DÜNYADAN FUTBOL - 14 Eylül 2011 Çarşamba 22:16

Selçuk Çebi, dünya ikincisi oldu

A
A
A
Selçuk Çebi, dünya ikincisi oldu

İstanbul'da devam eden Dünya Güreş Şampiyonası'nda milli güreşçi Selçuk Çebi, dünya ikincisi oldu.

 

Gün içinde zorlu rakipleriyle mücadele eden ve altın madalya vizesi alan milli güreşçi Çebi, finalde Rus Roman Vlasov ile zorlu bir maça çıktı. İlk devrede pasif kalan Selçuk Çebi, yere yatırıldı. Rus güreşçi, çırpma yapmaya uğraşırken, ani bir hareketle milli güreşçiyi suplekse kaldırarak bir puan aldı ve devreyi 1-0 önde kapadı.


İkinci devrede ise yine kıran kırana bir mücadele ortaya konuldu. Bu defa rakibini yere yatıran Çebi'ydi. Milli güreşçi büyük çaba göstermesine rağmen puan almayı başaramadı ve devreyi 1-0 karşılaşmayı da 2-0 kaybederek kilosunda ikincilikte kaldı.



TÜRKİYE TAKIM HALİNDE İKİNCİ OLDU


Bu sonuçla Türkiye, grekeromen stilde şampiyonayı 1 altın, 1 gümüş, 2 bronz madalyayla kapatırken, takım halinde dünya ikinciliğini elde etti. Milliler, ayrıca 4 sıklette de Londra Olimpiyatları'na katılma hakkı kazandı.


