GENEL - 31 Ağustos 2008 Pazar 11:15

Padişah torunları Türkçe öğreniyor

A
A
A
Padişah torunları Türkçe öğreniyor

Osmanlı padişahlarından Sultan Beşinci Murad'ın İngiltere'de yaşayan torunu Ayşe Gülnev Muğla'nın Bodrum ilçesinde, çocuklarının Türk dilini ve kültürünü öğrenmeleri için çalışıyor.

Ayşe Gülnev Sultanın, yaşları iki ile sekiz arasında değişen 5 çocuğu, Bodrum'da hem tatil yapıyor hem de geçmişlerine ve kültürlerine ait bilgiler öğreniyor.

"İslamı anlamaları ve Türk kültürüne ısınmalarını istiyorum"

Osmanlı Hanedanı'nın hayattaki 17 sultanından biri olan Ayşe Sultan, dördü erkek biri kız tam beş çocuk annesi. Çocukların eğitimi ve terbiyesiyle yakından ilgilenen Ayşe Sultan, "Çocuklarımın kendi dinlerini ve kültürlerini İngiltere'de öğrenmeleri çok zor. Ben de bu zorlukların üstesinden gelmek için yaz aylarını Türkiye'de geçirerek onların hem İslam'ı anlamalarını hem de Türk kültürüne ısınmalarını sağlamaya çalışıyorum" diyor. 

Dünyaya hükmeden dedeleriyle gurur duyuyorlar

Üniversitede tarih ve politika okuyan ve Osmanlı tarihi dalında yüksek
lisans yapan Ayşe Sultan, Osmanlı tarihi ve ailesinin geçmişiyle ilgili bilgileri çocuklarına bizzat kendisi aktarıyor. İlk bilgileri annelerinden öğrenen ve Bodrum'da öğrenme sürecini devam ettiren çocuklar bir zamanlar dünyaya hükmeden dedeleriyle gurur duyuyor. Ayşe Sultan, çocuklarının daha detaylı bilgilerle donanmaları için biraz daha büyümeleri gerektiği kanaatinde.

Çocuklar Fenerbahçe ve Galatasaray hayranı

Futbolu çok seven ve hepsi birer fanatik olan çocuklar ay yıldızlı formalarında Semih, Nihat ve Arda gibi sevdikleri Türk futbolcuların isimlerini taşıyorlar. Sultan'ın büyük oğlu Ali, hem Fenerbahçe hem de Galatasaray hayranı. Altı yaşındaki kardeşi Tarık da futbolu çok seviyor ve o da bir Galatasaray fanatiği. Beş yaşındaki Cengiz'in en çok sevdiği şeyler ise şarkı söylemek ve yüzmek. Sultan'ın diğer çocukları ise üç yaşındaki Aliye ve iki yaşındaki Ziya. 

Alie yadigarları özenle saklanıyor

Ayşe Sultan'ın çocuklarıyla birlikte iki aydan beri kalmakta olduğu Yalıkavak beldesindeki yazlık ev, hanedan üyelerini gösteren resimler ve yağlı boya tablolarla donatılmış. Ayşe Sultan'ı babaannesine ait tarihi kıyafet ve boynundaki hanedan nişanı ile resmeden yağlı boya eser ilk bakışta hemen göze çarpıyor. Ayşe Sultan bu giysiyi halen gardırobunun bir köşesinde saklıyor. Sultan, bu esere ve küçük fotoğraflara bakarak geçmişini ve çocukluğunda yaşadıklarını hatırlıyor.

Villanın bakımını Hasan ve Emel Eskibay çifti üstlenmiş. Hasan Eskibay, Ayşe Sultan'ın çok iyi bir anne olduğunu ve çocuklarıyla yakından ilgilendiğini söylüyor. Ayşe Sultan'ın Türkiye'ye gelmekten çok mutlu olduğunu ve kısa sürede Türkçesini geliştirdiğini de ifade eden Eskibay, "Çocuklar da Türkiye'de olmaktan ve Türkçe öğrenmekten memnun. Biz de onlara yardımcı oluyoruz" diyor. 

