DİĞER SPORLAR - 28 Ekim 2018 Pazar 21:26

Türkiye minderde dünya üçüncüsü

A
A
A
Türkiye minderde dünya üçüncüsü

20 Ekim’de Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de başlayan Dünya Güreş Şampiyonası bugün yapılan müsabakalarla sona ererken, Türkiye Grekoromen Güreş Milli Takımı şampiyonayı üçüncü olarak tamamladı.

Serbest stilde yapılan müsabakalarla başlayan şampiyonada bu stilde Rusya birinci, Amerika Birleşik Devletleri ikinci, Gürcistan üçüncü oldu. Kadınlarda ise Japonya birinci, Çin ikinci, Amerika Birleşik Devletleri üçüncü sırada yer aldı. 

TÜRKİYE 9 MADALYA İLE REKOR KIRDI

Türkiye şampiyonayı serbest, kadınlar ve grekoromen stilde toplam 9 madalya ile tamamladı. Bu Türk güreş tarihinde dünya şampiyonalarında alınan en fazla madalya olarak tarihteki yerini aldı. Bu tarihi başarıyı elde eden güreşçiler şunlar:

Grekoromen stil

Metehan Başar (Altın madalya)
Emrah Kuş (Gümüş madalya)
Ekrem Öztürk (Bronz madalya)
Rahman Bilici (Bronz madalya)

Kadınlarda

Yasemin Adar (Gümüş madalya)
Elif Jale Yeşilırmak (Bronz madalya)
Buse Tosun (Bronz madalya)

