KENT HABERLERİ - 12 Aralık 2013 Perşembe 13:46

YTÜ’den çarpıcı dünya afet raporu

A
A
A
YTÜ’den çarpıcı dünya afet raporu

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi, 2013 yılının afet raporunu açıkladı.

Çarpıcı bilgi ve tespitlerin yer aldığı raporda, 2012 yılında meydana gelen doğal afetin ekonomiye maliyeti 157 milyar doları olduğu, 2013 yılında ise, bu maliyetin 172 milyonu geçtiği belirtildi.Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan ‘2013 Afet Raporu - Dünya ve Türkiye’ de 2013 yılı Afet karnesi çıkarıldı. Prof. Dr. Şükrü Ersoy tarafından kaleme alınan raporda 2012- 2013 yılında dünya genelinde meydana gelen çeşitli afetler ile bilançoları açıklandı.2013 dünya çapında yaşanan afetler, sebepleri ve sonuçları ile ilgili detaylı bilginin eşliğinde bilimsel değerlendirmenin yer aldığı raporda; 2013’te hangi afetler meydana geldi, deprem ve tsunami, ‘depremde insanlar neden ölüyor, fırtına ve su baskını, hortumlar, kütle hareketleri , meteor düşmesi, volkanik faaliyetler, meteor düşmesi, çeken akıntılar gibi pek çok konu masaya yatırıldı.

“2013’ÜN İLK YARISINDA 45 MİLYAR DOLAR ZARAR MEYDANA GELDİ”
2012 ve 2013 yıllarına ilişkin istatistiki bilgilerinde verildiği raporda, çarpıcı bilgiler aktarıldı. Rapora göre 2012 yılında dünya genelinde meydana gelen 357 doğal afette, 9 bin 665 kişi öldü, 124,5 milyon insan mağdur oldu. Afetlerin ekonomiye olan etkisi de büyük oldu. Buna göre sadece bir senede meydana gelen afetlerin ekonomiye maliyeti 157 milyar doları buldu. 2013 yılının ilk altı ayında ise, bu rakam 127’yi buldu. Bu afetlerde 8 bin 250 kişi hayatını kaybetti, 16 milyon 416 bin 723 kişi mağdur oldu. 2013’ün ilk 6 aylık döneminin mali boyutu ise 45 milyar doları geçti.

EN FAZLA AFET YOKSUL ÜLKELERDE MEYDANA GELDİ
YTÜ Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy tarafından hazırlanan rapora göre, 2012 ve 2013 yılında yaşanan afetlerin can kayıpları açısından en ölümcülleri, gelişmemiş yada az gelişmiş ülkelerde meydana geldi. 2013 yılında dünya geneli yaşanan afetlerde en fazla ekonomik kayıplar Asya ve Filipinler gibi pasifik ülkelerinde meydana geldi. Yine raporun ortaya koyduğu ilginç bir bilgiye göre, Çin’de yaşanan kuraklık 10 milyar dolar gibi bir kayba neden oldu.Depremlerden dolayı 2,2 milyon insan mağdur olurken, sel ve su baskınları ise 2 milyon insanı mağdur etti.

AFET RİSK YÖNETİMİNDE YENİ PARADİGMA ‘ÖZEL SEKTÖR’
Raporda afetlerle ilgili yaklaşım ve bakış açısı farklı bir açıdan da değerlendirildi. Afet konusundaki değerlendirmelerin genellikle sivil yaşam göz önüne alınarak yapıldığı aktarılan raporda, aksine özel sektörün de sürece dahil edilmesi gerektiği vurgulandı. Ülkelerin pek çoğunda yatırımların yüzde 70-85 oranında özel sektörün yaptığı aktarılan raporda, kaynak tasarrufu için afet riski gözetilmeden yapılan her faaliyetin afet riskini biraz daha artırdığı belirtildi.

