SPOR - 15 Temmuz 2019 Pazartesi 12:51

Ovakent'teki gençlerin geleceği için çifte tesis

A
A
A
Ovakent'teki gençlerin geleceği için çifte tesis

Hatay’da Özbek ve Afgan kökenli vatandaşların yaşadığı Ovakent Mahallesi'nde, mahalle sakinlerinin gençleri kötü alışkanlıklardan korumak amacıyla başlattığı Kur'an kursu ve spor merkezinin aynı çatı altında olduğu tesisisin inşaatı sürüyor.

Hatay’ın Merkez ilçesine bağlı Ovakent Mahallesi’nde 600 metrekarelik bir alanda yapımı devam eden ve Kur'an kursunun ve spor merkezinin bir arada olacağı tesisisin inşaatı devam ediyor. Afganistan’ın Sovyetler Birliğince 27 Aralık 1979 yılında işgal edilmesinin ardından 1982 yılından bu yana Hatay’ın Ovakent Mahallesi’nde yaşayan Özbek ve Afgan halkı, mahallelerinde spor tesisisin bulunmaması dolayısı ile gençlerin kötü alışkanlıklara yönelmesi dolayısı ile bunu engellemek amacıyla mahallelerine spor tesisi yapmaya karar verdi. 

Ovakent Mahalle halkı, spor tesisinin yapımı konusunda, eski sporcu ve antrenör Prof. Dr. İbrahim Öztek’in de görüşlerini aldı. Öztek, hem dini, hem kültürel hem de sportif bir merkezin çok önemli bir işlevi olacağını belirterek, “Burada el birliği ile bir eser meydana getiriyorlar. Bu eser sportif ve kültürel bir eser olacak. Bu merkezin kuruluşunda da özellikle sportif konuda yapılan spor salonu ile ilgili görüşlerimizi almak istediler, biz de onlara yardımcı olmak için geldik. Bu alan 600 metrekare geniş bir alan ve birkaç bölümden oluşacağına karar verdik. Burası hem dini açıdan müftülüğe bağlı resmi bir kuruluş. Bunun yanı sıra da kültürel bir merkez ve sportif bir alan. Tabi burası aynı zamanda sosyal kültürel bir merkez olacak, kütüphanesi olacak, din eğitimi verilecek, yatılı olacak. Ama burada hem Ovakent’in gençleri hem de civar köylerinin gençleri burada sportif eğitimle de aklı, zihni, beden, ruhi yapısı güçlü insanlar yetiştirilmiş olacak” dedi. 

Ovakent Mahallesi'nde sporcular yetiştiren Rüstem Hatunoğlu ise amaçlarının gençlerin kötü yola başvurmalarını engellemek olduğunu belirterek, "Burada 100 kişilik yatılı Kur'an kursu yapacağız, aynı zamanda spor tesisi olarak da düşündük. Burası tamamlanınca Ovakent için büyük başarı olacak. İbrahim Öztek hocamız ilk geldiğinde bizim çalıştığımız minderleri gördü ve daha sonra bize 50 tane minder hediye ettiler. Biz o minderin sayesinde dünya şampiyonu çıkardık. Bizim amacımız gençlerimizi kötü yollara başvurmadan spor yapmasını sağlamak. Sporun ahlakını alan çocuklardan zarar gelmez. İl birincimiz, Türkiye şampiyonumuz, Dünya 3'üncümüz bile var. Biz bu başarıları küçük imkanlarla başardık. İnşallah tesisimiz tamamladıktan sonra söz veriyoruz, şampiyonlar çıkartacağız” dedi.  