Grekoromende Rusya 41 puanla takım sıralamasında ilk sırayı alırken, bu ülkeyi 35 puanla Türkiye takip etti. Şampiyonada üçüncülüğü ise 30 puanla İran elde etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Hastane kantininde boğazına şeker kaçan Mina’yı hemşire kurtardı Adana’nın Kozan ilçesinde hastane kantininde boğazına şeker kaçan 4 yaşındaki çocuk, hemşirenin Heimlich manevrası uygulamasıyla kurtuldu. O anlar hastanenin güvenlik kameralarına yansırken anne, kızının hayatını kurtaran hemşireye teşekkür etti. Kozan Devlet Hastanesi’ne rapor almaya gelen anne Gülşah Ünüvar, poliklinikte sıra beklediği sırada anneannesi Fikran Durgel, torunu 4 yaşındaki Mina Gül ile birlikte hastane kantinine geçti. Kantinde bir vatandaşın verdiği şekerden alan Mina’nın boğazına şeker kaçtı. Nefes almakta zorlanan çocuk, anneannesinin kucağında hızla acil servise götürüldü. Hastanın panikle geldiğini gören 13 yıllık hemşire Melek Bulut, çocuğa Heimlich manevrası uyguladı. Doğru ve hızlı müdahale sonucu boğazındaki şeker çıkarılan Mina, yeniden nefes almaya başladı. Kurtarılan minik Mina’yı doktorlar yeniden sağlık kontrolünden geçirdi. Yaşananları anlatan hemşire Melek Bulut, "Görev alanımızdaydık, hasta yakınları panikle yanımıza koştu. Biz de mesleki bilgimiz doğrultusunda hemen müdahale ettik. Onun iyi olması bizim için en büyük mutluluk" dedi. "Herkes bu müdahaleyi öğrenmeli" Kızı Mina’nın sağlığına kavuşmasının ardından hemşireye teşekkür etmek için yeniden hastaneye gelen anne Gülşah Ünüvar ise yaşadığı panik dolu anları anlatarak, "Ben doktor sıramı bekliyordum. Annem ve kızım kantindeydi. Olayı sonradan öğrendim. Annem büyük panik yaşamış, ilk müdahale yeterli olmayınca hemen acile koşmuşlar. Hemşire hanımın hızlı ve doğru müdahalesiyle kızım kurtuldu. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Herkesin bu müdahaleyi bilmesi gerekiyor" diye konuştu. Kozan Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Çağlar Bozkurt da hastane yönetimi ile birlikte hayat kurtaran hamleyi gerçekleştiren hemşire Melek Bulut’a başhekimlikte teşekkür belgesi vererek hızlı ve örnek davranış için teşekkür etti.
Kocaeli Körfez’in parkları hibe desteğiyle yenilenecek Körfez Belediyesinde gerçekleştirilen mayıs ayı meclis toplantısında, ilçedeki amfitiyatronun yenilenerek Kocaeli Üniversitesine tahsis edilmesi ve parklardaki kent mobilyalarının revizyonu için Türkiye Çevre Ajansından hibe desteği alınması karara bağlandı. Körfez Belediyesi mayıs ayı olağan meclis toplantısı, Belediye Başkanı Şener Söğüt başkanlığında meclis salonunda yapıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve tutanak özetinin oylanmasıyla başlayan toplantıda, toplam 16 gündem maddesi tek tek görüşülerek karara bağlandı. Toplantıda, ilçede her yıl geleneksel olarak düzenlenen etkinlik ve festivallerin yapılması için de yetki verildi. Amfitiyatro üniversiteye tahsis edilecek Kocaeli Üniversitesi Körfez Yerleşkesi içerisindeki amfitiyatronun durumu mecliste ele alındı. Söz konusu yapının bakım, onarım ve çevre düzenlemesinin belediye tarafından yapılması ve çalışmaların ardından alanın Kocaeli Üniversitesinin kullanımına bedelsiz olarak bırakılması kararlaştırıldı. Bu kapsamda üniversite ile protokol yapılması için Başkan Şener Söğüt’e oy birliğiyle yetki verildi. Söğüt, kararın ardından yaptığı değerlendirmede, "Hızlı şekilde projeyi hayata geçireceğiz" ifadesini kullandı. Parkların yenilenmesi için hibe desteği Türkiye Çevre Ajansı ile "Körfez Geneli Park ve Yeşil Alanlardaki Oyun Grubu ve Kent Mobilyaları Revizyonu Projesi" kapsamında protokol imzalanması da meclis onayına sunuldu. Proje kapsamında ajanstan hibe desteği alınabilmesi ve ilgili protokollerin imzalanması için Başkan Söğüt’e yetki verildi. Sağlanacak hibe desteğiyle ilçedeki parkların daha modern ve güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.
Antalya Alanya Kalesi’ndeki 800 yıllık miras turist akınına uğruyor Antalya’nın Alanya ilçesinde, Alanya Kalesi içerisinde yer alan Süleymaniye Camii, hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak noktalarından biri haline geldi. 13. yüzyılda 1. Alaaddin Keykubad döneminde inşa edilen cami, geçirdiği değişimlere rağmen tarihi dokusunu korumayı sürdürüyor. İlk olarak Selçuklu mimarisiyle inşa edilen yapı, zaman içerisinde çeşitli nedenlerle özgün görünümünden uzaklaştı. 16. yüzyılda ise Kanuni Sultan Süleyman döneminde yeniden yaptırılarak bugünkü görünümüne kavuştu. Bu yeniden inşa süreci, camiye hem Selçuklu hem de Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan eşsiz bir karakter kazandırdı. Caminin özellikle giriş kapısı, minberi ve ahşap işçiliği ilk yapıldığı dönemin estetik anlayışını yansıtarak ziyaretçilere adeta görsel bir şölen sunuyor. Ahşap detaylarda kullanılan ince işçilik, dönemin ustalığını gözler önüne sererken, yapının tarihi atmosferini daha da güçlü kılıyor. Akustiği sağlamak için 60 adet küp Öte yandan caminin dikkat çeken bir diğer özelliği ise akustik sistemi oldu. İlk inşa edildiği dönemde sesin cami içerisinde dengeli bir şekilde yayılması amacıyla yerleştirilen toplam 60 adet küp, dönemin mühendislik anlayışını ortaya koyuyor. Ancak zaman içerisinde yapılan restorasyon çalışmaları sırasında bu küplerden birinin üzerinin sıva ile kapatıldığı biliniyor. Tarihi ve mimari özellikleriyle öne çıkan Süleymaniye Camii, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlarken, Alanya’nın kültürel mirası içerisinde önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Özellikle kaleye çıkan turistlerin uğrak noktalarından biri olan cami, geçmiş ile günümüz arasında köprü kuran önemli yapılardan biri olarak dikkat çekiyor. Caminin genel tarihi hakkında bilgi veren Reşat Reşatoğlu ‘’Camiyi İlk yaptıran kişi 1. Alaaddin Keykubat. İlk yapıldığı zaman Alaaddin cami olarak adlandırılıyor. Burası bir fetih camisidir. Malum o dönemin anlayışına göre fethedilen şehirlerin en yüksek mevkilerindeki düz alana bir cami inşa edilirdi. Cami 300 sene sonra Osmanlı dönemindeki Kanuni Sultan Süleyman devrine gelmiş ve o dönemde bir şimşek çarpması sonucu büyük hasar görmüş. Ondan sonra hasar görmeyen yerlerde yıkılarak temeller muhafaza edilerek yeniden ayağa kaldırılmış. Bu sefer de Kanuni Sultan Süleyman bizzat kendi cebinden parayı gönderdiği için ve o dönemde yapıldığı için Süleymaniye cami olarak adlandırılmıştır’’ dedi. Kapısında makili hat ile Fatiha yazısı Süleymaniye caminin kapı girişinde inşaat sırasında Makili hat ile Fatiha suresi yazısının dikkat çektiğini aktaran Reşatoğlu ‘’İç özelliklerinin en önemlisi akustiktir. Malum o zaman mikrofon yok en arkadaki cemaate ses ulaşması lazım. Eski camilerin tamamında bu vardır. Osmanlı o özelliği bu eksikliği burada da çözmüş. İmam efendi ön tarafta namazı kıldırırken en arkadaki cemaatin bu sesi aynı şekilde duyabilmek için kubbenin dört köşesine on beşer tane küçük küpçüler yerleştirmek suretiyle sese akustik vermişler. Tabi restorasyon sırasında bir tanesi kapatılmış dolayısıyla atmış olması gerekirken 59 tane kalmıştır. bu caminin en önemli özelliklerinden bir tanesi de kapısının, pencere kanatlarının, kürsünün ve mihrabın orijinal olmasıdır. Son dönemlerde yaygınlaşan en önemli olaylardan bir tanesi karekod uygulamasıdır. Dolayısıyla biz karekod uygulamasını 500 sene sonra günümüzde biz yaşarken Osmanlı zamanında karekod uygulamaları arkamda gördüğünüz caminin iç pencerelerin kapısında makili hat ile bir kare içerisinde peygamberimizin adı nakşe edilmiştir. Yine caminin ana kapı girişinin üstündeyse sol ve sağ kanatta bir karekod kare içerisine ile Fatiha suresi nakşedilmiştir. Burada anlamlar vardır. Fatiha giriş anlamına geldiği, hem camiye giriş, hem Kur’ana hem de İslam’a dine girişi ifade eder’’ ifadelerine yer verdi. (RK-SM-