METEOR KARADENİZ’E DÜŞSEYDİ FELAKET OLABİLİRDİ
Bilimsel çalışmada, 15 Şubat 2013’te Rusya’nın Güney Ural Bölgesi’ndeki Chelyabinsk’e meteor düşmesi sonucu yaşanan afetle ilgili çarpıcı tespitler de bulundu. Meteorun saatte 66 bin 900 kilometre hızla (sesten 60 kat hızlı) bir şekilde yeryüzüne çarptığı hatırlatılan raporda, olay sonrasında bin 500 kişi ciddi şekilde yaralandığını aktarıldı.Patlamanın şokuyla 6 şehirde 7 bin 200 yapının hasar gördüğü belirtilen raporda, boyu 17-20 metre olan meteoritin 654 kilogram olan en büyük parçasının Chebarkul gölünde bulunduğunu bildirildi. Meteor düşmesinin insanların en hazırlıksız yakalandığı afetlerden birisi olduğu belirtilen raporda, olayın büyük felaketlere yol açabileceği vurgulandı. Raporda Karadeniz’e düşebilecek 300 metre çapındaki bir meteroitintsunamiye yol açacağı ve denizin 100 metre altındaki zehirli gazların da atmosfere karışmasına sebep olabileceği belirtildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Enişteye yeğenine istismar davasında 15 yıl hapis cezası Zonguldak’ta 13 yaşındaki yeğenine cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılanan enişte, 15 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırıldı. Karadeniz Ereğli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 yaşındaki M.D.’ye cinsel istismar suçundan yargılanan H.K. hakkındaki kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, sanığa 15 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası verdi. Yaklaşık 15 ay süren davanın ardından açıklama yapan anne Yasemin D. ve baba Volkan D., kararın başkalarına da emsal teşkil ettiğini söyledi. Adaletin yerini bulduğunu belirten Yasemin D., kızının okulundaki rehber öğretmenin durumu fark ederek polise bildirmesiyle konudan haberdar olduklarını ve sürecin başladığını söyledi. Yasemin D., sanığın dört ayrı suç dosyasından yargılandığını belirtti. Aile hukuk mücadelesine devam edecek Yasemin D., kızının bu süreçte büyük bir cesaret örneği sergilediğini ifade ederek, "Kızım Ereğli’de bir okula gidiyordu. Rehber öğretmeninin şikayeti üzerine karakoldan çağrıldık. Kızımın eniştem, öz ablamın eşi tarafından istismar edildiği bilgisini karakoldan aldık ve zorlu süreç bizim için başlamıştı. Tam olarak 1 sene 3 ay olmuştu bu süreçte. Bu süreçte gitgellerimiz oldu. Sonrasında bugün adaletimiz şaşmadı, beklediğimiz karar çıktı. Çok şükür çocuğa istismar suçundan kendisi 15 yıl 7 ay ceza aldı. Adalet bir kere daha yerini buldu. İnanıyorduk yüce adalete. Hiç şüphemiz yoktu bu konuda. Bu konuyla alakalı davalarımız devam etmekte. Bir üst mahkemelere müracaatlarımız söz konusu. Yetkililere gerekli cezaların verilmesini, bu cezalarda indirim olmamasını talep ediyorum. Benim kızım kahraman. Adını söylemekten çekinmeyeceğim. Benim kızım bir kahraman, çünkü o boyun bükmedi, susmadı. Tehdit edildi, annesinin öldürülmesiyle tehdit edildi. Babasının öldürülmesiyle tehdit edildi. Ama kızım eninde sonunda uzun bir süreçten sonra kendi özgüvenini toplayarak konuşmaya karar verdi" dedi. "Kimse korkmasın" İstismar vakalarında sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayan anne Yasemin D., ailelere uyarılarda bulundu. Yasemin D., "Hiç kimse korkmasın. En ufak bir istismar edildiğinde hemen annelerine, babalarına, gerekli mevkilere, polis olur, jandarma olur mutlaka gitsinler çekinmesinler. Adalet er ya da geç yerini buluyor. Bundan hiç şüpheleri olmasın. Annelere, babalara da şunları söylemek istiyorum. En önemlisi olarak bunu söylemek istiyorum. Aman amcasıdır öpsün. Aman eniştesidir sevsin. Aman gezmeye götürsün demesin. Biz böyle yaptık. Aman eniştesidir, iyi geliyordur dedik gönderdik. Çok samimiydik. Sonucunu çok ağır ödedik ama çok şükür gereken cezayı aldığını düşünüyorum. Davanın burada kapanmayacağını, yargı sürecini de diğer açtığımız davalarla devam ettireceğimi bildirmek istiyorum. Daha üst mahkemelere gideceğiz. Başka davalardan şikayetçi olacağız. Bu kişinin sadece benim kızımla da tabii ki kalmadığını şu anda sadece söylemek istiyorum" şeklinde konuştu.