SPOR - 06 Mart 2016 Pazar 19:38

Orhan Atik'ten Abdullah Avcı’ya yanıt

A
A
A
Orhan Atik'ten Abdullah Avcı’ya yanıt

Galatasaray Teknik Direktörü Orhan Atik, maç sonrasında Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı’nın yaptığı ‘Maç 5-0 olabilirdi’ yorumuna cevap verdi.

Galatasaray Teknik Direktörü Orhan Atik, 3-3 berabere kaldıkları Medipol Başakşehir maçı sonrası yaptığı açıklamada, “Buradayım, ta ki onlar burada olmayacağımı söyleyene kadar. Ben Galatasaray’ın bir neferiyim. Yarın bana Galatasaray’ın kapısını süpür deseler, beni kapıyı süpüren adam olarak göreceksiniz” dedi.

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig’in 24. haftasında evinde ağırladığı Medipol Başakşehir ile 3-3 berabere kaldı. Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü Orhan Atik, oyuncularını tebrik ederek, “İlk yarı itibariye 2-0 geriye düştük, 2-0’a karşı Süper Lig seviyesinde reaksiyon göstermenin zorluğunu da düşünürsek; ikinci yarıda skoru egale ettik. Sonrasında basit şekilde gol yedik ve tekrar oyunu dengeledik. Yaptığımız bütün çabalar neticesinde berabere bitirdiğimiz bir maç oldu. Sıralamaya da baktığımızda bizim için önemli bir karşılaşma, onlar için de önemliydi. Şunu söylemek gerekiyor; bu seviyede güçlü bir ekibe karşı 2-0 geriye düşmek geriye düşmek çevrilmesi zor bir durum. Oyuncularımı tebrik ediyorum” dedi.

“BUGÜN VOLKAN’A ŞANS VERMENİN DOĞRU GÜNÜ DEĞİLDİ”

Genç oyuncu Volkan Pala’nın oyuna neden alınmadığı ile ilgili soruya ise Atik, “Volkan’ın da sırtına vereceğimiz yükü doğru zamanda vermemiz lazım. Bir genç oyuncu kazanmak kolay olmuyor. Ona vereceğiniz yük, taşıyabileceği bir yük olmalı. Bana göre bugün ona şans vermenin doğru günü değildi. Bu demek değildir ki Volkan ve nicelerine şans vermeyeceğiz” diye cevapladı.

ABDULLAH AVCI’YA CEVAP

Maç sonrasında Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı’nın yaptığı ‘Maç 5-0 olabilirdi’ yorumunun hatırlatılması üzerine Atik, “Abdullah hocanın söylemiş olduğu cümle için yorum yapmak doğru olmaz. Kendi görüşüdür. Saygı duymak lazım. Bana göre oyun farklı şekilde yorumlanabilir. Benim yorumlarım realiteden uzak olmaz. Açıkçası ben böyle bir şey görmedim. Kendisinin yorumu saygı duyarım” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Atik, Pereira’nın ‘bitik’ sözlerine ise, “Pereira da söyleyebilir. Ben de söyleyebilirim. Herkesin bir düşüncesi var. Saygı duymak lazım” diye cevap verdi.

“KAPIYI SÜPÜR DESELER SÜPÜRÜRÜM”

Takımdaki teknik direktör durumu ile ilgili soruya ise Orhan Atik, “Ben şu anda biliyorsunuz lisans olarak Pro Lisans sahibi değilim. UEFA Elit A lisansına sahibim. Federasyonun bize tanımış olduğu bir süre var. Bu süze zarfından takımımın başında çıkabilirim. Pro Lisans için başvurum söz konusu ancak kurs açılmadığından dolayı alamadım. Bu bürokratik bir durumdur sadece. Bana deseler ki; 3 hafta mı, 5 hafta mı… 3 dakika! Ne fark eder. 3 dakikalığına burada olabilirim hiç problem değil. Yönetimim de bana güvenini belirtti. Buradayım, ta ki onlar burada olmayacağımı söyleyene kadar. Ben Galatasaray’ın bir neferiyim. Yarın bana Galatasaray’ın kapısını süpür deseler, beni kapıyı süpüren adam olarak göreceksiniz” diye konuştu. 

ABDULLAH AVCI HAKEMDEN DERT YANDI

Medipol Başakşehir, ligin 24. haftasında deplasmanda Galatasaray ile 3-3 berabere kaldı. Karşılaşma sonra Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı, maçın hakemini eleştirerek, “Biz nasıl yarışacağız. Nasıl kafamızı yukarı sokacağız. Ülkede her şey büyük takımlar üzerine mi kurulu. Bu rekabet ortamını nasıl sağlayacağız, kaliteyi nasıl arttıracağız” dedi.

Spor Toto Süper Lig’in 24. haftasında Medipol Başakşehir, deplasmanda Galatasaray ile 3-3 berabere kalarak karşılaşmadan 1 puan çıkardı. Maç sonrası düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan turuncu-lacivertli ekibin teknik patronu Abdullah Avcı, karşılaşma öncesi planlarından bahsederek, “Oyundaki planımız şuydu; rakibin stoperlerini rahat bırakıp, merkez orta saha oyuncularına Selçuk ve Emre’yi bloğun dışında tutarak baskı yapmak ve diğer bloğun içindeki Sneijder’i ve Podolski’yi çıkartarak top almasını sağlamak. Burada da oraya blok halinde baskı yapıp, hem sette hem de geçişte özellikle pozisyonlar yakalamak. Bugün ilk yarı 2-0, geçişlerde kaybettiğimiz pozisyonlar. İkinci yarı da bu anlamda takımımı oyun anlamında eleştiriyorum. Oyunun senaryosu aynı şekilde devam ederken bu sefer yalnızca bekledik. Böyle bir maç, böyle bir rakip yakalamışken, 5-0 yapmamız gereken maçta, özellikle oyunu agresif bölümünde, belki de rakibin temposunun düşük olmasından dolayı bizim de ona uyum sağlamamızdan dolayı hoşuma gitmeyen, keyif almadığım bir ikinci yarı oldu. Sonra 3-2’yi yakaladık” ifadelerini kullandı.

HAKEME ELEŞTİRİ

3-2 sonrası verilen penaltıyı da eleştiren Avcı, “Ben genel olarak hakemlerle ilgili konuşmuyorum. Ben iki tane Galatasaray maçı oynadım. Galatasaray benim rakibim, 39, 37. İlk maçta da biliyorsunuz Podolski elle alıp attı. Bugün itibariyle de herkesin gördüğü verilen penaltı. Bugün 5 puan fazlam olabilir miydi Galatasaray’dan. Peki biz nasıl yarışacağız. Nasıl kafamızı yukarı sokacağız. Ülkede her şey büyük takımlar üzerine mi kurulu. Bu rekabet ortamını nasıl sağlayacağız, kaliteyi nasıl arttıracağız. Bardağın dolu tarafından bakamıyorum bugün; deplasmanda Galatasaray’dan 1 puan aldık. Benim için doğru değil bu. Fırsatlar yakaladık, kazanmak için geldik, farklı da kazanabilirdik. Oyun başka bir senaryoya döndü, hem takımımı hem de son bölümde hakemi eleştiriyorum” diye konuştu. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.