Daha çok villada temizlik ve yemek işlerini üstlenen Emel Hanım da, çocukların Türk yemeklerini sevdiğini, günlerini, genellikle bahçede eğlenerek Türk geleneklerini öğrenerek, yüzerek ve çevreyi gezerek geçirdiklerini belirtiyor.

Çocuklar geleneksel lezzetleri, özellikle de Türk lokumu ve lokma tatlısını çok seviyorlar. Gün içinde villanın havuzunda eğlendikten sonra düzenli olarak Türkçe çalışan çocuklar, nesnelerin resimlerine bakarak isimlerini doğru biçimde telaffuz etmeyi öğreniyorlar. Annelerinin de katıldığı Türkçe dersleri onlar için çoktan eğlenceye dönüşmüş durumda. Ayşe Sultan çocuklarına Türkçe öğretirken kendisi de Türkçesini geliştiriyor.

İngilizce konuşurken rahat görünen Sultan, Türkçe konuşurken heyecanlanıyor ve "Çocuklar, Türkiye'yi çok seviyor. Türkçe öğretiyorum ve çocuklar da bana öğretiyorlar. Ancak maalesef Türkçem şu anda çok iyi değil" diyor. 

Ayşe Sultan, çocuklarla birlikte bütün yazı Bodrum'da geçirmekten büyük heyecan duyduğunu ve her sene en az iki ayı burada geçirmeyi planladığını söyledi. 

Bodrum ve çevresinde Türk tarihini ve kültürünü gösteren çok fazla tarihi eser olmadığını, bölgede daha ziyade antik Roma dönemini anlatan eserler olduğunu söyleyen Ayşe Sultan, İstanbul'dayken çocukları babaannesinin doğduğu Dolmabahçe daha sonra dedesinin doğduğu Çırağan Sarayı'na götürdüğünü ve çocukların bu yapıları çok ilginç bulduklarını ve çok mutlu olduklarını anlatıyor.

Senede bir ya da iki kez İstanbul'da yaşayan akrabalarını ve arkadaşlarını ziyaret ettiğini belirten Ayşe Sultan, geçen sene dedesi Ali Vasıb Efendi'nin naaşının İskenderiye'den getirildiği tören için bu sene de önce mayıs ayında F1 İstanbul yarışı, sonra da tatil için Türkiye'ye ikinci kez geldiğini ifade ediyor. 

İNGİLİZ KÜLTÜRÜ OSMANLI İZLERİNİ SİLEMEMİŞ

Doğup büyüdükleri İngiltere'de ailece edindikleri İngiliz kültürüne rağmen Osmanlı kültürünü unutmadıklarını anlatan Ayşe Sultan, "Ben doğduğumda, ailemin Türkiye'ye girmesi yasaktı. Türkiye'de kalmak ya da kalmamak gibi bir tercih şansımız yoktu. Babam, İngiltere'ye yerleşmişti. Bu yüzden çok fazla İngiliz kültürü edindik ancak bizlere, hep Osmanlı ve Türk olduğumuz ve bununla gurur duymamız gerektiği söylendi" diye konuştu. 

TÜRK VE MÜSLÜMAN OLARAK YETİŞSİNLER

Çocuklarını da her bakımdan bir Türk ve Müslüman olarak yetiştirmeye çalıştığını, ancak çocukların aile tarihi hakkındaki detaylı bilgileri öğrenmek için daha çok küçük olduğunu söyleyen Ayşe Sultan, şöyle konuştu: "Çocuklarımın hepsi İngiltere'de doğdu ve hepimiz İngiltere'de yaşıyoruz, çünkü eşim İngiliz. Ancak çocuklara geçmişleri ve aile tarihi hakkında mümkün olduğunca bilgi vermeye çalışıyorum. Bu benim için çok önemli. Geçmişleri ile gurur duymaları gerekir. Çünkü Osmanlı, tarihteki en büyük
ailelerden biri. Ailemin başardığı şey olağanüstü ve bununla inanılmaz gurur duyuyorum. Çocuklarımın da benim gibi hissetmesini istiyorum."

