TEKNOLOJİ - 09 Kasım 2017 Perşembe 14:44

Yerli otomobilin motorunu yapacak babayiğit Elazığ’da

A
A
A
Yerli otomobilin motorunu yapacak babayiğit Elazığ’da

Elazığ’da bir motor fabrikası, İnsansız Hava Araçlarından, otomobillere kadar bir çok motoru baştan sona milli imkanlarla üretiyor. Türkiye'nin yerli otomobilinin motorlarına da talip olan ve şu anda helikopter motorlarının denemesine başlayan firmadan, ABD 30 bin adet İHA motoru, yine yabancı bir otomobil fabrikası 5 bin adet motor talep etti.

54 yaşındaki Muzaffer Sezgin, Elazığ Organize Sanayi Bölgesinde 27 yıl önce kurduğu motor fabrikasında şu ana kadar 10 milyondan fazla üretim gerçekleştirdi. ARGE ve çalışma ekibiyle firma dünyanın en iyi motor fabrikaları arasında ilk sıralarda yer alırken, 12 ülkeye de ihracat yapıyor. Türk Silahlı Kuvvetlerine Uçak Savar motoru, ABD’ye İnsansız Hava Aracı motoru, yine bir otomobil fabrikasına araç motoru üreten firma, Türkiye’nin yerli otomobilinin motorlarını da yapmak istiyor.

Yerli otomobilin motorunu yapacak babayiğit Elazığ’da

Sezgin Motor Makinenin Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Sezgin, şu anda günlük 500 adet motor üretimi yapabilme kapasitelerinin bulunduğunu, tam kapasite ile çalıştıkları zaman günlük bu rakamı bin 400 adete çıkarabileceklerini ve ayda 40 bin adet üretim yapabileceklerini söyledi.

Meslek lisesini bitirdikten sonra iş hayatına atıldığını anlatan Sezgin, ”Başından beri böyle bir motor üreteceğimizi hayal etmiştik. Hayallerimizi gerçekleştirdik. Bugün Türkiye’de ve dünyada sayılı bir firma olduk. Arjantin’deki Hans bile bizi tebrik ediyor. Dün Almanya’dan arayıp tebrik ettiler. Almanya’daki çok büyük ünlü bir firmaya fason motor yapıyoruz. Bunu Elazığ’da başardığımız için çok mutluyuz. Elazığ’da yatırım yapmak tabii ki kolay değil. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yatırım yapmak ve her şeye anında ulaşmak o kadar kolay değil. Ama bizler buraya yatırım yapmazsak kimse yapmaz ve buralar bomboş kalır. Biz burada yatırım yapmakla sadece bölgeye istihdam için değil, bu bölgedeki meslek liseleri, teknik eğitimler, teknoloji fakülteleri ve üniversitelere de hizmet veriyoruz. Oradaki talebelerin yetişmesi içindir. Burada staj yapıyorlar, nasıl üretildiğini görüyorlar. Belki de bizim burada olmamızla üniversite de okuyan talebeler daha şanslı. Başka yerde daha rahat göremezler. Biz bu konuda tamamen açığız. Yeter ki insanlara faydalı olalım” dedi.

Yerli otomobilin motorunu yapacak babayiğit Elazığ’da

“10 milyon motor ürettik”
27 yıl önce ilk olarak Türkiye’de olmayan dalgıç motoru ile çalışmalara başladıklarını aktaran Sezgin, ”Sadece İtalyanlar yapıyordu. O günlerde biz buna karar verdiğimiz de kimse hayal bile edemiyordu. Ama en iyi şekilde başladık ve 2001 yıllarında vergi rekortmeni olduk. Bugüne kadar devam ederek Asenkron motoru üzerine beyaz eşya sektöründe çalıştık. Bugüne kadar toplam 10 milyon adet motor ürettik. Bunun yanı sıra yeni gelişen dünyada yeni nesil fırçasız dc dediğimiz motorlara geçtik. Günümüz çağına ayak uydurarak bugünlere geldik. Bizim ARGE'miz çok iyi çalışıyor, çok iyi bir ekibimiz var. İHA ve roket motorları yaptık” diye konuştu.

