TEKNOLOJİ - 27 Ekim 2017 Cuma 14:03

Türkiye’nin ilk milli ve yerli antrenman robotu

A
A
A
Türkiye’nin ilk milli ve yerli antrenman robotu

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Spor Bilimleri Fakültesi ve Teknoloji Fakültesi ortaklığıyla hayata geçirilen TÜBİTAK 3001 destekli ilk ve tek Spor Bilimleri Projesi olan Etkileşimli Vuruş Ölçüm Sistemi Tekvando Antrenman Robotu Isparta’da üretildi.

SDÜ eski CAD CAM Salonu’nda hayata geçirilen proje sayesinde, hidrolik - sensörler ve ışıklar vasıtasıyla yapılan Tekvando Antrenman Robotu, sporcuların karşısında başka bir sporcu varmış gibi antrenman yapabilmelerine imkan sağlıyor. Elit sporcular için tasarlanmış olan robot sayesinde, sporcuların her antrenmanda kendilerini bir üst seviyeye çıkarmalarına imkan tanınırken, bilgisayarda önceden oluşturulan program veya doğaçlama olarak yapılabilen programlama sayesinde verimli bir çalışma gerçekleştiriliyor.

"TÜRKİYE VE DÜNYADA BAŞKA BİR ÖRNEĞİ YOK"

Bu robotu spor alanına kazandırdıkları için mutlu olduklarını ifade eden proje mimarı SDÜ Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Mehmet Kumartaşlı, "Bu projemiz TÜBİTAK’ın 3001 Projesi kapsamında geliştirilen Etkileşimli Vuruş Ölçüm Sistemleri olarak adlandırılmaktadır. Bu projenin Türkiye ve dünyada başka bir örneği bulunmamaktadır. Bu projemizin çıkış noktası elit sporcuların tekvando sporunda antrenman yaptıkları esnada sabit noktalara teknik uygulamasını ortadan kaldırmaktır. Proje, hareketli bir sisteme teknik uygulayabilmelerini sağlamak ve performanslarının da en üst seviyeye çıkarılması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Etkileşimli Vuruş Ölçüm Sistemi denilen sistem sayesinde sporcuların antrenmanları bilgisayar ortamına aktarılmakta ve çıkan sonuca göre. sporcuların eksi ve artı yönleri ortaya konulmakta ve yeni bir antrenman programı oluşturulabilmektedir. Bu proje spor bilimleri alanında bir ilktir. Bundan sonraki süreçte de daha iyi ve farklı projeler yapmaya devam edeceğiz. Bu projede yer alan SDÜ Teknoloji Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd.Doç.Dr. Serkan Üncü, Öğretim Görevlisi Oğuzhan Kilim, Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Doç.Dr. Fatih Çatıkkaş ve Doç.Dr. Murat Akyüz hocalarıma katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum" dedi.

"BAŞARILI SPORCUDAN KAÇIYOR, BAŞARISIZ SPORCUNUN ÜSTÜNE GİDİYOR"

