ASAYİŞ - 09 Şubat 2026 Pazartesi 10:15

Ispartalı Fatma’yı 16 bıçak darbesiyle öldüren eşinin emniyet ifadesi kan dondurdu

A
A
A
Ispartalı Fatma’yı 16 bıçak darbesiyle öldüren eşinin emniyet ifadesi kan dondurdu

Van’ın Çaldıran ilçesinde 28 yaşındaki eşini darp ederek 16 bıçak darbesiyle öldüren sanığın emniyette verdiği ifadeler kan dondurdu. Tutuklanma sürecinde eşini başka biriyle yazışırken yakaladığını öne süren sanık, "Bu olayların ardından eşim bana, ‘Kendimi öldürürsem cehenneme giderim. Bunu ben yapamıyorum, sen yap, beni öldür’ dedi. Bunun üzerine önce ellerimle boğmaya çalıştım. Daha sonra bana gösterdiği bıçağı alarak boyun ve boğaz bölgesine birkaç kez sapladım" sözleriyle yaşananları anlattı. Sanık, mahkemede ise bu ifadelerini hatırlamadığını söyledi. Bunun üzerine mahkeme duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Olay, 26 Aralık 2024 günü saat 17.30 sıralarında Van’ın Çaldıran ilçesindeki bir aile apartmanında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Isparta’nın Yalvaç ilçesinden Van’a gelin giden 28 yaşındaki Fatma Çakırbeyli ile eşi Reşat Çakırbeyli arasında henüz nedeni belirlenemeyen bir anlaşmazlık çıktı. Fatma Çakırbeyli, uzun süre darbedildikten sonra 2’si boyun bölgesine olmak üzere toplam 16 bıçak darbesiyle hayatını kaybetti. Cinayet sırasında çiftin iki çocuğunun apartmanın alt katında bulunduğu öğrenildi. Olayın ardından polis ekipleri apartmandaki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Gözaltına alınan Reşat Çakırbeyli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. 28 yaşındaki iki çocuk annesi Fatma Çakırbeyli’nin cenazesi ise 2 Ocak 2025 tarihinde memleketi Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yukarıkaşıkara köyünde toprağa verildi. 5 Şubat’ta Erciş Ağır Ceza Hâkimliği’nde SEGBİS aracılığıyla ilk kez hâkim karşısına çıkan sanığın, yakalandığı gün kolluk kuvvetlerine verdiği ifadeler kan dondururken, duruşmada bu beyanlarını hatırlamadığını söylemesi dikkat çekti. Mahkeme heyeti, ifadeler arasındaki çelişkiler nedeniyle duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Duruşmaya Yalvaç Adliyesi’nde katılan aile ise sanığın en ağır şekilde yargılanması için yetkililerden adalet çağrısında bulundu.



"Eşimin başka biriyle mesajlaştığını yakaladım"


Sanık Reşat Çakırbeyli, mahkemede verdiği ifadesinde, "Fatma Çakırbeyli ile 10 senedir dinî nikahlı evliydim. Bu evliliğimizden Efraim ve Bünyamin isminde iki çocuğumuz var. Olaydan bir ay önce Fatma’nın gizlice sosyal medya kullandığını yakaladım. Bir erkekle yazışıyordu. Mesajlarda birbirlerine aşk sözleri yazmışlardı. ‘Ucunda ölüm varsa sana geleceğim, seni bırakmam’ şeklinde mesajlar vardı. Fatma’ya sordum ama kim olduğunu söylemedi" dedi. Bir süre sonra oğlundan, eşinin bir öğretmene hediye verdiğini duyduğunu belirten sanık, "Fatma’ya bu kişinin kim olduğunu sordum. ‘Kimse duymasın, konuyu kapatalım’ dedi. Oğlumun okulundan bir öğretmen olduğunu söyledi. Ben de kimseyle konuşmamasını istedim ve konuyu kapattım" ifadelerini kullandı.