Gökhan Aklan
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kitap aşkı çocuklukta başladı, 11 bin kitaba ulaştı Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan 77 yaşındaki Mehmet Kaya, kitaplara adadığı yaşamıyla dikkat çekiyor. Çocukluk yıllarında başlayan okuma sevgisini bir ömre sığdıran Kaya, 18 yıldır yaşadığı evini adeta dev bir kütüphaneye dönüştürdü. Bugün evinde yaklaşık 11 bin kitap bulunduğunu belirten Kaya, bunların 10 binini okuduğunu ifade ederek, kitaplarla kurduğu bağın sıradan bir alışkanlığın çok ötesinde olduğunu ortaya koyuyor. 77 yaşındaki Mehmet Kaya’nın kitaplarla tanışması henüz küçük yaşlarda başladı. O yıllarda eline geçen her kitabı okumaya çalışan Kaya, zamanla bu alışkanlığını vazgeçilmez bir yaşam biçimine dönüştürdü. Aradan geçen yıllar boyunca kitap biriktirmeye devam eden Kaya, 18 yıl önce yerleştiği evinde koleksiyonunu büyüterek her odayı kitaplarla doldurdu. Bugün evine girenleri raflar dolusu kitap karşılıyor. Günlük yaşamında kitap okumayı merkezine aldığını dile getiren Kaya, boş kaldığı her anı kitap okuyarak değerlendirdiğini söyledi. "Azim ve tutkunun yaşı yok" Sadece okumakla yetinmeyen Kaya’nın bir diğer tutkusu ise şiir. Yıllar içinde şiire olan ilgisini geliştiren Kaya, hem şiir okumaya hem de yazmaya başladı. Duygularını kaleme dökerek ifade etmenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Kaya, bu ilgisinin zamanla şiir kitapları yazmasına vesile olduğunu söyledi. Evindeki kitapları büyük bir özenle koruyan Kaya, oluşturduğu bu kütüphanenin sadece kendisi için değil, aynı zamanda gelecek nesiller için de önemli olduğunu düşünüyor. İlerlemiş yaşına rağmen okuma ve yazma azminden hiçbir şey kaybetmeyen Mehmet Kaya, kitaplarla iç içe yaşamını sürdürmeye devam ediyor. Onun hikâyesi, okuma alışkanlığının bir insanın hayatını nasıl şekillendirebileceğini gözler önüne sererken, azim ve tutkunun yaşı olmadığını da bir kez daha ortaya koyuyor. "Okumaya devam ediyorum" Okumaktan hiçbir zaman vazgeçmeyen Kaya, "Okumaya hasret bir babanın çocuğuyum, babam beni okutmaya çalıştı. Okurken daha güzel sözler öğrenmeye başladım ne kadar güzel söz öğrendiysem daha güzelin peşinde koştum. Kendimi daha güzel adam yapmak için şiir yazmam gerektiğine inandım. Şiirler yazdım dergiler çıkarttım kitap okumak benim yalnızlığımı giderdi. Benim insanlık tarafımı inşa etti. Daha çok okuyunca kitap okumanın mutlak surette insanın insan olması gerektiğine inandım. Bu inancımın peşinden gittim. Ülkeme dair, insana dair, aşka dair, evine ekmek götüremeyen babalara dair şiirler yazdım. 77 yaşındayım okumaya devam ediyorum’’ dedi. "11 bin kitabım var" Evinde 11 bine yakın kitap olduğunu ve radyoya olan ilgisinin geçmişte izler bıraktığını vurgulayan Mehmet Kaya, "Benim evimin her tarafı kütüphane. 11 bine yakın kitabım var. 10 binini okumuşumdur. Okuduğum her kitaptan kendime bir şeyler aldım. Onlardan nimet devşirdim bir güzellik aldım o güzelliğin devam etmesi için de tekrardan kitap okumaya başlıyorum. Kitaplarla mutlu oluyorum. Kitabı her elime aldığımda gönlüme bir bahar gelmiş oluyor. Radyo bana geçmişimi hatırlatıyor annemi babama hatırlatıyor radyodan şiirler dinliyorum kasetlerden şiirler dinliyorum. En az bin 500’e yakın kasetim var. Her odamda bir radyo vardır. Yazı yazarken, kitap