ASAYİŞ - 04 Ağustos 2022 Perşembe 13:01

Zeytinburnu Balıklı Rum Hastanesi'nde yangın!

A
A
A
Zeytinburnu Balıklı Rum Hastanesi'nde yangın!

Zeytinburnu Balıklı Rum Hastanesi Yaşlı Bakımevi'nin çatısında yangın çıktı. Hastalar kucaklarda ve tekerlekli sandalyelerde tahliye edilirken, çatısı alev alev yanan hastane dron ile görüntülendi.

Edinilen bilgiye göre Zeytinburnu Balıklı Rum Hastanesi Yaşlı Bakımevi'nin çatısında saat 12.30 sıralarında bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Çatı alevlere teslim olurken, bina da dumanla doldu. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edilirken, onlarca hasta binadan tahliye edilmeye başlandı. Kimi hasta kucaklarda kimisi de tekerlekli sandalyelerde binadan dışarı çıkarıldı. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri ise yangını söndürmek için çalışma başlattı. Yangında can pazarı yaşanırken, alev alev yanan hastane dron ile havadan görüntülendi. 

Yangın çıkan hastaneden tahliye edilen hastalar Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi’ne getirildi

Tahliye edilen hastalar ambulanslarla Bakırköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi’ne getirildi. Hastaların ilk müdahalenin ardından acil durum servisinde kontrol altına alındığı öğrenildi.

Zeytinburnu Balıklı Rum Hastanesi'nde yangın!

Vali Yerlikaya: “104 kişi tahliye edildi, yaralı ve can kaybımız yok”

Zeytinburnu Balıklı Rum Hastanesi’ndeki yangını söndürme çalışmaları sürerken İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Zeytinburnu belediye Başkanı Ömer Arısoy ve Hastanenin Başhekimi Uz.Dr. Stati Leana ile birlikte çalışmaları inceleyerek açıklamalarda bulundu.

Balıklı Rum Hastanesi’ndeki yangının kendilerini çok üzdüğünü kaydeden Vali Yerlikaya, “Hepimize büyük geçmiş olsun. Can kaybı ve yaralanan vatandaşımız hamdolsun söz konusu değil. Şu an için sebebini bilmiyoruz. Yangın tamamen kontrol altına alınıp sonrasında hazırlanan raporla sebebi ortaya çıkacak.

Şu anda ilgilendiğimiz yangının çatıda başladığı ve söndürme çalışmalarının bir an önce tamamlanması. Yangın söndürme helikopteri hazır. Çalışan arkadaşlarımızın can güvenliği düşünüldüğünden şu an gerek kalmadı. Bir bölümünde yaşlılarımızın bakım yeri bir kısmında yatan hastalarımız var. Toplam tahliye dilen sayı 104. Burası tarihi kadim şifa merkezi. Balıklı Rum Vakfı tarafından yönetilen bir hastane. Bu yapı inşallah en kısa zamanda eski haline getirilmek üzere hep beraber el birliği ile yaraları sarmak boynumuzun borcu” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balıklı Rum Hastanesi Başhekimi ile görüştü

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Balıklı Rum Hastanesi’nde yangın çıkmasından büyük üzüntü duyduğunu ifade ederek geçmiş olsun temennilerini iletti. Yangınla ilgili gelişmeleri ilk andan itibaren yakından takip ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, herhangi bir can kaybı ve yaralanma olmamasının, yangının söndürülmesinin ve soğutma çalışmalarına geçilmesinin bir nebze de olsa yürekleri ferahlattığını dile getirdi. Hastanenin, hastaların ve personelin durumu hakkında bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanede en kısa sürede onarım çalışmalarına başlanacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca, Balıklı Rum Hastanesi ile ilgili gerekli çalışmaların yapılması için Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya talimat verdi.
 