"Bana bunları söyleyince kendimi kaybettim"


Olay günü eve gittiğini anlatan sanık, "Yukarı çıktım, Fatma kapıyı açtı, morali bozuktu. Bana ‘Sen beni kamerayla mı engelleyeceksin, bu kamerayı sökeceksin’ dedi. Ben de sökmeyeceğimi söyledim. Bana ‘Sen adam mısın, sen o öğretmenin tırnağı olamazsın, onun bana verdiği ilginin yarısını sende görmedim’ dedi. Bu sözleri duyunca kendimi kaybettim" dedi. Mutfakta olduklarını belirten sanık, "Çocuklar evde değildi. Fatma bana bıçağı gösterdi ama neden gösterdiğini bilmiyorum. Bıçağı nasıl aldığımı hatırlamıyorum. 16 kez bıçaklandığını söylüyorlar, iki tanesi ölümcülmüş, nasıl olduğunu bilmiyorum. O an kendimi kaybettim" diye konuştu.



"Önce boğdum sonra bıçakladım"


Sanığa, soruşturma aşamasında verdiği ve eşinin ölmek istediğini söylediğine dair beyanı hatırlatıldı. Sanık, emniyetteki ifadesinde, "Eşim bana ‘Kendimi öldürürsem cehenneme giderim, bunu ben yapamıyorum, sen yap beni öldür’ dedi. Bunun üzerine önce ellerimle boğmaya çalıştım, sonra bana gösterdiği bıçağı alarak boyun ve boğaz bölgesine birkaç kez sapladım" demişti. Ancak sanık, ilk duruşmada hâkim karşısında bu sözlerini hatırlamadığını belirtti. Mahkeme heyeti, sanığın emniyet, savcılık ve mahkemedeki ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğunu tutanağa geçirdi.



Kuzeni konuştu iddialar dikkat çekti


Mahkeme sonrasında konuşan Fatma Çakırbeyli’nin kuzeni Mevlüt Çelik, "Bugün kuzenimin davasına katıldık. Karşı tarafın avukatları, yaşadığı toplum yapısı nedeniyle sanığa çok fazla yüklenilmemesi gerektiğini savundu. Olayın bir anlık sinirle gerçekleştiğini söylüyorlar ama bu kesinlikle bir anlık öfke değildi. Sanığın koğuş arkadaşı da bazı şeyleri kendi ağzıyla itiraf etti. Ayrıca daha önceden sanığın abisinin ‘namusunu temizle, bu işi bitir’ dediğini duyduk" dedi.



Kardeşi tepki gösterdi planlı olduğunu savundu


Mahkeme sonrası konuşan merhum Fatma Çakırbeyli’nin kardeşi Tolga Şapçı, "Ablam 13 ay önce katledildi ve bugün duruşmadaydım. Sanığın ve avukatlarının yalanlarını dinledim. Bu şahıs işine geleni hatırlıyor, işine gelmeyeni hatırlamıyor. Ablamı 16 kez bıçakladığını hatırlamıyor ama ablamın kendisini aldattığını ve abisinin ‘namusunu temizle’ dediğini hatırlıyor. Yalanları o kadar ortada ki kendi avukatı bile ağzından kaçırdı, ablam için ‘evet katledildi’ dedi. Koğuş arkadaşının söylediğine göre de her şeyi anlatmış, hatta kendisine ‘namusunu temizle’ denildiğini ifade etmiş. Olayın bir anlık öfkeyle gerçekleştiğini söylüyorlar ancak ben buna inanmıyorum. Bu cinayetin planlı olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.


Duruşma, eksik hususların giderilmesi amacıyla ileri bir tarihe ertelenirken, sanığın tutukluluk durumunun belirli aralıklarla dosya üzerinden değerlendirileceği bildirildi. Davanın bir sonraki duruşması 14 Mayıs 2026 saat 11.00’e bırakılırken, mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.



Aile ise mahkemenin ardından kızlarının mezarını ziyaret etti.




