SAĞLIK - 14 Ekim 2016 Cuma 13:01

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan: “Kanser tedavilerindeki en büyük gelişme meme kanserinde oldu"

A
A
A
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan: “Kanser tedavilerindeki en büyük gelişme meme kanserinde oldu"

Memorial Antalya Onkoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, ''Kadınlar, 40 yaşından 55 yaşına kadar yılda 1 kez, 55 yaşından sonra 2 yılda bir mamografilere devam etmelidir'' dedi.

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, '01-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı' nedeniyle meme kanseri hakkından önemli bilgiler verdi. Meme kanserinin belirtileri, tedavi yöntemleri, risk faktörleri, bu kanser hakkında doğru bilinen yanlışlara dikkat çeken Prof. Dr. Özdoğan, ülkemizdeki tedavilerin dünya standartlarında olduğunu belirtti.

Her kadın ayda bir kez kendine 5 dakika ayırmalı
Meme kanserinin belirtileri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, ''Meme başındaki değişikler, ciltte kızarıklar, kanlı akıntı, memede şekil değişikleri, özellikle simetride bozulmalar fark edildiğinde mutlaka doktora gidilmesi ve memenin kontrol edilip hekime başvurulması çok önemli. Kadınlar mutlaka bir bulgu olmasını beklemeden, ayda bir kez aynanın karşısında meme yapısını incelemeli ve belirtiler söz konusu ise hemen bir doktora başvurmalıdır. Hasta mamografiden korkmamalıdır. 40 yaşından 55 yaşına kadar yılda 1 kez mutlaka mamografi yapılmadır. 55 yaşından sonra 2 yılda bir mamografilere devam edilmelidir'' dedi.

''Tümörün karakteri ve yayılım özelliği çok önemli''
Günümüzdeki tedavi yöntemlerine değinen Prof. Dr. Özdoğan, ''Meme kanseri, bireyin fark etmesi ya da tarama testlerinde görülen anormal bir bulgu ile tespit edilir. Bundan sonra mutlaka kalın iğne biyopsisi yapılmalıdır. Bu biyopsi ile tümörün özelliği saptanır. Bunun ardından da tümörün vücutta herhangi bir farklı nokta ya da organa yayılıp yayılmadığına bakılır. Tümörün karakteri ve yayılım özelliği çok önemlidir. Erken evre ise öncelikle ameliyat, ameliyattan sonra çıkan risk faktörlerine ve gelecekte tekrarlama ihtimaline göre kemoterapi, bölgesel alınmışsa ışın tedavisi, hormona ya da akıllı ilaca duyarlıysa buna uygun yöntemlerle tedavi edilmektedir. Eğer bölgesel ilerlemiş ise, yani ameliyat ile doğrudan alınması uygun değilse kanserin türüne göre küçültücü tedaviler uygulanır. Ancak bazı hastalarda hastalık, dördüncü evrede ortaya çıkmaktadır. Yani kanser vücuda yayılmış oluyor. Bunlarda da tümörün türüne bağlı olarak, bugün modern kemoterapiler, hedeflenmiş tedaviler ve akıllı ilaçlar kullanılarak yaşam olabildiğince uzatılmaya çalışılıyor. Kanser alanında en büyük gelişme meme kanserinde oldu. Çok başarılı sonuçlar alıyoruz'' ifadelerini kullandı.

Değiştirilebilir faktörler kontrol altına alınmalı
Meme kanserinde risk faktörlerini değerlendiren Prof. Dr. Özdoğan, ''Son yıllarda yaşam değişmeye başladı. Kadınlar için kariyer ve finansal kaygılar çok ön plana çıktı. Kadınlar çalışma hayatı içine eskiye göre fazla girdi. Hazır gıda tüketimi yani fast food tarzı yanlış beslenme, egzersizden uzak yaşam, kötü alışkanlıklar, aşırı kilo, doğurganlık yaşının ileri çekilmesi gibi durumlar meme kanseri için negatif faktörlerdir. Saydığımız durumların değişmesiyle meme kanserinin bir miktar daha artışına katkı sağlandığını düşünüyorum. Günlük yaşam tarzına baktığımızda sigara ve alkol azaltılabilir. Hazır gıdalar biraz daha az tüketilip, Akdeniz mutfağı ön plan çıkarabilir. Bir miktar da egzersiz yapılırsa sadece meme kanseri için değil, tüm kanserler için çok ciddi önlemler alınmış olur” dedi.

