ÇEVRE - 24 Temmuz 2024 Çarşamba 17:08

Eğirdir Gölü’nde suların çekilmesiyle su salyangozları kıyıya vurdu

A
A
A
Eğirdir Gölü’nde suların çekilmesiyle su salyangozları kıyıya vurdu

Isparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan Eğirdir Gölü’nde aşırı kirlilik ve su seviyesinin azalması birçok su canlısının ölümüne sebep oluyor. Göl kıyısına vuran binlerce ölü su salyangozunun temizlenmesi gerektiğini söyleyen Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici göl kenarından toplanmamaları çevrede çok şiddetli kokulara, kirliliğe ve vicdanları sızlatan manzaralara neden olmaktadır. Gölü bu şekilde korumak mümkün değildir” dedi.


Türkiye’nin en büyük tatlı su göllerinden biri olan ve Isparta’nın da içme suyunun bir kısmının karşılandığı Eğirdir Gölü’nde aşırı kirlilik ve su seviyesinin azalması birçok su canlısının ölümüne sebep oluyor. Gölün besleyici maddesi olarak görülen salyangozlar ölü olarak kıyılarda görülmeye başlandı.


“Eğirdir Gölü ölüyor”


Binlerce salyangozun ölü olarak kıyıya vurmasının sebeplerini açıklayan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici ölü olarak kıyıya vurun salyangozların ve Eğirdir Gölü’nün de aşırı kuraklık ve kirlilik sebebiyle öldüğünü gösterdiğini vurguladı. Dr. Kesici yaptığı açıklamada “ Türkiye’nin önemli bir içme suyu kaynaklarından biri olan Eğirdir Gölü son yıllarda ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Gölden aşırı su alınmasının nedeni ile göldeki su seviyesinin düşmesi, göldeki otçul balıkların balıklandırma ile yok edilmesi, bunun sonucunda göldeki su bitkilerinin aşırı artışı ve siyona bakteri sonucunda gölde kirlilik ve ötrofikasyon giderek artmaktadır” dedi.


“Eğirdir Gölü’nde ki bu olumsuzluklar göldeki bu ekosistemin ve gölün direncinin azalmasına neden olmaktadır”


Eğirdir Gölü’nün önemli doğal türlerinden biri olan su salyangozlarının öneminden bahseden Kesici “Su salyangozları su otu adı verilen bitkilerin üzerinde tutunarak gelişmelerini sürdürürler. Bunlar aynı zamanda suyun temizlenmesinde en önemli doğal filtrelerdir. Aşırı oranda su bitkilerinin çoğalması ve bunların yine kıyılara vurması, gölün yüzeyinde bulunmaları, sıcaklığın artışı Eğirdir Gölü’nde ki bu olumsuzluklar göldeki bu ekosistemin ve gölün direncinin azalmasına neden olmaktadır. Gölün direncinin azalması ile birlikte gölün içinde çok az sayıda kalan bilhassa gölün fanusunu oluşturan kabuklu organizmalar balıkların ölümlerine neden olabilmektedir. Gölün bu şekilde korunması mümkün değildir” şeklinde konuştu.


“Salyangozların toplanarak yurt dışına ihracatları da mümkün olabilir”