Serbest stil

Fatih Erdin (Gümüş madalya)
Süleyman Atlı (Bronz madalya)  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Başkan Aşgın’dan Suriye’degerçekleştirilen kardeşlik iftarlarıyla ilgili açıklama Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Suriye’de gerçekleştirdikleri kardeşlik iftarlarının ve ziyaretin belediye bütçesinden hiçbir harcama yapılmadan, sivil ve gönüllü bir yapıyla gerçekleştirildiğini ifade etti. Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Suriye’de gerçekleştirilen kardeşlik iftarlarıyla ilgili yapılan yanlış algılara yönelik açıklama yaptı. Yapılan ziyaretin tamamen insani ve gönüllülük esasına dayandığını belirten Aşgın, belediye bütçesinden hiçbir harcama yapılmadığını vurguladı. Başkan Aşgın, Suriye ziyaretine kendisiyle birlikte katılan başkan yardımcıları ve belediye meclis üyelerinin uçak, konaklama, yeme-içme dahil tüm masrafların belediye bütçesinden değil kendilerince karşıladığını belirtti. İftar organizasyonlarının, kamu yararına çalışan dernek koordinasyonunda yürütüldüğünü belirten Aşgın, hayırseverlerin bağışlarını derneğe bizzat kendilerinin yatırdığını, organizasyonun tamamen sivil ve gönüllü bir yapıyla gerçekleştirildiğini ifade etti. 29 gün sürecek olan ve her gün 500 kişiye verilen iftarların tamamının hayırseverler tarafından karşılandığını, belediye kasasından tek kuruş çıkmadığını belirtti. İftar organizasyonlarının, Şam’a yakın Yermük bölgesinde gerçekleştirildiğini belirten Aşgın, buranın Filistinli mültecilerin yoğun olarak yaşadığı, Esad rejiminin en ağır zulmüne maruz kalmış bölgelerden biri olduğuna dikkat çekti. Yermük’ün uzun süre abluka altında tutulduğunu, insanların bölgeden çıkmasına izin verilmediğini ve ciddi katliamların yaşandığını belirten Aşgın, "İbadethaneler dahil her yer enkaz halinde. İnsanlık dramı hala çok taze" dedi. Yermük’te ağır hasar görmüş Abdülkadir El Hüseyni Camii’nde verilen iftarların Ramazan boyunca devam edeceğini belirten Aşgın, bu organizasyonların Çorumlu hayırseverlerin katkılarıyla gerçekleştirildiğini vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz’ı da ziyaret etiklerini söyleyen Başkan Aşgın, Yermük’ün tercih edilmesinde Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği’nin yönlendirme ve tavsiyelerinin etkili olduğunu kaydetti. Öte yandan, Çorum’da yürütülen sosyal destek çalışmalarına da değinen Aşgın, Ramazan ayında yaklaşık 4 bin haneye yaklaşık 8 milyon TL tutarında destek sağlandığını açıkladı. Aşgın, ihtiyaç sahibi olup belediyeye ulaşamayan vatandaşların da tespit edilmesi halinde kısa sürede destek kapsamına alındığını belirterek, "Şehrimizde açta açıkta kimse kalmasın istiyoruz. Bize ulaşamayan ihtiyaç sahipleri varsa, bilgi sahibi olduktan sonra gerekli araştırmalar hızlıca yapılmaktadır. Ardından hem belediyemiz hem de Çorum Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla gerekli destekler sağlanmaktadır" dedi. Çorum’da Ramazan ayı boyunca iftar organizasyonlarının geniş bir iş birliğiyle sürdürüldüğünü vurgulayan Aşgın, Çorum genelinde farklı kurumlar tarafından günlük binlerce kişiye iftar verildiğini söyledi. Çorum Belediyesi olarak Atatürk Spor Salonu’nda günlük bin kişilik iftar düzenlediklerini belirten Aşgın, bunun yanı sıra hayırseverlerin desteğiyle farklı noktalarda da iftar programları gerçekleştirildiğini dile getirdi. Başkan Aşgın, bu kapsamda Vakıflar Bölge Müdürlüğünün katkılarıyla Çırağan Düğün Salonu ve Çorum Belediyesi Mimar Sinan Düğün Salonu’nda iftarlar verildiğini, Ülkü Ocakları gibi sivil toplum kuruluşları tarafından da kentin farklı noktalarında Ramazan sofraları kurulduğunu hatırlattı. Çorum Belediyesi, Çorum Valiliği, Vakıflar ve hayırseverlerle birlikte Çorum’da Ramazan’ın ruhuna uygun bir dayanışma ortamı oluşturulduğunu ve Çorum Belediyesi olarak, Ramazan ayı boyunca hem sosyal destek yardımları hem de iftar organizasyonlarıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaşmayı sürdürdüklerini kaydeden Başkan Aşgın, "Bizim anlayışımızda mazlumun dili, dini, coğrafyası yok. Yermük’te de Çorum’da da kimseyi yalnız bırakmıyoruz" ifadelerini kullandı.