Caner Sönmez - Davut Has - Furkan Duman- Utku Şimşek
 

 

 

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 32 sanatçı, sokak hayvanları için tek bir şarkıda buluştu Farkındayım projesi kapsamında "Bir Patinin Nesi Var?" isimli projede 32 sanatçı, tek bir şarkıda buluştu. Sanatın iyileştirici gücünü doğrudan toplumsal faydaya dönüştürülmesi amaçlanan bu şarkının çekimleri Türkiye’nin 9 farklı şehrinde, 17 hayvan barınağında gerçekleşti. Şarkı tüm dijital platformlarda yer alırken her dinleme başına patili dostlara bir bağış oluşturacak. "Bir Patinin Nesi Var?" isimli projede 32 sanatçı, tek bir şarkıda buluştu. Şarkının lansmanı ünlü ses sanatçıları ve sağlık personellerinin katılımıyla tanıtıldı. Carmed CEO’su Mustafa Can, "Her izlenme ve her dinlenme, herhangi bir ek adım gerektirmeden, doğrudan hayvanlar için bir desteğe dönüşüyor. Proje kapsamında elde edilen tüm gelirler, hayvanlarla ilgili dernek ve vakıflarla şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır. Bu yönüyle, izleyiciyi pasif bir takipçiden aktif bir katkı sağlayıcıya dönüştürürken; projeye destek veren kurumlar için de sosyal etkinin doğrudan üretildiği güçlü bir model sunmaktadır. Sanat ve toplumsal faydanın kesiştiği bu yapı, birlikte üretmenin ve birlikte iyileştirmenin de mümkün olduğunu göstermektedir" dedi. "Sokak hayvanlarını sahiplendirmemiz gerekiyor" Sokak hayvanı kavramının bitmesi gerektiğine değinen Mustafa Can, "Biz gelişmiş bir ülke olarak sokak hayvanları kavramının bitmesi gerektiğini düşünüyorum. Önceden çevre ve insan için müzik yaptılar. Biz patili dostlarımız için Türkiye’nin 37 ilindeki barınaklarda Türkiye’nin ünlü ses sanatçıları ile bir şarkı söyledik. Bu şarkının gelirleriyle patili dostlarımızı sahiplendirmek ve tedavi etmek için böyle bir çalışma içine girdik" ifadelerini kullandı. "Her video izlenmesi bir bağış demek" Carmed İlaç Marka Sorumlusu Ceren Can, "Bizi en çok heyecanlandıran insanların her video izlenmesiyle bağış yapabilecek olmaları. Sadece markaların destek verdiği bir proje olmasından ziyade tüm halkımızı bu projeye katabildiğimiz için çok heyecanlıyım. Umarım herkes videoyu izleyerek, müzik platformlarında şarkıyı dinleyerek projeye destek olurlar" şeklinde konuştu. "Sanat ve Sağlık buluştu" Dr. Öğretim Üyesi Selin Aktar Kiremitçi, "Eşim müzikle uğraşıyor ben ise sağlık, düşününce sanat ve sağlık bir araya gelsin istedik. Biz hep insan sağlığına dokunduk şimdide patili dostlarımıza dokunalım istedik. Hayvan sağlığı ile ilgili çalışmalar yapalım istedik ve farkındalık oluşturmak gerektiğini düşündük. Böylelikle bu projede bir araya gelmiş olduk" dedi. "Projenin yanındayım" Oyuncu Umut Oğuz, "37 şehirde 37 barınak cümlesinin okuduğum andan itibaren burada olmam gerektiğini hissettim. Elimden geldiğince destek olmak istiyorum. Bağış yapmanın da bu kadar kolay olduğu bir sistem insanları da buraya teşvik edecektir. Bende Farkındayım projesinin yanındayım ve destekliyorum" ifadelerini kullandı. Şarkıda yer alan sanatçılar ise Furkan Kızılay, Can Kiremitci, Özgür Can Öney, Hazal Filiz Küçükköse, Aslı Bekiroğlu, Ertunç, Böyleyken Böyle (Mustafa Kır), Özkan Sağın, Egemen Akkol, Aytaç Şahin, Gökhan Ulusoy, Yiğit Seferoğlu, Selin İrman, Arda İrman, Ufuk Sinkil, Canay Doğan, Emre Kayacan, Muharrem Salcı, Aşarhan, Doğukan Oltulu, Buse Durak, Mesut Çakır, Levent Batu, Kaan Cengiz, Beste Dağdelen, Asena Bayat, Gizem Kosif, Marlen (Tolgahan Yıldırım), Nilay UzunSelin Baycan, Eda Akman ve İbrahim İven.
