KENT HABERLERİ - 13 Ocak 2014 Pazartesi 11:40

Tıbbi atıkları Aydos Ormanlarına attılar

A
A
A
Tıbbi atıkları Aydos Ormanlarına attılar

İstanbul’un ciğeri konumundaki Aydos Ormanları’na atılan tıbbi atıklar, Kartal Belediyesi tarafından temizlendi. Ekipler, ormanın ortasında kilolarca pisliği bırakanların peşine düştü.

Kartal Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü, çevre kirliliğine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bir ihbarı değerlendiren Kartal Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri Aydos Ormanına dökülmüş çok sayıda insan ve çevreye zarar verecek tıbbi atık tespit etti. Kartal Orman İşletme Şefliği ile koordineli bir şekilde yapılan toplama ve temizlik sonucu tıbbi atıklar, belediyenin tıbbi atık toplama araçlarıyla, bertaraf tesisine gönderildi. Kartal Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri ve Zabıta Müdürlüğü ekipleri ile birlikte büyük bir titizlik içinde ortak yürütülen çalışma ile kirliliği oluşturan kişi ve kurumla ilgili araştırmalarını aralıksız sürdürüyor. Konu ile ilgili bilgi veren Kartal Belediye Başkanı Op.Dr.Altınok Öz, “Çevre kirliliğine yönelik çalışmalarımızı büyük bir dikkat ve titizlikle yürütmemize rağmen Aydos Ormanı kent merkezine uzak bir alan olduğu için bir şekilde kimliği belirsiz kişi ve kişilerce buraya çevre ve insan sağlığını tehdit edecek atıklar dökülüyor.Bu konuda duyarlı vatandaşlarımızın desteklerini bekliyorum. Çünkü doğası tahrip edilmiş bir kent, kent olmaktan çıkar. Bu doğa ve kent hepimizin’’ dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Niğde ve Karaman arasında gastronomi köprüsü kuruldu Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ile Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi iş birliğinde yürütülen "Gastronomi Elçileri: Niğde ve Karaman Mutfakları Arasında Kültürel Köprüler" projesi kapsamında iki kentin köklü mutfak kültürleri öğrenciler aracılığıyla buluşturuldu. Yerel mutfak kültürlerinin korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla hazırlanan proje çerçevesinde Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Aşçılık Programı uygulama mutfaklarında gastronomi etkinliği gerçekleştirildi. Gastronomi Kulübü Danışmanı Öğretim Görevlisi Şinasi Özmen öncülüğünde düzenlenen etkinlikte, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi öğrencilerinden oluşan gastronomi elçileri Niğde’de ağırlandı. Projenin ilk ayağında Karaman mutfağını yerinde deneyimleyen Niğde ekibi, ikinci etapta Karaman’dan gelen öğrencileri ağırlayarak, Niğde mutfağının özgün lezzetlerini tanıttı. Katılımcılar hem teorik hem de uygulamalı eğitim aldı. Workshop sürecinde Niğde mutfağının öne çıkan geleneksel yemekleri tek tek hazırlandı. Katılımcılar, Niğde tava, Bor söğürme, yaprak ditme pilavı, beyaz tarhana çorbası, halvater, üzüm boranası, Göllüdağ tatlısı, Mazaklı, Niğde tahinli pidesi ve Fertek halkası gibi kente özgü lezzetlerin yapım aşamalarını deneyimleme fırsatı buldu. Bunun yanı sıra köfter, halka tatlı, Çamardı dondurması, bacaklı ekmek ve cevizli şeker sucuğu gibi yöresel ürünlerin de tanıtımı yapıldı. Proje Koordinatörü Öğr. Gör. Şinasi Özmen, projenin çıkış noktasının iki kadim şehrin mutfak kültürlerini karşılıklı öğrenmek ve bunu genç kuşaklara aktarmak olduğunu belirtti. Özmen, Karaman’da başlayan programın ikinci ayağını Niğde’de gerçekleştirdiklerini ifade ederek, burada ağırladıkları öğrencilerin gelecekte sektörün önemli isimleri olacağını ve öğrendikleri yöresel yemekleri ileride kendi mutfaklarına taşıyabileceklerini söyledi. Özmen, özellikle unutulmaya yüz tutmuş yöresel yemeklerin yeniden görünür hale getirilmesi için çaba gösterdiklerini vurgulayarak, "Bu yemeklerin unutulmaması için uğraşıyoruz" dedi. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Pastacılık Bölümü öğrencisi Sude Nur Aydın ise proje sayesinde hem Karaman hem de Niğde mutfağını yakından tanıma fırsatı bulduklarını belirterek, farklı şehirlerin mutfak kültürlerinin öğrenilmesinin mesleki gelişim açısından önemli olduğunu ifade etti. Niğde mutfağında karşılaştığı bazı tatların kendisini şaşırttığını dile getiren Aydın, özellikle elmalı tatlılar ve tarhana çorbasının kendi alışık olduğu tatlardan farklı olduğunu söyledi. Projeye katılan öğrencilerden Enes Talha Gül de bölgesel mutfakların birbirinden oldukça farklı olduğunu, bu çeşitliliğin gastronomi eğitimi alan öğrenciler için önemli bir deneyim sunduğunu belirtti. Program kapsamında "Niğde Mutfak Kültürü ve Sürdürülebilirlik" başlıklı seminer de düzenlendi. Seminerde yerel mutfakların sürdürülebilir gastronomideki yeri, coğrafi işaretli ürünlerin korunması ve gastronominin yerel kalkınmaya katkısı ele alındı.
