EKONOMİ - 30 Nisan 2019 Salı 12:35

Millî uçak motoru ateşlendi

A
A
A
Millî uçak motoru ateşlendi

Türkiye’nin ilk yerli turbo jet motoru, bütün zorlu testleri geçerek başarıyla ateşlendi. Tamamı millî imkânlarla geliştirilen motor, öncelikle füzelerde kullanılacak. Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Okyay, "İlk adımı attık; bunu geliştirerek nihayetinde uçak motoru üretimine de geçeceğiz" dedi.

 Türkiye’nin millîleşme hikâyesinde savunma sanayiinin ayrı bir önemi bulunuyor. Hem stratejik hem katma değerli sektör olan ‘savunma’da son yıllarda çok büyük başarılara imza atılıyor. Sektörde 32 yılı deviren Kale Grubu da yıllardır Türkiye’nin üzerinde çalıştığı ve kritik öneme sahip 'millî uçak motoru' için dev adımı attı. Bugün İstanbul’da başlayan Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF) öncesinde basın toplantısı düzenleyen Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Okyay; yüzde 100 millî imkânlarla Kale AR-GE tarafından geliştirilen, Türkiye’nin ilk yerli turbo jet motorunun hazır olduğu müjdesini verdi. 

"Öncelikle ROKETSAN’ın SOM füzelerinde kullanılacak" 

'KTJ-3200' adlı millî turbojet motoru hakkında bilgiler veren Okyay, "Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile imzalanan AR-GE projesi kapsamında, turbojet motor geliştirme çalışmalarına 2012 yılında Kale Havacılık bünyesinde adım attık. Aradan geçen 7 yılın ardından ilk başarılı ateşleme testini gerçekleştirdik. Tamamen millî imkânlarla bu iş tamamlandı. Kontrol ve aksesuarlarının tamamı, Kale tarafından özgün olarak geliştirildi. Kırkı mühendis, 79 çalışanımız sadece bizim bünyemizde var. Ayrıca İTÜ ve ODTÜ’den de hocalarımızdan katkı alıyoruz. Mekanik aksamda 30’a yakın yerli tedarikçimiz mevcut. SSB’den 25 milyon dolara aldık projeyi, bir o kadar da biz harcadık. Çünkü bu süreçte tam 5 defa motoru patlattık. 38 bin devire çıkan, 900 beygirlik güç üreten bir motordan bahsediyoruz. Zorlayıcı testlerin hepsini başarıyla atlattı. İlk aşamada KTJ-3200, insansız platformlara yönelik kullanım için optimize edildi. Bu sebeple öncelikle ROKETSAN’ın SOM füzelerinde kullanılacak. 2020 geçmeden, bu füzeler üzerinde test atışı yapmayı planlıyoruz. Daha sonra 100’lerle ifade edilebilecek seri üretime başlayabiliriz” dedi.

Bu çekirdek motorun geliştirilerek ilerleyen aşamalarda ‘drone’, insansız hava aracı ve uçaklarda kullanılabileceğini belirten Okyay, "Bu alanda çok sınırlı bir bilgi birikimimiz vardı. O kadar yanlış yaptık ki hataları göre göre doğrusunu bulduk ve yetkinlik kazandık. Kompakt tasarımı ile yüksek itki, düşük yakıt tüketimi ve farklı irtifa/hız şartlarında hareketi başlatılabilme özelliklerine sahip bir motora kavuştuk. Üstün özellikleri sayesinde bu motor, yapılacak bazı modikasyonlarla farklı hava platformlarına adapte edilebilir. Bugün bu motoru ateşledik; nihai amacımız uçak motoru üretimine de geçerek, sayıları bir elin parmaklarını ancak bulan küresel devler arasına katılmak. Bu biraz zaman alacak, 2030’ları bulacak. Ancak bu işler çok zor ve süreç oldukça hassas ilerliyor. Bu ürünle küresel bir oyuncu olmaya kararlıyız" diye konuştu.