“Helikopter motorlarına denemesine başladık”
Helikopter motorlarının denemesine başladıklarını da söyleyen Sezgin, şöyle devam etti:
”22 kilovat tamamen elektrikli ve içten yanmalı değil. Sürücüsünü de yine tamamen biz tasarlıyoruz. Bunun sadece 2 yeni nesil motorlarda motoru yapmanız yetmiyor. Bunu sürmeniz için bir sürücüye ihtiyacınız var. Onları da biz tasarlıyoruz. Ama önümüzdeki sene bunlarla ilgili yaklaşık 39 milyonluk bir fabrika kuruyoruz. Buda yine Türkiye’de en büyüğü. Ortadoğunun 3’üncü fabrikası oluyor. Dünyanın şuanda en ileri gelenlerinden İsveç’te sonra Almanya'da var. Daha sonrada biz geliyoruz. Tabii ki bunlar sadece araç motoru değil, diğer motorlara da ağırlık verdik. Asansör motoru, sirkülasyon pompası olmak üzere BLCD'i motorları tamamladık. Şuanda hazırız ve piyasaya da satıyoruz."

Yerli otomobilin motorunu yapacak babayiğit Elazığ’da

"5 bin adet araç motorunun ön anlaşmasını yaptık"
Sezgin, araç motorlarına ağırlık verdiklerinin altını çizerek, ”Araç motorlarında da 2 tip motor üretiyoruz. Bir eski nesil olan motorlardır. İtalyanların yaptığı motorlar vardı ve biz şuan ondan daha öndeyiz. Onlarım verimleri yüzde 91, bizimkisi yüzde 95’ tir. Onlar bakır enjeksiyonlu Asenkron motordur . Bakır enjeksiyonu motoru döken ikinci firmayız. Diğer, yeni nesil motorların hepsini üretebiliyoruz. Yeni bir sipariş aldık. Ünlü bir markanın 5 bin adet araç motorunun ön anlaşmasını yaptık. Şuana kadar 20 tane ürettik ama yeni siparişte 500 tane yapıyoruz. Onun ardından da 5 bin tane yapacağız. Şu anda 500 tanenin malzeme ve üretim planlamasını yaptık. 40 gün içinde de bitireceğiz” diye konuştu.

“Türkiye ve Avrupa’nın ihtiyacını karşılayabiliriz”
Mevcut kapasiteleri ile günlük 500 adet motor üretimi yaptıklarını anlatan Sezgin, “Ama ileriki dönemde bin 400’e çıkacağız. Bu da ilave yatırımlarla olacaktır. Ortalama aylık 40 bin civarında motor edecektir. Türkiye ve Avrupa’nın da ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye sahibiz, bu da gerçekten kolay olmadı. Bir 30 yıllık deneyimimiz var. Bugün her yerde bizi bilmeyen yoktur. Motor denildiğinde Elazığ’da Muzaffer Sezgin yapar derler, bu insanların kafasında yer etti” şeklinde konuştu.

ABD 30 bin adet İHA motoru talep etti
Şu anda roketlerin özel bir motorunu ürettiklerini kaydeden Sezgin, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
”Bu Türkiye’de olmayan bir motor. Tamamen bize has tasarımı ve bize has dizaynı ile bir motor yaptık. Şimdiye kadar Amerika’dan İHA alıyorduk. İHA’larımız tamamen yazılımları ve bütün her şeyi onların elindeydi. İsteseler havadaki İHA’yı düşürebilirlerdi. Ama şimdi biz bunun motorunu, yazılımını, sürücüsünü tamamen kendimiz yerli ve milli üretiyoruz. Biz şimdi Amerika’ya İHA motoru yapıyoruz. Şuanda ilk numuneleri yapıp gönderdik. Bin tane sipariş aldık ama bizden 30 bin adet talep ediyorlar."

Aynı zamanda uçaksavarlara uçaksavarı döndüren motorları yaptıklarını da sözlerine ekleyen Sezgin, ”Daha önce bunlar dizel ve benzinliydi. Biz tamamen bunları güneş enerjisi ve batarya ile çalışan motor yaptık. Daha az enerji ile daha uzun ömürlü çalışan motorlar yaptık. Bu motorlar 24 volt ve 400 amper aküyle 8 saat çalışabiliyor” diye konuştu. 