Ankara Güzellik merkezinde estetik operasyonu yüz felci yaptı Ankara’da yüzündeki kırışıklıklar nedeniyle internetten bulduğu bir güzellik merkezine giden kadın, yapılan operasyonun ardından yüz felci geçirdiğini ileri sürdü. Dolandırıldığını da iddia eden kadın, söz konusu işlem için 50 bin lira ödediğini söyledi. Ankara’da yaşayan 57 yaşındaki Serap Kopar, yüzündeki kırışıklıklardan memnun olmadığı için internetten bulduğu Ş.S. isimli kadına ait güzellik merkezinden randevu aldı. İddiaya göre yüzüne yapılacak işlem için 50 bin lira ödemesi gerektiği belirtilen Kopar’a tuzak kuran çalışanlar, Sağlık Bakanlığının sözde ‘Sağlık Fonu’ adı altında faizsiz kredi verdiğini, 50 bin lirayı buradan tahsis edeceklerini ve 10 taksite bölebileceklerini söyledi. Durumdan şüphe duyan Kopar, ödemeyi kredi kartıyla yapmak istediğini ifade etti. Ücretin alınmasından sonra yüzüne farklı türde sıvıların enjekte edildiğini söyleyen Kopar, iddiaya göre bir hafta sonra fenalaşarak hastaneye gitmek zorunda kaldı. Kopar’a yüz felci teşhisi konuldu. Durum üzerine güzellik merkezi yetkililerinden şikayetçi olan Kopar, ikinci şoku da banka hesabını kontrol ederken yaşadı. Ödediği 50 bin liranın henüz taksitlendirilmediğini ve işlemin bir kuyumcuya ait ‘POS’ cihazından yapıldığını öğrenen Kopar, eşiyle birlikte söz konusu güzellik merkezine gitti. Kopar’a işlemin yapıldığı sırada bir yanlışlık olduğu, paranın tekrar hesabına gönderileceği ve taksitlendirmenin o şekilde yapılacağı ifade edildi. Kuyumcu hesabına gönderilen paranın bu kez de bir mobilyacıya ait hesaptan kendisine tekrar gönderildiğini ifade eden Kopar, ödemeyi ancak 4 taksite böldürebildiğini ve kendisi gibi yüzlerce kişinin de aynı şekilde mağdur olduğunu iddia etti. Konuyla ilgili şikayetçi olduklarını, hukuk mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini belirten Kopar, eski haline dönmesinin ise henüz kesin olmadığını ve göreceği tedavinin ardından belli olacağını dile getirdi. "Fiyatı yüksek bulunca indirim yaptılar ve 50 bin liraya anlaştık" Olayla ilgili konuşan Serap Kopar, yüzümdeki kırışıklıklardan şikayetçi olduğunu, güvenebileceği bir güzellik merkezi aradığını, bu merkezi internette bulduğunu ifade ederek, "Ünlülere de işlem yapmışlar. Merkezi bir yerde de oldukları için güvendim ve randevu istedim. Gittiğimde yüzüme işlem yapacaklarını ve 10 dakika içinde farkı görebileceğimi söylediler. Kendinden çok eminlerdi. Daha sonra muhasebe ekibiyle görüştüm. Ücretin 75 bin lira olduğunu söylediler. Fiyatı yüksek bulunca indirim yaptılar ve 50 bin liraya anlaştık. Bana Sağlık Bakanlığının ‘Sağlık Fonu’ olduğunu ve ücreti oradan tahsis edeceklerini, taksitle faizsiz bir şekilde ödeyebileceğimi belirttiler" dedi. "Yüzümün uyuşmadığını ve iğneden korktuğumu söylememe rağmen umursamadılar" İşlem sırasında yüzünün