GENEL - 14 Şubat 2021 Pazar 11:52

Serdar Ünsal: “Iğdırlıları deprem değil, Medsamor nükleer santrali korkutuyor”

A
A
A
Serdar Ünsal: “Iğdırlıları deprem değil, Medsamor nükleer santrali korkutuyor”

Deprem fay hattında olan Medsamor, ölüm bacalarıdır.

Deprem fay hattında olan Medsamor, ölüm bacalarıdır.


Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Iğdır Azerbaycan Evi Derneği Başkanı gazeteci Serdar Ünsal, Ermenistan’da meydana gelen 4.7 şiddetindeki depremin Iğdırlıları ve bölgedeki şehirlerdeki insanları korkuttuğunu bunun sebebinin ise Ermenistan’da bulunan Medsamor nükleer santrali olduğunu söyledi.


Iğdır ve Ermenistan bölgesinin ikinci derece deprem fay hattında olduğunu ifade eden Serdar Ünsal, “Ermenistan’da son bir ayda meydana gelen depremler Iğdır halkını tedirgin etmiştir. Iğdır halkının endişe ve korkusu eski sistem olan Medsamor nükleer santralinin zarar görüp radyasyon yaymasıdır. Bunun için bu ölüm bacası santral kapatılmalıdır. 4.7 şiddetinde ki deprem 6,7,8 şiddetinde olmuş olsaydı eğer üyük bir facia yaşanacaktı. Bunun için Deprem fay hattında bulunan Ermenistan’daki Medsamor nükleer santrali derhal kapatılmalıdır” dedi.


“1988 yılında zarar gördü çatladı”


Olası bir depremde nükleer santralden sızıntı yaşanacağını belirten Serdar Ünsal, Ermenistan’daki ölüm bacalarının Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan ve İran’ı tehdit ettiğini ileri sürdü.


Iğdır Merkeze 15 kilometre sınır köylere 100-200 metre uzaklıkta bulunan Ermenistan’da bulunan Medsamor nükleer santralini pimi çekilmiş saatli bombaya benzeten Ünsal, “Medsamor Nükleer santralı patlamaya hazır bir saatli bombadır. Fay hattında yapılmıştır ve bir depremde bölge yok olacaktır. 1988 yılında Ermenistan’da meydana gelen depremde nükleer santral zarar görmüş, çatlayarak etrafa radyasyon yaymıştır. Şiddetli bir depremde insanlar enkaz altından kurtulma derdine mi düşsün, yoksa radyasyondan korunmanın mı. Bunun için hemen beton dökülerek kapatılmalıdır. Avrupa birliği, insanlık, çevreci örgütler bu konuya eğilmeli santral kapatılmalıdır. Azerbaycan, Gürcstan, İran ve Türkiye’yi tehdit ediyor. Uranyum uçakla Rusya’dan getiriliyor. Uçak düştüğünde neler olur düşünemiyorum” şeklinde konuştu.


