MAGAZİN - 27 Şubat 2017 Pazartesi 14:51

Tuğçe Kurşunoğlu: 'Argo komedileri doğru bulmuyorum'

A
A
A
Tuğçe Kurşunoğlu: 'Argo komedileri doğru bulmuyorum'

Oyuncu Tuğçe Kurşunoğlu: “Komedi her zaman olmalı ancak argo değil de zekâyla yapılan ve düşündüren komediler çok daha iyi geliyor bana. Çünkü emek istiyor” dedi

7 yaşında gittiği tiyatroda deyimiyle “aptal aşık”a döndü. Oyuncular, dekor her şey içine çekti onu ve yazmaya başladı. İş aşkı ile İstanbul’a geldi bir an da kendini dizi setinde buldu. Yaptığı her şey doğruydu ve o yolda ilerliyordu. Ardından diziler, teklifler tanıdığımız bir isim haline geldi Tuğçe Kurşunoğlu. Türkiye gazetesinden Çağla Türk güzel oyuncu ile Biz Size Döneriz filmi öncesi bir araya geldi.

*25 yaşında, Boşnak, Bursa’dan İstanbul’a geldi, annesiyle yaşıyor. Hiperaktif, dur durak bilmeyen, gününü dolu dolu geçiren, gezmeyi seven, mücadeleci biri olarak tanımlıyor kendini Tuğçe Kurşunoğlu…

İstanbul’a geliş sebebiniz nedir?

Oyunculuk kendimi anlayabildiğim zamandan beri içimdeydi. 8 yaşımdan bu yana izledim gördüm, kendi kendimi yetiştirmeye çalıştım ve yazmaya başladım. Bursa’nın yerel bir tiyatrosunda oyunculuk eğitimi almıştım. Ama Bursa’da daha ileri gidemezdim ve hayallerime ulaşmak için tek yol İstanbul’a gelmekti. Üniversite için buraya geldim ve bir şekilde oyunculuğa başladım.

Ne okudunuz?
Reklamcılık okudum ve işimi yapmadım. İstanbul’da oyunculuk eğitimi, diksiyon eğitimleri aldım.

İstanbul’a geldiğinde nasıl zorluklar yaşadın?

Çok kalabalık, büyük bir yer… Sürekli kayboluyordum. Zorluklarını çok yaşadım. Sektör zor, herkes gözde bir meslek olduğu için oyunculuk istiyor. Doğru adımlar atarak sektöre girdim ve adım attığım 3. Gün ağladım. Çalışma saatleri çok ağırdı. Dışarıdan çok havalı meslek gibi gözüküyor, ben hiçbir şey bilmeden kamera önüne geçtim. Bu işi istemiyorum diye çok döndüm. O zaman bu işin sevmeden yapılmayacağını anladım.

Çoğu oyuncular dizi sürelerinin uzun olmasından da yakınıyor…
Evet bir absürtlük var. Her hafta sinema filmi formatında dizi çekiyoruz. İşin kalitesi, oyunun enerjisi düşüyor ister istemez. Dizi günümüzde peynir ekmek gibi tüketilir oldu. Sezon dizileri de olmuyor artık…

Bir gününüz nasıl geçiyor?
Uyandığımda yaptığım ilk iş İstanbul’daki bütün etkinliklere bakıyorum ve kahvemi yapıyorum. Farklı yerler farklı lezzetler keşfetmeyi seviyorum. Bir günüm evde kesinlikle geçmez

Tuğçe Kurşunoğlu: 'Argo komedileri doğru bulmuyorum'

Takip ettiğiniz dizi var mı?
Yok ama kimin ne yaptığından haberim olması için bakıyorum. Fazla zap yapıyorum ve bu yüzden kimse benimle televizyon izlemek istemiyor.

Nasıl bir çocuktunuz?
Annemin yaka silktiği sokak çocuğuydum. Yetiştiğim yerde genellikle 2 katlı bahçeli evler vardı ve tüm çocuklar sokaktaydı. Oynamadığım oyun yoktur. Annem beni sokak sokak arardı. Orayı çok özlüyorum. Şuan İstanbul’da yaşıyorum yetişen yeni nesle çok üzülüyorum. Aileler çocuklarını rahatlıkla sokağa salamıyor, bunun için alan da yok…

Çocuklukta aklında kalan bir anı var mı?
Halam terziydi, incik boncukla çok işi olurdu… Kızları da benden çok çekti. “Allah Tuğçe geliyor” diye boncukları saklarlardı. Boncukları dağıtıp, yutuyormuşum.