Göl kenarında bulunan ölü su salyangozları değerlendirilebileceğinden bahseden Kesici “Bunları gübre, hayvan yemi olarak kullanılması sağlanabilir aynı zamanda bunlar yurt dışında besin olarak değerlendirilmektedir. Bu şekilde ihracatları da mümkün olabilir fakat göl kenarından toplanmamaları çevrede çok şiddetli kokulara, kirliliğe ve vicdanları sızlatan manzaralara neden olmaktadır. Bunun yanı sıra göldeki sadece yüzeyde olan su bitkilerini toplayan araçlarla su bitkilerinin kesilmesi başka bir yanlışlıktır. Burada kullanılan makinalar göl ekosistemine çok büyük bir zarar verir. Bataklaşmaya ve yine o bitkilere tutunan ve su içerisinde bulunan su salyangozlarının gıcırgan adını verdiğimiz kabuklu organizmaların yok olmasına neden olabilir. Bunun yöntemi bu değildir acele karar vermemek gerekir. Bilimsel yöntemlerle bunun bir çözümü mümkündür. Elbette gölün su seviyesinin korunması öncelikli unsurlardan bir tanesidir çünkü gölün suyu içilemeyecek duruma gelmiştir” açıklamalarında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bisiklet satışlarında bahar hareketliliği Eskişehir’de havaların ısınması ve karne döneminin yaklaşmasıyla birlikte bisiklet satışları artarken, esnaf özellikle çocukların ve trafikten kaçan yetişkinlerin talebine yetişmekte zorlanıyor. Arifiye Mahallesi Hamamyolu Caddesi üzerinde bisiklet satışı yapan Orkun Meriç, hem havaların düzelmesi hem de okulların kapanmasına az bir süre kalması nedeniyle satışların ciddi oranda artış gösterdiğini, elektrikli bisiklet ve normal bisiklet satışlarının birbiriyle yarıştığını anlattı. "Günde 12 adet sattığımız oluyor" Satış rakamlarının yüz güldürdüğünü ifade eden esnaf Orkun Meriç, "Havaların ısınmasıyla birlikte gerçekten güzel satışlar başladı. Bazen günlük 10-12 tane sattığımız oluyor. Hava durumuna göre değişse de günlük mutlaka minimum 2-3 bisiklet veriyoruz. Eskişehir gibi parkı ve bisiklet yolu bol bir şehirde insanlar trafikten kaçmak için bu araçlara yöneliyor" dedi. Elektrikli bisiklet ve normal bisiklet satışları birbiriyle yarışıyor Trafiğe takılmamak isteyen yetişkinlerin elektrikli model tercih etmesinin elektrikli bisiklet ve normal bisiklet satışlarının adeta birbiriyle yarışmasına sebep olduğunu ve her bütçeye uygun seçenek olduğunu belirterek fiyatlar hakkında bilgi veren Meriç, "Bisiklet fiyatları kalitesine ve vites koluna göre 5 bin liradan başlayıp 15 bin liraya kadar çıkıyor. Elektrikli modeller ise 15 bin liradan başlayıp 50 bin lirayı bulabiliyor. Motosikletlerde ise rakamlar 75 bin ile 100 bin lira arasında değişiyor" diye konuştu.
Kütahya Kızılay ve Afad gönüllülerinden kan bağışı seferberliği Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, AFAD ve Türk Kızılayı iş birliğiyle düzenlenen kan bağışı ve afet farkındalık etkinliği vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan stantlarda gönüllüler, "Kan acil değil, sürekli bir ihtiyaçtır" diyerek halkı bağış yapmaya davet etti. Kütahya İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü ile Türk Kızılayı, Tavşanlı ilçesinde sosyal sorumluluk projesi kapsamında bir araya geldi. 2019 yılından bu yana başarıyla sürdürülen AFAD Gönüllülük Sistemi’ne kayıtlı destek gönüllülerinin öncülüğünde düzenlenen etkinlikte, hem kan bağışı toplandı hem de afet farkındalığına yönelik bilgilendirmeler yapıldı. Etkinliğe dair açıklamalarda bulunan AFAD Eğitim Farkındalık ve Gönüllülük Hizmetleri Şube Müdür Vekili Ercüment Kök, gönüllülük sisteminin önemine dikkat çekti. Kök, "AFAD gönüllülerimizle sadece görevlerde değil, bu tür sosyal etkinliklerde de bir araya geliyoruz. Bugün Tavşanlı Cumhuriyet Meydanı’nda destek AFAD gönüllülerimizin öncülüğünde ve Türk Kızılayı iş birliğiyle kan bağışı etkinliğimizi başlattık. Aynı zamanda Afet