Projenin Yardımcı Danışmanı SDÜ Teknoloji Fakültesi Elektrik - Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd.Doç.Dr. Serkan Üncü de geliştirilen robotun teknik aksamı hakkında bilgiler verdi. Geliştirilen robotun, TÜBİTAK 3001 Projesi olarak, spor alanında kabul gören ilk projeler olma unvanına sahip olduğunu ifade eden Yrd.Doç.Dr. Serkan Üncü, "Etkileşimli Vuruş Ölçüm Sistemli Tekvando Antrenman Robotumuz, alt yapısı tamamen Süleyman Demirel Üniversitesi Teknoloji Fakültesi ile Spor Bilimleri Fakültesi tarafından tasarlanmıştır. Bu yaptığımız proje, temelde aslında bir yazılım. Çünkü insanlar artık sabit olarak yaptıkları antrenmanlarda motivasyonlarını kaybetmiş durumdalar. Daha çok motivasyon sağlanması adına biz burada hareketli bir düzen sağladık. Burada hidrolik bir sistem sayesinde ileri ve geri gidebilen bir yapıya sahibiz. Bunu aynı zamanda erkekler ve bayanlar olmak üzere, elit kategoride tekvando sporu için 6 farklı program halinde yazdık. Bu program ve donanımın geliştirilmesi de tamamen üniversitemiz alt yapısında geliştirildi. Bu program sayesinde sporcu, belli bir zaman aralığında ışıklı bölgelerde yanıp - sönen alanlar var. Bu yanıp - sönen alanlara sporcu doğru kuvvetlerle vurabilirse ve eşik değerleri aşabilirse sistem, hidrolik yardımıyla geri gidiyor, yani bir bakıma da kaçıyor. Eğer sporcu, doğru zaman aralığında ve doğru eşik değerlerde vuramazsa, robot onları minderden dışarıya doğru itiyor. Yani böylelikle sporcular hem uyanık oluyor hem de motivasyonlu oluyor. Özellikle sporcuların durağan alanlarla ilgili yapmış oldukları işlerin bir denemesi de yapılabiliyor. Aynı zamanda iki sporcu arasında denemeler yapılabiliyor. Sistem 4 metre açılıp, 1,5 metreye kadar kapanma imkanına sahip. Bir sporcu robotu 1,5 metrede ne kadar bir süre tutabilirse, o kadar kondisyonu yüksek ve başarılı olmuş sonucunu alabiliyoruz. Ayrıca sistemin tüm verileri, bilgisayar yardımıyla bir veri tabanına kaydedilmekte, sporcuların tüm performansları, sağ ve sol vuruş durumları, hoca verilen programa uyulup uyulmadığı ve hangi sistemin daha yararlı olduğunu çok daha iyi halde revize ederek getirmeye çalışıyoruz" diye konuştu.

"SİSTEM BAŞKA BRANŞLAR İÇİN DE GELİŞTİRİLEBİLİR"

Öğretim Görevlisi Yrd.Doç. Üncü ayrıca, şu anda tekvando branşında kullanılan bu robotun önümüzdeki süreçte daha farklı sporlar için de geliştirilebileceğine işaret etti: "Sistem, çok daha fazla alanda geliştirilebilir. Böyle etkileşimli - ikili sporların tamamı için revize edilebilir. Boks - Karate ve diğer branşlarda geliştirilebileceği gibi aynı zamanda sisteme 2 boyutlu kameralar entegre ederek, görüntü işleme teknikleriyle sporcuların yalnızca vuruş gücüne bağlı değil, psikolojik durumlarını da inceleyebilen bir sisteme doğru ilerliyoruz."

"YAPAMADIĞIMIZDA ROBOT BİZİ MİNDERDEN ATIYOR"

Robot ile antrenman yapan SDÜ Spor Bilimleri Fakültesi 1.Sınıf Öğrencisi ve Milli Tekvandocu Sezer İnal, ise sistemin kendilerini geliştirdiğini anlattı.

Eski usül antrenmanda yaptıkları sabit teknikleri bu robot yardımıyla, başka birine ihtiyaç duymadan yapabilme imkanı bulduğunu dile getiren Milli Sporcu Sezer İnal, "Sabitte yapamadığımız teknikleri bu robotla yapmak zorunda kalıyoruz. Sistemde belli aralıklarla ışık yanıyor, hareketi veya vuruşu yapamadığımızda ise ışık sönüyor, değişiyor. Bizi, hızlı hareket etmeye itiyor. Bunu yaparak da kondisyonumuzu artırmış oluyoruz. Hareketleri yapamadığımızda, geç kaldığımızda robot bizi minderden atıyor. O zaman kendimi kötü hissediyorum, yapamamış oluyorum çünkü ve yapmak için çabalıyorum" ifadelerini kullandı.

"MAÇTA GİBİ HİSSEDİYORUM"