okurken şiirler dinliyorum’’ ifadelerini kullandı. "Kitap okumadığın gün karanlıktasın" Karanlıkta kalmak istemeyen gençler için kitap okumanın değerli olduğunu söyleyen Kaya, ‘’Gençlere yegane tavsiyem durmadan kitap okusunlar. Teknoloji gelişti ama mutlaka kitap okusunlar, kitapların sayfasını çevirsinler kitapların kokusunu alsınlar. Gençler evlenirken düğün davetiyesi yerine kitaplar gönderin, davetiye masraflarına kitap alın kitap gönderin. onlar da sizin sayenizde kitap okusunlar bu yeni bir alışkanlık olsun. Kitap okumadığın gün karanlıktasın. Karanlıkta kalmak istemiyorsan kitap oku’’ şeklinde konuştu.
İstanbul Arnavutköy’de hafriyat kamyonunun çarptığı kadın hayatını kaybetti İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde hafriyat kamyonunun çarptığı yaya hayatını kaybetti. Kaza, dün akşam saat 17.20 sıralarında Arnavutköy ilçesi Fatih Mahallesi Fatih Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, H.A. idaresindeki 34 LA 5011 plakalı Mercedes-Benz marka çekici ve buna bağlı 34 GF 6028 plakalı hafriyat kamyonu, İstanbul Havalimanı istikametine seyir halindeyken kırmızı ışıkta durdu. Hafriyat kamyonu, yeşil ışığın yanmasıyla birlikte hareket ettiği sırada yolun sağından karşıya geçmeye çalışan Sadegül Koyuncu’ya çarptı. Ağır yaralanan Koyuncu, olay yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından bilinci kapalı şekilde Arnavutköy Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen kadının yaşamını yitirdiği öğrenildi. Kaza nedeniyle İstanbul Havalimanı istikametinde yol trafiğe bir müddet kapatıldı. Kaza anı güvenlik kamerasında Kaza anı cadde üzerinde bulunan bir işletmenin güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Görüntülerde, kadının yolun karşısına geçmeye çalıştığı esnada duran kamyonun hareket ettiği ve kör noktasında kalan kadını görmeyerek sürüklediği, bir müddet ilerledikten sonra durduğu görüldü. Öte yandan cep telefonu kameraları ile çekilen görüntülerde kadına sağlık ekiplerinin kalp masajı yaparak müdahale ettiği anlar yer aldı.
Erzurum Denizi olmayan Erzurum’da yılda 300 tona yakın balık üretiyorlar Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan Ayvalı Baraj Gölü’nde kafes balıkçılığıyla yapılan alabalık ve somon üretiminde bu yıl 300 tonluk üretim hedefleniyor. Oltu Çayı üzerine kurulu ve kentin ikinci büyük enerji santrali olma özelliği taşıyan baraj, balık üretimiyle de bölge ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Baraj gölünde yedi yıldır kafes balıkçılığı yapan üretici Ünsal Bingül, üretim sezonunun Ekim ayı ortalarında başladığını ve Haziran ortalarına kadar sürdüğünü belirtti. Bölgenin mikroklima özelliğine dikkat çeken Bingül, kış aylarında üretimin daha verimli olduğunu ifade etti. Üretilen balıkların Kasım ayında somon adayı olarak Karadeniz’e gönderildiğini söyleyen Bingül, yıllık üretimin 250 ila 300 ton arasında değiştiğini dile getirdi. Devlet desteklerinden faydalandıklarını vurgulayan Bingül, üretimi her yıl artırarak hem istihdam sağladıklarını hem de bölge ekonomisine canlılık kazandırdıklarını kaydetti. Somon üretimi yapılıyor 3 yıldır barajda faaliyet gösteren üretici Fikret Demirci ise yavru balıkların kara tesislerinde yumurtadan çıktıktan sonra baraja getirildiğini belirtti. Balıkların burada büyütülerek 200-250 gram ağırlığa ulaştığında satışa sunulduğunu ifade eden Demirci, talebe göre somon üretimi de yaptıklarını söyledi. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) destekleriyle faaliyetlerini sürdürdüklerini dile getiren Demirci, sektöre yeni girişimcilerin de ilgi göstermeye başladığını ifade etti. Hem dış pazara hem de restoranda satış yapıyor Barajda üretim yapan bir diğer işletmeci Ali Pınar ise bölgedeki mikroklima sayesinde yılın yaklaşık 8 ayında üretim yapılabildiğini söyledi. Balık yetiştiriciliğinin mevsimsel bir iş olduğunu ancak Ayvalı Barajı’nın bu açıdan avantaj sağladığını belirten Pınar, işletmelerinde yetiştirilen balıkların hem kendi restoranlarında tüketildiğini hem de dış pazara sunulduğunu kaydetti. Yılda yaklaşık 30 bin müşteriye hizmet verdiklerini ifade eden Pınar, üretilen balıkların Rusya ve Japonya başta olmak üzere çeşitli ülkelere ihraç edildiğini söyledi. Bölge halkına ekonomik katkı sağlamaktan memnuniyet duyduklarını belirten üreticiler, gençlerin de sektöre yönelmesini istediklerini dile getirdi. Yaz aylarında su sıcaklığının 26 dereceye kadar yükselmesinin balık üretimi açısından olumsuzluk oluşturduğuna dikkat çekildi.
Kocaeli İşlenmeyen araziler üretime dönüyor: Çiftçilere yüzde 75 hibeli fide desteği Kocaeli’de "TAKE Projesi" ile işlenmeyen tarım arazileri üretime kazandırılıyor, çiftçilere yüzde 75 hibeli fide desteği sağlanıyor. Proje, üretimde sürekliliği desteklerken gençleri tarıma yönlendiriyor ve yerli sebze üretiminin artmasına katkı sunuyor. Başvurular 15 Nisan’a kadar ilçe tarım müdürlüklerine yapılabilecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi" üreticilere destek sağlıyor. İşlenmeyen veya nadasa bırakılan tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılması, ekilebilir alanların artırılması ve yerli üretimin desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen "TAKE Projesi" ile özellikle artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin yükünün hafifletilmesi ve üretimde sürekliliğin sağlanması hedefleniyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle üreticiye maliyet avantajı yüzde 75 hibeli domates, biber, patlıcan ve salatalık fide desteği sayesinde çiftçiler, üretim sezonuna daha düşük maliyetle başlama imkanı bulacak. Bu destek, küçük ve orta ölçekli üreticilerin üretimde kalmasını teşvik ederken, sebze üretiminde verimliliğin artmasına da katkı sağlayacak. Genç çiftçiler tarıma yönlendiriliyor Yerli üretim ve gıda arzına katkı projesi ile birlikte Kocaeli genelinde sebze üretim alanlarının genişletilmesi, ürün çeşitliliğinin artırılması ve pazara daha fazla yerli ürün sunulması hedefleniyor. Böylece hem üretici kazanacak hem de tüketici daha uygun fiyatlarla sebzeye ulaşabilecek. Kırsalda kalkınma hedefi "TAKE Projesi", yalnızca üretimi artırmayı değil, aynı zamanda kırsalda gelir seviyesini yükseltmeyi ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlıyor. Genç çiftçilerin tarıma yönlendirilmesi ve kırsal nüfusun yerinde kalkınması da projenin önemli kazanımları arasında yer alıyor. Destekten yararlanmak isteyen üreticiler, 2026 yılına ait ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) belgeleri ile birlikte 15 Nisan tarihine kadar mesai saatleri içinde ilçe tarım ve orman müdürlüklerine başvuruda bulunabilecek.