Halil İbrahim Varlı - Yunus Özhanlı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Talas Çiçek Şenliği’nde Grup Şantiye’den unutulmaz gece Talas Belediyesi tarafından düzenlenen Çiçek Şenliği, ikinci gününde müzik dolu anlara sahne oldu. Talas Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan Grup Şantiye, seslendirdiği türküler ve sevilen eserlerle vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşattı. Konserine Kayseri’nin simge türkülerinden "Gesi Bağları" ile başlayan grup, daha sonra Neşet Ertaş’ın unutulmaz eseri "Yalan Dünya" ile dinleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Program boyunca "Gözleri Aşka Gülen", "Seninle Başım Dertte", "Çiçekler Ekiliyor", "Nar Danesi" ve "Seni Yazdım Kalbime" gibi sevilen eserler hep bir ağızdan seslendirildi. Gecenin finalinde ise "Ölürüm Türkiyem" türküsü vatandaşların yoğun katılımıyla coşku içerisinde söylendi. Alanı dolduran vatandaşlar, telefon ışıkları ve alkışlarla geceye renk kattı. Konserin ardından konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Hıdırellez’in taşıdığı anlamlara dikkat çekerek, "Baharın başlamasıyla beraber bugün Hıdırellez’di. Hıdırellez demek umudun, sevginin, estetiğin ve güzelliğin simgesi demek. Çok şükür biz de şenliğimizi o güne denk getirdik. Dün yağmur vardı ama bugün daha güzel. Yağmur da güzeldi, sizler de güzelsiniz. Bu alanın kendisi zaten başlı başına bir güzellik oldu." ifadelerini kullandı. Yaz boyu etkinlikler Şenliğin pazar gününe kadar devam edeceğini belirten Başkan Yalçın, yaz boyunca Talas Millet Bahçesi’nde benzer konser ve etkinliklerin süreceğini kaydederek, "Bizim en büyük arzumuz çocuklarımızın doğayla bir araya gelmesi ve doğa sevgisini kazanması. Size layık olmaya çalışıyoruz." dedi. Annelere özel hediye Anneler Günü’ne de değinen Başkan Yalçın, vatandaşları kapanış programına davet ederek, "Şimdiden annelerimizin günü kutlu olsun. Anneler Günü hediyesi olarak pazar akşamı bu alanda Hatay Medeniyetler Korosu konser verecek." diye konuştu. Grup Şantiye’ye teşekkür Başkan Yalçın ayrıca sahne alan Grup Şantiye üyelerinin Talas Belediyesi personelinden oluştuğunu belirterek, "Kimisi park bahçelerde çalışıyor, kimisi kütüphanede görevli, kimisi güvenlik görevlisi. Hem görevlerini yapıyorlar hem de sanatı vatandaşlarımızla buluşturuyorlar. Kendilerine teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. Doğayla iç içe atmosferi, kültür ve sanatla harmanlanan etkinlikleriyle büyük ilgi gören Talas Çiçek Şenliği, önümüzdeki günlerde de konserler, çocuk etkinlikleri ve renkli programlarla ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Giresun Giresun Belediyesi’nden öğrencilere sıcak destek Giresun Belediyesi tarafından üniversite öğrencilerine yönelik hazırlanan ve ücretsiz çorba hizmeti sunacak olan "Bizim Ev" projesinin açılışı gerçekleştirildi. Giresun Üniversitesi Güre Yerleşkesinin bulunduğu, Gaziler Mahallesi’nde hizmete giren projenin açılış törenine CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, CHP Merkez İlçe Başkanı Olcay Küçük, belediye meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları, daire müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği proje kapsamında öğrenciler özellikle sabah saatlerinde ücretsiz çorba hizmetinden faydalanabilecek. Öğrencilerin günlük yaşamına katkı sunmayı amaçlayan proje, açılışta yoğun ilgi gördü. Açılışta konuşan Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, üniversite öğrencilerinin her zaman yanında olduklarını belirterek, gençlerin eğitim hayatını daha rahat sürdürebilmeleri adına sosyal destek projelerini sürdüreceklerini söyledi. Göreve geldikleri günden itibaren sosyal belediyeciliği uygulamaya koyduklarını ifade eden Başkan Köse, "Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz ‘Bizim Ev’ projesi, öğrencilerimizin kendilerini evlerinde hissedecekleri bir buluşma noktası olacak. Burada öğrencilerimiz ücretsiz çorba imkanından faydalanırken aynı zamanda sıcak bir ortamda bir araya gelecek. Bu proje sadece bir ikram noktası değil, paylaşmanın ve sosyal dayanışmanın da sembolüdür" dedi. Üniversite öğrencileri de uygulamadan memnuniyet duyduklarını belirterek, projeyi hayata geçiren Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse ve emeği geçenlere teşekkür etti. Açılışın ardından Belediye Başkanı Fuat Köse, kendi elleriyle öğrencilere çorba servisinde bulundu.