"Beş defa patladı, keyifle harcayıp ürettik" 

Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Okyay, "38 bin devire çıkan, 900 beygirlik güç üreten bu ürünü tasarlarken motor tam beş defa patladı. Keyifle harcayarak ilk jet motorunu ürettik" dedi.
Millî turbojet motorunun kontrol ve aksesuarlarının tamamı, Kale tarafından geliştirildi. 40’ı mühendis, 79 çalışanı bulunan firma, İTÜ ve ODTÜ’den de destek alıyor. Mekanik aksamda da 30’a yakın yerli tedarikçi mevcut.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bayraktar TB3 SİHA’dan NATO tatbikatında gövde gösterisi Bayraktar TB3 SİHA, NATO’nun Steadfast Dart 2026 tatbikatı kapsamında dünya sahnesine çıktı. TCG ANADOLU’nun kısa pistinden otonom şekilde havalanan Bayraktar TB3, Baltık Denizi’nde icra edilen atış faaliyetinde su üstü hedeflerini ikili salvo MAM-L atışıyla tam isabetle vurarak yurt dışındaki ilk operasyonel gösterimini başarıyla gerçekleştirdi. Türk savunma sanayii deniz havacılığındaki önemli bir adımı daha başarıyla tamamladı. 2026 yılında NATO’nun en büyük ve kapsamlı tatbikatı olan Steadfast Dart 2026’nın deniz safhasında, TCG ANADOLU’da konuşlu bulunan Bayraktar TB3 SİHA, kısa pistten otonom havalanma kabiliyeti ve atış gücüyle bir kez daha rüşdünü ispatladı. Tatbikat kapsamında gemide konuşlu bulunan ve kısa pistten sorunsuz şekilde kalkış yapan Bayraktar TB3, belirlenen su üstü hedefine yönelik gerçekleştirdiği ikili salvo MAM-L atışında hedefleri tam isabetle imha etti. Tatbikata katılan ülkelerin askerleri milli SİHA’nın deniz hedeflerine yaptığı başarılı atışların ardından tam not verdi. Müttefik ülke askerlerini büyüleyen Bayraktar TB3 SİHA, hedefleri tam isabetle bulan atışların ardından TCG ANADOLU’ya güvenli bir şekilde iniş yaparak faaliyeti başarıyla tamamladı. Yurt dışında ilk operasyonel gösterim Kısa pistli gemilerden kalkış-iniş yaparak operasyon icra edebilen dünyadaki ilk SİHA olma özelliği taşıyan Bayraktar TB3’ün bu faaliyeti, yurt dışındaki bir harekât alanında sergilediği ilk operasyonel gösterim olması sebebiyle stratejik bir önem taşıyor. TCG ANADOLU gemisinde hâlihazırda 3 adet Bayraktar TB3 SİHA görev yaparken, bu platformların Baltık Denizi gibi zorlu bir coğrafyada sergilediği performans NATO müttefikleri tarafından da büyük ilgiyle takip ediliyor. Tatbikatın ilerleyen aşamalarında Bayraktar TB3’lerin kabiliyetleri en üst seviyede sergilenmeye devam edecek. Planlamaya göre önümüzdeki günlerde iki adet Bayraktar TB3 SİHA’nın, TCG ANADOLU’dan arka arkaya kalkış yaparak koordineli bir harekât icra etmesi de hedefleniyor. Bu safhada bir Bayraktar TB3 ile ikili salvo MAM-L atışı yapılırken, diğer Bayraktar TB3 platformunun ise tahrip gücü daha yüksek olan MAM-T mühimmatı ile atış gerçekleştirmesi hedefleniyor. Seçkin Gözlemci Günü’nde NATO üst düzey komuta kademesine yönelik özel bir uçuş gösterimi sunacak olan Bayraktar TB3’ün tatbikat kapsamına göre uzun menzilli uçuş görevi icra etmesi de muhtemel senaryolar arasında yer alıyor. Bayraktar TB3 SİHA’ların konuşlu olduğu TCG ANADOLU ve beraberindeki Türk deniz görev grubunun Baltık Denizi’ndeki varlığı, savunma uzmanları tarafından müttefik savunma planları çerçevesinde caydırıcılığın en önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Bursa İznik Gölü’nde kuraklık alarmı: Yağışlara rağmen çekilme sürüyor Bursa’da İznik ve Orhangazi’yi doğrudan etkileyen İznik Gölü’ndeki su seviyesi düşüşü, bölgede endişeyi artırıyor. Son dönemde etkili olan yağışlara rağmen göldeki çekilmenin devam etmesi, çiftçi ve esnafı tedirgin ediyor. İznik Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadir Akçaalan, göldeki çekilmenin yalnızca yağış azlığına bağlanamayacağını belirterek, sanayi tesislerinin su kullanımına dikkat çekti. Akçaalan, özellikle İznik Gölü çevresinde ve Gemlik hattındaki bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullanmasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Akçaalan, "Göldeki çekilme sadece kuraklıkla açıklanamaz. Esas sorun, göl çevresindeki fabrikaların aşırı su kullanımıdır. Bu fabrikaların hiçbirinin gölden su kullanmaması gerekir. Yıllar önce bu konuda mücadele ettik ancak yeterli destek göremedik. Bugün İznik’i vuran bu sorun, yarın Orhangazi’yi de aynı şekilde etkileyecek" dedi. "İki yıl sonra çiftçi su bulamayabilir" Göldeki mevcut gidişatın devam etmesi halinde tarımın ciddi zarar göreceğini vurgulayan Akçaalan, "Bu şekilde devam ederse iki yıl sonra çiftçi buradan bir damla su dahi kullanamaz. Sondajla çözüm bulunacağını düşünenler yanılıyor. Buna da izin verilmeyecek. Önlem alınmazsa önce çiftçi, ardından esnaf ve tüm vatandaşlar bu sıkıntıyı yaşayacak" ifadelerini kullandı. Muhtarlardan ortak çağrı: "Göl olmazsa tarım da olmaz" Çakırca Mahallesi Muhtarı Ersin Körpe de İznik Gölü’ndeki çekilmenin tarım açısından hayati bir risk taşıdığını belirtti. Körpe, kuraklığın artık küresel bir sorun haline geldiğini ifade ederek şunları söyledi: "Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bölgemizde de kuraklık yaşanıyor. Ancak İznik Gölü’nde yaşanan çekilme artık gözle görülür bir noktaya ulaştı. Bizler tarımla geçinen insanlarız. Göl biterse tarım biter. Bu nedenle gölün eski seviyesine ulaşması için mücadele ediyoruz." Bölge temsilcileri, İznik ve Orhangazi’deki çiftçiler, muhtarlar ve ilgili kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgularken, yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Göldeki su seviyesinin korunması için sanayi su kullanımı, tarımsal sulama ve alternatif kaynaklar konusunda kapsamlı bir plan hazırlanması gerektiği ifade edildi. İznik Gölü’ndeki çekilmenin devam etmesi halinde bölge ekonomisi ve tarımsal üretimin ciddi risk altına gireceği belirtiliyor.
Antalya Kaza yapan motosikletli ısrarla polisi çağırdı, zararlı çıktı Antalya’nın Manavgat ilçesinde kaza sonrası otomobil sürücüsünün ‘kendi aramızda anlaşalım’ teklifini kabul etmeyerek ısrarla trafik ekibini çağıran motosiklet sürücüsünün ehliyetinin yetersiz olduğu, kaskının olmadığı belirlenince, 12 bin 870 TL ceza yedi. Kaza, Manavgat ilçesi Antalya Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hamit S.’nin kullandığı 07 BKA 160 plakalı motosikletin Yapay Şelale önündeki trafik ışıklarında bekleyen 2 aracın arasından geçmek isterken bekleyen aracın açılan kapısına çarptı. Çarpma sonucu devrilen motosikletli sağ taraftaki aracın aynasına çarptı. Kazanın ardından otomobil sürücüsü kaza raporu tutması için sigortacısını çağırırken, motosiklet sürücüsü ısrarla trafik polisini çağırdı. Polisi çağırdı, zararlı çıktı Olay yerine gelen trafik polisi kazada yaralanan olmadığı için yaptığı alkol kontrolünün ardından kendi aralarında rapor tutacaklarını belirtirken, motosiklet sürücüsü yaralı olduğunu belirterek ambulans çağırdı. Adrese gelen Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri yaptıkları kontrolde motosiklet sürücüsünün ehliyetinin yetersiz olduğunu, kaza sırasında kaskı olmadığını belirleyerek 12 bin 870 TL para cezası uyguladı. Trafik ekibi ayrıca otomobil sürücüsüne de indirme-bindirme kuralını ihlal ettiği için bin 246 TL para cezası uyguladı. Yaralı sürücü olay yerine gelen 112 sağlık ekibi tarafından hastaneye götürüldü.