ASAYİŞ - 04 Nisan 2026 Cumartesi 09:47

Tunceli’de polis dakikalarla yarıştı, yüz binlerce lira kurtarıldı

A
A
A
Tunceli’de polis dakikalarla yarıştı, yüz binlerce lira kurtarıldı

Tunceli’de "Sazan Sarmalı" yöntemiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık girişimi, polis ekiplerinin zamanla yarışan müdahalesiyle son anda önlendi. Mağdurun gönderdiği 940 bin TL’nin 895 bin TL’si kurtarıldı.


Tunceli’de sosyal medya üzerinden araç almak isteyen bir vatandaş, "Sazan Sarmalı" olarak bilinen dolandırıcılık yöntemiyle kurulan planın hedefi oldu. Piyasa değerinin altında verilen ilanla iletişime geçen mağdur, dolandırıcıların yönlendirmesiyle alıcı ve gerçek satıcının birbirinden habersiz şekilde ilerleyen bir sürecin içine girdi. Bursa’da yürütülen noter işlemleri sırasında taraflar aynı araç üzerinde işlem yaptığını düşünürken, dolandırıcı parayı yaklaşık 5 farklı hesaba aktardı. 940 bin TL’nin gönderilmesinin ardından durumun fark edilmesiyle birlikte mağdur vakit kaybetmeden emniyete başvurdu. Tunceli Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri anında harekete geçerek bankalarla eş zamanlı iletişim kurdu, paranın dağıtıldığı hesapları tek tek tespit etti ve hızlı müdahaleyle 895 bin TL’yi bloke altına alarak kurtardı. Kalan 45 bin TL’nin ise ATM’den çekildiği tespit edildi.


"Telefonu kontrol ettiğimde mesajların silinmiş olduğunu gördüm"


Parayı gönderdikten kısa süre sonra dolandırıldığını anlayıp Tunceli Emniyet Müdürlüğüne başvuran mağdur Muhasebeci M. S., "Uzun süredir bir araç almak için uğraşıyorum. Facebook’ta bir ilanda aradığım aracın muadillerine göre daha uygun fiyatlı olanını buldum. Hemen ilandaki numarayla irtibata geçtim. Satıcı ev alacağı için bu kadar uygun fiyata alacağını söyledi. Konuştuğumuzun ertesi günü işlemleri halletmemiz gerektiğini, ev aldığı için paraya acil ihtiyacı olduğunu söyledi. Ben de Bursa’da arkadaşım olduğunu, kendisiyle irtibata geçip işlemleri hızlandırabileceğimi söyledim. Bu şekilde anlaştık. Ertesi gün arkadaşımla araç sahibi buluştular. Beraber ekspere gittiler, eksper raporunda araçta herhangi bir problem çıkmadığını görünce notere doğru geçtiler. Onlar noterdeyken biz hala dolandırıcıyla irtibat halindeydik. Bana sürekli ‘parayı gönderebilirsin, arkadaşlar notere geçti herhangi bir problem çıkmaz’ demesine rağmen ben ısrarla parayı göndermedim. Noterdeki işlemler sürerken arkadaşım aradı, sadece bir imza işinin kaldığını söyledi. Ben de dolandırıcıyla tekrar irtibata geçtim ‘parayı atayım’ dedim. Bana bir hesap numarası gönderdi. Gönderdiği hesap numarasına belli bir miktar gönderdim. Bankadan kaynaklı olarak paranın hesaba geçmesinin uzun süreceğini söyledi. Biz burada beklerken arkadaşım da noterdeydi. 2 dakika sonra telefonu kontrol ettiğimde mesajların silinmiş olduğunu gördüm. Aradım, telefonu da kapalıydı. Dolandırıldığımı anlayıp Tunceli Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Şubesine geldim. Sağ olsun buradaki memur arkadaşlar bayağı ilgilendiler. Hızlı bir şekilde paranın gönderildiği banka hesabını kontrol ettik. Hesaptaki paranın başka hesaplara dağıtıldığını gördük. Sağ olsun memur arkadaşın dikkati sayesinde diğer bankalarla irtibata geçip paranın geçtiği hesaplara bloke koydurduk. Gönderdiğim paranın büyük bir kısmını memur arkadaşlar sayesinde geri aldık. Kendilerine teşekkür ederim" dedi.


"Kimseye güven olmuyor"


Mağdur M. S., "Hızlı reaksiyon gösterilmesi süreç açısından çok önemli oldu. Biraz daha gecikme olsaydı paranın tamamını kaybetmiş olabilirdik. Dolandırıcılık Şubedeki memur arkadaşların hızlıca müdahale etmesi benim için gayet iyi oldu çünkü paranın yüzde 90’dan fazlasını geri aldım. Emniyet Müdürlüğü’ndeki polis memuru arkadaşlara ilgi ve alakalarından dolayı teşekkür ederim. Umarım bu konuda başka insanların canı yanmaz. Vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum. Kim oldursa olsun, güvenli ödeme noktalarını kullanmalarını tavsiye ediyorum. Kimseye güven olmuyor şu durumda" diye konuştu.