Farkındalık Standımızı açtık. Tüm vatandaşlarımızı hem kan bağışına hem de gönüllülük sistemi hakkında bilgi almaya davet ediyoruz." dedi. Tavşanlı AFAD Gönüllüleri Grup Lideri Yasin Yavuz ise gönüllülerin afet öncesi, sırası ve sonrasına yönelik kapsamlı eğitimlerden geçtiğini belirterek, sosyal farkındalık faaliyetlerinin devam edeceğini vurguladı. Yavuz, "Daha önce huzurevi ziyaretleri, fidan dikimi ve doğa yürüyüşleri gibi pek çok etkinlik gerçekleştirdik. Bugün de hayati önem taşıyan bir kan bağışı organizasyonu düzenledik. Unutmayalım ki kan acil bir ilaç değil, sürekli ihtiyaç duyulan bir tedavi aracıdır ve tek kaynağı insandır. Bu sebeple tüm Tavşanlı halkını Cumhuriyet Meydanı’na bekliyoruz," ifadelerini kullandı. Meydanda gün boyu sürecek olan etkinlikte, bir yandan Kızılay ekipleri bağışları kabul ederken, diğer yandan AFAD ekipleri vatandaşlara afet anında yapılması gerekenler ve gönüllülük süreci hakkında detaylı bilgiler paylaşıyor.
Ankara Bakan Memişoğlu: "Sağlık sektörü Türkiye’nin lokomotif sektörü haline gelecektir" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Türkiye sağlık anlamında sadece hizmetinde değil, artık yeni teknoloji üretmesinde, yeni cihaz malzeme ve yeni şeyler söylemesinde daha yolun ilk adımlarını atıyor ve ben şuna inanıyorum ki sağlık sektörü Türkiye’nin lokomotif sektörü haline gelecektir" dedi. Sağlık Bakanlığı himayelerinde Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) koordinasyonunda yürütülen ‘Renkli Doppler Ultrasonografi (USG) Cihazı Geliştirme ve Yerelleştirme Projesi’ için imza töreni düzenlendi. Bakanlıkta düzenlenen imza töreninde konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin dünyada sağlık hizmetleri anlamında en iyi ülkelerden biri olduğunu belirterek, "Hem ulaşılabilirlik hem de yaygınlık anlamında Türkiye, insan gücüyle, altyapısıyla dünyanın sayılı sağlık hizmetini iyi sunan ülkelerinden biri haline geldi" ifadelerini kullandı. "Sağlık sektörü Türkiye’nin lokomotif sektörü haline gelecektir" Türkiye’nin sağlık hizmetinin yanı sıra üretimde de aktif hale gelmesi gerektiğini dile getiren Memişoğlu, "Türkiye sağlık anlamında sadece hizmetinde değil, artık yeni teknoloji üretmesinde, yeni cihaz malzeme ve yeni şeyler söylemesinde daha yolun ilk adımlarını atıyor ve ben şuna inanıyorum ki sağlık sektörü Türkiye’nin lokomotif sektörü haline gelecektir. Bizim hedefimiz bugün 5 yılda 10 milyar dolarlık bir ihracat, 10 yılda 50 milyar dolarlık bir ihracattır. Biz bunu rahatlıkla başarabileceğimize eminiz. Çünkü hem insan gücümüz hem siyasi irademiz hem lider vizyonumuz bunu başarmamız için yeterli" diye konuştu. "Türkiye sağlık üretimi ve teknoloji anlamında dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesi olacaktır" Bakan Memişoğlu, sağlıkta yeni şeyler söyleyebilecek kapasiteye sahip olduklarını ifade ederek, "Gelecekte Türkiye sağlık üretimi ve teknoloji anlamında dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesi olacaktır. Biz sadece cihazdan bahsetmiyoruz. Biz esasında sağlıkta yeni şeyler söyleyebilecek kapasiteye ve insan gücüne ve iradesine sahip bir ülkeden bahsediyoruz" açıklamasında bulundu. "Bu koltuklarda millete daha iyi hizmet etmek için oturuyoruz" Vatandaşların yararı için çalışmayı sürdüreceklerini vurgulayan Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Bizler hizmetkarız. Toplumun hizmetkarıyız, milletimizin hizmetkarıyız. Bu koltuklarda millete daha iyi hizmet etmek için milletin yaşam kalitesini yükseltmek için oturuyoruz. O nedenle milletin daha iyi yaşaması, daha sağlıklı yaşaması için çabalıyoruz. Biz insanları yaşatmak için çabalayan, bir canı kurtarmak için 24 saat gerekirse hiç uyumadan ailelerimizi, yakınlarımızı bir tarafa bırakıp, o insanı yaşatmak