Oyunculuk yeteneğini nasıl keşfettin?
4-5 yaşında sürekli oyunun da içinde olduğum için algılamaya başladım. Babam beni ilk tiyatroya götürdüğünde 7 yaşındaydım ve o an aşık oldum. Ben de heves oldu ve oyun arkadaşlarımla birlikte oyun çıkardık. Senaryo yazdım, mahalledeki teyzeleri oynadık. Eğitim aldım ve yazmaya devam ettim. Okuldaki hocalarımla oyunlar çıkarıyorduk.

Bursa’da güzellik yarışmasına katıldın…
16 yaşındaydım ve gelişigüzel başvurulmuş bir yarışmaydı. Kazanmayı hiç beklemiyordum ve bir anda adımı birinci olarak söylediler, çok şaşırdım. Ama anladım ki podyum bana göre değil. Kendimi ifade edemiyorum.

KÖYDEN İNDİM ŞEHRE

Oyunculuğa başlama süreci nasıl oldu?
İstanbul’a ilk geldiğim yıl AutoShow’da çalışıyordum. Muhteşem Yüzyıl’ın seçmeleri vardı, katıldım. 10 gün sonra dönüş yaptılar ve bir anda kendimi sette buldum. Rüya gibi bir setti… Köyden indim şehre gibiydim… Bir şey bilmiyorum, ne oluyor algılayamadım bir süre. Sete girdik yanımda Nebahat Çehre vardı o an çok heyecanlıydım. Öylelikle 24 bölüm oynadım, çok şey öğrendim. Hiçbir oyuncuda kapris yoktu, yardım ediyorlardı. Benim için okul gibi bir süreçti.

Nebahat Çehre’nin size nasıl yardımı oldu?
Benimle anılarını paylaşıyordu, sette olan şeyler… Öğretmen gibiydi.

Yeni filminiz çıkıyor, teklif nasıl geldi?
Yeter dizisinin setinde tanıştım, görüştük ve anlaştık. Konusu çok güzeldi, hikayemiz çok samimi… 6 gencin başından geçen bir film. Bugüne kadar yapılmamış bir proje, masal tadında. Herkes kendinden bir şeyler bulabilecek.

Tuğçe Kurşunoğlu: 'Argo komedileri doğru bulmuyorum'

Filmde hangi karakteri canlandırıyorsunuz?
Nur… Ne istediğini bilmeyen, kararsız… Tıp seçip hüsrana uğramış bir karakter

Oynadığınız karakterle sizin örtüşen yanınız var mı?
Olmaz mı… Kararsızlık, tezcanlılık, hiperaktiflik. Çocukluğumdan karaktere yansıyan yanlar var

Set nasıl geçti?
Biraz sıkıntılı dönemde girdik, prova yapamadık, kimse kimseyi tanımıyor. İlk benim sahnemdi, 3 – 2- 1 kayıt dedik ve herkes patladı. Başından sonuna kadar işi güzel bir enerjiyle götürdük. Hatta çekimler bittiğinde herkes çok üzgündü. Keşke biz dizi olsak diye birlikte çalışmak istedik…

ANNESİ YAŞLILIĞINI CANLANDIRIYOR

Kurşunoğlu filmin kendisi için öneminden şu sözlerle bahsetti; “3 oyuncumuzun annesi ve babası var, benim yaşlılığımı annem oynuyor. Bizim için çok keyifliydi”

DİZİLERDEKİ AŞKLAR SABUN KÖPÜĞÜ GİBİ

Diziler başlayan aşklar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Allah mutlu etsin (gülüyor). Hızlı bir süreç olduğu için çabuk başlıyor çabuk bitiyor. Hepsi sabun köpüğü gibi geliyor bana… Ama “Olamaz olamaz” demiyorum. Çok mutlu olan çiftlerimiz de var.

Sette sıkıntılar çıkıyor mu?
Kişiliğinle alakalı… Kendi ilişkine korumacı bir şekilde yaklaşırsan daha sağlıklı birliktelik olur.

Yeni projeleriniz neler?
Çok fazla dizi çok fazla oyuncu var. Görüştüğüm işler var… Bakalım inşallah kalıcı işler bulurum

Hedefiniz nedir?
Hayatımda planlı yaşayan biri değilim. Marka yapacak daha iyi projeler hedeflerim. Kendi işimin de patronu olabilirim. Sanal bir gerçeklik var. Sosyal medyadan küçük alternatif işler çıkarabilirim.

