GÜNDEM - 02 Mart 2025 Pazar 10:05

Gizemli hayırsever, 400 depremzede ailenin 1 milyon 600 bin TL’lik bakkal borcunu ödeyip kayıplara karıştı

A
A
A

Hatay’ın İskenderun ilçesinde gizemli hayırsever, bir markete borcu olan 400 depremzede vatandaşın veresiye defterindeki 1 milyon 600 bin TL’lik borcunu ödedi. İş yerine astığı pankartla vatandaşların borcunun ödendiğini duyuran Bedir, borcu ödenen vatandaşların gözyaşlarına hakim olamadıklarını söyledi.

İskenderun ilçesi Yıldırımtepe Mahallesi’nde esnaflık yapan Velid Bedir’in marketine Ramazan ayının başlamasından 1 gün önce gelen bir kişi, veresiye defterini kapatmak istediğini söyledi. Kimliğinin açıklanmasını istemeyen hayırseverin talebi üzerine veresiye defterindeki yaklaşık 400 vatandaşın borcunu hesaplayan Bedir, 1 milyon 600 bin TL’lik borç çıkardı. Gizemli hayırsever vatandaşların borcunun tamamını ödeyerek kayıplara karıştı. Esnaf Bedir, borçların ödendiğini iş yerine astığı pankartla vatandaşlara duyurdu. Yaşadığı karşısında şaşırdığını ifade eden Bedir, borcu ödenen vatandaşlar içerisinde gözyaşlarına hakim olamayanlar olduğunu söyledi.

Gizemli hayırsever, 400 depremzede ailenin 1 milyon 600 bin TL’lik bakkal borcunu ödeyip kayıplara karıştı

"Defterdeki borçları tek tek hesapladık, yaklaşık 400 kişinin 1 milyon 600 bin TL yakın borç çıktı ve hepsini ödedi"

Veresiye defterinde borcu olan yaklaşık 400 kişinin 1 milyon 600 bin TL’lik borcunun gizemli hayırsever tarafından ödendiğini ifade eden 35 yaşındaki esnaf Velid Bedir, "10 yıldan beri bu anı beklerim genelde dışarıdan duyarız böyle hayırseverler var ama her zaman keşke bizim dükkana gelseydi diye hep düşünürdüm. Dün de böyle bir adam geldi ve dedi çıkar defteri ne kadar borç varsa hepsini ödeyeceğim. Birden gelince ben ilk başta şaka yaptığını düşündüm. Veresiye defterinde kaç kişinin borcu varsa hepsini ödeyeceğim dedi ve biz de Allah razı olsun dedik. Defterdeki borçları tek tek hesapladık, yaklaşık 400 kişiden 1 milyon 600 bin TL’ye yakın borç çıktı ve ödedi. Tüm mahallenin yıllardan beri yazdırdığı borçları vardı. Mahallemiz büyük bir mahalle ve adamın hiç böyle 1 milyon 600 bin TL ödeyeceği düşünmedim, genelde gelirler 20- 30 bin TL falan öderler diye düşünüyordum" dedi.

"Borcu ödenen vatandaşlardan sevinçten ağlayanlar oluyor"

