yapıyor. Kendisine 24 yıla yakın bir ceza verildi. Ben bu mahkeme kararını Yargıtay’a gönderdim. Kardeşim bu süreçte evlendi, 1 kız çocuğu var. Bu süreçte 2 kere umreye gittik. Ardından Sakarya’ya askere gönderdik. Tezkeresine 2 ay kala, daha önce işlediği bu suçtan dolayı, kardeşimi asker ocağından alıp Sakarya Cezaevi'ne gönderdiler. Suçu ‘mala zarar verme’ ama sanki adam öldürmüş gibi, terör suçlusu gibi kendisine verilen ceza 11 yıl 44 ay. Biz Roman vatandaşı olduğumuz için bize ön yargılı davrandılar. Çocuğu şu an 3 yaşında. Babası 15 yıl cezaevinde kalacak. Çıktıktan sonra çocuğunu 18 yaşındayken görecek. Bu nasıl bir adalet? Bunu kamuoyunun vicdanına bırakıyorum” dedi.

Roman Dernekleri Konfederasyonu Başkanı Ahmet Çokyaşar, bu durumun, toplumun geniş bir kesimini ilgilendirdiğini söyleyerek, “Türkiye’de Adalet Bakanlığı, Muhtar İsmail Işıldak gibi birçok arkadaşımızın sesine ses olmalıdır. Bu savcıların, hakimlerin yapabileceği bir şey değil. Adalet Bakanlığı, nasıl ki bazı arkadaşların cezaevinden çıkması ile ilgili yeniden kanunlar hazırlanıyorsa bu tür mağduriyetleri olanlar için de kanun hazırlanmalı. Biz buradan sayın Adalet Bakanımıza sesleniyoruz. Bu küçük çocuk, 18 yaşında kadar babasını görmeyecek. Ki babası, terörist olmamış, adam vurmamış, hırsızlık, gasp yapmamış. Bir insana verilen bu cezanın, vicdanlara sığmadığını görüyoruz. Vicdanımıza sığmayan bir şeyi hayatımıza nasıl sığdıracağız? Biz Türkiye’de binlerce bu tür mağduriyeti olan arkadaşımızın sesine ses olmak istiyoruz. Sayın Başbakanımız, ‘kader mahkumları’ demedi mi? Bu çocuk kader mahkumudur. Biz de Sayın Bekir Bozdağ’a sesleniyoruz. Bir kanun düzenlenmeli ve bu çocuğumuzun yeniden yargılanması sağlanmalıdır” diye konuştu.

Muhtar İsmail Işıldak’ın 5 yıllık eşi Gülüm Işıldak (19), kucağında 3 yaşındaki kızı Nümesa ile karara tepki gösterdi. Küçük kız, babasının fotoğrafını bir an olsun elinden bırakmadı.

GÜRKAN DÜZENLİ
ÇANAKKALE

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.