GÜNDEM - 22 Ocak 2015 Perşembe 15:00

LPG tankı değil, benzin deposu patlamış

A
A
A
LPG tankı değil, benzin deposu patlamış

Makina Mühendisleri Odası (MMO) Samsun Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Gürkan, 17 Ocak tarihinde Terme ilçesinde meydana gelen ve 7 kişinin yanarak öldüğü kazada araçtaki LPG tankının değil, benzin deposunun patladığını söyledi.

17 Ocak 2015 tarihinde Samsun’un Terme ilçesindeki Sakarlı mevkisinde gece saat 00.30’da meydana gelen ve 7 kişinin yanarak can verdiği trafik kazasındaki yangının otomobildeki LPG tankının patlaması sonucu değil, benzin deposunun ve benzinin tutuşması sonucu meydana geldiğini belirten MMO Samsun Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Gürkan, kaza sonrası uzman makine mühendislerinin aracı incelediklerini söyledi.

Kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğini ifade eden Gürkan, “17 Ocak 2015 tarihinde Terme ilçemiz Sakarlı mevkisinde meydana gelen trafik kazası sonrası minibüsün yanması ve vatandaşlarımızın yanmasıyla sonuçlanan trafik kazasıyla ilgili uzman makine mühendislerinden oluşan ekibimiz yerinde incelemelerde bulundu. Bu incelemeler sonucunda kamuoyunun da bilinenin aksine söz konusu trafik kazası sonucu meydana gelen yangının LPG yakıt tankının patlamasından kaynaklanmadığı, aracın benzin deposunun ve benzinin tutuşmasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Uzmanlarımızın yaptığı incelemede kaza sonrası LPG tankından aracın LPG yakma sistemine yakıtın transferini sağlayan bakır boruların kesildiğini ve bundan dolayı tankın üzerindeki emniyet sisteminin devreye girerek yakıt akışını kestiğini ve tankta da LPG yakıtı bulunduğunu tespit etmişlerdir” dedi.

Yasal mevzuata ve yönetmeliklere uygun LPG yakıt dönüşümü yapılmış araçların en az benzinli ve motorin araçlar kadar güvenli olduğunun altını çizen Güven, “Ülkemizde şuan trafikte bulunan araçlarımızın yüzde 42’si LPG yakıt dönüşümü yapılmış araçlardır. LPG, gerek maliyetinin uygun olması, gerekse çevreci özelliği nedeniyle ülkemizde hem çevre kirliliğine hem de cari açığa pozitif katkı sağlayan bir yakıttır. Ancak buradan ilgilileri ve yetkilileri uyarmak istiyoruz. LPG yakıt dönüşümü yapılmış araçların trafik muayeneleri esnasında sızdırmazlık raporlarını hafif kusurlu sayarak muayenelerini tamamlamalarını, biran önce bitirmelerini ve muayenede mutlaka LPG sızdırmazlık kontrolünü aramalarını istiyoruz” diye konuştu. 