Ünsal, “Iğdır’da kanserden ölümler ve kanserli hasta sayısı artarken Ermenistan devlet başkanının 2040 yılına kadar Medsamor nükleer santralini çalıştıralım demesi ölümlere ve 2. Çernobil’e davetiyedir. Avrupa birliği bu konuda gereken girişimi yaparak bölge için tehlike arz eden bu santrali kapatmalıdır. Ermenistan devlet başkanının utanmadan santrali kapatmıyoruz. Yenisini yapana kadar kullanacağız sözleri kabul edilebilir değildir. Ayrıca bu açıklamaya Avrupa birliğinden de bir tepki gelmemiştir. Ermenistan’da bulunan Medsamor nükleer santrali 1988 yılında yaşadığı 6,9 şiddetinde bir depremde hasar gördüğü için derhal kapatılıyor. 1990 yıllarında Iğdır’da kanser vakası 15-20 ilerleyen yıllarda hasar gören Medsamor 1995 yılında tekrar faaliyete sokuluyor. 1970’li yıllarda Sovyetler Birliği döneminde ilkel teknolojiyle inşa edilen, Iğdır’a 16, Kars merkeze 60 ve Erivan’a 40 km mesafede bulunan Medsamor Nükleer Santrali, Kafkas Bölgesini tehdit ediyor. Bugüne kadar 150 kez arızalanan Metsamor, havayı ve suyu tehdit ediyor. Bir sızıntıda başta Iğdır olmak üzere, Kars, Ardahan, Ağrı ve Erzurum illeri etkilenecek. Aynı zamanda fay hattı üzerinde bulunan nükleer santral, olası bir depremde büyük bir felaketi de beraberinde getirecek. Başta Iğdır olmak üzere bölgedeki bir çok il pimi çekilmek üzere olan bir bomba üzerinde yaşıyor. Hemen yanı başımızda duran ve her an bir faciaya yol açacak nitelikteki bu santralin işlevinin bir an önce durdurulmasını istiyoruz. 1998 yılında meydana gelen sızıntı en fazla bizi etkiledi. Pimi çekilmeye hazır bir bombanın üzerinde oturuyoruz. Bir gün başımıza bu santral yüzünden büyük bir felaket gelecek. Ellerini bağlayıp izleyenlerin o zaman ne yapacağını merak ediyorum. Bu işin şakası yok. Dünyanın en tehlikeli nükleer santrali olarak gösterilen Ermenistan’ın Türkiye sınırına yakın noktasındaki Metsamor Nükleer Santrali, bölgeyi tehdit ediyor. Olası bir depremde yaşanacak nükleer sızıntı, Ermenistan, Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan ve İran’a tehdit oluşturuyor. Ermenistan’ın Türkiye sınırına yakın noktada faaliyet gösteren ve Uluslararası Atom Enerji Ajansı (IAEA) ile Avrupa Birliği (AB) verilerinde, “Dünyanın en tehlikeli nükleer santrali olduğu” belirtilen Metsamor Nükleer Santrali, hem Türkiye’nin hem de Kafkasların korkulu rüyası durumunda. Son Ermenistan depremi ile birlikte yeniden gündeme gelen santralin kapatılması isteniyor. Ermenistan’daki nükleer santralin, Türkiye’ye 15, İran’a 60, Azerbaycan’a 120 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Bu nedenle santralin Ermenistan dahil beş ülke için tehlike unsurudur” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da özel öğrenciler, atık yağlardan sabun yapmayı öğrendi Bolu’da atık yağları geri dönüştürerek doğal sabun üreten meslek lisesi öğrencileri, özel eğitim gören öğrencilerle atölye çalışmasında bir araya geldi. Kalıplara birlikte sabun döken öğrenciler, hem sıfır atık bilinci kazandı hem de üretmenin mutluluğunu paylaştı. Bolu İzzet Baysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Milli Eğitim Bakanlığının "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" teması doğrultusunda örnek bir projeye imza attı. "Atık Yağlar Geleceğe Değer Katıyor" projesi kapsamında il genelindeki kurumlardan toplanan atık yağlar, okulun kimya laboratuvarında işlenerek zeytinyağlı, bıttım, pirinçli, tarçınlı, portakallı, zerdeçallı ve güllü gibi tamamen doğal sabunlara dönüştürülüyor. Üretimde kullanılan ahşap kalıplar ise yine okulun mobilya atölyesindeki öğrenciler tarafından özenle hazırlanıyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen anlamlı proje kapsamında meslek liseli gençler, Emine Mehmet Baysal Özel Eğitim Uygulama Okulu’nu ziyaret etti. Kimya