DÜNYA - 05 Ocak 2026 Pazartesi 18:31 | Son Güncelleme : 05 Ocak 2026 Pazartesi 18:33

Macaristan’dan ABD’nin Venezuela’ya müdahalesine destek

A
A
A
Macaristan’dan ABD’nin Venezuela’ya müdahalesine destek

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu devirme kararına destek vererek, "Venezuela’nın kontrol altına alınmasının bir sonucu olarak, Macaristan için daha elverişli olan bir küresel enerji ortamının ortaya çıkma ihtimalini güçlü görüyorum ve bu iyi bir haber" ifadelerini kullandı.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, başkent Budapeşte’de gerçekleştirdiği yıllık basın toplantısında Macaristan hükümetinin 2026 yılı politikalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Uluslararası medya için düzenlenen yıllık basın toplantısında, ABD’nin Venezuela’ya gerçekleştirdiği saldırıyı da değerlendiren Orban, "Burada Macaristan açısından önemli gördüğüm husus, Venezuela ile birlikte ABD’nin dünya petrol rezervlerinin yüzde 40 ila 50’sini kontrol edebilir hale gelecek olmasıdır" dedi.

Orban, "Bu, dünya enerji fiyatlarını kayda değer bir şekilde etkileyebilecek bir güçtür. Venezuela’nın kontrol altına alınmasının bir sonucu olarak, Macaristan için daha elverişli olan bir küresel enerji ortamının ortaya çıkma ihtimalini güçlü görüyorum ve bu iyi bir haber" ifadelerini kullandı.

"2026’da yeni bir çağda yaşıyoruz"

2025’in çok yoğun geçtiğini ve uluslararası siyasette bir dönemin sona erdiğini ifade eden Orban, "Başkan Trump’ın göreve gelişi, önceki döneme nokta koydu. Şimdi, 2026’da yeni bir çağda yaşıyoruz" dedi.
2025’i kuralları olan liberal bir küresel düzen olarak tanımlayan Orban, "2025’te artık geçerliliği kalmayan eski kurallar vardı. 2026’da yeni kurallara göre işleyen ve içinde yaşamak zorunda olduğumuz yeni bir dünya var" diye konuştu.

"Enerji tedariki açısından egemen olmayan ülkeler geri kalacak"

Yapay zeka ile enerji talebinin katlanarak arttığını ve bu nedenle ucuz enerji kaynakları sağlayabilecek ülkelerin bu çağın kazananı olacağını söyleyen Orban, "Bunu yapamayan, enerji tedariki açısından egemen olmayan, bu hizmetleri sunamayan ülkeler geride kalacak. Bu yüzden Macaristan için görev, güçlü bir tedarik zincirine sahip olmak, güvenli bir altyapı kurmak, emniyetli bir altyapıya sahip olmak ve büyük, önemli enerji şirketlerine sahip olmaktır" dedi.

"Paramızı Ukrayna'ya vermeyeceğiz"

Macaristan’ın kalkınmak için paraya ihtiyacı olduğunu ve parayı başka yerlere dağıtması halinde bunu yapamayacağını ifade eden Orban, "Bu yüzden, paramızı Ukrayna’ya vermeyeceğiz. Ukrayna’ya para verilmesi için alınacak krediler ya da herhangi başka bir finansal anlaşma kapsamında da vermeyeceğiz. Elimizde bulunan tüm kaynakları, Macaristan için seferber edeceğiz. Paramızı Macar aileleri için harcayacağız" ifadelerini kullandı. Orban, "Buna kredi diyorlar ama biz bunun bir tuzak olduğunu düşünüyoruz. Herkes, Ukraynalıların bunu asla geri ödemeyeceğini biliyor" dedi.