Tunceli Emniyet Müdürlüğü tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Vatandaşlarımızın ’Sazan Sarmalı’ yöntemi ile dolandırılmaması için sosyal medya üzerinden araç alırken ruhsat sahibi ile ödeme yapılacak hesap sahibinin aynı kişi olduğundan emin olması gerekmektedir. Asayiş Şube Müdürlüğü, Dolandırıcılık Büro Amirliği konuyla ilgili kimliği tespit edilen şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı soruşturması sürdürüyor. Tunceli Emniyet Müdürlüğü olarak ilimiz genelinde suçun önlenmesi ve faillerinin yakalanmasına yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürdürülecektir" ifadelerine yer verildi.


(FD-CK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Polis memuru Furkan Kaya cinayetine ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı Ankara’nın Etimesgut ilçesinde 29 Haziran 2025 tarihinde arabuluculuk için gittiği parkta bıçaklanıp, beylik tabancasıyla vurularak öldürülen 22 yaşındaki polis memuru Furkan Kaya cinayetine ilişkin 13 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Dava dosyasına olay anına ilişkin yeni görüntüler eklendi. Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Hakan Çiçekdağlı, suça sürüklenen çocuk M.K.A., Alperen Hambardüzü, Doğukan Özgül, Eray Can Yıldırım, Mirhan Kirlioğlu ve Enes Kılıçaslan ile taraf avukatları katıldı. Dava basına ve izleyiciye kapalı olarak görüldü. Tutuklu sanık Kirlioğlu’nun avukatı Baran Tansu, tanık dinletme talepleri olduğunu ifade etti. "Furkan Kaya kanlar içinde yatıyordu" Mahkeme heyetince dinlenen tanık E.A., "Biz olay yerine planlı şekilde gitmedik, biz eve gidecekken, yoldan dönüp gittik. Olay yerine gitmemiz 15-20 dakika sürdü. Konuma gittik, kimse yoktu. Efe’leri arıyorduk. O an 2 el silah sesi duyduk, ondan sonra bir daha patladı. Silah sesine doğru gittik. Gidince Furkan Kaya kanlar içinde yatıyordu. Olay yerinde karşı grubu sadece uzaktan araca binerken gördüm, uzaktan gördüğüm için yüzlerini seçemedim" dedi. Dinlenen diğer tanık S.Y., "Olay yeri çok kalabalıktı. Bundan dolayı gitmedik. Oradan ayrılırken bağrışma sesleri geldi, sonra 2-3 el silah ateş edildi. Polisi aradım, sonrasında yanımıza Alperen gelerek, ‘8-9 kere bıçakladım’ dedi. Biz de Alperen’e ‘Neden böyle bir şey yaptın’ dedik. Bize cevap vermedi. Sonrasında hastaneye geçtik ve orada tutuklandı zaten kendisi" diye konuştu. Mahkeme başkanının söz vermesi üzerine konuşan sanık Alperen Hambardüzü, "Ben hiçbir yere kavga etmek için gitmedim. Ben mağdurum. Bu olayda yer aldığım için çok pişmanım" diyerek tahliyesini talep etti. "Tek eylemim silahı alıp havaya ateş etmekti" Sanık Doğukan Özgül ise, "Maktule karşı yaralama eylemim olmamıştır. Uzun boylu birisine yumruk attım. Tek eylemim silahı alıp havaya ateş etmekti, pişmanım" beyanında bulundu. Sanık Kirlioğlu ise kendisinin bir eylemi olmadığını ve maktulle bir husumeti bulunmadığını dile getirerek, "Ben olayda darbedildim, herhangi bir suçum yoktur" dedi. Diğer sanıklar da mahkeme heyetinden tahliyelerini talep etti. Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmederek, duruşmayı 10 Haziran’a erteledi. Duruşma sonrası açıklama yapan avukat Baran Tansu, "Ankara Batı Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Furkan Kaya kardeşimizin cinayet dosyasında sanık Mirhan Kirlioğlu müdafiyim. Öncelikle aileye, sevenlerine başsağlığı diliyorum. Çok üzücü bir olay. Hepimizi derinden yaralayan bir olay. 1 Nisan’da mahkememizin ikinci celsesi görüldü. Burada bizim dosyaya kazandırdığımız görüntüler ilk kez incelendi. Mahkeme de ilk defa gördü bu görüntüleri. Bu görüntüler aslında cinayet bir olaydı ama mahkemeye kazandırılmamıştı. Aslında cinayet anına ilişkin iki önemli videoydu. Bu videolar da bilirkişi incelemesine gitti. Bilirkişi incelemesinden sonra olayın aslında nasıl olduğu, nasıl geliştiği, nasıl sonuçlandığı daha net ortaya çıkacaktır" dedi. "Failin kim olduğu belli değil ama kimlerin olmadığı çok net belli" Olaya ilişkin üzüntüsünü dile getiren avukat Tansu, "Aslında kazandırdığımız videolarda da olayın nasıl gerçekleştiği, nasıl meydana geldiği, failin kim olduğu belli değil ama kimlerin olmadığı çok net belli. Bilirkişi raporunda da bu daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Müvekkilimizin de aslında olayda üzerine atılı isnat edilen suçların hiçbirini işlemediği, bir iftiranın kurbanı olduğu da meydana çıkacaktır bununla birlikte. Üzücü bir olay. Hepimiz çok üzgünüz ama gerçeklerin ortaya çıkması için de hepimiz mücadelemize devam edeceğiz" dedi.