GÜNDEM - 17 Eylül 2014 Çarşamba 09:22

Türkiye'nin seyir teraslı cami

A
A
A
Türkiye'nin seyir teraslı cami

Türkiye’de eşi benzeri olmayan Beykoz Karlıtepe Merkez Camii’nin ilginç minaresi görenleri hayrete düşürüyor. Camiyi diğerlerinden ayıran en büyük özelliği ise 52 metre yüksekliğindeki minaresinde seyir terasının bulunması.

Beykoz Karlıtepe Mahallesi'nde inşaatı devam eden Karlıtepe Merkez Camii sıra dışı minaresi ile dikkatleri üzerine çekiyor. Karlıtepe Merkez Camii, İmam Hüseyin Birlik ve İlim Vakfı tarafından yaptırılıyor. Bu caminin en ilginç özelliği 52 metre yüksekliğindeki minaresinde seyir terasının bulunması. Minarenin bir başka özelliği ise 44. metrede 90 metrekare alanda bir de kütüphanesinin olması.

İstanbul Boğazı'nın eşsiz manzarasını tepeden gören minareye asansörle de çıkılabiliyor. Temeli 2008 yılında atılan cami bittiğinde kütüphane, konferans salonu ve seyir teraslı minaresi ile hizmete girecek. Seyir terasından ve kütüphaneden vatandaşlar ücretsiz bir şekilde yararlanabilecek. Seyir teraslı caminin 6 ay içinde hizmete girmesi bekleniyor.

SEYİR TERASLI CAMİ NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Cami projesinin ortaya çıkışını İmam Hüseyin Birlik ve İlim Vakfı Başkanı Hüseyin Kurt şöyle anlattı: "Bizim bu bölgede yakın cami olmadığından ilk önce bir cami yapmaya karar verdik. Cami projesinin seyir teraslı minare projesine dönüşmesi, İmam Hüseyin Birlik ve İlim Vakfı Onursal Başkanı olan Hüseyin Özyurt’un önerisiyle oldu. Hepimiz Avrupa seyahatine gittik ama Hüseyin dedemizin gözlemleri daha farklı oldu. Avrupa’yı gezerken hiçbir yeri görmedikleri halde seyir teraslarına çıkmak için çok para verdiklerini söyledi. ‘Beykoz’da neden bu insanlara böyle bir hizmet sunmuyoruz’ dedi.

Biz de bu konuşmanın üzerine heyecanlandık ve ona göre bir seyir teraslı minaresi olan cami projesi hazırladık. 6 yıldır devam eden cami inşaatımızın içerisinde 52 metre yüksekliğinde seyir teraslı minareyi bitirdik. Minaremizin başka bir özelliği ise 44. katta bulunan 90 metrekarelik kütüphanemiz. Bizim bu projeyi ortaya koymaktaki amacımız gençleri kötü alışkanlıklarından kurtarmak ve gençlerimizi camiye çekmek."

HERKES ÜCRETSİZ SEYREDEBİLECEK
Seyir terası ve kütüphanenin kullanımına ilişkin Kurt, sözlerine şöyle devam etti:

"Vatandaşlarımızın seyir terasımıza veya kütüphanemize para vermeden çıkmalarını sağlayacağız. İnsanlar gönüllerinden yardım yapmak isterlerse minarenin girişine bir kutu koyacağız, isteyen buraya yardımını yapacak. Yoksa 'buraya çıkmanın bir bedeli var şu kadar bir para vereceksiniz' demiyoruz. Para vermeden de seyir terasımıza çıkılabilecek. Projemiz şimdiye kadar 3 milyon 800 bin liraya mal oldu. Projemizin yaklaşık 1 milyon lira daha açığı var. Gelecek yardımlarla bu çalışmayı 6 ay içinde bitirmeyi düşünüyoruz, ancak bu gelecek yardımlara bağlı bir süre. Seyir terasımızın manzarasında Sarıyer’den 3. köprünün ayaklarına ve Adalara kadar bütün İstanbul’u görebiliyorsunuz. Seyir teraslı minare projemiz ile camiye daha fazla insanı çekmeyi hedefliyoruz. Genelde kitap okuma alışkanlığımız olmadığı için böyle bir manzarada bunun değişeceğine inanıyorum. Bu manzarada hem kitap okumak hem de manzarayı seyretmek mümkün olacak. Böyle keyifli bir ortam sağlayacağız."

Kurt ayrıca, caminin yanında bulunan ve derneğe ait olan restorandan elde edilen gelirle de öğrencilere burs verdiklerini sözlerine ekledi. 

AHMET FARUK SARIKOÇ-ŞENGÜL KARAKIŞ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.