Öğretmeni Sibel Çobanoğlu öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, özel öğrenciler hazırlanan doğal sabun karışımlarını ağabeyleri ve ablalarıyla birlikte kalıplara döktü. Renkli anlara sahne olan etkinlikte özel öğrencilerin mutluluğu yüzlerinden okunurken, Bolu İl Milli Eğitim Müdürü Cemal Turan da atölye çalışmalarını yerinde inceleyerek öğrencilerle yakından ilgilendi. "İl genelindeki tüm kurumlardan atık yağları topladık" Projenin eğitim ve farkındalık boyutuna dikkat çeken Kimya Öğretmeni Sibel Çobanoğlu, il genelindeki atık yağları topladıklarını vurgulayarak, "Milli Eğitim Bakanlığımızın ‘Maarifin Kalbinde Marifetli Gençler’ temasıyla çıktığımız bu yolda, bugün olduğu gibi özel eğitim okuluna geldik. Bunun dışında anaokulu, ilkokul ve ortaokullarda da çalışmalar yaptık ve yaklaşık 350 öğrenciye dokunabildik. Bunu yaparken okulumuzda iki yıldır yürüttüğümüz ‘Atık Yağlar Geleceğe Değer Katıyor’ adlı kampanyamız vardı. Bu doğrultuda yaklaşık 350 öğrenciye ulaştık. Okullarına gittik, özel eğitim kurumlarını bugün olduğu gibi okulumuza davet ettik ve atölye çalışmaları yaptık. Ayrıca il genelindeki tüm kurumlardan atık yağları topladık ve bunları değerlendiriyoruz. Amacımız, sıfır atık kapsamında gelecek nesillere gençlerimizin neler bırakabileceğini göstermek" dedi. "Doğal ve kaliteli sabunlar elde ediyoruz" Üretim aşamasında "soğuk proses" yöntemini kullandıklarını ifade eden Çobanoğlu, piyasadaki ürünlerin aksine doğal ve kaliteli sabunlar elde ettiklerini belirterek, "Atık yağları topladıktan sonra önce süzüyoruz. Daha sonra sabun yapımında kullanılan kostik maddesiyle belirli bir formülasyon oluşturarak içine esans, parfüm ve değerli yağlar ekleyip sabun üretiyoruz. Bu sabunlar soğuk proses yöntemiyle yapılıyor. Yani piyasadaki ürünler gibi değil, gliserini içinde kalan, doğal ve kaliteli sabunlar elde ediyoruz. Karışımı kalıba döktükten sonra, çırpma ve sabunlaşma işlemlerinin ardından yaklaşık üç haftalık bir bekleme süresi oluyor. Çünkü ilk aşamada pH değeri oldukça bazik oluyor ve cilde zarar verebiliyor. Üç hafta sonunda ise kullanıma hazır hale geliyor" diye konuştu. "Anneler evlerindeki atık yağlardan arap sabunu da yapabilirler" Evdeki atık yağların değerlendirilmesi konusunda annelere de seslenen Çobanoğlu, "Annelerle de atölye çalışmaları yapılabilir. Ayrıca anneler, gerekli önlemleri alarak evlerindeki atık yağlardan arap sabunu da yapabilirler. Sabun üretilebilir ancak burada belirli bir formülasyon ve iş güvenliği kuralları var. Bu süreç yemek pişirmek gibi değil, belirli oranlar ve kimyasal hesaplamalar gerektiriyor. Kurallara uyulduğu takdirde güvenli şekilde yapılabilir" ifadelerini kullandı. "Amacımız, bu çalışmaları daha geniş kitlelere yayabilmek" Pandemi döneminde bir kimya mühendisinden esinlenerek başladığı bu yolculukta hedeflerinin daha geniş kitlelere yayılmak olduğunu ifade eden Çobanoğlu, "Pandemi sırasında bir kimya mühendisinin atık yağlardan Arap sabunu yaptığını görmüştüm. Açıkçası oradan esinlendim. Ayrıca çocuklara uygulamalı olarak neler yaptırabileceğimi düşündüm ve bu yola çıktık. Şu ana kadar 350’den fazla kişiye ulaştık. Amacımız, bu çalışmaları daha geniş kitlelere yayabilmek" ifadelerine yer verdi. (EÖ-