SELAHADDİN EFENDİ'YLE CUMA NAMAZI

Ayşe Sultan, yılın en az yarısını İstanbul'daki evinde geçiren babası Osman Selahaddin Efendi'nin kendilerini ziyaret ettiğini ve torunlarını Cuma namazına götürdüğünü söyleyerek, "Çocuklar burada dinlerini öğreniyorlar. Özellikle bu dönemde, İngiltere'de ve Batı'da Müslüman olmak çok güç" diye konuştu. İngiltere'deki işlerinden fırsat buldukça Yalıkavak'a gelen İngiliz eşinin çocukların Cuma namazına gitmelerini teşvik ettiğini belirten Ayşe Sultan, çocukların bir sonraki cumayı iple çektiklerini ve namaz öncesi dedeleriyle birlikte evde abdest almasını ve Cuma namazının nasıl kılınacağını öğrendiklerini söyledi.

Dedesinin, Galatasaray Lisesi mezunu olduğu için büyük bir Galatasaraylı olduğunu söyleyen Ayşe Sultan, şöyle konuştu: "Ben Galatasaray'ı tuttuğum için Ali de bu takımı tutması gerektiğini düşünüyor. Dedem, Osmanlı zamanında İstanbul'da yaşarken, Galatasaray'ın büyük bir fanatiğiydi. Ancak Çırağan Sarayı'nı terk ettiklerinde, evi Fenerbahce'ye çok yakınmış. Bu yüzden her iki takıma sempati beslermiş. Ancak Ali'nin en favori oyuncusu Semih, şu an Fenerbahçe'yi tutuyor ama ben Galatasaraylıyım." 

AÇIK HAVA VE YÜZMEK KEYİFLİ

Çocukların en büyüğü sekiz yaşındaki Ali, "Burada olmak çok hoşuma gidiyor çünkü farklı bir şey. İngiltere'de yaşadığımız yere sürekli yağmur yağıyor, bu yüzden güneşli ortamlar ve her gün yüzmek hoşuma gidiyor" dedi.

Ali ayrıca, en çok sevdiği futbolcu Fenerbahçeli Semih olduğu için Fenerbahçeli olduğunu ancak annesi desteklediği için Galatasaray'ı da tuttuğunu söyledi. Beş yaşındaki Cengiz de Türkiye'de bulunmaktan çok mutlu olduğunu, en çok hoşuna giden şeyin şarkı söylemek, yüzmek ve dedesiyle Cuma namazına gitmek olduğunu söyledi.

AYŞE SULTAN KİMDİR ?

Ayşe Gülnev Osmanoğlu, Sultan Beşinci Murad'ın beşinci kuşak, ayrıca babaannesi sebebiyle Sultan Mehmed Reşad ın dördüncü kuşak torunu. Dedesi Ali Vasıb Efendi, babaannesi Emine Mukbile Sultan ve dedesinin babası Ahmed Nihad Efendi 1924'de diğer hanedan üyeleriyle birlikte yurt dışına çıkarılmış. Babası Osman Selahaddin Efendi sürgünde iken 1940'da İskenderiye'de doğmuş. 

Dedesi Ali Vasıb Efendi Çırağan Sarayı'nda, Sultan Mehmed Reşad'ın torunu olan babaannesi Emine Mukbile Sultan ise Dolmabahçe Sarayı'nda doğup büyümüşler. Osman Selahaddin Efendi Londra'da eğitim gördü. Bayer firmasında finans direktörü olarak çalıştı. İngiliz asıllı Athena Hanımefendi ile evlenerek üç çocuk sahibi oldu: Ayşe Gülnev, Orhan Murad ve Selim Süleyman. 