GÖKHAN İÇKİLLİ
SAMSUN

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Tunceli’de polis dakikalarla yarıştı, yüz binlerce lira kurtarıldı Tunceli’de "Sazan Sarmalı" yöntemiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık girişimi, polis ekiplerinin zamanla yarışan müdahalesiyle son anda önlendi. Mağdurun gönderdiği 940 bin TL’nin 895 bin TL’si kurtarıldı. Tunceli’de sosyal medya üzerinden araç almak isteyen bir vatandaş, "Sazan Sarmalı" olarak bilinen dolandırıcılık yöntemiyle kurulan planın hedefi oldu. Piyasa değerinin altında verilen ilanla iletişime geçen mağdur, dolandırıcıların yönlendirmesiyle alıcı ve gerçek satıcının birbirinden habersiz şekilde ilerleyen bir sürecin içine girdi. Bursa’da yürütülen noter işlemleri sırasında taraflar aynı araç üzerinde işlem yaptığını düşünürken, dolandırıcı parayı yaklaşık 5 farklı hesaba aktardı. 940 bin TL’nin gönderilmesinin ardından durumun fark edilmesiyle birlikte mağdur vakit kaybetmeden emniyete başvurdu. Tunceli Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri anında harekete geçerek bankalarla eş zamanlı iletişim kurdu, paranın dağıtıldığı hesapları tek tek tespit etti ve hızlı müdahaleyle 895 bin TL’yi bloke altına alarak kurtardı. Kalan 45 bin TL’nin ise ATM’den çekildiği tespit edildi. "Telefonu kontrol ettiğimde mesajların silinmiş olduğunu gördüm" Parayı gönderdikten kısa süre sonra dolandırıldığını anlayıp Tunceli Emniyet Müdürlüğüne başvuran mağdur Muhasebeci M. S., "Uzun süredir bir araç almak için uğraşıyorum. Facebook’ta bir ilanda aradığım aracın muadillerine göre daha uygun fiyatlı olanını buldum. Hemen ilandaki numarayla irtibata geçtim. Satıcı ev alacağı için bu kadar uygun fiyata alacağını söyledi. Konuştuğumuzun ertesi günü işlemleri halletmemiz gerektiğini, ev aldığı için paraya acil ihtiyacı olduğunu söyledi. Ben de Bursa’da arkadaşım olduğunu, kendisiyle irtibata geçip işlemleri hızlandırabileceğimi söyledim. Bu şekilde anlaştık. Ertesi gün arkadaşımla araç sahibi buluştular. Beraber ekspere gittiler, eksper raporunda araçta herhangi bir problem çıkmadığını görünce notere doğru geçtiler. Onlar noterdeyken biz hala dolandırıcıyla irtibat halindeydik. Bana sürekli ‘parayı gönderebilirsin, arkadaşlar notere geçti herhangi bir problem çıkmaz’ demesine rağmen ben ısrarla parayı göndermedim. Noterdeki işlemler sürerken arkadaşım aradı, sadece bir imza işinin kaldığını söyledi. Ben de dolandırıcıyla tekrar irtibata geçtim ‘parayı atayım’ dedim. Bana bir hesap numarası gönderdi. Gönderdiği hesap numarasına belli bir miktar gönderdim. Bankadan kaynaklı olarak paranın hesaba geçmesinin uzun süreceğini söyledi. Biz burada beklerken arkadaşım da noterdeydi. 2 dakika sonra telefonu kontrol ettiğimde mesajların silinmiş olduğunu gördüm. Aradım, telefonu da kapalıydı. Dolandırıldığımı anlayıp Tunceli Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Şubesine geldim. Sağ olsun buradaki memur arkadaşlar bayağı ilgilendiler. Hızlı bir şekilde paranın gönderildiği banka hesabını kontrol ettik. Hesaptaki paranın başka hesaplara dağıtıldığını gördük. Sağ olsun memur arkadaşın dikkati sayesinde diğer bankalarla irtibata geçip paranın geçtiği hesaplara bloke koydurduk. Gönderdiğim paranın büyük bir kısmını memur arkadaşlar sayesinde geri aldık. Kendilerine teşekkür ederim" dedi. "Kimseye güven olmuyor" Mağdur M. S., "Hızlı reaksiyon gösterilmesi süreç açısından çok önemli oldu. Biraz daha gecikme olsaydı paranın tamamını kaybetmiş olabilirdik. Dolandırıcılık Şubedeki memur arkadaşların hızlıca müdahale etmesi benim için gayet iyi oldu çünkü paranın yüzde 90’dan fazlasını geri aldım. Emniyet Müdürlüğü’ndeki polis memuru arkadaşlara ilgi ve alakalarından dolayı teşekkür ederim. Umarım bu konuda başka insanların canı yanmaz. Vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum. Kim oldursa olsun, güvenli ödeme noktalarını kullanmalarını tavsiye ediyorum. Kimseye güven olmuyor şu durumda" diye konuştu. Tunceli Emniyet Müdürlüğü tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Vatandaşlarımızın ’Sazan Sarmalı’ yöntemi ile dolandırılmaması için sosyal medya üzerinden araç alırken ruhsat sahibi ile ödeme yapılacak hesap sahibinin aynı kişi olduğundan emin olması gerekmektedir. Asayiş Şube Müdürlüğü, Dolandırıcılık Büro Amirliği konuyla ilgili kimliği tespit edilen şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı soruşturması sürdürüyor. Tunceli Emniyet Müdürlüğü olarak ilimiz genelinde suçun önlenmesi ve faillerinin yakalanmasına yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürdürülecektir" ifadelerine yer verildi. (FD-CK-