uyuşmadığını söylediğini ama bunun çalışanlar tarafından önemsenmediğini ifade eden Kopar, "Telefonumdan banka hesabıma girdim. Elimden alarak kendileri işlem yapmak istedi. Adıma fon tanımlı olduğunu, işlemi yapacaklarını söylediler. Adıma kredi çekeceklerini düşündüm. Bu şekilde bir işlem yapmalarını istemediğimi belirtince kredi kartımı istediler. Kartımdan 50 bin lira çektiklerini ve 10 taksit şeklinde ödeyebileceğimi söylediler. Taksit işlemlerinin ise bir hafta sonra hesabıma yansıyacağını ifade ettiler. Daha sonra yüzüme krem sürdüler. Bir dakika bile olmadan işlem odasına geçtik. Yüzümün uyuşmadığını ve iğneden korktuğumu söylememe rağmen umursamadılar. Girdiğimiz odada farklı boyda iğneler vardı. Yüzümün her yerine iğnelerle işlem yaptılar. O kadar çok iğne batırdılar ki canım çok acıdı" diye konuştu. "İşlemi bir kuyumcuya ait ‘POS’ cihazından yaptıklarını öğrendik" Duydukları şüphe üzerine daha sonra tekrar güzellik merkezine gittiklerini söyleyen Kopar, "Odadan çıktığımda kötü haldeydim. Oradakiler durumun normal olduğunu söylediler. Birkaç gün sonra vücudumda lekeler ve dökülmeler oluşmaya başladı. Baş ağrım vardı. O sırada işlemin taksitlendirilmesinin hala yapılmadığını fark ettim. Eşimle birlikte güzellik merkezine gittik. Hala taksit yapılmadığını söyledik. Yanlışlık olduğunu söylediler ve en fazla 4 taksit yapabileceklerini ifade ettiler. İşlemi de bir kuyumcuya ait ‘POS’ cihazından yaptıklarını öğrendik. Daha sonra ilk işlemi iptal edip, fiyatı taksitlendirmek için hesabıma 50 bin lirayı tekrar gönderdiler. Paranın gönderildiği hesap da bir mobilya dükkanınınmış" ifadelerini kullandı. "Ağzım yamuldu, yüzüm aşağıya sarktı" Yaşadığı sağlık problemleriyle ilgili konuşan Kopar, "Taksit işlemini hallettikten birkaç gün sonra da yüzümün uyuştuğunu fark ettim. Yürümekte güçlük çektim. Hastaneye gittim. Çok kötü durumdaydım. Daha da kötüleştiğimi fark ettim. Uzun süren tahlillerin ardından hastanede müşahedeye alındım ve 4 gün tedavi gördüm" dedi. İşitmede de sıkıntılar yaşadığını kaydeden Kopar, "Ağzım yamuldu, yüzüm aşağıya sarktı. Yüz felci tanısı konuldu. Aylarca fizik tedavisi göreceğim. Ne kadar düzeleceğini bilmiyorum. Uyurken gözümü kapatamıyorum. Çok mağdur oldum. Beni bu hale sokan herkesten şikayetçiyim. Yüzlerce insanın benim gibi mağdur olduğunu gördüm. Her yere şikayette bulundum" dedi. "Eşim, paranın çekildiği POS cihazının sahibi olan kuyumcuya ulaştı" Paranın gönderildiği kuyumcuya ulaştıklarını söyleyen Kopar, "Eşim, paranın çekildiği POS cihazının sahibi olan kuyumcuya ulaştı. Bize, ‘Arkadaşlarım mağdur olmasın diye birkaç günlüğüne cihazı ödünç verdim. Onlarla bir ilgim yok, hatta alacaklarım var’ dedi. Eşim de kendisine tepki gösterdi. Ardından bize arkadaşlarıyla görüşeceğini ve paramızı iade edeceklerini söyledi" diye konuştu.