Manisa Manisa’da geleceğin meslekleri aynı çatıda buluştu Manisa’da Polinas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen "Sektör Buluşması" programında öğrenciler, Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarıyla bir araya geldi. Yaklaşık 35 firmanın katıldığı organizasyonda gençler staj, kariyer ve istihdam fırsatlarını doğrudan sektör temsilcilerinden dinledi. Manisa’da Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Polinas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Sektör Buluşması" programı, eğitim dünyası ile sanayi sektörünü bir kez daha aynı platformda buluşturdu. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ile Manisa Ticaret Borsası’nın destek verdiği organizasyona yaklaşık 35 firma ve kurum temsilcisi katıldı. Otomasyon, enerji, makine, elektrik-elektronik, gıda, lojistik, otomotiv yan sanayi, üretim ve teknoloji alanlarında faaliyet gösteren firmalar öğrencilerle birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Programa Yunusemre Kaymakamı Celalettin Cantürk, Manisa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Günseli Tufan, Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürü Yıldıray Demirtaş, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sezen Şenay, Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mehmet Ersaygı ile Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mehmet Baki Kılıç katıldı. Programın açılışında konuşan Okul Müdürü Sibel Gümüş, mesleki eğitimin yalnızca teknik bilgi değil, iletişim, problem çözme, takım çalışması ve sorumluluk alma gibi temel becerileri de kapsadığını belirterek sektör temsilcilerinin öğrencilere büyük katkı sunduğunu söyledi. Gümüş, "Bugün burada eğitim ile üretimi, teori ile pratiği, okul ile iş dünyasını bir araya getiren çok kıymetli bir organizasyonda buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sanayi şehri Manisa’da mesleki eğitimin gücünü artırmak adına bu iş birlikleri büyük önem taşıyor" dedi. Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürü Yıldıray Demirtaş ise konuşmasında gençlere seslenerek, "Herkesin bir mesleği olmalı. Mesleği olanın umudu olur. Umudu olanın yarını olur. Yarını olanın vatanı olur" ifadelerini kullandı. Türkiye Yüzyılı vizyonunun eğitimle şekilleneceğini vurgulayan Demirtaş, öğrencilerin bilim, teknoloji ve yapay zeka alanlarında kendilerini geliştirmeleri gerektiğini söyledi. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sezen Şenay da güçlü sanayi altyapısının temelinde nitelikli insan kaynağının bulunduğunu belirterek, mesleki eğitimin stratejik önemine dikkat çekti. Şenay, "Bugün burada yalnızca bir etkinlik gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda eğitimin, üretimin, emeğin ve geleceğin ortak paydasında buluşuyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından halk oyunları ekibi gösteri sundu. Protokol üyeleri daha sonra stantlarda firmaların ürün ve projeleri hakkında bilgi aldı. Etkinlikte Manisa’da üretim yapan yerli ve yabancı sanayi kuruluşları yer aldı. Öğrenciler sektör temsilcileriyle birebir görüşmeler yaparak staj, uygulamalı eğitim ve kariyer planlamaları konusunda bilgi alma fırsatı buldu. Üç yıldır düzenli olarak gerçekleştirilen sektör buluşmaları sayesinde birçok öğrencinin staj ve istihdam süreçlerinde önemli kazanımlar elde ettiği belirtilirken, okul-sanayi iş birliğinin her geçen yıl daha da güçlendiği ifade edildi. Program kapsamında okul bünyesinde yürütülen sürdürülebilir enerji projeleri, yeşil dönüşüm çalışmaları, akıllı ev sistemleri, robotik ve otomasyon uygulamaları da tanıtıldı. Öğrencilerin üretken, yenilikçi ve çözüm odaklı bireyler olarak yetiştirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.