Ayşe Sultan, İngiltere'de emlak sektöründe çalışan Nicholas Sutton ile evli. İngiltere'de politika ve tarih eğitimi aldı. Osmanlı tarihi dalında master yaptı. Geçtiğimiz mayıs ayında resmi olarak Türk vatandaşlığına kabul edildi ve Türk pasaportuna sahip olmanın mutluluğunu yaşadı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Bakan Göktaş, Kars’ta şehit yakınlarıyla gönül sofrasında buluştu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sarıkamış Harekatı’nın 111. yıl dönümü anma etkinlikleri kapsamında geldiği Kars’ta, vatan uğruna canlarını feda eden kahramanların emanetleri olan şehit aileleri ve gaziler onuruna düzenlenen yemeğine katıldı. Sarıkamış’ta bir otelde düzenlenen yemeğe katılan Bakan Göktaş, şehit ve gazi aileleriyle yakından ilgilendi. Bakan Göktaş, şehitlerinin emanetlerine sahip çıkmanın boyunlarının borcu olduğunu söyledi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün tarihin en tipin mücadelelerinden birini veren Sarıkamış şehitlerimizi anmak için bir aradayız. Sarıkamış vatan sevgisini fedakarlıkla yoruldu. Iradenin en ağır şartların sınandığı bir tarih kaygısıdır. Allahuekber Dağları’nda yaşanan bu büyük imtihan millet olarak bağımsızlık uğruna neleri göze alabildiğimizi açıkça göstermektedir. imkansızlıklar içinde yürütülen o harekatta Mehmetçik sadece silahla değil İnançla, sadakatle ve teslimiyetle direnmiştir. Bugün huzur içinde yaşadığımız bu topraklar işte o fedakarlığın üzerine inşa edildi. Sarıkamış’tan Çanakkale’ye, İstikbal Harbinden 15 Temmuz’a uzanan her döneme ise bu millet aynı kararlılığı Aynı iman ve sadakati yeniden kuşandı. Vatanına göz dikenlere asla geçit vermedi" dedi. Göktaş, "Bu anlamda vatanın her karış toprağı nesiller boyu hatırlanacak ve gelecek kuşaklara ilham kaynağı olacak. Destansı fedakarlıkların şahitliğini yapmakta Bugün Sarıkamış Harekatı’nın yüz on birinci yıl dönümü vesilesiyle bu fedakarlığın kahramanlarına, aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazimizi şükranla yad ediyorum. Kıymetli misafirler, şehitlerimiz bizlere nesiller boyu taşınacak bir sorumluluk bıraktı Bu sorumluluk birliğimizi ve beraberliğimizi her şahısta korumak bizlere emanet edilen değerlerimize sahip çıkmaktır. Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz işte bu emanetini yaşayan temsilcileridir. Gösterdiğiniz metanet ve vakur duruş Hepinizin vicdanında müstesna bir yere sahiptir. Bu anlamda devletimiz şehitlerimizin emanetlerine ve kahraman gazilerimize her zaman baş tacıydı. Bu anlayış sosyal politikalardan günlük uygulamalara kadar her alanda sürdürmeyi ilke edindi. Bu Ülke doğrultusunda şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve gazi yakınlarımız için eğitimden sağlığa, istihdamdan ulaşıma pek çok alanda hizmetimizi büyük bir özveriyle yürütüyoruz. Şehit yakını Gazi Bey, gazi yakınlarımız için kamuda istihdam hakkını genişleterek, elli Bir bin dokuz yüz kırk yedi atama gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra yaptığımız sekiz yüz elli beş bin ziyaretle şehit yakını Gazi Bey, gazi yakınlarımızın her daim yanında olmaya gayret ettik" diye konuştu. Şehit ve Gazi aileleri onuruna verilen yemeğe; Vali Ziya Polat, MHP Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, 65. Hükümette Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, protokol üyeleri, şehit ve gazi aileleri katıldı.