Samsun Nadir görülen pombe hastası Samsun’da ilk kez tedavi edildi Samsun’da ilk kez bir yetişkine, pompe (kas hastalığı) tanısı konuldu ve yine ilk kez tedavisine başlandı. Tedavi ile 55 yaşındaki hastanın kas kaybının durması ve solunumuna devam etmesi amaçlanıyor. Pompe gibi nadir kas hastalıklarında erken tanı ve zamanında tedavi, hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak açısından kritik öneme sahip. Samsun Şehir Hastanesi Eğitim ve Araştırma Ek Hizmet Binası Nöroloji Kliniği, nöromüsküler ve genetik kas hastalıklarının tanı ve tedavisinde ileri tanı yöntemleri ve güncel tedavi protokolleri ile hizmet vermeye devam ediyor. Bu kapsamda hastanede multidisipliner ekip yaklaşımı ile ilk infüzyon güvenli şekilde gerçekleştirildi. Nöroloji Kliniği’nde, nadir görülen kalıtsal bir kas hastalığı olan pompe hastalığının (glikojen depo hastalığı tip 2) tedavisi ilk kez başarıyla gerçekleştirildi. Tanının ardından ilk ilaç 55 yaşındaki emekli Murat İşi’ye doktorlar tarafından başarıyla uygulandı. "Bu tedaviyi Samsun’da ilk kez uyguladık" Söz konusu hastalığın yetişkin düzeydeki ilk örneğine rastladıklarının altını çizen Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehlika Berra Özberk, "Pompe hastalığı tanısı konulan hastamız, erişkin başlangıçlı pompe hastalığı olup oldukça nadir görülen bir hastalık. Kas yıkımı ve solunum tutulumu ile ilerleyen bir hastalık. Tedavi olarak tek seçenek enzim replasman tedavisi olup tek tedavi seçeneği olarak yer alıyor. Nöromüsküler Hastalıklar Birimimizin multidisipliner yaklaşımı sayesinde hastalığın tanısını koyduk ve bugün de ilk tedaviyi başarıyla uyguladık. Erişkin başlangıçlı pompe hastalığı sinsi seyirli, solunum tutulumlu ve kas yıkımıyla giden bir hastalık. Nadir bir hastalık olduğu için de gözden kaçabilme ihtimali var. Bu nedenle farkındalığa sahip olmak gerekir. Nöromüsküler Hastalıklar Birimi olarak hastanın pompe tanısını genetik olarak da doğruladık. Samsun’da erişkin başlangıçlı tedavi alan başka hasta yok. Çocukluk çağı başlangıçlı olan hastalarımız mutlaka var. Erişkin başlangıçlı hastalık olarak Samsun’da ilk kez bu tedaviyi uyguladık" dedi. "Amacımız, kas yıkımını durdurmak, solunumun kötüleşmesinin önüne geçmek" Tedavi ile amaçlarının hastanın kötüye gitmesini engellemek olduğuna da dikkat çeken Özberk, "Hastamız, daha önce hastanemize başvurmadan önce miyopati (kas hastalığı) tanısı ile takip edilen bir hastaydı. Solunumsal tutulum ve başka belirtilerinin olması üzerine yaptığımız detaylı incelemede pompe tanısını doğruladık. Bu, tedavisi olan metabolik miyopatilerden bir tanesi. O yüzden bizim için çok değerli nadir hastalıklardan biri. Tedavisi olan hastalıklardan biri olduğu için de kas yıkımını durdurmak, solunum fonksiyonlarının kötüleşmesini önlemek ve hastalığın gidişatını yavaşlatmak için enzim replasman tedavisini uygulamaya devam ediyoruz. Tedavi 14 günde bir uygulanacak çünkü pompe hastalığında bu enzimin eksikliği olması nedeniyle metabolik miyopati ortaya çıkıyor. Bu yüzden enzim replasman tedavisi düzenli olarak verilmesi gereken bir tedavidir" diye konuştu. Özberk ayrıca yaklaşan Nadir Hastalıklar Farkındalık Günü’ne dikkat çekerek, hastaların her zaman yanlarında olduklarını sözlerine ekledi.
Aydın ADÜ’de çevreci ve pratik ulaşım dönemi başladı Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Merkez Kampüsü’nde öğrencilerin kampüs içi ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla 100 elektrikli scooter hizmete sunuldu. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Merkez Kampüsü’nde öğrencilerin kampüs içi ulaşımını daha hızlı, pratik ve çevreci hale getirmek amacıyla elektrikli scooter uygulaması başlatıldı. Hayata geçirilen proje kapsamında kampüs genelinde 100 scooter öğrencilerin kullanımına sunuldu. Dakika başına 5,99 TL ücretlendirilen hizmetten yararlanabilmek için ilgili mobil uygulamanın indirilmesi ve kredi kartı tanımlanması gerekiyor. Güvenlik çerçevesinde 16 yaşından küçüklerin hizmetten faydalanamayacağı belirtildi. Uygulama üzerinden harita, sürüş geçmişi, cüzdan ve kampanya bölümlerine erişim sağlanırken, sürüşe kapalı alanlar, park yasağı bulunan bölgeler ve hız sınırı düşürülen noktalar renkli alanlarla gösteriliyor. Yetkililer, sürüşlerin mümkün olduğunca bisiklet yollarında yapılması ve trafik kurallarına uyulması gerektiğini hatırlattı. ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, kampüs yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmaların süreceğini belirterek, uygulamanın sürdürülebilir kampüs hedeflerine katkı sağlayacağını ifade etti. Öğrenci odaklı projelere öncelik verdiklerini belirten Rektör Kent, kampüste yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmaların süreceğini ifade ederek, "Öğrencilerimizin kampüs içindeki ulaşımını daha konforlu, hızlı ve çevre dostu hale getirmeyi önemsiyoruz. Başlattığımız scooter hizmetinin hem zaman tasarrufu sağlayacağına hem de sürdürülebilir kampüs hedefimize önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Üniversitemizin gelişen ve yenilenen yapısına uygun olarak öğrenci memnuniyetini artıracak projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.