Kayseri Talas Çiçek Şenliği’nde Grup Şantiye’den unutulmaz gece Talas Belediyesi tarafından düzenlenen Çiçek Şenliği, ikinci gününde müzik dolu anlara sahne oldu. Talas Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan Grup Şantiye, seslendirdiği türküler ve sevilen eserlerle vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşattı. Konserine Kayseri’nin simge türkülerinden "Gesi Bağları" ile başlayan grup, daha sonra Neşet Ertaş’ın unutulmaz eseri "Yalan Dünya" ile dinleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Program boyunca "Gözleri Aşka Gülen", "Seninle Başım Dertte", "Çiçekler Ekiliyor", "Nar Danesi" ve "Seni Yazdım Kalbime" gibi sevilen eserler hep bir ağızdan seslendirildi. Gecenin finalinde ise "Ölürüm Türkiyem" türküsü vatandaşların yoğun katılımıyla coşku içerisinde söylendi. Alanı dolduran vatandaşlar, telefon ışıkları ve alkışlarla geceye renk kattı. Konserin ardından konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Hıdırellez’in taşıdığı anlamlara dikkat çekerek, "Baharın başlamasıyla beraber bugün Hıdırellez’di. Hıdırellez demek umudun, sevginin, estetiğin ve güzelliğin simgesi demek. Çok şükür biz de şenliğimizi o güne denk getirdik. Dün yağmur vardı ama bugün daha güzel. Yağmur da güzeldi, sizler de güzelsiniz. Bu alanın kendisi zaten başlı başına bir güzellik oldu." ifadelerini kullandı. Yaz boyu etkinlikler Şenliğin pazar gününe kadar devam edeceğini belirten Başkan Yalçın, yaz boyunca Talas Millet Bahçesi’nde benzer konser ve etkinliklerin süreceğini kaydederek, "Bizim en büyük arzumuz çocuklarımızın doğayla bir araya gelmesi ve doğa sevgisini kazanması. Size layık olmaya çalışıyoruz." dedi. Annelere özel hediye Anneler Günü’ne de değinen Başkan Yalçın, vatandaşları kapanış programına davet ederek, "Şimdiden annelerimizin günü kutlu olsun. Anneler Günü hediyesi olarak pazar akşamı bu alanda Hatay Medeniyetler Korosu konser verecek." diye konuştu. Grup Şantiye’ye teşekkür Başkan Yalçın ayrıca sahne alan Grup Şantiye üyelerinin Talas Belediyesi personelinden oluştuğunu belirterek, "Kimisi park bahçelerde çalışıyor, kimisi kütüphanede görevli, kimisi güvenlik görevlisi. Hem görevlerini yapıyorlar hem de sanatı vatandaşlarımızla buluşturuyorlar. Kendilerine teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. Doğayla iç içe atmosferi, kültür ve sanatla harmanlanan etkinlikleriyle büyük ilgi gören Talas Çiçek Şenliği, önümüzdeki günlerde de konserler, çocuk etkinlikleri ve renkli programlarla ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Giresun Giresun Belediyesi’nden öğrencilere sıcak destek Giresun Belediyesi tarafından üniversite öğrencilerine yönelik hazırlanan ve ücretsiz çorba hizmeti sunacak olan "Bizim Ev" projesinin açılışı gerçekleştirildi. Giresun Üniversitesi Güre Yerleşkesinin bulunduğu, Gaziler Mahallesi’nde hizmete giren projenin açılış törenine CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, CHP Merkez İlçe Başkanı Olcay Küçük, belediye meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları, daire müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği proje kapsamında öğrenciler özellikle sabah saatlerinde ücretsiz çorba hizmetinden faydalanabilecek. Öğrencilerin günlük yaşamına katkı sunmayı amaçlayan proje, açılışta yoğun ilgi gördü. Açılışta konuşan Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, üniversite öğrencilerinin her zaman yanında olduklarını belirterek, gençlerin eğitim hayatını daha rahat sürdürebilmeleri adına sosyal destek projelerini sürdüreceklerini söyledi. Göreve geldikleri günden itibaren sosyal belediyeciliği uygulamaya koyduklarını ifade eden Başkan Köse, "Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz ‘Bizim Ev’ projesi, öğrencilerimizin kendilerini evlerinde hissedecekleri bir buluşma noktası olacak. Burada öğrencilerimiz ücretsiz çorba imkanından faydalanırken aynı zamanda sıcak bir ortamda bir araya gelecek. Bu proje sadece bir ikram noktası değil, paylaşmanın ve sosyal dayanışmanın da sembolüdür" dedi. Üniversite öğrencileri de uygulamadan memnuniyet duyduklarını belirterek, projeyi hayata geçiren Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse ve emeği geçenlere teşekkür etti. Açılışın ardından Belediye Başkanı Fuat Köse, kendi elleriyle öğrencilere çorba servisinde bulundu.