Oynamayı istediğiniz bir oyuncu var mı?
Şener Şen… Sadece bunun yüzünden bile sosyal medyadan iş yapmayı düşünüyorum. Şener Şen en son “Dizi süreleri uzadığı sürece sektörde bir şey yapmayacağım” demişti. Ama hayalim… Belki olabilir

Rol model olarak gördüğünüz bir isim var mı?
Bir kişi yok.. Yeniliklere açık biriyim. Kimden ne öğrenirsem kendime kar olarak sayıyorum.

Diziler filmler reytinglere yenik düşüyor, sizin filminiz öne geçebilir mi?
Hikayemiz çok güzel… Herkes kendinden bir şey bulabileceği için geçebileceğini düşünüyorum. Herkes “Evet ben de bunu yaşamıştım” diyecek. Böyle dönemlere komediye ihtiyacımız var.

İnsanlar komediden ne bekliyor?
Komedi her zaman olmalı. İnsanların rahatlama alanı mutlaka olmalı…

Komedi de argo doğru mu?
Bence değil… Ama ben Cem Yılmaz’ı seviyorum. Zekayla yapılan komediler çok daha iyi geliyor bana. Çünkü emek istiyor. Düşündüren komedi beni her zaman mutlu ediyor

Eklemek istedikleriniz; Biz Size Döneriz’e davet ediyoruz. Bize gelin, izleyin… 

Çağla Türk - Türkiye gazetesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Çeşme Yarı Maratonu Ege’nin ritmini koşuya taşıyacak İzmir’in gözde turizm merkezlerinden Çeşme, 9-10 Mayıs’ta bir kez daha Salomon Çeşme Yarı Maratonu’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Her yıl artan katılımcı sayısı ve organizasyon kalitesiyle öne çıkan organizasyon bu yıl da binlerce yerli ve yabancı koşucuyu Ege’nin eşsiz atmosferinde buluşturacak. Çeşme, 9-10 Mayıs’ta bir kez daha uluslararası bir spor organizasyonuna ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Doğa, tarih ve sporun iç içe geçtiği organizasyonda; 21K yarı maraton, 10K yol koşusu ve 5K gün batımı koşusu olmak üzere üç farklı parkur yer alıyor. Farklı seviyelere hitap eden bu parkurlar, hem profesyonel atletler hem de amatör koşucular için keyifli ve ulaşılabilir bir deneyim sunuyor. Ege manzarasında 3 farklı parkur 21 kilometrelik yarı maraton parkuru, Çeşme merkezinden başlayarak Ilıca ve Alaçatı hattını kapsayan geniş bir rotada koşulacak. Katılımcılar, deniz manzarası, tarihi taş evler ve rüzgar gülleri eşliğinde yarışırken, aynı zamanda bölgenin doğal güzelliklerini de deneyimleme fırsatı bulacak. 10 kilometrelik yol koşusu parkuru ise Alaçatı’dan başlayarak daha kısa ama tempolu bir yarış sunuyor. Özellikle derecesini geliştirmek isteyen koşucular için uygun olan bu parkur, düz ve hızlı yapısıyla öne çıkıyor. Organizasyonun en renkli etabı olan 5K gün batımı koşusu ise rekabetten çok keyif odaklı bir deneyim vadediyor. Gün batımının eşsiz manzarasında gerçekleşecek bu etap, her yaştan katılımcıya açık olacak. Spor turizmine katkı Uluslararası katılıma açık olan organizasyon, yalnızca bir spor etkinliği olmanın ötesine geçerek bölge turizmine de önemli katkı sağlıyor. Yarış için kente gelen sporcular ve ziyaretçiler; konaklama, yeme içme ve çeşitli turistik aktivitelerle yerel ekonomiye canlılık kazandırıyor. Özellikle Alaçatı ve Ilıca’daki otellerde organizasyon süresince yüksek doluluk oranları beklenirken, etkinlik Çeşme’nin sezon öncesi turizm hareketliliğini de artırıyor. Katılımcılar yalnızca bir yarışa değil, aynı zamanda kapsamlı bir spor deneyimine dahil oluyor. Uluslararası standartlardaki parkuruyla yarı maratonu, Türkiye’nin önde gelen yol koşuları arasında yer almayı sürdürüyor. Denizi, rüzgarı ve tarihi dokusuyla öne çıkan Çeşme, bu büyük organizasyonla birlikte bir kez daha sporun ve sağlıklı yaşamın buluşma noktası olacak. Organizasyonun kayıtları www.cesmeyarimaratonu.com adresinden devam ediyor.
