GÜNDEM - 05 Mayıs 2018 Cumartesi 13:39

Rizeliler 3 Cumhurbaşkanı adayının da hemşehrilerinden olmasından mutlu

A
A
A
Rizeliler 3 Cumhurbaşkanı adayının da hemşehrilerinden olmasından mutlu

Cumhurbaşkanı adayları Recep Tayyip Erdoğan, Muharrem İnce ve Meral Akşener'in ortak noktalarının 'Rize' olması Rizeliler'i mutlu ediyor. Erdoğan gibi İnce ve Akşener'in de Rize ile organik bağları bulunuyor.

AK Parti'nin Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rize Güneysulu olduğu herkes tarafından bilinirken, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ile İYİ Parti'nin Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener'in Rize ile ailevi bağları pek bilinmiyor. CHP'nin cumhurbaşkanı adayı İnce'nin annesi Zekiye İnce'nin ailesinin Rize'nin Çayeli ilçesinden 1922 yılında Yalova'ya göç ettiği ve asıl köklerinin Çayeli ilçesi Büyükköy'e dayandığı öğrenilirken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in eşi Tuncer Akşener'in de Rize Fındıklı ilçesi nüfusuna kayıtlı olması siyasette Rize faktörünü ortaya koyuyor. 

Bu durum ise Rizeliler için gurur kaynağı oluyor. Rize’de işçi olarak çalışan Hüsnü Yunus Metin “Siyasette Rize faktörü yıllardır var. Geçmişten bugüne gelen bir sürü Rizeli siyasetçimiz var. Bu kadar siyasetçiye rağmen bakıldığında siyasetin Rize’ye bugüne kadar çok büyük hiçbir karı olmadı. Ülkemizde en fazla siyaset dönen ilin Rize olmasına rağmen, Rize’nin gelişmesi adına hiçbir katkı yok ama inanıyorum bir gün faydasını göreceğiz” ifadelerini kullandı. 

Rize’de esnaflık yapan Ömer Kaya ise geçmişten bugüne Rize’nin yüksek bürokratlara alışık olduğunu dile getirerek “Cumhurbaşkanımız şuan nasıl ustalık dönemi yaşıyorsa Rize bu ustalık dönemini sürekli yaşıyor. Rize olarak tekrarlayan bir ustalık dönemimiz var. Bizim tabi oyumuz Rizeli Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı'na. Geçmiş dönemlerde de Mesut Yılmaz vardı, Meclis Başkanımız İsmail Karaman var, yine bir takım yüksek bürokratlarımız var. Yani biz Rizeliler olarak yüksek bürokratlara alışkın bir iliz. Bütün bunlara rağmen Rize’miz ne derece gelişmiş bunlar tartışılır. Bunları da siyasetçiler bir kendilerine sorsunlar” dedi.  

Hasan Fehmi Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara DMM’den ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, ’Türkiye’nin İran’a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD’ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu’ yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye’nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi. Türkiye’nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.