Manisa Manisa’da geleceğin meslekleri aynı çatıda buluştu Manisa’da Polinas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen "Sektör Buluşması" programında öğrenciler, Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarıyla bir araya geldi. Yaklaşık 35 firmanın katıldığı organizasyonda gençler staj, kariyer ve istihdam fırsatlarını doğrudan sektör temsilcilerinden dinledi. Manisa’da Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Polinas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Sektör Buluşması" programı, eğitim dünyası ile sanayi sektörünü bir kez daha aynı platformda buluşturdu. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ile Manisa Ticaret Borsası’nın destek verdiği organizasyona yaklaşık 35 firma ve kurum temsilcisi katıldı. Otomasyon, enerji, makine, elektrik-elektronik, gıda, lojistik, otomotiv yan sanayi, üretim ve teknoloji alanlarında faaliyet gösteren firmalar öğrencilerle birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Programa Yunusemre Kaymakamı Celalettin Cantürk, Manisa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Günseli Tufan, Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürü Yıldıray Demirtaş, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sezen Şenay, Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mehmet Ersaygı ile Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mehmet Baki Kılıç katıldı. Programın açılışında konuşan Okul Müdürü Sibel Gümüş, mesleki eğitimin yalnızca teknik bilgi değil, iletişim, problem çözme, takım çalışması ve sorumluluk alma gibi temel becerileri de kapsadığını belirterek sektör temsilcilerinin öğrencilere büyük katkı sunduğunu söyledi. Gümüş, "Bugün burada eğitim ile üretimi, teori ile pratiği, okul ile iş dünyasını bir araya getiren çok kıymetli bir organizasyonda buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sanayi şehri Manisa’da mesleki eğitimin gücünü artırmak adına bu iş birlikleri büyük önem taşıyor" dedi. Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürü Yıldıray Demirtaş ise konuşmasında gençlere seslenerek, "Herkesin bir mesleği olmalı. Mesleği olanın umudu olur. Umudu olanın yarını olur. Yarını olanın vatanı olur" ifadelerini kullandı. Türkiye Yüzyılı vizyonunun eğitimle şekilleneceğini vurgulayan Demirtaş, öğrencilerin bilim, teknoloji ve yapay zeka alanlarında kendilerini geliştirmeleri gerektiğini söyledi. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sezen Şenay da güçlü sanayi altyapısının temelinde nitelikli insan kaynağının bulunduğunu belirterek, mesleki eğitimin stratejik önemine dikkat çekti. Şenay, "Bugün burada yalnızca bir etkinlik gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda eğitimin, üretimin, emeğin ve geleceğin ortak paydasında buluşuyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından halk oyunları ekibi gösteri sundu. Protokol üyeleri daha sonra stantlarda firmaların ürün ve projeleri hakkında bilgi aldı. Etkinlikte Manisa’da üretim yapan yerli ve yabancı sanayi kuruluşları yer aldı. Öğrenciler sektör temsilcileriyle birebir görüşmeler yaparak staj, uygulamalı eğitim ve kariyer planlamaları konusunda bilgi alma fırsatı buldu. Üç yıldır düzenli olarak gerçekleştirilen sektör buluşmaları sayesinde birçok öğrencinin staj ve istihdam süreçlerinde önemli kazanımlar elde ettiği belirtilirken, okul-sanayi iş birliğinin her geçen yıl daha da güçlendiği ifade edildi. Program kapsamında okul bünyesinde yürütülen sürdürülebilir enerji projeleri, yeşil dönüşüm çalışmaları, akıllı ev sistemleri, robotik ve otomasyon uygulamaları da tanıtıldı. Öğrencilerin üretken, yenilikçi ve çözüm odaklı bireyler olarak yetiştirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.