Esnaflık yaşantısında ilk defa böyle bir şeyle karşılaştığını dile getiren Bedir, "İyi ki geldi, Allah razı olsun çok sevindik ve sonradan pankart astık. Mahalle halkının sonradan haberi oldu ve gelen giden arıyor. Borcu ödenen vatandaşlardan sevinçten ağlayanlar oluyor. İnsanlar akrabalarını arayarak birbirine haber veriyorlar. Ben hayatımda ilk defa bir insanın böyle kalpten gerçekten dua ettiğini gördüm. 1 milyon 600 bin TL zaten benim alacağım paraydı, asıl önemli olan vatandaş için çok çok hayırlı oldu. Ramazan fitresi çıkarması lazım çıkardı. Gizemli hayırsever sağlam bir iş adamıydı galiba ondan dolayı dokunmamış diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Ogün Aslan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Elazığ’da usulsüz tıbbi atık yakan hastaneye 47 milyon lira ceza Elazığ’da hastane atıklarını mevzuata aykırı şekilde taşıyıp kendi mülkünde açıkta yakan özel bir sağlık kuruluşuna, yapılan denetimin ardından 47 milyon 206 bin 354 lira idari para cezası kesildi. Elazığ’da hastane atıklarını usulsüz şekilde yakan ve halk sağlığını tehlikeye atan sağlık kuruluşuna Elazığ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından, 47 milyon 206 bin 354 lira idari para cezası uygulandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Elazığ Belediyesi ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin koordineli denetimiyle ortaya çıkan usulsüzlüğün, geçmiş yıllarda da benzer şekilde yapıldığı ve ceza aldığı ortaya çıktı. Atıkları hastane sahibinin arazisinde yaktıkları tespit edildi Elazığ Belediye Başkanlığı’ndan gelen ihbar üzerine Elazığ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, belediye teknik personeli ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleriyle koordineli şekilde düzenlenen denetimde, hastane faaliyetlerinden kaynaklanan tıbbi atıkların usulüne aykırı şekilde taşındığı ve işletme sahibinin kendi mülkünde yakılarak imha edilmeye çalışıldığı belirlendi. Geçmiş yıllarda da benzer suç işlenmiş Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin yaptığı incelemelerde, insan sağlığı açısından risk taşıyan tıbbi atıkların açıkta yakılmasının, bulaşıcı hastalıkların yayılması yönünden ciddi tehlike oluşturduğu ve çevre üzerinde telafisi güç sonuçlar doğuracağı rapor edildi. Hastanenin geçmiş yıllarda da benzer şekilde tıbbi atık yaktığı ve İl Müdürlüğü tarafından daha önce de cezalandırıldığı ortaya çıktı. Söz konusu özel hastaneye Çevre Kanunu’nun 20’nci maddesinin uygulanarak, Elazığ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından tam 47 milyon 206 bin lira idari para cezası kesildi.
Manisa Cilt kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor Manisa Şehir Hastanesi Dermatoloji Hekimi Uzm. Dr. İmge Durmaz, "Benlerdeki asimetri, düzensiz kenar görünümü, renk değişikliği, büyüme ya da iyileşmeyen yaralar dikkatle değerlendirilmelidir" dedi. Manisa Şehir Hastanesi Dermatoloji Hekimi Uzm. Dr. İmge Durmaz, 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında güneşin zararlı etkileri, cilt kanserinden korunma yöntemleri ve erken tanının önemi ile ilgili farkındalık oluşturmak amacıyla açıklamalarda bulundu. Cilt kanserinin dünyadaki en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Durmaz, "Cilt kanseri, dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer almakta; ancak erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olmaktadır. Benlerdeki asimetri, düzensiz kenar görünümü, renk değişikliği, büyüme ya da iyileşmeyen yaralar dikkatle değerlendirilmelidir. Özellikle çocukluk ve genç yaşlarda yoğun güneş yanığı öyküsü bulunan kişilerde risk artabilmektedir. Bu nedenle yalnızca yaz aylarında değil, günlük yaşamda da güneşten korunma alışkanlığı kazanılması büyük önem taşır. Güneş koruyucu ürünlerin düzenli kullanılması, uzun süre direkt güneş maruziyetinden kaçınılması ve ciltte fark edilen değişikliklerin gecikmeden dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi hayati önem taşımaktadır. Cildinizi ihmal etmeyin, değişimleri önemseyin. Unutmayalım; erken teşhis hayat kurtarır" dedi.
İstanbul Dünya genelinde 316 milyon kişi bağımlılıkla mücadele ediyor Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Prof. Dr. Kültegin Ögel, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu’na göre, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını belirtti. Son 10 yılda bağımlılık oranlarında ciddi artış gözlendiğine dikkat çeken Ögel, özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışları yalnızca biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Ögel, Türkiye’de de tabloya dikkat çekerek, "Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi verilerine göre, bağımlılık nedeniyle tedavi başvuruları her yıl artış gösterirken, davranışsal bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımına bağlı ruhsal sorunlar giderek daha erken yaşlarda ortaya çıkıyor" dedi. Uzmanlara göre, bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel arınma yeterli olmuyor. Duyguların ifade edilmesi, travmaların işlenmesi ve bireyin kendisiyle yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Bu noktada ise sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde dikkat çeken destekleyici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor. Klinik Psikoloğu Beyza Selvi, bağımlılık sürecinin yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve baş etme güçlükleriyle ilişkili çok boyutlu bir süreç olduğunu belirtti. Selvi, sanat terapisinin özellikle sözel ifade konusunda zorlanan bireyler için önemli bir alan açtığını ifade ederek önemli noktanın altını çizerek, "Bağımlılık sürecindeki bireyler çoğu zaman ifade etmekte zorlandıkları yoğun duygular yaşayabiliyor. Sanat terapisi, bireyin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla dışa vurmasını sağlayarak sözel olarak ulaşılması güç alanlara temas edebiliyor. Sanat terapisi, bireyin yalnızca mevcut duygularını değil; geçmiş yaşantılarını, ihtiyaçlarını ve baş etme biçimlerini de fark etmesine yardımcı oluyor. Kişi yaptığı çalışmalar aracılığıyla kendilik farkındalığını artırabiliyor. Bu süreç, bireyin kendisiyle kurduğu ilişkiyi güçlendirirken değişim motivasyonunu da destekliyor" dedi. Selvi, grup sanat terapilerinin kişilerarası farkındalığı geliştirdiğini belirterek, "Katılımcılar benzer deneyimlere sahip bireylerle bir araya geldiklerinde yalnız olmadıklarını fark ediyorlar. Bu paylaşım süreci empatiyi ve sosyal destek duygusunu güçlendiriyor. Sanat terapisinin en önemli özelliklerinden biri de bireye ’doğru’ ya da ’yanlış’ baskısı hissettirmeyen güvenli bir alan oluşturması. Bu yöntemde estetik kaygı ya da doğru-yanlış değerlendirmesi bulunmaz. Bu da bireyin kendini daha özgür ve güvenli bir şekilde ifade etmesine alan açar" dedi.