Aydın Başkan Özen: "Braille Alfabesi bir lütuf değil, temel bir haktır" Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şube Başkanı Bayram Özen, 4 Ocak Dünya Braille Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Braille alfabesinin görme engelliler için yalnızca bir yazı sistemi değil, eşitliğin, bağımsızlığın ve insan onuruna yakışır bir yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. 4 Ocak’ın, Braille alfabesinin mucidi Louis Braille’in doğum günü olduğuna dikkat çeken Özen, "Henüz 15 yaşındayken geliştirdiği Braille alfabesiyle Louis Braille, görme engellilerin bilgiye erişimini mümkün kılmış, onları başkalarına bağımlı olmadan okuyabilen, yazabilen ve üretebilen bireyler haline getirmiştir" dedi. Braille alfabesinin aradan geçen yıllara ve teknolojik gelişmelere rağmen önemini koruduğunu belirten Özen; "Braille, teknolojinin alternatifi değil, onun tamamlayıcısıdır. Braille yoksa erişim yoktur, erişim yoksa eşitlikten söz edilemez" ifadelerini kullandı. Bugün hala Braille materyallerin yetersizliği, kamusal alanlarda Braille kullanımının sınırlı olması ve toplumsal farkındalık eksikliğinin önemli bir sorun olarak varlığını sürdürdüğünü belirten Özen; "Eğitimden kamu hizmetlerine kadar her alanda Braille alfabesinin yaygınlaştırılması bir tercih değil, bir zorunluluktur" diyerek başta kamu kurumları ve yerel yönetimler olmak üzere eğitim kurumlarını ve özel sektörü Braille alfabesinin kullanımını artırmaya, erişilebilir materyaller üretmeye ve görme engellilerin bilgiye engelsiz erişimi konusunda daha sorumlu adımlar atmaya davet etti.
Samsun Başkan Doğan: "Gülsan’da yüzde 80 anlaşma oranına geldik" SAMSUN (İHA) – Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) Başkanı Halit Doğan, kentsel dönüşüm konusunda çok iyi bir aşamaya geldiklerini, Gülsan Sanayi Sitesi’nde de yüzde 80’lik bir anlaşma oranı yakaladıklarını ve görüşmelerin devam ettiğini söyledi. AK Parti 97. Samsun İl Danışma Meclisi Toplantısı, SBB Atakum Sanat Merkezi’nde yapıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan toplantıda açılış konuşmasını gerçekleştiren AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, Samsun’da 2025 yılında 21 bin 654 yeni üyenin AK Parti’ye üye olduğunu, böylece toplam üye sayısının 256 bin 185’e yükseldiğini ifade etti. Ardından söz alan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, şehirdeki kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında bilgi vererek şunları söyledi: "Gülsan Sanayi Sitemizdeki kentsel dönüşüm görüşmelerimizi yapıyoruz. Yüzde 80’lik bir görüşme ve anlaşma oranına şu anda gelmiş bulunuyoruz. Buradaki vatandaşların memnuniyetiyle süreç devam ediyor. Aynı şekilde İlkadım’da da 5 bölge belirledik. Birinci bölgede yüzde 100, ikinci bölgede yüzde 90 ve diğer bölgelerde de anlaşma görüşmeleri devam ediyor. Hatta şu anda çalışma alanı olarak belirlemediğimiz alanlarda vatandaşların kendi içinde kendileri tarafından bir anlaşma sağlanarak, ‘Yüzde 50’yi biz yakaladık, bizim bölgelerimizi de kentsel dönüşüm alanı içerisine dahil edin’ şeklindeki talepleriyle karşılaşıyoruz. Bu da kentsel dönüşümün bu bölgede insanların arzularına uygun bir şekilde, mağduriyet oluşturmadan devam ettiğinin bir göstergesidir. Bu şekilde inşallah yolumuza devam edeceğiz. Hedefimiz öncelikle bin 500 konutu burada dönüştürmek. Atakum ilçemizde de yine talep olan bölgeler var. Atakum Belediyesiyle beraber de çalışıyoruz. Burada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüzle alan belirleyerek Atakum’da da kentsel dönüşüme başlamış olacağız." "Samsun-Mersin Tren Hattı, Samsun’u geleceğe taşıyacak" OSB’lerin alanlarını artırdıklarına dikkat çeken Başkan Doğan, "Son 2 yılda, 50 yılda tahsis ettiğimiz alan kadar yeni alan tahsis etmiş olduk Samsun’un sanayi bölgelerinde. İstihdamda yüzde 50 