Konya Cam Kubbe altındaki Selçuklu mirası büyük ilgi görüyor Konya’nın kalbinde, tarihi mirası modern mimariyle buluşturan ve Türkiye’nin en kapsamlı şehir içi dönüşüm projelerinden biri olarak gösterilen Meram Suriçi Çarşısı Projesi, tarihi zenginlikleriyle de ziyaretçilerin büyük beğenisini toplamaya devam ediyor. Özellikle jeodezik cam kubbe altında sergilenen Selçuklu hamam kalıntısı hem yerli hem de şehir dışından gelen turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Konya’nın kalbinde yükselen ve Türkiye’nin en kapsamlı şehir içi dönüşüm projelerinden biri olarak gösterilen Suriçi Çarşısı Projesi, tarihi mirası modern mimariyle buluşturarak ziyaretçilerin büyük beğenisini toplamaya devam ediyor. Özellikle birinci etapta yer alan ve Selçuklu dönemine ait en büyük hamam kalıntısının, jeodezik cam kubbe ile korunarak sergilenmesi, hem yerli hem de şehir dışından gelen turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Tıpkı diğer etaplar gibi modern mimari ile tarihi dokuyu buluşturan Suriçi Çarşısı 1. Etap, şehrin tarihi ve kültürel mirasını korurken jeodezik cam kubbenin altında hayat bulan Selçuklu mirası da geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurarak ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Cam Kubbe, Suriçi çarşısı’nın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu Suriçi Çarşısı 1. Etabın açılışı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla 2025 yılının Aralık ayında gerçekleştirilmişti. Açılışta konuşan Bakan Kurum, bu çalışmanın yalnızca bir restorasyon değil, aynı zamanda güçlü bir vizyonun ürünü olduğunu vurgulayarak, "Bu proje bir medeniyet iddiasıdır. Jeodezik cam kubbemiz, sadece Selçuklu mirasını değil, geleceğimizi de koruyacak. Türkiye’nin şehircilik vizyonuna Konya’dan vurduğumuz önemli bir imza olacak" ifadelerini kullanmıştı. Suriçi Çarşısı’nın birinci etabı, yalnızca ticari bir merkez olmanın ötesine geçerek adeta Konya’nın tarihi ve kültürel bir özeti niteliği taşıyor. Kalecik, Mücellit, Kapu ve Erdemşah camileriyle çevrelenen alan, ziyaretçilere geçmişle iç içe bir deneyim sunuyor. Cam kubbe altında sergilenen hamam kalıntısı ise bu deneyimin en çarpıcı unsuru olarak öne çıkıyor. Buraya gelenler yalnızca tarihi bir yapının izlerini görmekle kalmıyor; Selçuklu’nun ihtişamını hissediyor, Mevlana şehrinin derin maneviyatını soluyor. Başkan Kavuş: "Cam Kubbe, tarihe duyduğumuz saygının sembolüdür" Konya’nın merkez Meram ilçe Belediye Başkanı Mustafa Kavuş da projeye ilişkin yaptığı açıklamada, cam kubbenin Suriçi Projesi’nin en önemli bileşenlerinden biri olduğunu belirtti. Başkan Kavuş, "Selçuklu döneminin en büyük hamam kalıntısının bu özel yapı ile korunarak turizme kazandırılması, projemizin tarihi yönünü güçlendirdi. Bu kubbe sadece bir çatı değil; şehrimizin bin yıllık tarihine duyduğumuz saygının sembolüdür" dedi. Başkan Kavuş ayrıca, cam kubbenin kısa sürede Konya’nın yeni simge yapılarından biri haline geldiğini, hem Konyalılar hem de şehir dışından gelen ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ve özellikle hafta sonları ziyaretçi sayısındaki artışın, projenin turizm açısından da önemli bir çekim merkezi haline geldiğini gözler önüne serdiğini ifade etti.