Konya Cam Kubbe altındaki Selçuklu mirası büyük ilgi görüyor Konya’nın kalbinde, tarihi mirası modern mimariyle buluşturan ve Türkiye’nin en kapsamlı şehir içi dönüşüm projelerinden biri olarak gösterilen Meram Suriçi Çarşısı Projesi, tarihi zenginlikleriyle de ziyaretçilerin büyük beğenisini toplamaya devam ediyor. Özellikle jeodezik cam kubbe altında sergilenen Selçuklu hamam kalıntısı hem yerli hem de şehir dışından gelen turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Konya’nın kalbinde yükselen ve Türkiye’nin en kapsamlı şehir içi dönüşüm projelerinden biri olarak gösterilen Suriçi Çarşısı Projesi, tarihi mirası modern mimariyle buluşturarak ziyaretçilerin büyük beğenisini toplamaya devam ediyor. Özellikle birinci etapta yer alan ve Selçuklu dönemine ait en büyük hamam kalıntısının, jeodezik cam kubbe ile korunarak sergilenmesi, hem yerli hem de şehir dışından gelen turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Tıpkı diğer etaplar gibi modern mimari ile tarihi dokuyu buluşturan Suriçi Çarşısı 1. Etap, şehrin tarihi ve kültürel mirasını korurken jeodezik cam kubbenin altında hayat bulan Selçuklu mirası da geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurarak ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Cam Kubbe, Suriçi çarşısı’nın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu Suriçi Çarşısı 1. Etabın açılışı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla 2025 yılının Aralık ayında gerçekleştirilmişti. Açılışta konuşan Bakan Kurum, bu çalışmanın yalnızca bir restorasyon değil, aynı zamanda güçlü bir vizyonun ürünü olduğunu vurgulayarak, "Bu proje bir medeniyet iddiasıdır. Jeodezik cam kubbemiz, sadece Selçuklu mirasını değil, geleceğimizi de koruyacak. Türkiye’nin şehircilik vizyonuna Konya’dan vurduğumuz önemli bir imza olacak" ifadelerini kullanmıştı. Suriçi Çarşısı’nın birinci etabı, yalnızca ticari bir merkez olmanın ötesine geçerek adeta Konya’nın tarihi ve kültürel bir özeti niteliği taşıyor. Kalecik, Mücellit, Kapu ve Erdemşah camileriyle çevrelenen alan, ziyaretçilere geçmişle iç içe bir deneyim sunuyor. Cam kubbe altında sergilenen hamam kalıntısı ise bu deneyimin en çarpıcı unsuru olarak öne çıkıyor. Buraya gelenler yalnızca tarihi bir yapının izlerini görmekle kalmıyor; Selçuklu’nun ihtişamını hissediyor, Mevlana şehrinin derin maneviyatını soluyor. Başkan Kavuş: "Cam Kubbe, tarihe duyduğumuz saygının sembolüdür" Konya’nın merkez Meram ilçe Belediye Başkanı Mustafa Kavuş da projeye ilişkin yaptığı açıklamada, cam kubbenin Suriçi Projesi’nin en önemli bileşenlerinden biri olduğunu belirtti. Başkan Kavuş, "Selçuklu döneminin en büyük hamam kalıntısının bu özel yapı ile korunarak turizme kazandırılması, projemizin tarihi yönünü güçlendirdi. Bu kubbe sadece bir çatı değil; şehrimizin bin yıllık tarihine duyduğumuz saygının sembolüdür" dedi. Başkan Kavuş ayrıca, cam kubbenin kısa sürede Konya’nın yeni simge yapılarından biri haline geldiğini, hem Konyalılar hem de şehir dışından gelen ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ve özellikle hafta sonları ziyaretçi sayısındaki artışın, projenin turizm açısından da önemli bir çekim merkezi haline geldiğini gözler önüne serdiğini ifade etti.