için uğraşan bir sektörüz. Maalesef bugün baktığınızda binlerce insanın öldüğü, katledildiği, çatışmanın olduğu, kötülüğün de maalesef hüküm sürdüğü bir dünyayla karşı karşıyayız. Onun için biz iyilik olarak daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz ve insanları yaşatmak, mutlu etmek için sağlıklı yaşamalarını sürdürmek için çalışacağız. Onun için koruyanı söylüyoruz, geliştireni söylüyoruz, üreteni söylüyoruz." Söz konusu projeyle Türkiye’de medikal teknolojilerin yerlileştirilmesi, yüksek katma değerli üretim kapasitesinin artırılması ve küresel rekabet gücünün güçlendirilmesi hedefleniyor.
Mersin Mersin’de yoğurt ve çilek ikramlı trafik uygulaması Mersin’in Silifke ilçesinde trafik uygulamasında sürücülere ilçenin tescilli yoğurt ve çileği ikram edildi. Polis, jandarma ve karayolları ekipleri, Karayolu Güvenliği ve Trafik Haftasında Atik Mahallesi Malazgirt Bulvarı D-400 Karayolu’nda uygulama gerçekleştirdi. İlçe Kaymakamı Abdullah Aslaner, Silifke Emniyet Müdürü Fuat Panavur ile jandarma ve polis ekiplerinin katıldığı uygulamada sürücülere tescilli Silifke yoğurdu ve çileği ikram edildi. Yapılan uygulamada sürücülere bilgilendirme amaçlı çeşitli broşürler dağıtılıp, araçlardaki çocuklara ise ‘Trafik kuralları aktivite kitabı’ hediye edildi. Uygulamada vatandaşlarla sohbet eden Kaymakam Aslaner ve Emniyet Müdürü Fuat Panavur trafik kurallarının önemine dikkati çekti. Kontrol noktasında durdurulan otomobil sürücüleri ise "Trafik gerçekten çok önemli. Trafikte kullandığımız araçların bakımı ve en önemlisi trafik kurallarına uymak çok önemli" diye konuştular. Sürücüleri ve yolcuları bilgilendirdiklerini anlatan Kaymakam Abdullah Aslaner, "Sürücülerimize broşürler verdik. Bir taraftan da Silifke’mizin tanıtımı için coğrafi işaretle tescilli yoğurdumuzu ve çileğimizi ikram ederek trafikte dikkatli olmaya davet ettik. Yoldan geçen tırından minibüsüne, otomobiline, sürücüsünden çocuğuna kadar yeniden bilinçlendirme ve farkındalığın oluşması için bir gayret içerisine girdik. Trafikte herkesi daha dikkatli ve kurallara uymaları şeklinde araçlarını sürmelerini tavsiye ediyorum. Uymayanları da uyarmalarını rica ediyorum" dedi.
Mersin Mersin’de yoğurt ve çilek ikramlı trafik uygulaması Mersin’in Silifke ilçesinde trafik uygulamasında sürücülere ilçenin tescilli yoğurt ve çileği ikram edildi. Polis, jandarma ve karayolları ekipleri, Karayolu Güvenliği ve Trafik Haftasında Atik Mahallesi Malazgirt Bulvarı D-400 Karayolunda uygulama gerçekleştirdi. İlçe Kaymakamı Abdullah Aslaner, Silifke Emniyet Müdürü Fuat Panavur ile jandarma ve polis ekiplerinin katıldığı uygulamada sürücülere tescilli Silifke yoğurdu ve çileği ikram edildi. Yapılan uygulamada sürücülere bilgilendirme amaçlı çeşitli broşürler dağıtılıp, araçlardaki çocuklara ise ‘Trafik kuralları aktivite kitabı’ hediye edildi. Uygulamada vatandaşlarla sohbet eden Kaymakam Aslaner ve Emniyet Müdürü Fuat Panavur trafik kurallarının önemine dikkati çekti. Kontrol noktasında durdurulan otomobil sürücüleri ise "Trafik gerçekten çok önemli. Trafikte kullandığımız araçların bakımı ve en önemlisi trafik kurallarına uymak çok önemli" diye konuştular. Sürücüleri ve yolcuları bilgilendirdiklerini anlatan Kaymakam Abdullah Aslaner, "Sürücülerimize broşürler verdik. Bir taraftan da Silifke’mizin tanıtımı için coğrafi işaretle tescilli yoğurdumuzu ve çileğimizi ikram ederek trafikte dikkatli olmaya davet ettik. Yoldan geçen tırından minibüsüne, otomobiline, sürücüsünden çocuğuna kadar yeniden bilinçlendirme ve farkındalığın oluşması için bir gayret içerisine girdik. Trafikte herkesi daha dikkatli ve kurallara uymaları şeklinde araçlarını sürmelerini tavsiye ediyorum. Uymayanları da uyarmalarını rica ediyorum" dedi. (MŞN-HSK-