GÜNDEM - 20 Ocak 2012 Cuma 15:03

''Soğukta kalpak çok iyi geldi''

A
A
A
''Soğukta kalpak çok iyi geldi''

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Niğde'deki Kazak köylüleri tarafından hediye edilen kalpağı giyerek, ''Soğukta kalpak çok iyi geldi'' dedi.

CEM ATAKAN - MUSTAFA ÇETİN - YASİN ESEN

Alaaddin Camii çıkışında Özbelde Konak'a gelen Cumhurbaşkanı Gül, burada Niğdelilerin sevgi gösterileriyle karşılaştı. Kazak yöresel kıyafeti giymiş Abay Orhun ile oğlu İlyas Orhun, burada Cumhurbaşkanı Gül'e kalpak hediye etti. Cumhurbaşkanı restorana girmeden kalpağı takarak, "Soğukta kalpak çok iyi oldu'' diye konuştu.

Restoranda şehit aileleri ve işadamları ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Gül, "Bu sabahtan itibaren daha fazla gezme ve insanlarla sohbet etme imkanımız oldu. Niğde'nin zengin bir tarihi var. Tarım sektörü olan bölge ayrıca modernleşiyor. Organize Sanayi Bölgesi ve üniversite kendini ispatlamış durumda. Büyük bir şehir ortaya çıkıyor. Niğde, Kayseri'ye çok yakın. Ben de buralı sayılırım" dedi.

Niğde'nin ileride daha güçlü bir il olacağını söyleyen Gül, "Sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları kendi içlerinde dayanışma halinde ama şehrin büyümesi konusundaki eksikliklerin giderilmesi için daha çok dayanışma içinde bulunulması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.