Trabzon Avrasya Üniversitesi 1. Ulusal Öğrenci Sempozyumu başladı Avrasya Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 1. Ulusal Öğrenci Sempozyumu, üniversitenin Ömer Yıldız Yerleşkesi Konferans Salonu’nda başladı. Sempozyumun açılış törenine Avrasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahir Kadakal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz Özoran, Genel Sekreter Gülay Yeniçeri, SHMYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Eren Urtekin, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Fizyoterapi Programı öğrencisi ve sempozyum öğrenci başkanı Bedirhan Yıldırım yaptı. Yıldırım "Bugün burada, öğrencilerin aktif rol aldığı, emek verdiği ve ortaya gerçekten değerli bir iş çıkardığı bir organizasyon için bir aradayız. Bu sempozyumun en güzel tarafı da tam olarak bu; biz öğrencilerin sürecin içinde olması, üretmesi ve birlikte öğrenmesi. Öğrenci düzenleme kurulunda yer alan arkadaşlarımın özverili çalışmaları sayesinde bu noktaya geldik" dedi. Sempozyum Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Eren Urtekin ise "Sağlık alanı; sürekli gelişen, değişen ve yenilenen dinamik bir yapıya sahiptir. Bu değişime uyum sağlayabilen, bilimsel düşünebilen, etik değerlere bağlı, iletişim becerileri güçlü ve mesleki donanımı yüksek bireyler yetiştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulları, sağlık sisteminin en önemli yapı taşlarından biri olan nitelikli ara insan gücünü yetiştiren kurumlardır. Bizler de Avrasya Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu olarak öğrencilerimizi yalnızca teknik bilgiyle değil; aynı zamanda araştıran, sorgulayan, çözüm üreten ve topluma katkı sunan bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu sempozyumun en önemli özelliği, öğrencilerimizin bilimsel çalışmalarını sunabilecekleri, akademik paylaşım kültürünü deneyimleyebilecekleri ve farklı üniversitelerden gelen katılımcılarla etkileşim kurabilecekleri ulusal bir platform olmasıdır. Bilimsel üretimin yalnızca laboratuvarlarda ya da sınıflarda değil; bu tür akademik buluşmalarla geliştiğine inanıyoruz" diye konuştu. Rektör Prof. Dr. Mahir Kadakal ise konuşmasında, "Bilimsel gelişimin temelinde merak eden, araştıran ve üreten genç zihinler yer almaktadır. Sizlerin bu süreçte gösterdiği çaba, yalnızca bireysel akademik gelişiminize değil, aynı zamanda ülkemizin sağlık alanındaki geleceğine de önemli katkılar sunmaktadır. Hazırladığınız çalışmalar, yürüttüğünüz araştırmalar ve ortaya koyduğunuz fikirler; bilimin ilerlemesine katkı sağlayan kıymetli adımlardır. Bu sempozyum, sizlerin kendinizi ifade edebileceğiniz, bilgi ve deneyimlerinizi paylaşabileceğiniz, farklı bakış açılarıyla tanışabileceğiniz değerli bir platform sunmaktadır. Aynı zamanda ekip çalışması, sorumluluk alma ve bilimsel üretim süreçlerini deneyimlemeniz açısından da önemli bir kazanım sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. Açılış töreninin ardından Avrasya Üniversitesi Genel Sekreteri Gülay Yeniçeri fuaye alanında kurulan stantları ziyaret ederek öğrencilerden bilgi aldı.
Antalya Büyükşehir Bakımevi’nde can dostlar sıcak yuvalarına kavuşuyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde tedavi ve rehabilitasyon süreçleri tamamlanan sahipsiz hayvanlar, yeni yuvalarına kavuşmayı bekliyor. Bakımevinde sürdürülen sahiplendirme çalışmalarıyla çok sayıda can dost sıcak bir yuvaya kavuşurken, vatandaşlar da "Satın almayın, sahiplenin" çağrısı yapıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde sahiplendirme çalışmaları aralıksız sürüyor. Bakımevine getirilen sahipsiz hayvanlar önce sağlık kontrolünden geçiriliyor, yaralı ve travmalı olanların tedavi süreçleri tamamlanıyor. Rehabilitasyon süreci tamamlanan hayvanlar ise sahiplendirme alanlarında kendilerine uzanacak sıcak bir eli bekliyor. Uzman veteriner hekimler gözetiminde bakım ve tedavileri yapılan can dostlar, gerekli yasal işlemlerin ardından yeni yuvalarına kavuşturuluyor. Rehabilitasyon sürecinin ardından sahiplendiriliyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde görev yapan Uzman Veteriner Hekim Osman Samsunlu, "Tedavi ve rehabilitasyon tamamlanan can dostlarımız sahiplendirme bölmelerine alıyoruz. Sahiplendirilmeyi bekleyen hayvanlarımız, arka tarafta bulunan yaklaşık bahçemizde yeni yuvalarını bekliyor. Hayvan sahiplenmek isteyen vatandaşlarımız, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında gerekli belgeler ve nüfus cüzdanı fotokopisi ile başvurarak bu hayvanlarımızı sahiplenebiliyor" ifadelerini kullandı.