İstanbul Sarıyer’de fırtınada devrilen ağaçlar mezarlara zarar verdi, vatandaşlar mağdur oldu Sarıyer’de geçtiğimiz günlerde İstanbul genelinde etkili olan fırtına sebebiyle bakımsız ağaçlar Merkez Mahallesi’nde bulunan mezarlıktaki mezarlara zarar verdi. Vatandaşlar daha önce bu konuyu İBB’ye bildirdiklerini fakat hala bir çalışma yapılmadığını belirtti. İstanbul genelinde geçtiğimiz günlerde etkili olan fırtına sonucunda Sarıyer Merkez Mahallesi’nde bulunan tarihi mezarlıkta ağaçlar devrildi. Devrilen ağaçlar mezarlara zarar verirken, Ramazan Bayramı’nda yakınlarının mezarlarına ziyarete gelen vatandaşlar kaybettikleri yakınlarının mezarlarının zarar gördüğünü iddia etti. Yakınlarının mezarlarının kırık dökük olduğunu gören vatandaşlar, yetkililere bilgi verdi. Ancak hala bir çözüm üretilmedi. Vatandaşlar çözüm için verdikleri dilekçelere de henüz bir dönüş yapılmadığını belirtti. "Ne gelen var ne giden" Babasının mezarının zarar gördüğünü belirten Tevfik Gelgeç, "Geçenlerde olan büyük fırtınada devrilen bir ağaç mezarlarımıza çok ziyan verdi. Mezarlıklar bizim maneviyatımız. Muhtarımız vesilesiyle dilekçe vermemize rağmen ne gelen var ne giden. Belediyeden bir an evvel buraya el atmasını rica ediyoruz. Biz Türk halkı olarak maneviyatımıza, mezarlıklarımıza değer veriyoruz. Her zaman gelmek istiyoruz. Bayramda geldiğimizde bayramımız zehir oldu. Başka kimsenin zehir olmasın. Tabii ki bu gelen fırtına Cenab-ı Allah’tan geldi. Belediyemizin el atması lazım. İlgilerini bekliyorum" dedi. "Defalarca dilekçe yazdık ama cevap alamadık" Sarıyer Merkez Mahallesi Muhtarı Kubilay Yıldırım ise Sarıyer’de köklü ailelerin mezarlıkları burada. Burayı defalarca İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ve İBB Mezarlık İşleri Müdürlüğü’ne yazdık. Burada tarihi ağaçlar bakımsızlıktan normalde bile yıkılmakta ama fırtına ya da büyük yağmurlarda mezarlıkların üstüne yıkılıyor. Bunların kesilmesini talep ettik ama hiçbir şekilde kesilmedi. Yıkılan ağaçlar alınıyor ama eski kalıntılar toplanmıyor. Burada neredeyse bütün mezarlarımız bu şekilde. Dışarıdan mezarlar gözükmüyor sadece dua edenler görüyor ama dışarıda da duvarlarımız kırık halde. Burada büyük bir sıkıntı var biz Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nden destek istedik. Bizden Mezarlık İşleri Müdürlüğü’ne gitmemizi istediler. Kendilerine yazdık ama hiç ilgilenen olmadı. Ne mezarlıklara müdahale edildi ne duvarlara ne de mezarlığın dışındaki demirlere müdahale edildi. Yetkililere defalarca dilekçe yazdık içeride 6 tane dilekçemiz var ama hiç birine cevap alamadık" diye konuştu.
Adana Adana’da şiddetli yağış şantiyeleri vururken, Bakız İnşaat’ın altyapısının farkı tekrardan dikkat çekti Adana’da Şubat ayındaki sel felaketinin ardından yeniden etkili olan şiddetli yağış, kent genelinde birçok şantiye ve inşaat alanını olumsuz etkilerken güçlü drenaj sistemleri ve modern altyapı planlaması sayesinde Bakız İnşaat’ın projesinde su birikintisi dahi oluşmadı. Meteoroloji’nin uyarılarının ardından kentte başlayan ve aralıksız devam eden şiddetli yağışın ardından özellikle yeni yapılaşmanın yoğun olduğu Karahan Şambayadı ve Kabasakal bölgelerinde su tahliye sistemlerinin yetersiz kalması nedeniyle şantiye alanlarını ve siteleri su bastı. Birçok noktada araçlar ve malzemeler su altında kalırken, ekipler suyu tahliye etmek için yoğun çaba harcadı. Merkez Çukurova ilçesindeki özellikle yapımı devam eden birçok inşaat alanı ve bitmiş olan sitelerin zemin katlar ve otoparklarını su bastı. Kentte yaşanan bu olumsuz tablo karşısında, merkez Çukurova ilçesi Kabasakal Mahallesi’ndeki Turgay Canver ve Begüm Canver’in sahibi olduğu Bakız İnşaat’ın şantiyesinde ise durumun tamamen farklı olduğu gözlendi. Firma, projelerinde temelden itibaren büyük önem verdiği güçlü drenaj sistemleri ve modern altyapı planlaması sayesinde şiddetli yağıştan hiçbir şekilde etkilenmedi. Şantiyede, su birikintisi dahi oluşmadığı görülürken firma yetkilileri, mühendislik standartlarından ve altyapı kalitesinden taviz vermeden projelerine devam edeceğini belirtti. Öte yandan, firmanın Şubat ayındaki sel felaketi sonrası da şantiyelerinde herhangi bir olumsuzluk olmadığı gözlenmişti.