Ispartalı Fatma’yı 16 bıçak darbesiyle öldüren eşinin emniyet ifadesi kan dondurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de iki kız kardeşin hayatını kaybettiği kazada aranan şüpheli yakalandı İzmir’in Menderes ilçesinde iki kız kardeşin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili aranan şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan şahısların ilk ifadelerinde aracın köprü üzerinde kayarak dere yatağına düştüğünü söyledikleri öğrenildi. Kaza, 6 Şubat’ta akşam saatlerinde Menderes ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 35 CPV 616 plakalı otomobil kontrolden çıkarak dere yatağına devrildi. Tenha bir bölgede gerçekleşen kazada, araçta bulunan Nergiz T. (21) ve kardeşi Balım T. (16) hayatını kaybetti. Kazadan sağ kurtulan ancak haklarında çeşitli suçlardan arama kararı bulunduğu için olay yerinden kaçtıkları iddia edilen D.Y. (28) ve T.D. (33) hakkında jandarma ekipleri çalışma başlattı. Kazanın ertesi sabahı kendi isteğiyle karakola giderek teslim olan D.Y.’nin yer göstermesi üzerine olay yerine giden ekipler, Nergiz T.’nin cansız bedenine araç içerisinde ulaştı. Balım T.’nin cansız bedeni ise aynı gün saat 11.00 sıralarında vatandaşlar tarafından dere kenarında bulundu. Yürütülen soruşturma kapsamında olayın ardından kayıplara karışan firari şüpheli T.D. de, jandarma ekiplerinin takibi sonucu bugün yakalanarak gözaltına alındı. D.Y.’nin ifadesinde, seyir halindeyken aracın köprü üzerinde kaydığını ve dere yatağına düştüklerini söylediği öğrenildi. Jandarmadaki işlemleri devam eden 2 şüphelinin yarın adliyeye sevk edileceği bildirildi.
Muğla Belediyenin çevre kirliliğiyle mücadelesi devam ediyor Bodrum’da doğaya gelişigüzel atılan atıklara karşı belediye ekiplerinin mücadelesi aralıksız sürüyor. Bodrum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, rutin temizlik çalışmalarının yanı sıra kaçak ve izinsiz olarak dökülen çöpler, bahçe atıkları ve hafriyat atıklarıyla da ayrı bir mücadele yürütüyor. Ormanlık alanlar, boş araziler ve yol kenarlarında rastlanan plastik, bahçe ve inşaat atıkları, doğanın kendi dengesiyle baş başa bırakılmadığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle gelişigüzel ve izinsiz şekilde dökülen bahçe ve hafriyat atıkları, hem belediye ekiplerinin zaman kaybına neden oluyor hem de Bodrum’un doğal yapısına ciddi zarar veriyor. Ayrıca araçlardan atılan tek kullanımlık ürün atıkları da çevre kirliliğinin önemli kaynakları arasında yer alıyor. Yol kenarlarına bırakılan bu atıklar, yağışlarla birlikte dere yataklarına, buradan da doğrudan denize ulaşıyor. Uzmanlar, bu noktada özellikle sürücülerin daha dikkatli ve duyarlı olması gerektiğine dikkat çekiyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, daha temiz bir Bodrum için çalışmalarını 7 gün 24 saat sürdürüyor. Program dışı alanlarda yapılan temizlik çalışmalarıyla çevre kirliliğinin önüne geçilmeye çalışılıyor. Denetim ve temizlik çalışmaları sırasında çöplerin içerisinden çıkan fatura, garanti belgesi ve benzeri evraklar üzerinden çevreyi kirletenler tespit ediliyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, bu tespitleri Zabıta ekiplerine bildirerek gerekli cezai işlemlerin uygulanmasını sağlıyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü yetkilileri, bahçe atıklarının yalnızca belirlenen günlerde ve poşetlenerek çıkarılması gerektiğini, aksi halde ekiplerin temizlik çalışmalarında zorlandığını belirtti. Atıklarını poşetlemeden ve gününde çıkarmayanlara yönelik cezai işlem uygulandığı da ayrıca ifade edildi. Öte yandan ekipler, Bitez sahilinde yağışlar sonrası derelerden denize taşınan ve fırtınayla birlikte yeniden karaya vuran yoğun çöp ve atıkları da kapsamlı bir şekilde temizledi. Sahil hattındaki temizlik çalışmalarının, hava şartlarının uygun olduğu zamanlarda diğer sahillerde de devam edeceği bildirildi. "Bu doğa hepimizin" mesajıyla yapılan çağrıda, çevre kirliliğinin yalnızca bir görüntü sorunu olmadığı; toprağı, suyu, canlı yaşamını ve geleceği tehdit eden ciddi bir problem olduğuna dikkat çekildi. Bodrum Belediyesi yetkilileri, vatandaşları daha duyarlı olmaya davet ederken, gördükleri olumsuzlukları da belediyeye bildirmelerini istedi.