"Avrupa Konseyi, askeri konseye dönüştü"

Önümüzdeki dönemde güvenliğin kilit kelime olacağını da ifade eden Orban, "Bildiğiniz üzere, Avrupa Konseyi toplantılarına katılıyorum. Orada muazzam bir değişim yaşandı. Bunlar artık askeri konseyler haline geldi. Savaş hakkında karar veriyorlar. Zafere nasıl ulaşırız, savaşı nasıl kazanırız konuları konuşuluyor. Bu böyle sürüp gidebilir. Her şey değişti" dedi.
Avrupa Birliği içinde savaş karşıtı ülkelerin Brüksel’den tamamen farklı bir strateji önerdiklerini ve geçtiğimiz AB Liderler Zirvesi’nde sayıları üç olan bu ülkelerin giderek çoğalacağını söyleyen Orban, "Avrupa genelinde savaş yanlısı elitlere karşı toplumsal hareketlerde hızlı bir büyüme var" şeklinde konuştu.
Orban, "Ukraynalılar, dün ya da önceki gün, önümüzdeki yıllar için askeri harcamalar hariç 800 milyar euro istediklerini açıkladılar. Oysa Avrupa ekonomisi aşağıya doğru gidiyor. Bunu kim öderse, kendi halkını iflasa sürükler. İnsanlar buna asla razı olmaz. Er ya da geç, buna karşı bir toplumsal hareket doğar. Bunun işaretlerini şimdiden görüyorum" ifadelerine yer verdi.

"Brüksel, savaşa ilerlemeye karar verdi"

Avrupa’da savaşa dair bir karar olduğunu ifade eden Orban, "Brüksel’de fiilen savaş kabinesi toplantıları yapıyoruz. Savaşa gidecekler. ‘Savaşı kaybetmek istemiyoruz’ diyorlar. Paralarını geri almak istiyorlar. Bunu yapmanın tek yolu ise Ukrayna’nın Rusya’ya karşı kazanması. Bu da onların bu işe katılması gerektiği anlamına geliyor. Ve katılımın kapsamı sürekli artıyor" dedi.

"Macaristan’da 2026 seçimi, savaştan önceki son seçim olacak"

Macaristan’da nisan ayında yapılması planlanan parlamento seçimlerine gönderme yapan Orban, "Brüksel’de ülkeleri savaş yoluna sokan bir güç merkezi var. 2026, Macaristan’da savaştan önceki son seçim olacak. 2026’da seçeceğimiz hükümet, savaş mı barış mı olacağına karar verecek" dedi.

"Savaşı önlemenin tek yolu, Rusya-ABD anlaşması"

Orban, "ABD ile Rusya’nın anlaştığını görmezsek, savaş baskısı artacak. Bizim üzerinde çalıştığımız şey de bu. Çünkü savaşı önlemenin tek yolu, Rusya-Ukrayna anlaşması değil, Rusya-Amerika anlaşmasıdır. Bu olursa, savaş riski radikal bir şekilde azalır" dedi.

"AB’den ayrılmak mantıklı bir karar olmaz"