Mamografi kanser yapar düşüncesi doğru değil
Meme kanseri ile ilgili doğru bilenen yanlışlara dikkat çeken Prof. Dr. Özdoğan, ''Mamografi zarar verir, alınan radyasyonlar kanser yapar düşüncesi doğru değil. Mamografiye bakıldığında meme kanserinden ölüm oranlarını yüzde 20 azalttığını biliyoruz. Mamografi tüm dünya tarafından kabul edilmiş tarama yöntemidir. Yaşadığımız sürece meme kanserini tamamen önleyemeyiz ama azaltabiliriz. Yaşamsal bazı değişikliklerle örneğin; beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmek, sigara ve alkol tüketimi ortadan kaldırmak, menopoz sonrası aşırı kilonun azaltılması, mümkünse doğum yapmak ve emzirmek meme kanserinden koruyucu yöntemlerdir. Her zaman önleyemediğimiz bazı etmenler olacaktır. Örneğin; kalıtsal geçişli meme kanserleri ve tam olarak nedenini bilmediğimiz faktörler ile kanserde karşılaşacağız'' şeklinde konuştu.

''Ülkemizde uygulanan tedaviler uluslararası standartlarda''
Prof. Dr. Özdoğan, Türkiye’de yapılan tedavilerin kalitesi hakkında şu bilgileri verdi: ''Günümüzde tıbbı tedaviler çok gelişti. Ülkemizde uygulanan tedaviler uluslararası standartlarda. Amerika'da uygulanan tedavilerden neredeyse hiçbir eksiği yok, hatta fazlası var. Türk insanın sıcakkanlı oluşu, Türk hekimlerinin bu konuda son derece yetkin oluşu ve hekimlerin tek birey olarak değil, multidisipliner olarak tedavi etmeleri ülkemizdeki en büyük gelişmelerdendir. Son zamanlarda bitkisel ürünler ve alternatif tıp çok ön plana çıkınca bir grup hastanın modern tedavilerden kaçındığını görüyoruz. Artık modern kanser tedavi yöntemlerini çok iyi yönetiyoruz. Hastaya en az zarar verecek şekilde tedaviler yapıyoruz. Artık hastanın saçını koruyabiliyor ve bulantı-kusma neredeyse olmayacak şekilde tedaviler sunabiliyoruz. Tüm risk faktörlerini en aza indirebiliyoruz. Yaşamlarına inanılmaz katkılar sağlıyoruz.” 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Milyonluk araç vurgunu operasyonunda 8 kişi tutuklandı Samsun merkezli 13 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda araçların şasi bilgilerini değiştirerek yaklaşık 50 milyon TL’lik vurgun yaptıkları iddiasıyla adliyeye sevk edilen 13 kişiden 8’i tutuklanırken, 5 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekiplerince oto "change" suçlarına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirildi. Kazalı, yanmış ya da ağır hasarlı araçların şasilerini, yurt dışından kaçak yollarla getirilen veya yurt içinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren ve bu yöntemle vatandaşları dolandıran organize suç örgütünün faaliyetleri deşifre edildi. Şüphelilerin araçların kimlik bilgilerini değiştirerek adeta "yeni bir araç" gibi piyasaya sürdükleri belirlendi. Samsun İl Emniyet Müdürlüğü’nce daha önce tırlara yönelik düzenlenen "Satır" operasyonunun ardından bu kez otomobillere yönelik "Satır 2" operasyonu hayata geçirildi. 31 Mart günü saat 06.00’da başlayan operasyon kapsamında Samsun, Ankara, Antalya, Aksaray, Batman, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Karaman, Kocaeli, Konya, Malatya, Şanlıurfa illerinde bulunan toplam 30 şüpheli eş zamanlı operasyonla yakalandı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin yurt dışından yasa dışı yollarla araç ve parçaları temin ettikleri, yurt içinden araç çaldıkları, bu araçlara usulsüz şasi monte ederek sahte plakalarla trafiğe çıkardıkları ve satış yoluyla vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi. Yürütülen çalışmalar neticesinde suç örgütünün 50 milyon TL’lik vurgun yaptığı belirlenirken, operasyon kapsamında 14 otomobile el konuldu. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda yurt dışından kaçak yollarla getirilen ve change işlemine hazır 3 araç, change işlemi gerçekleştirilmiş satışa hazır 2 araç, haciz yakalamalı 1 araç, yurt dışından kaçak yollarla getirilen 3 motor bloğu, change işleminde kullanılan kimyasallar, numaratör, şasi numaraları ve tip etiketleri, çok sayıda ruhsat belgesi, sahte plakalar ile dijital materyaller ele geçirildi. Gözaltına alınan 30 kişiden 17’si ifadeleri alındıktan sonra savcının talimatıyla serbest bırakılırken, sorguları tamamlanan 13 şüpheli ise bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren 8 kişi tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevine gönderilirken, 5 kişi ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kahramanmaraş Sahte bungalov ilanıyla 3 milyar liralık vurgun: 21 gözaltı Kahramanmaraş merkezli düzenlenen operasyonda sahte bungalov ilanı ile 3 milyar liralık vurgun yapan şebeke çökertildi, 21 kişi gözaltına alındı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık şebekesine yönelik geniş çaplı operasyon düzenlendi. Başsavcılık koordinesinde, Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarda, şüphelilerin sosyal medya platformları üzerinden sahte bungalov ilanları oluşturarak vatandaşları dolandırdığı tespit edildi. Yapılan incelemelerde, şüphelilere ait hesaplarda yaklaşık 3 milyar TL işlem hacmi bulunduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında Kahramanmaraş merkezli olmak üzere Antalya, Balıkesir, Bitlis, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Erzurum, Gaziantep, Hatay, İzmir, Mersin, Şanlıurfa ve Şırnak’ta toplam 28 şüpheliye ait 26 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda şüphelilere ait adreslerde yapılan aramalarda; 29 cep telefonu, 21 SIM kart, 1 flash bellek, 1 SSD depolama cihazı ele geçirildi. Gerçekleştirilen operasyonlar sonucu 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden 17’si Kahramanmaraş’a getirilirken, gözaltında olan diğer 4 şüpheli ile cezaevinde bulunan 5 şüphelinin işlemlerinin SEGBİS üzerinden yapılacağı öğrenildi. Öte yandan, firari durumda olan 2 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Kırşehir İçişleri Bakanı Çiftçi: "Herkes endişe içerisindeyken bizim öyle bir tasamız yok, başımızda bir dünya lideri var" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada kritik bir süreçten geçildiğine dikkat çekerek, "Herkes endişe içerisindeyken, acaba yarın ne olur derken bizim öyle bir tasamız yok. Çünkü başımızda bir dünya lideri var" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kırşehir Valiliğini ziyaret etti. Bakan Çiftçi, şeref defterini imzaladıktan sonra Vali Murat Sefa Demiryürek’ten brifing aldı. Ahi Evran Külliyesini ziyaret eden Bakan Çiftçi, burada dua ettikten sonra parti teşkilatına geçti. Göreve atanmasının ardından illere ziyaretler gerçekleştirdiğini belirten Bakan Çiftçi, yaklaşık 30 yıllık meslek hayatının ardından İçişleri Bakanlığı görevine getirildiğini hatırlatarak, "Bu görev sorumluluğu ağır bir görev. Ancak çalışarak bunun altından kalkabiliriz. Sizlerin duaları bizim için önemli" diye konuştu. Kırşehir’de yapılan toplantılarda ilin yatırımları ve ihtiyaçlarının ele alındığını aktaran Bakan Çiftçi, "Bakanlığımız ve diğer bakanlıklarla ilgili konularda Ankara’da takipçisi olacağız. Kırşehir merkez ve tüm ilçelerimiz için elimizden gelen gayreti göstereceğiz" ifadelerini kullandı. "Herkes endişede bizim tasamız yok" Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada kritik bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Bakan Çiftçi, bölgesel gelişmelere değinerek vatandaşlardan birlik ve beraberlik içinde olunması çağrısında bulundu. Yurt dışı ziyaretlerinden örnekler de paylaşan Bakan, Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası alandaki etkisine vurgu yaparak, "Bizler üzerimize düşeni yapacağız. Türkiye kritik günlerden geçiyor. Civarımızda savaş var. Suriye’nin devam eden sürecini daha yeni yoluna koyuyoruz. Bir de bunun yanında İran ile ilgili savaş baş gösterdi. Ama başımızda bir dünya lideri olduğunu da herkes biliyor. Herkes endişe içerisindeyken, acaba yarın ne olur derken bizim öyle bir tasamız yok. Çünkü başımızda bir dünya lideri var" diye konuştu. Bakan Çiftçi, "Yüzyılda bir tane lider geliyor, o günlerde İslam ümmetinin başı Abdülhamit Han’dı. İslam ümmetinin başı bugün de Cumhurbaşkanımız" dedi.