DÜNYA - 24 Ocak 2026 Cumartesi 19:36 | Son Güncelleme : 24 Ocak 2026 Cumartesi 19:37

Suriye, terör örgütü SDG'ye Haseke'ye ilişkin tanınan sürenin uzatıldığı iddialarını yalanladı

A
A
A
Suriye, terör örgütü SDG'ye Haseke'ye ilişkin tanınan sürenin uzatıldığı iddialarını yalanladı

Suriye Dışişleri Bakanlığı Arap İşleri Genel Müdürü Muhammed Taha el Ahmed, Haseke vilayetinin geleceği konusunda terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye uzantısı SDG'ye tanınan 4 günlük sürenin uzatıldığı yönündeki iddiaları yalanladı.

Suriye hükümeti, geçtiğimiz haftalarda terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye uzantısı SDG'ye yönelik yürütülen operasyonlarda elde edilen başarıların ardından terör örgütüne Haseke vilayetinin geleceğine ilişkin tanınan istişare süresine yönelik açıklamada bulundu. Suriye Dışişleri Bakanlığı Arap İşleri Genel Müdürü Muhammed Taha el Ahmed, 20.00’da son bulacak söz konusu sürenin dolmasına saatler kala taraflar arasındaki ateşkesin uzatıldığına ilişkin ortaya çeşitli iddialar atıldığını bildirdi. Ahmed, bu ifadelerin asılsız olduğunu vurgularken, SDG’nin zaman kazanmak amacıyla sürekli süre ve ateşkes talebinde bulunduğunu açıkladı. Suriye devletinin sunduğu tekliflere şu ana kadar olumlu bir yanıt verilmediğini kaydeden Ahmed, aksine ateşkes ihlallerinin sürdüğünü vurguladı.

Ahmed ayrıca, ülkedeki tüm silahların Suriye Savunma Bakanlığı ve Suriye İçişleri Bakanlığı bünyesinde bulundurulması gerektiğini hatırlatırken, terör örgütü PKK unsurlarının Suriye topraklarına girişinin de uluslararası hukuk ve Suriye yasalarına aykırı olduğunun altını çizdi. Ahmed, bu ihlallerle hukuki çerçevede mücadele edileceğini söyledi.

Dört günlük süre verilmişti

Suriye Devlet Başkanlığı’ndan 20 Ocak’ta yapılan açıklamada, SDG ile gerçekleştirilen görüşmelerde Haseke vilayetinin geleceğine ilişkin çeşitli başlıklarda ortak anlayışa varıldığı belirtilmişti. Yayımlanan bildiride, bölgelerin entegrasyon sürecine ilişkin detaylı bir plan oluşturulması amacıyla SDG yönetimine 4 günlük istişare süresi tanındığı bildirilmiş, taraflar arasında uzlaşmaya varılması durumunda Suriye ordusu birliklerinin Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerine girmeyeceği aktarılmıştı. Birliklerin şehirlerin dış hatlarında konuşlanacağı ifade edilirken, Kamışlı da dahil olmak üzere Haseke vilayetinin barışçıl entegrasyonuna ilişkin takvim ve detayların ilerleyen süreçte ele alınacağı kaydedilmişti.

