DÜNYA - 21 Ocak 2026 Çarşamba 15:34 | Son Güncelleme : 21 Ocak 2026 Çarşamba 15:40

Von der Leyen: "Grönland'a yönelik büyük ölçekli bir Avrupa yatırım atağı olacak"

A
A
A
Von der Leyen: "Grönland'a yönelik büyük ölçekli bir Avrupa yatırım atağı olacak"

AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen, Avrupa'nın Arktik güvenliği desteklemeye yönelik bir paket üzerinde çalıştıklarına işaret ederek, "Bunun ilk bileşeni, özellikle yerel ekonomiyi ve altyapıyı desteklemek amacıyla Grönland'a yönelik büyük ölçekli bir Avrupa yatırım atağı olacak" dedi.

AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen, 18 Aralık'ta gerçekleştirilen AB Liderler Zirvesi'nin sonuçları ve artan jeopolitik gerilimler ile uluslararası düzene yönelik tehditler karşısında daha güçlü ve egemen bir Avrupa'ya duyulan ihtiyaç konusunda Avrupa Parlamentosu'nda gerçekleştirilen genel kurul oturumunda konuştu. Von der Leyen, İran'da yaşanan protestolardan Kuzey Atlantik'te gölge filoya ait tankerlerin ele geçirilmesine, Arktik ve Grönland'da yaşanan çalkantılı süreçten Ukrayna'da sivillere yönelik bombardımana dünyada yaşanan son gelişmelerin, uluslararası düzende yaşanan kaymanın sadece sarsıcı değil aynı zamanda kalıcı olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

"Güçlü olmak ve kendi geleceğimizi şekillendirmek zorundayız"

Birçok alanda salt güç tarafından tanımlanan bir dünya düzeninin söz konusu olduğunu vurgulayan Von der Leyen, Avrupa için bağımsızlık yönündeki hamleyi hızlandırmanın bir zorunluluk haline geldiğini savundu. Von der Leyen, "İster ekonomide, ister güvenlikte, ister teknoloji alanında, ister demokraside olsun, eğer çevremizdeki dünyayı başkalarının şekillendirmesini istemiyorsak, güçlü olmak ve kendi geleceğimizi şekillendirmek zorundayız" dedi.

AB Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın da katıldığı oturumda yaptığı konuşmada Von der Leyen, "Her şeyden önce kendimizi savunabilecek gerçek bir kapasiteye ihtiyacımız var. Avrupa'nın bağımsızlığı, tam olarak bununla ilgili" ifadelerini kullandı. Avrupa'nın hızla değişen dünyaya ayak uydurması gerektiğini vurgulayan Von der Leyen, "Avrupa'nın geleneksel ihtiyatlı tutumundan bir kopuşa ihtiyacımız olacak" dedi.

"Grönland'ın geleceğine yalnızca Grönlandlılar karar verebilir"

AB Komisyonu Başkanı, Arktik'teki duruma da değindiği konuşmasında, "Grönland, dünya haritasında kilit önemdeki bir bölgede yer alan bir toprak parçası ve kritik ham maddeler açısından zengin bir alan olmanın da ötesinde bir yer. Ortaya çıkan deniz yolları üzerinde stratejik bir ileri karakol. Fakat bunların hepsinden önce özgür ve egemen bir halkın vatanı. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne sahip bir ulus. Grönland'ın geleceğine yalnızca Grönlandlılar karar verebilir" ifadelerini kullandı.

"İlave gümrük tarifeleri son derece yanlış"

Arktik bölgesinde güvenliğin sağlanması gerekliliği konusunda ABD ile hemfikir olduklarını ve bu hususta birlikte çalışıldığını ifade eden Von der Leyen, "Bu nedenle güvenlik gerekçesiyle ilave gümrük tarifeleri tehdidi son derece yanlış. Eğer müttefikler arasında tehlikeli bir aşağı yönlü sarmala sürüklenirsek, bu sadece stratejik sahneden uzak tutmaya kararlı olduğumuz gerçek rakiplerimizi cesaretlendirecektir" dedi. Von der Leyen, "Bu haftanın ilerleyen günlerinde liderler, vereceğimiz yanıtı görüşmek üzere bir araya gelecek. Avrupa Konseyi'nde bir yol ayrımında bulunuyoruz. Avrupa, diyalogu ve çözümü tercih ediyor ancak gerektiği takdirde birlik, aciliyet ve kararlılıkla hareket etmeye hazırız" ifadelerini kullandı.

"Grönland'a yönelik büyük ölçekli bir Avrupa yatırım atağı olacak"

Avrupa'nın Grönland konusunda kendi stratejik yaklaşımına ihtiyaç bulunduğuna ve bu nedenle Arktik güvenliği desteklemeye yönelik bir paket üzerinde çalıştıklarına işaret eden Von der Leyen, "Bunun ilk bileşeni, özellikle yerel ekonomiyi ve altyapıyı desteklemek amacıyla Grönland'a yönelik büyük ölçekli bir Avrupa yatırım atağı olacak" dedi.

Von der Leyen, bölgenin güvenliği için ABD ve tüm partnerlerle birlikte çalışacaklarını da vurgulayarak, "İngiltere, Kanada, Norveç, İzlanda ve diğer ortaklarla güvenlik düzenlemelerimizi güçlendirmemiz gerektiğine inanıyorum" diye konuştu.