SDÜ Spor Bilimleri Fakültesi 2.Sınıf Öğrencisi Tekvandocu Beyza Nur Akpınar da robotun hayli kullanışlı olduğunu söyleyerek diğer branşlar için de yapılması gerektiğini söylüyor; "Bu cihaz bizim aerobik ve anaerobik kapasitemizi ölçüyor. Aynı zamanda hızımızı ve koordinasyonumuzu geliştiriyor. Bu robot sayesinde maçta gibi hissediyorum, karşımda rakibim olduğunu düşünüyorum. Yapamadığım teknikleri oradaki ışık sayesinde yapmaya çalışıyorum. Yapamayınca makine ileri doğru gidiyor, bizi tatamiden dışarı atmaya çalışıyor. Böyle olunca daha çok yapma hırsı hissediyorum, daha fazla başarmalıyım diyorum. Böyle bir cihazın her branşta olması lazım. Sporcuların gelişimi açısından çok önemli. Yaptığımız antrenman sonunda bilgisayarda kapasitemizi ölçebiliyoruz ve ona göre antrenmanlar yapıyoruz. Bu cihazın yapılmasında emeği geçen herkese teşekkür ederim" ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ŞOK Marketler 2026 yılının ilk çeyreğinde büyümesini sürdürdü ŞOK Marketler, 2026 yılının ilk çeyreğinde satışlarını geçen yıla göre yüzde 41 artırdı. Reel olarak da yüzde 7,5 büyüyerek 76,3 milyar TL satış cirosu elde etti. 11 bin 119 mağazası ve 51 bini aşan çalışanıyla büyümesini sürdürdü. ŞOK Marketler, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıkladı. Şirket, net satış gelirlerini yılın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artırdı. ŞOK Marketler, aynı dönemde enflasyondan arındırılmış olarak reel bazda da yüzde 7,5 büyüme kaydederek 76,3 milyar TL satış cirosuna ulaştı. Yaygın mağaza ağı, güçlü tedarik zinciri, verimlilik odaklı operasyonel yapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla büyümesini sürdüren ŞOK Marketler’in mağaza sayısı 11 bin 119’a ulaşırken, şirketin toplam istihdamı 51 bini aştı. Ramazan ayı kampanyalarıyla hane bütçesine destek ŞOK Marketler, 2026 yılı Ramazan ayı için hayata geçirdiği kampanyalarla müşterilerinin bütçesine destek olmaya devam etti. Şubat ayı boyunca uygulanan "100 Üründe Geçen Yılın Fiyatları" kampanyasıyla temel gıda ve temizlik ürünleri müşterilere avantajlı fiyatlarla sunuldu. Şirket, kampanyalar ve "Win" sadakat programına özel fırsatlarla müşterilerine uygun fiyatlı alışveriş imkânı sağlamayı sürdürdü. Gıda güvenliğinde pestisit analizi yatırımı ŞOK Marketler, 2025 yılı sonunda gıda güvenliğinde önemli bir adım atarak taze meyve-sebzeye yönelik pestisit analizlerini kendi bünyesinde gerçekleştirmeye başladı. Pestisit analizi uygulaması 2026 yılının ilk çeyreğinde de farklı ürün gruplarıyla genişleyerek devam etti. Antalya ve Adana’daki 3 meyve-sebze platformunda kurulan laboratuvarlarda domates ve biberlerin ardından portakal, mandalina ve greyfurt gibi narenciye ürünleri de analiz edilmeye başlandı. Uygulama kapsamında taze meyve ve sebzeler raflara ulaşmadan önce analiz ediliyor ve yalnızca uygun bulunan ürünler satışa sunuluyor. Bu sayede tedarik zincirinde izlenebilirlik artırılarak müşterilere daha güvenli ürünler ulaştırılıyor. ŞOK Marketler, finansal performansını ve çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele aldığı TSRS Uyumlu Entegre Faaliyet Raporu’nu 2026 yılının mart ayında ilk kez yayınladı. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin uzun vadeli değer üretme yaklaşımını ortaya koyuyor. "Büyümemizi 2026 yılının ilk çeyreğinde de sürdürdük" 2026 yılı ilk çeyrek performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel, "2026 yılının ilk üç ayında, verimlilik odaklı yaklaşımımız ve güçlü operasyonel yapımız sayesinde dengeli büyüme performansımızı sürdürdük. Ramazan ayında hayata geçirdiğimiz kampanyalarla müşterilerimizin bütçelerine katkı sağladık. Gıda güvenliği alanında pestisit analiz kapsamımızı genişleterek taze meyve-sebze kategorisinde kalite ve güven standartlarımızı daha da yukarı taşıdık. 2026 yılında ilk kez yayımladığımız Entegre Faaliyet Raporu’muz sürdürülebilirlik yaklaşımımız ile finansal dayanıklılığımızın birbirini tamamlayan iki temel güç olduğunu açık biçimde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de uygun fiyat politikamızdan ödün vermeden operasyonel mükemmeliyet, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde büyümeye devam edeceğiz" diye konuştu.