Karabük Karabük’te Ju Jitsu Şampiyonası başladı Karabük’te düzenlenen Türkiye Ju Jitsu Çocuklar Şampiyonası, 260 sporcunun katılımıyla başladı. Karabük’ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen şampiyona, Yeni Mahalle Spor Salonu’nda başladı. Toplamda 18 ilden toplam 260 sporcunun katıldığı organizasyonun açılış seremonisi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından protokol konuşmaları gerçekleştirildi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven, Türkiye Muaythai & Ju Jitsu Federasyonu Başkanı Hasan Yıldız ve As Başkan Hulusi Elmas katılımcılara hitap etti. İl Müdürü Coşkun Güven konuşmasında, organizasyonun sporun birleştirici gücünü yansıttığını belirterek, farklı illerden gelen sporcuların azim ve disiplinle geleceğin şampiyonları olma yolunda önemli bir adım attığını ifade etti. Karabük’ün böyle önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Güven, sporun çocukların fiziksel gelişiminin yanı sıra sosyal ve ahlaki gelişimlerine de katkı sağladığını vurguladı. Ayrıca 3 Nisan Karabük’ün il oluş yıl dönümünü de kutladı. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen geçit töreni renkli görüntülere sahne oldu. Törenin ardından müsabakalara geçilirken minik sporcular minderde kıyasıya mücadele etmeye başladı. Üç gün sürecek şampiyona boyunca farklı kategorilerde yapılacak karşılaşmalarla Türkiye’nin en yetenekli genç sporcuları belirlenecek.
Van Van’da deprem sonrası enkaz altından yaralı çıkarılan kuzular tedavi altına alındı Van’ın Tuşba ilçesinde 5.2 büyüklüğündeki deprem sonrası enkaz altından yaralı çıkarılan kuzular tedavi altına alındı. Tuşba ilçesinde saat 08.52’de yerin 7 kilometre derinliğinde 5.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem sonrası Van İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü koordinesinde birçok kurum alan taramasına çıktı. Bölgede yapılan alan taramasında Ermişler Mahallesi’nde bir ahırın çöktüğü ihbarını alan ekipler bölgeye gitti. Yıkılan ahırın enkazında 15 koyun telef olurken, 7 kuzu ise yaralı olarak kurtarıldı. Yaralı kuzular, Van Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kozat öncülüğünde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ne getirildi. Burada Prof. Dr. Lokma Aslan ve ekibi tarafından kuzuların röntgenleri çekildi. Ayağı kırık olan kuzular tedaviye alındı. Van’ın deprem bölgesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Lokman Aslan, "Van eskiden beri deprem bölgesi. Son olarak da bugün Van genelinde bir deprem meydana geldi ve bu depremde de ahırlarda hafif hasar olduğu bildirildi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi’ne göçen yerden yaralı kuzular getirildi ve bunun için gerekli bütün tedbirleri aldık. Her zaman olduğu gibi afet yönetiminde veteriner hekimsiz olmaz. Kuzuların yaptığımız muayenesinde vücutlarının çeşitli yerlerinde kırık olduğu ve bu kırıkların kırık tedavisini yapacağız. Bu konuda Van biraz daha tecrübeye sahip. Hem 5,2’lik hem 7,2’lik depremlerde Türkiye’ye örnek olarak çalışmalar yapıldı. O zaman da oda başkanı olarak bu faaliyetleri de yapmıştık. Şimdi de oda başkanı bizim o yolumuzdan yürüyerek gelip çalışmalara katıldı. İlk aşamadan bu tarafa hem Van YYÜ Rektörlüğü, hem Veteriner Fakültesi Dekanlığı hem de yörenin hekimleri olarak olaya el attık. Depremde insan ölümü şu ana kadar bildirilmemesi bizi sevindirdi. Bu yavruların da tedavisini yapıp hayvan sahibine teslim edeceğiz" dedi. Van Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kozat, "Van Bölgesi Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı olarak bu sabah bilindiği üzere ilimizde bir deprem olayı meydana geldi. Van deprem bakımında her zaman deprem görülen illerimiz arasında. Depremle