Farrah Abou Jaib

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Arslan: "Biz güçlülerin haklı değil haklıların güçlü olduğu bir dünya istiyoruz" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) ve HİZMET-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HİZMET-İŞ Sendikasının kuruluşunun 48’inci yılında yaptığı konuşmada, "Biz güçlülerin haklı değil haklıların güçlü olduğu bir dünya istiyoruz. HAK-İŞ olarak bugün ülkemizin bölgemizin ve küremizin bütün mazlum ve mağdurlarının bizden alacaklı olduğunu her fırsatta teyit ediyoruz" dedi. Ankara’da bir otelde "Emeğin Küresel Kudreti" temasıyla HİZMET-İŞ Sendikasının kuruluşunun 48’inci yıl dönümü kutlandı. Programda konuşan HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Arslan, "Sendikamız 48 yıllık tarihi mücadelesinden ilk kurulduğu andan itibaren ortaya koyduğu ilkelerden prensiplerinden felsefi duruşundan emeğe ve emekçiye bakış açısıyla ortaya koyduğu değerlerinden vazgeçmeden aynı istikamette ama daha güçlü adımlarla yürümeye devam etti. Bu süreç içerisinde başta iş kazalarında kaybettiğimiz kardeşlerimiz, evlatlarımız olmak üzere 15 Temmuz şehitlerimiz ve terörle mücadele ederken kaybettiğimiz koruyucularımızı şehitlerimizi rahmetle, minnetle, şükranla anıyoruz. HİZMET-İŞ Sendikası en son ocak ayı istatistiklerinde bakanlığımızın ilan ettiği istatistiklerde 276 bin üyesi ile bugünkü rakamlarla 278 bine ulaşan üye sayısı ile Türkiye’nin en büyük işçi sendikası sorumluluğunu üzerinde taşımaktadır. Aynı zamanda konfederasyonumuz HAK-İŞ’in ve iş kolumuz da en büyük sendika olmanın sorumluluğunu ve onurunu yaşıyoruz" diye konuştu. "Eğer su yoksa hayatta olmadığının farkındayız" HAK-İŞ Konfederasyonun 50’nci yıl etkinlikleri kapsamında 1 yıl içerisinde 1 milyon fidanı toprakla buluşturmak istediklerini vurgulayan Arslan, "Geleceğimiz suyumuz kadar diye yola çıkarak su konusundaki duyarlılığımızı tekrar kamuoyuyla paylaşmaya çalışıyoruz. Eğer su yoksa hayatta olmadığının farkındayız. Yine yanan ormanları ciğerimizin yandığından yola çıkarak yeniden fidanlarla buluşturmak üzere bir kampanyaya imza atıyoruz. Bu kampanyayla bugüne kadar 376 bin fidanı Allah’a çok şükür toprakla buluşturduk. Yaklaşık 20 milyon liralık bir bu konudaki bütçeyi fidan ve ağaç dikmek için ayrıca harcadık ve harcıyoruz. Bu kampanyamız yine devam ediyor HAK-İŞ ile birlikte konfederasyonumuzun 50’nci yıl etkinliklerinde de ilan ettiğimiz gibi her üyemiz için bir fidan armağanını gerçekleştirip 1 milyon fidanı bir yıl içinde toprakla buluşturacağız" sözlerini söyledi. "HAK-İŞ olarak terörsüz Türkiye sürecini destekledik" Terörsüz Türkiye sürecine destek verdiklerini ifade eden Arslan, "Terörsüz Türkiye konusunda HAK-İŞ olarak dün olduğu gibi ülkemiz için bölgemiz için barış kardeşlik ve adalet için terörsüz Türkiye sürecini destekledik ve 17 Şubat ilanının arkasında durulması konusunda meclisteki komisyonda görüşlerimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonunda ifade etmeye çalıştık" ifadelerini kullandı. "Ateşkes anlaşmasına rağmen Filistinli kardeşlerimiz hala katlediliyor" HAK-İŞ olarak Gazze düzenlenen kampanyalarla 1 milyon 200 bin dolar toplayıp çoğunu Gazze’ye ulaştırdıklarını ifade eden Arslan, "Sendikamız ve HAK-İŞ, Allah onlardan razı olsun üyelerimizin katıldığı bir kampanyayla yaklaşık 1 milyon 200 bin dolarlık bir bütçe oluşturduk ve bunların büyük bir bölümünü Gazze’ye ulaştırma başarısı elde ettik. Kızılay başta olmak üzere çeşitli sivil toplum örgütleri ve doğrudan ulaştığımız kaynaklar oradaki sendikalarla yaptığımız iş birliği bizi Gazzeli kardeşlerimize daha da yaklaştırdı. Hem bizim hem de ülkemizin hem de hükümetimizin, devletimizin daha fazlasını yapması gerekiyor. Hala bir barış ve ateşkes anlaşmasına rağmen Filistinli kardeşlerimiz hala katlediliyor. Bütün yeryüzündeki sivil toplum, uluslararası ilişkiler, uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler ne yazık ki iflas etti" şeklinde konuştu. "Biz güçlülerin haklı değil haklıların güçlü olduğu bir dünya istiyoruz" Güçlünün haklı değil, haklının güçlü olduğu bir dünya istediklerini ifade eden Arslan, "Biz güçlülerin haklı değil haklıların güçlü olduğu bir dünya istiyoruz. HAK-İŞ olarak bugün ülkemizin bölgemizin ve küremizin bütün mazlum ve mağdurlarının bizden alacaklı olduğunu her fırsatta teyit ediyoruz. Bir başka ifade ile ülkemizin bölgemizin ve küremizin bütün mağdur ve mazlumlarına HAK-İŞ’in borcu var. Borcumuzu ödememiz gerekiyor. Hepsinin rengi, konuştuğu dil, yaşadığı coğrafya, inanç ve mezhebi ne olursa olsun insan olmak ve mazlum olmak bizim için yeterli sebeptir. HAK-İŞ’in temel bir kongre kararıdır, bu kararımız doğrultusunda da bütün gücümüzle adaleti, hakkı, hukuku ve barışı inşa etmek için mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. Arslan, konuşmasın ardından programa katılan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, Hür Dava Partisi Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın adına hediye edilen fidanların sertifikasını takdim etti.