Trabzon Avrasya Üniversitesi 1. Ulusal Öğrenci Sempozyumu başladı Avrasya Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 1. Ulusal Öğrenci Sempozyumu, üniversitenin Ömer Yıldız Yerleşkesi Konferans Salonu’nda başladı. Sempozyumun açılış törenine Avrasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahir Kadakal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz Özoran, Genel Sekreter Gülay Yeniçeri, SHMYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Eren Urtekin, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Fizyoterapi Programı öğrencisi ve sempozyum öğrenci başkanı Bedirhan Yıldırım yaptı. Yıldırım "Bugün burada, öğrencilerin aktif rol aldığı, emek verdiği ve ortaya gerçekten değerli bir iş çıkardığı bir organizasyon için bir aradayız. Bu sempozyumun en güzel tarafı da tam olarak bu; biz öğrencilerin sürecin içinde olması, üretmesi ve birlikte öğrenmesi. Öğrenci düzenleme kurulunda yer alan arkadaşlarımın özverili çalışmaları sayesinde bu noktaya geldik" dedi. Sempozyum Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Eren Urtekin ise "Sağlık alanı; sürekli gelişen, değişen ve yenilenen dinamik bir yapıya sahiptir. Bu değişime uyum sağlayabilen, bilimsel düşünebilen, etik değerlere bağlı, iletişim becerileri güçlü ve mesleki donanımı yüksek bireyler yetiştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulları, sağlık sisteminin en önemli yapı taşlarından biri olan nitelikli ara insan gücünü yetiştiren kurumlardır. Bizler de Avrasya Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu olarak öğrencilerimizi yalnızca teknik bilgiyle değil; aynı zamanda araştıran, sorgulayan, çözüm üreten ve topluma katkı sunan bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu sempozyumun en önemli özelliği, öğrencilerimizin bilimsel çalışmalarını sunabilecekleri, akademik paylaşım kültürünü deneyimleyebilecekleri ve farklı üniversitelerden gelen katılımcılarla etkileşim kurabilecekleri ulusal bir platform olmasıdır. Bilimsel üretimin yalnızca laboratuvarlarda ya da sınıflarda değil; bu tür akademik buluşmalarla geliştiğine inanıyoruz" diye konuştu. Rektör Prof. Dr. Mahir Kadakal ise konuşmasında, "Bilimsel gelişimin temelinde merak eden, araştıran ve üreten genç zihinler yer almaktadır. Sizlerin bu süreçte gösterdiği çaba, yalnızca bireysel akademik gelişiminize değil, aynı zamanda ülkemizin sağlık alanındaki geleceğine de önemli katkılar sunmaktadır. Hazırladığınız çalışmalar, yürüttüğünüz araştırmalar ve ortaya koyduğunuz fikirler; bilimin ilerlemesine katkı sağlayan kıymetli adımlardır. Bu sempozyum, sizlerin kendinizi ifade edebileceğiniz, bilgi ve deneyimlerinizi paylaşabileceğiniz, farklı bakış açılarıyla tanışabileceğiniz değerli bir platform sunmaktadır. Aynı zamanda ekip çalışması, sorumluluk alma ve bilimsel üretim süreçlerini deneyimlemeniz açısından da önemli bir kazanım sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. Açılış töreninin ardından Avrasya Üniversitesi Genel Sekreteri Gülay Yeniçeri fuaye alanında kurulan stantları ziyaret ederek öğrencilerden bilgi aldı.