ilgili olarak ilk haberi Afet ve Acil Durum Müdürlüğü bana bildirdi. Daha önce de Başkale’de de deprem olmuştu. Bu konuda odamızın bir afet yönetim merkezi ve afet timi var. Bana bilgi aktarıldığında hemen gerekli yerlerle görüşüp en kısa sürede bölgeye gittik. Ermiş köyümüzdeki yaptığımız incelemelerde bir tane ahırın yıkıldığını tespit ettik. Orada 15 tane hayvanımız telef olmuştu. Yaralı olan 7 tanesini de hemen Van YYÜ Veteriner Fakültesi’ne getirdik. Şu anda Lokman hocamızla beraber ayakları kırık olan hayvanların tedavilerini yapıyoruz. En kısa sürede tedavilerini yapıp hayvan sahiplerine teslim edeceğiz. Bundan sonraki hastaların takibini de biz oda olarak tekrar yapacağız. Her zaman her söylüyorum. Biz veteriner hekimler olarak afette her zaman gönüllü olarak gönüllük ilkesini benimsemiş olan bir odayız. Bundan sonra inşallah bu tür olaylar yaşanmaz" diye konuştu.
Iğdır Anadolu Aşiretler Federasyonu’ndan İsrail’in idam yasası ve Mescid-i Aksa’nın kapatılmasına tepki Anadolu Aşiretler Federasyonu, İsrail parlamentosunun Filistinli esirlere idam cezası öngören yasa tasarısını onaylamasını ve Mescid-i Aksa’nın uzun süre ibadete kapalı tutulmasını kınadı. Yaklaşık 300 aşireti temsil eden ve 60 ilde faaliyet gösteren Iğdır merkezli Anadolu Aşiretler Federasyonu, İsrail’in son dönemde aldığı kararlar ve uygulamalarla ilgili basın açıklaması yaptı. Federasyon Başkanı Ferhat Armağan, İsrail Meclisi Knesset’in Filistinli esirlere idam cezası getirilmesini öngören yasa tasarısını onaylamasının "insan haklarına açık aykırılık" olduğunu belirterek, İsrail’in savaş gerekçesiyle Mescid-i Aksa’yı 28 Şubat’tan bu yana kapalı tutmasına da tepki gösterdi. 1967’deki işgalden bu yana ilk kez Ramazan Bayramı’nda Mescid-i Aksa’da bayram namazının kılınmasına izin verilmemesinin "tarihi ve dini değerlere yönelik ağır bir ihlal" olduğunu vurgulayan Armağan, ibadet özgürlüğünün engellenmesi ve Filistin halkına yönelik ağır yaptırımların kabul edilemeyeceğini söyledi. Armağan, "Mescid-i Aksa’nın 30 günden fazladır ibadete kapatılması ve diğer bir gündem olan 12 bin Filistinli mahkûmun idam edilmesi ile ilgili bugün bir açıklama yapmak istiyoruz. Maalesef görüyorsunuz ki her zaman ve tarih boyunca yeryüzünü fesada uğratan, insanları maddi ve manevi perişan eden bu siyonist ve emperyalist güçler, âlem-i İslâm’ı birkaç asırdır esaret altına almış durumdadır. Dolayısıyla İslam aleminin bir araya gelmesi çok zor bir hale gelmiştir. Bugün bakın İran’ı görüyoruz. Bütün emperyalist güçler, tüm kuvvetleriyle İran’a saldırıyor. İslam âlemi için bir olma zamanı artık gelmedi mi? Bugün Hristiyanlık alemine bakın ve diğer Yahudi alemine bakın. Asırlar boyunca, tarih boyunca onları bir araya getirecek ruhani liderleri, Katolik liderleri ve Hristiyan ülkelerini bir ordu gibi, bir asker gibi nizam altında toplayan bir güçleri var. Buna karşılık bizde bunun yokluğuna üzülüyoruz. Bizde ise asırlar boyunca İslam milletlerini ve İslam devletlerini her zaman bir arada tutan bir güç ve kuvvet vardı. Bu da hilafet makamıydı. Gerçekten de bu makamın yokluğunun çok ciddi acısını maalesef yaşıyoruz. Tarih boyunca hilafet makamı sayesinde bütün İslam milletleri ve İslam devletleri tek vücut halinde, bir ordu gibi hazır bulunurdu. Bütün beşeriyeti, bütün İslam milletlerini bir araya toplamak tek bir emirle mümkün olurdu. Fakat bugün görüyoruz ki İslam alemi içimizi yakan, dağlayan elim bir durum içindedir. İslam alemi ve İslam milletleri maalesef birbirinden ayrılmış, rekabet haline gelmiştir. Emperyalist güçlerin hiçbir merhameti olmadığını görüyorsunuz. Siyonist güçlerin bu milleti ayrılıklarla parçalamak için nasıl bir birlik içinde hareket ettiklerini de tarih boyunca gördük. Bizim tek çare-i necatımız Gazze’yi, Filistin’i ve tüm İslam alemini kurtarmak için İslam milletlerinin bir an önce uyanmasıdır. Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: ’Bir kötülükle karşılaşıldığında mümin onu gücüyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle karşı koysun; buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.’ Maalesef üzülerek söylüyorum ki İslâm âlemi neredeyse kalbiyle buğz edemeyecek bir hâle gelmiştir. Çok ciddi bir gaflet içindedir. Dolayısıyla insanlık hiçbir zaman böyle bir gaflete düşmemiştir. Bilhassa İslam milletleri, tarih boyunca şu anda yaşadığımız bu ayrılık ve parçalanma gibi bir perişanlıkla karşı karşıya kalmamıştır. Ancak yine de umutsuz değiliz. Şunu da ifade etmek isterim ki, alem-i İslâm’ın tarih boyunca böyle zor zamanlarda yeniden yek vücut haline gelmesini sağlayacak imkan, güç ve kabiliyet inşallah Türkiye’dedir. Daha önce olduğu gibi Türkiye’nin bu birlik ve beraberliğe öncülük edeceğine inanıyoruz. O günlerin çok uzak olmadığı kanaatindeyiz. Esaret altında olan ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne kavuşmasını Cenab-ı Hakk bizlere nasip etsin. Ve 12 bin Filistinli kardeşimizin idam edilmesi meselesinde de şunu ifade etmek isteriz ki inşallah Cenab-ı Hakk’ın kudretiyle Selahaddin Eyyubiler, Fatih Sultan Mehmetler, Yavuz Sultan Selimler bu milletin bağrından yeniden çıkacak ve bu zulüm sona erecektir. Bunun da çok yakın olduğuna inanıyoruz" dedi. Federasyon yetkilileri, bölgede kalıcı barışın sağlanabilmesi için uluslararası hukuka uygun adımlar atılması çağrısında bulunarak, yaşanan gelişmeleri "şiddetle kınadıklarını" belirtti.
Nevşehir Mustafapaşa 7 Haziran’da sandık başına gidecek Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa’nın belediye statüsünden çıkarılarak köye dönüştürülmesine ilişkin işleme karşı açılan davada mahkeme iptal kararı verdi. Kararla birlikte Mustafapaşa yeniden belediye olma hakkı kazanırken, belde halkı 7 Haziran’da sandık başına gidecek. Ankara’da görülen davada mahkeme, İçişleri Bakanlığı’nın Mustafapaşa’nın köye dönüştürülmesine ilişkin işlemini hukuka aykırı bularak iptal etti. Kararda, Mustafapaşa’nın nüfusunun bazı resmi kayıtlara göre 2 binin üzerinde olduğu tespitine yer verildi. Böylece belediye statüsünün kaldırılması işlemi geçersiz sayıldı. Dünya Turizm Örgütü tarafından 2021 yılında ’dünyanın en güzel turizm köyü’ seçilen Mustafapaşa, bu kararla birlikte yeniden belediye statüsüne kavuşma sürecine girdi. 7 Haziran’da sandık başına gidecek olan bölgede seçim heyecanı da başladı. Turizmci Mustafa Ak, sürecin zorlu geçtiğini belirterek, "Mustafapaşa’yı yeniden belde yapma mücadelesini kazandık. Bu süreçte çok sıkıntılar yaşadık ancak köyümüzün turizm potansiyeli ve 2021 yılında dünyanın en iyi turizm köyü seçilmesi önemli bir etken oldu. Halkımız büyük bir mücadele verdi. Sonuçta Mustafapaşa halkı hakkı olan belediyeyi geri aldı" dedi. Belde sakinlerinden Erdoğan Aytaş ise, geçmişte yapılan nüfus sayımına dikkat çekerek, "Nüfus aslında 2 binin altına düşmezdi ancak o dönem sayım eksik yapıldı. Şu anda bölgede üniversite var, yaklaşık 3 bin öğrenci bulunuyor. 70’e yakın otel var. Burası köy olarak yönetilecek bir yer değil. Haziran ayında sandığa gidilecek, halk belediye başkanını seçecek. Şu an 5-6 aday adayı var" diye konuştu. Mahkeme kararının ardından Mustafapaşa’da seçim sürecinin başlaması beklenirken, belde halkı yeniden belediye statüsüyle yönetilecek olmanın heyecanını yaşıyor.