artış sağlandı. İstihdamın yüzde 50 artış sağlaması, göçün engellenmesinde önemli bir etkidir. Bunun tarıma ve hayvancılığa da yansıyacağına yürekten inanıyoruz. Bu ihtiyaçların ileride oluşturabileceği yol, altyapı, içme suyu, şehir planlaması gibi ihtiyaçları da şimdiden göz önüne alarak çalışmalarımızı gayretle devam ettiriyoruz. En önemlisi Samsun-Çorum, dolayısıyla Samsun-Mersin Tren Hattıdır diye düşünüyorum. Çünkü Samsun önemli bir liman kenti, önemli bir lojistik şehir. Mersin’den gelen yükün Rusya’ya, Ukrayna’ya, Kuzey’e, Kuzey Avrupa’ya bir şekilde ulaşmasını sağlamak Samsun üzerinden oluyor. Buradaki boğaz trafiğine girmek istemeyen gemilerin taşıdığı yükün Samsun’a, Samsun treniyle inmesi, Samsun’un gelişimini çok daha ileriye taşıyacaktır. Güney-Kuzey hattındaki bu ulaşım aksının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından da çok önemsendiğini ifade etmek istiyorum. Sayın milletvekillerimizin bu konuda çok büyük bir gayreti var. Allah nasip eder inşallah burayı da faaliyete geçirecek şekilde en azından temel atma süreci ve çalışma süreci başladığında Samsun’un Türkiye’nin çok daha fazla gündeminde olacağını, Samsun’un sanayi tarafıyla, üretim tarafıyla, genç nüfusuyla daha fazla insanların gözünün önüne geleceğini ve bunun Samsun’un zenginleşmesine, ihracatına ve potansiyeline önemli bir katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Tüm gayretimiz Samsun’u daha da ileriye taşımak, Samsun’u geleceğe taşımak, Samsun’un evlatlarının Samsun’da işini, aşını bulduğu ve Samsun’da yaşarken diğer şehirlerden aşağı olmayan, hatta yukarı olan bir şehir konforunu Samsunluların yaşamasını sağlamak. Tüm gayretimiz buna dönük" dedi. "Kavak Çiçekyazı Barajı’nı yapmak için izin aldık" Ladik, Kavak, Havza ve Asarcık gibi ilçeleri ilgilendiren barajın yapımı için gerekli izinlerin alındığına dikkat çeken Doğan, "Özellikle Ladik ilçemiz ve Asarcık ilçemizin kireçli suyla bir imtihanı var. Kavak’ta bazen içme suyu sorunu yaşıyoruz. Havza’da 10 milyon metrekareye çıkmış bir organize sanayi bölgesinin hem sanayi alanının içme suyu ihtiyacı hem de bu sanayi alanında istihdam edilecek yeni nüfusun içme suyu ihtiyacını giderecek şekilde Çiçekyazı Barajı’nı yapmak üzere de izinlerini aldık. Bu yıl bitmeden de Kavak Çiçekyazı Barajı’nın temelini atarak Ladik ve Asarcık ilçelerimizde kireçsiz suyu, diğer ilçelerimizde de su alternatiflerini sağlamış olacağız" diye konuştu. Milletvekili Yılmaz: "2,5 yılda 455 bin bağımsız bölüm inşa edildi, bu dünyanın en büyük başarı öyküsü" Kahramanmaraş depreminin ardından çok kısa sürede inşa edilen 455 bin bağımsız bölümün dünyadaki en büyük başarı hikâyelerinden biri olduğunu belirten AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, "2023 depreminde hepimizin bildiği gibi 52 bin insanımızı kaybettik. 600 bin civarında bağımsız bölüm yerle bir oldu. AK Parti bu geçtiğimiz 2,5 sene içerisinde 455 bin yeni bağımsız bölümü inşa etti. 455 bin aileyi yeni ev sahibi yaptı. Dünyada böyle bir başarı öyküsünü yazabilecek başka bir ülke yok, başka bir ülkenin bir siyasi hareketi de yok. Bunun tek bir açıklaması var. Ben de bir mühendisim. Ömrüm boyunca ülkenin inşası ve ihyasıyla ilgili konularla ilgilendim, onlarla uğraştım. Neyin ne kadar zamanda yapılabileceğiyle ilgili konuya azıcık baktığınızda bunu görebilecek kadar bir tecrübem var. Samimi söylüyorum, bu dünyanın en büyük başarı öykülerinden bir tanesidir" şeklinde konuştu. AK Parti Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan’ın da katıldığı toplantının ikinci bölümü basına kapalı bir şekilde devam etti.