Bursa Bursa’da 3 araç birbirine girdi, 1’i dereye uçtu: 4 yaralı Bursa’nın İnegöl ilçesinde 3 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 4 kişi yaralanırken, kazaya karışan araçlardan birinin dere yatağına uçması paniğe neden oldu. Kaza, saat 11.30 sıralarında İnegöl’e bağlı Kurşunlu Mahallesi yolu üzerinde bulunan Hasanpaşa Köprüsü’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kurşunlu Mahallesi’nden İnegöl istikametine doğru seyir halinde olan Berat K. (21) idaresindeki 16 AFC 72 plakalı hafif ticari araç, köprü üzerinde karşı yönden gelen İrfan G. (72) yönetimindeki 55 LY 396 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı. Şiddetli çarpışmanın etkisiyle savrulan 16 AFC 72 plakalı araç, bu sırada bölgede seyir halinde olan Abdulmuttalip M. (33) idaresindeki 16 U 4506 plakalı otomobile de çarptı. Kazanın etkisiyle kontrolünü kaybeden İrfan G.’nin kullandığı araç ise köprünün korkuluklarını kırarak dere yatağına düştü. Kazada araç sürücüleri ile birlikte 16 AFC 72 plakalı araçta yolcu olarak bulunan Abdulkadir M. (36) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve itfaiye arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çalışması sonucu araçlarda sıkışan yaralılar bulundukları yerden çıkarıldı. Yaralı 4 kişi, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
Çanakkale ’TCG Dumlupınar’ denizaltısında şehit olan 81 denizci için anma töreni düzenlendi Çanakkale Boğazı’ndan geçiş yaparken 73 yıl önce Nara Burnu önlerinde İsveç şilebi ’Naboland’ ile çarpışması sonucu batan ‘TCG Dumlupınar’ denizaltısında şehit olan 81 denizci için anma töreni düzenlendi. Şehit denizciler anısına denizaltının battığı yere çelenk bırakıldı. 4 Nisan 1953’te Çanakkale Boğazı’ndan geçiş yaparken Nara Burnu önlerinde İsveç şilebi ’Naboland’ ile çarpışması sonucu batan ‘TCG Dumlupınar’ denizaltısında şehit olan 81 denizci için anma töreni düzenlendi. Törende Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural ve Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, ’TCG Preveze’ denizaltısında öğrencilerle birlikte denize çelenk bıraktı. Ardından şehit denizciler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. ‘TCG Türkeli’ gemisinden töreni takip eden askerler, gaziler ve şehit yakınları, öğrenciler ve izciler, 1 dakika boyunca çalınan siren eşliğinde selam durarak ‘TCG Dumlupınar’ denizaltısı şehitlerini andı. ’TCG Preveze’ denizaltısında düzenlenen ilk anma töreninin ardından protokol, askerler, gaziler ve şehit yakınları, ikinci anma töreninin yapılacağı Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanlığı’ndaki Nara Barbaros Şehitliği’ne geçti. Buradaki törende saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla Türk bayrağı göndere çekildi. Anma töreninde Üsteğmen Ahmet Özbulut tarafından günün anlam ve önemi hakkında yapılan konuşmadan sonra şehitler için dua edildi. Vali Toraman’ın şehitlik defterini imzaladığı törende protokol üyeleri, gaziler ve şehit yakınları, daha sonra şehitlerin kabirlerine karanfil bıraktı. Dumlupınar kazası Donanmaya katılışını takiben çeşitli görevler alan ve başarıyla yerine getiren ’TCG Dumlupınar’ denizaltısı, ’TCG I. İnönü’ denizaltısı ile birlikte Ege’de icra edilecek ’Blue Sea’ isimli NATO tatbikatına katılmak için 1 Nisan 1953 günü saat 16.00’da Gölcük’ten hareket etti. İki gün süren görevin ardından dönüşe geçen ’TCG Dumlupınar’, 3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece puslu havada Çanakkale Boğazı’na girdi. Burada Marmara Denizi’nden Boğaz’a giriş yapan İsveç bandıralı ’Naboland’ isimli ticaret gemisiyle çarpışıp batan ’TCG Dumlupınar’ denizaltısındaki 81 denizci şehit oldu.