"Adil ve kalıcı barış sağlanana kadar Ukrayna'nın yanında duracağız"

Dünyanın hızla değiştiğini ve Avrupa'nın kendi geniş güvenlik stratejisini yeniden değerlendirme ihtiyacının ortaya çıktığını söyleyen AB Komisyonu Başkanı, Avrupa'nın güvenliği ve bağımsızlığının Ukrayna'da bundan sonra olacaklara bağlı olduğunu savundu. Ukrayna'nın her bakımdan desteklenmeye devam edileceği vurgusu yapan Von der Leyen, "Adil ve kalıcı barış sağlanana kadar Ukrayna'nın yanında duracağız" ifadelerini kullandı.

"Gelecek hafta, çığır açıcı bir anlaşma için Hindistan'da olacağız"

Geçtiğimiz hafta Paraguay'da Mercosur ülkeleri ile imzalanan ticaret anlaşmasının ardından Avrupa'nın uluslararası ticarette yeni adımlar atılacağını duyuran Von der Leyen, "Gelecek hafta, çığır açıcı bir anlaşma için Hindistan'da olacağız. Ayrıca, bizimle iş yapmak isteyen birçok başka ülkeyle yürütülen müzakerelerde de ilerleme kaydediliyor" dedi.

Von der Leyen, Mercosur ülkeleri ile yapılan anlaşma sayesinde Avrupalı şirketlerin Arjantin, Brezilya, Paraguay, Uruguay ve Bolivya'ya yaptıkları ihracatın yüzde 200 artacağını söyledi. Ayrıca Avrupalı çiftçilerin endişelerini de dikkate aldıklarını kaydeden Alman siyasetçi, hassasiyet arz eden tarım ürünleri konusunda güçlü koruma önlemleri aldıklarını ifade etti.
AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen, parlamentodaki konuşmasını "Avrupa, kendi geleceği için daha bağımsız hale gelmek üzere daha hızlı değişmeye hazır olmalı" mesajıyla tamamladı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Katar’da mahsur kalan Türk sporcular memleketine döndü Aydın’ın Kuşadası ilçesinden futbol turnuvası için Katar’a giden, ABD ve İsrail’in İran’a saldırması sebebiyle bölgede 12 gündür mahsur kalan 31 kişilik sporcu kafilesi bugün Türkiye’ye döndü. Sporcular aileleri tarafından karşılandı. Kuşadası’nda faaliyet gösteren amatör spor kulübü Küçükada Spor, Katar Aspire Akademi’nin davetiyle futbol turnuvasına katılmak üzere 25 Şubat’ta Katar’ın başkenti Doha’ya gitti. 28 Şubat-5 Mart tarihleri arasında yapılması planlanan turnuva, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından iptal edilirken, İran’ın karşı saldırıya geçmesi sonrasında bölgenin hava sahası sivil uçuşlara kapatıldı. Uçuşların iptal olması sebebiyle Doha’da 12 gün mahsur kalan Türk kafilesi, gerekli izinlerin alınmasının ardından dün saat 15.00’te Aspire Akademi tesislerinden ayrılarak otobüsle Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a hareket etti. Türkiye’nin Doha’daki yetkilileri ve Katarlı bürokratlar tarafından uğurlanan kafile, yaklaşık 12 saat süren yolculuğun ardından Riyad’a ulaştı. Bugün sabah saat 06.30’da Türk Hava Yolları uçağıyla İstanbul’a hareket eden Türk sporcular, daha sonra uçakla İzmir’e geldi. Türk topraklarına ulaşan kafile, daha sonra karayolu ile Aydın’ın Kuşadası ilçesine ulaştı. Kulüp tesislerinde sporcuları karşılayan aileler, çocuklarına sarılarak büyük sevinç yaşadılar. Aileler, kafilenin sağ salim yurda dönmesine katkı sağlayan yetkililere teşekkür ettiler. "Füzeler havadayken imha ediliyordu" Ailesine kavuştuğu için çok mutlu olduğunu belirten 12 yaşındaki Sami Efe Sönmez, "Aslında biraz korktuk. Ama kaldığımız tesis bayağı güvenliydi. Havadaki füzeleri görebiliyorduk. Füzeler havadayken imha ediliyordu. Ama yine de kalıntıları yere düşüyordu. Aileme kavuştuğum için çok mutluyum. Sağlık durumum iyi, sadece biraz kulağım ağrıyor" dedi. Sami Efe Sönmez’in babası Gürkay Sönmez de kafilenin sağ salim Kuşadası’na gelmesine yardımcı olan yetkililere teşekkür ederek, "Şu an dünyanın en mutlu babasıyım. Herkesin evladı canından bir parça. Allah bugün bana can parçama kavuşmayı nasip etti. Çocuklarımızla Doha’da mahsur kaldıkları süre boyunca yakından ilgilenen herkese minnettarım" diye konuştu. "Üzerimizde 21 evladımızın sorumluluğu vardı" Kafile Başkanı Mustafa Gökçe, "Kuşadası’na ulaşmak için çocuklarla birlikte yaklaşık 26 saat yolculuk yaptık. Kuşadası’nda aileler çok tedirgin olmuştu. Biz biraz endişe içerisindeydik. Çünkü üzerimizde 21 evladımızın sorumluluğu vardı. Bugün çok şükür burunları bile kanamadan çocuklarımızı ailelerine emanet ettik. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a ve bizimle ilgilenen herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.