Basın toplantısında Macaristan’ın İngiltere gibi AB’den ayrılmayı düşünüp düşünmediği yönündeki bir soruya ise Orban, "Bunun mantıklı bir karar olacağını sanmıyorum. Eğer İngiltere kadar büyük bir ülke olsaydık, nükleer silahlarımız olsaydı, Avrupa kadar bir GSYH’ye sahip olsaydı, 60 milyon kadar bir nüfusumuz olsaydı. O zaman belki deneyebilirdik. Ama bizde bunlar yok" cevabını verdi.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kilis Kilis’te yetim ve öksüz çocuklar için iftar programı Kilis’te Dünya Yetimler Günü kapsamında düzenlenen iftar programında Vali Ömer Kalaylı, yetim ve öksüz çocuklarla bir araya gelerek toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti. Kilis’te Dünya Yetimler Günü dolayısıyla düzenlenen iftar programında yetim ve öksüz çocuklar protokol üyeleriyle bir araya geldi. Bir düğün salonunda gerçekleştirilen programa Kilis Valisi Ömer Kalaylı da katıldı. Programda konuşan Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Dünya Yetimler Günü’nün çocukların yalnız olmadığını hissettirmek açısından önemli bir vesile olduğunu belirtti. Kalaylı, yetim ve öksüz çocuklara sahip çıkmanın hem kültürel hem de dini bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Kalaylı konuşmasında, "Bugün idrak ettiğimiz Dünya Yetimler Günü; yavrularımızın yalnız olmadığını hissettirmek, onların hayatlarına sevgi ve umutla dokunmak ve toplumsal dayanışma duygularımızı güçlendirmek açısından son derece anlamlı bir vesiledir." İfadelerini kullandı Toplumun temelinde yetimi koruma ve gözetme anlayışının bulunduğunu belirten Kalaylı, devletin bu konuda önemli çalışmalar yürüttüğünü dile getirdi. Yetim ve öksüz çocukların korunması ve güvenli bir ortamda yetişmesi için çeşitli çocuk kurumlarının açıldığını belirten Kalaylı, çocukların devletin himayesinde büyütüldüğünü söyledi. Çocukların sevgi ve şefkat ortamında büyümesinin önemine değinen Kalaylı, imkanı olan ailelerin koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti. İftar programına Kilis Valisi Ömer Kalaylı’nın yanı sıra Cumhuriyet Başsavcısı Emre Kaya, Kilis Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Çağlar Yaşar ve diğer protokol üyeleri katıldı. Öte yandan program sonunda semazen gösterisi de gerçekleştirildi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı. Posta gönderileriyle birlikte değerlendirildiğinde ise günlük yaklaşık 2,5 milyon gönderinin vatandaşlarımıza ulaştırılıyor" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü (PTT) çalışanlarıyla iftarda bir araya geldi. İftardan sonra açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, 1840’ta ’Postahane-i Amire’ olarak temelleri atılan PTT’nin, bugün 186 yıllık köklü tarihiyle milletin en güvendiği kurumlardan biri olarak dimdik ayakta durduğunu dile getirdi. "Hiçbir bankanın olmadığı 785 noktada ve hiçbir kargo şirketinin ulaşmadığı 337 ilçede hizmet sunuyoruz" PTT tarafından dünyanın 220’den fazla noktasına uluslararası posta ve kargo gönderimi yapıldığını ifade eden Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda PTT’yi, sürekli yenileyerek, hizmet kalitesini zirveye taşıyoruz. 38 bin 779 personel, 3 bin 476 işyeri ve 11 bin 371 aracından oluşan hizmet ağıyla sektördeki öncü konumunu pekiştiriyoruz. Bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına göre şekillenen ürün portföyümüzle dünyanın 220’den fazla noktasına uluslararası posta ve kargo gönderimi gerçekleştiriyoruz. Hiçbir bankanın olmadığı 785 noktada, hiçbir kargo şirketinin ulaşmadığı 337 ilçede vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz. Banka ATM’sinin bulunmadığı yerlerde ise 63 adet PttMatik ile bu açığı kapatıyor, devletimizin varlığını her köşede hissettiriyoruz. Çünkü biz kar odaklı bir özel şirket değiliz; öncelikle vatana, millete hizmet için varız" açıklamalarında bulundu. "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı." PTT’nin kapasitesini artırarak hizmetlerini daha erişilebilir hale getirmeyi sürdüreceklerini belirten Uraloğlu şu ifadelere yer verdi: "2025 yılı, posta ve kargo hizmetleri açısından önemli bir eşiğin aştığımız bir yıl oldu. Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı. Posta gönderileriyle birlikte değerlendirildiğinde ise günlük yaklaşık 2,5 milyon gönderinin vatandaşlarımıza ulaştırıldığı güçlü bir dağıtım altyapısından söz ediyoruz. Bu rakamlar, yalnızca bir büyüklüğü değil; devletimizin her noktaya erişme kabiliyetini, vatandaşına kesintisiz hizmet sunma kararlılığını ve lojistik altyapımızın geldiği seviyeyi de gösteriyor. Türkiye’nin dört bir yanında, en ücra yerleşim yerlerinden en yoğun ticaret merkezlerine kadar uzanan bu hizmet ağı; ekonomik hayatın sürekliliği, e-ticaretin gelişimi ve vatandaş memnuniyeti açısından kritik bir rol üstleniyor. Önümüzdeki dönemde de bu kapasiteyi daha ileriye taşıyarak, hızlı, güvenilir ve erişilebilir hizmet anlayışımızı güçlendirmeye devam edeceğiz." "Kısa sürede 81 ilin tamamında tek kart dönemiyle vatandaşlarımızın hayatını daha da kolaylaştıracağız" Uraloğlu, Türkiye Kart’ın yakın zamanda daha fazla ilde yaygınlaştırılacağını vurgulayarak, "Türkiye Kart Projesi, tek kartla ulaşım, bankacılık ve finansal işlemleri entegre ederek vatandaşlarımıza büyük kolaylık sağlıyor. Pilot illerden başlayarak; Konya, İstanbul Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattı, Kayseri, Yozgat, Rize, Gümüşhane, Adıyaman/Kahta, Hakkari/Yüksekova, Kars/Kağızman, Çankırı gibi pek çok noktada entegrasyonu tamamladık. Çankırı/Eldivan’da çalışmalarımız sürüyor; Samsun ve Kütahya Belediyeleriyle görüşmelerimiz devam ediyor. Marmaray hattında devreye alınması için ise protokol çalışmalarımız sürüyor. Yakın zamanda daha fazla ilde, hatta milli parklar ve tabiat parklarındaki yaya geçiş sistemlerinde de Türkiye Kart’ı yaygınlaştıracağız. İnşallah kısa sürede 81 ilin tamamında tek kart dönemiyle vatandaşlarımızın hayatını daha da kolaylaştıracağız" diye konuştu. "Milyonlarca gönderiyi aynı gün varış noktasına ulaştırdık" ‘Aynı Gün Teslim’ projesinde de önemli mesafeler kat ettiklerini söyleyen Uraloğlu, "Bursa’da başlayan pilot uygulama, Ankara, Konya, Eskişehir, İzmir, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Adana, Bolu, Malatya illerimizde de pilot çalışmaları devreye aldık. Yerinde Dağıtım Modeli kapsamında da Şanlıurfa ve Adana’da parça başı dağıtım devreye aldık; milyonlarca gönderiyi aynı gün varış noktasına ulaştırdık. Diğer illerde de planlamalarımız sürüyor" şeklinde konuştu. Ayrıca çevre dostu bir yaklaşımla ’Ambalaj Geri Dönüşüm Projesi’ni Ankara’da pilot olarak başlattıklarını belirten Uraloğlu, kargo ambalajlarını teslim anında geri toplayarak dönüşüme kazandırdıklarını kaydetti. 6 Şubat depremlerinde enkaz altında kalarak kolunu kaybeden Emine Kuş, iftar programı sonrası Bakan Uraloğlu’na deprem sürecinde desteklerinden dolayı teşekkür etti.
İstanbul Penta Teknoloji’nin 2025 konsolide cirosu 32,3 milyar TL’ye ulaştı Türkiye’nin en önemli teknoloji dağıtıcılarından Penta Teknoloji 2025’teki konsolide cirosunu Kamu Aydınlatma Platformu’na bildirdi. Buna göre Penta Teknoloji’nin kârı bir önceki yıla göre yüzde 35 artarak 32,3 milyar TL’ye ulaştı. Bilişim teknolojileri sektöründe hizmet veren ve bu alanda 35’inci yılını geride bırakan Penta Teknoloji, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Penta Teknoloji’nin 2025 yılı konsolide cirosu önceki yıla göre yüzde 35’lik artışla 32,3 milyar TL, brüt kârı ise yüzde 28’lik artışla 2,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr’ı (FAVÖK) yüzde 16 artarak 1,2 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı yüzde 3,7 olan Penta Teknoloji’de vergi öncesi kâr ise 340,5 milyon TL olarak gerçekleşti. "35 yıldır teknolojiyi kalıcı değere dönüştüren stratejik bir çözüm ortağıyız" Sürdürülebilir büyüme stratejilerinin somut çıktılar üreten güçlü bir iş modeline dönüştüğünü vurgulayan Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, "Dünyanın önde gelen teknoloji üreticilerinin ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına sunarak, işletmelerin ve tüketicilerin dijital dönüşüm süreçlerine ve sektörün büyümesine katkı sağlıyoruz. 2025 yılında yeni marka iş birliklerimizle portföyümüzü sürekli genişletirken, güçlü lojistik altyapımız ve katma değerli hizmetlerimizle dağıtım kapasitemizi artırdık. Kurum içinde ise dijital kültürün yaygınlaştırılması ve veri odaklı yönetim anlayışının geliştirilmesi için önemli adımlar attık. Bugün Penta Teknoloji olarak 35. yılımızı geride bırakırken, etki ettiğimiz geniş ekosistemde teknolojiyi kalıcı değere dönüştüren stratejik bir çözüm ortağı konumuna ulaştık. Önümüzdeki dönemde de finansal performansımızı ve pazardaki gücümüzü artırırken; insan odaklı yaklaşımımız ve güçlü ortaklıklarımızla sürdürülebilir büyüme hedefimiz doğrultusunda uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz" dedi.