ASAYİŞ - 18 Temmuz 2024 Perşembe 14:23

Köy kahvehanesinde arkadaşını öldüren sanık:"1990’lı yıllarda kadın meselesi yüzünden aramız açılmıştı"

A
A
A
Köy kahvehanesinde arkadaşını öldüren sanık:"1990’lı yıllarda kadın meselesi yüzünden aramız açılmıştı"

Isparta’nın Uluborlu ilçesi Küçükkabaca köyünde arkadaşını öldüren sanık mahkemede yaptığı savunmada “1990’lı yıllarda kadın meselesi yüzünden aramız açılmıştı. Olayı günü kahvehaneden çıkarken Fikret Akar’la göz göze geldik. Bende silahı ateşledim” dedi.


Olay, 15 Aralık 2023 tarihinde , Isparta’nın Uluborlu ilçesi Küçükkabaca köyünde bulunan köy kahvehanesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, daha önceden aralarında husumet bulunan Etem Y. (64) ile Fikret Akar (62) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesinin ardından Etem Y. ruhsatsız tabanca ile Akar’a ateş etti. İhbarla birlikte bölgeye çok sayıda sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Akar’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.


Sanık Etem Yağcı hakkında açılan, tasarlayarak kasten adam öldürme davasının ikinci duruşması görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Etem Yağcı ve yakınları taraf avukatları katıldı.


1’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada tanık Halil K. dinlendi. Ethem Yağcı ile Fikret Akar arasında husumetin olup olmadığını bilmediğini söyleyen tanık, “Olay günü köylülerimiz Cuma vakti için hazırlık yapıyordu. Bende kahvehaneden çıkıp eve doğru gidiyordum. Bir el silah sesi duydum ve geri döndüm. Kahvenin merdivenlerinden çıkınca balkon kısmında Fikret Akar’ı vurulmuş vaziyette gördüm. Ethem Yağcı o sırada eve doğru gidiyordu. Bana 112’yi ara dedi bende telefonum köy bakkalında şarjda olduğu için Gökhan K. isimli bir köylümüz vardı ona söyledim araması için o da bana aradığını söyledi. Olaya ilişkin başka bir bilgim yoktur” dedi.


Sanık avukatı olayda kullanılan silahın kaç adet fişek aldığı ve namluya ilave olarak fişek alınıp alınmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi talep etti.


Sanık Ethem Yağcı olayda kullandığı silahın iki adet şarjörü olduğunu söyleyerek “ Orijinal olan ve orijinal olmayan iki adet şarjörüm var. Olayda orijinal olan silahı kullandım. 8 adet fişek alıyor” şeklinde savunmasını yaptı.


Mahkemede söz alan Fikret Akar’ın kızı Melahat Ülkü Y. tanık savunmasını kabul etmeyerek “ Tanığın Gökhan’a ambulansı ara dediği doğru değil. Olay olduğu zaman herkes kahveden uzaklaşmış Gökhan ambulansı kendisi aramış” dedi.


Mahkeme heyeti tanıkların dinlenmesi ve silahın mahkeme heyeti huzurunda incelenmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteleyerek sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.



“8-10 yıl yakın arkadaştık”


Sanık Etem Yağcı 16 Mayıs 2024 tarihinde görülen ilk duruşmada 1990-1991 yılları arasında arkadaşlığımız vardı. 8-10 yıl yakın arkadaştık. Fikret’in bir yakını olan kadınla yaşadığım yasak ilişkim vardı. Kadının eşi öğrendikten sonra olay çıkmasın diye köyden ayrıldım ve 1997 yılında tekrar köye geldim. Fikret ve yakınları beni kahvehaneye çağırdılar barıştık. 10 yıl kadar arkadaşlık ettik. Bir gün Fikret’le buluştuk köyde bir kadınla yasak ilişkisi vardı ve ben arkadaşı olunca anlatırdı. Buluştuğumuz günün akşamı bana ‘Senin kadınla münasebetin varmış, telefon ediyor konuşuyormuşsun’ diyerek küfür etti arkamdan 5-6 el ateş etti ben eve kaçtım. Bu olaydan sonra küslüğümüz başladı. 2023 yılı yaz aylarında patpat dediğimiz tarım aracını üzerime sürdü. Ben arkadaş olduğumuz için şikayetçi olmadım” demişti.



“Göz göze geldik, elini beline götürdü bende silahı ateşledim ”


Olay günü kahvehaneye çıkmıştım. Yanımda her zaman silah taşırım sadece pazara felan gittiğimde almam yanıma. Silahın horozu hep kalkık tutarım. Cuma olduğu için sela verildi. Kahvehaneden eve gitmek için kalktım montumu aldım. Balkonda Fikret Akar’ı gördüm. Göz göze geldik. Sandalyeye asılı montumu koluma aldım ve silahı kahvehane içerisinde kurup gizledim. Kapıdan çıkarken yine göz göze geldiğimizde Fikret elini beline götürdü bende silahı ateşledim. Kaç el sıktığımı hatırlamıyorum. Şarjör boşalmış. Öldürme kastı ile evden çıkmadım. Pişmanım ailesinden özür diliyorum” demişti.



Köy kahvehanesinde arkadaşını öldüren sanık:"1990’lı yıllarda kadın meselesi yüzünden aramız açılmıştı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Şimşek: "Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomideki büyük şoka rağmen Türkiye’deki rezervlerin yeterliliğine dikkat çekerek, "Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finans zirvesinde ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel piyasalardaki belirsizliklere ve yüksek faiz ortamına dikkat çeken Bakan Şimşek, Türkiye’nin bu süreci pazar çeşitlendirmesi ve inşa edilen ekonomik tamponlar sayesinde başarıyla yöneteceğinin altını çizdi. "Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapacağız" Küresel ekonominin ve Türkiye’nin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Bakan Şimşek, "Büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıyayız. Kısa vadede belirsizlikler yüksek, küresel ve Türkiye ekonomisinin zorlandığı bir dönem. Faizlerin yüksek seyrettiği dönemde yüksek küresel borçluluk önemli bir sorun. Bugün gerçekten çok büyük bir şok söz konusu. Ancak biz programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Gelir dağılımında bu programla birlikte düzelme başladı. İş gücünün milli gelirdeki payı program döneminde ciddi şekilde arttı" ifadelerini kullandı. "Şok büyük ancak yönetilebilir, rezervimiz 5 ayı karşılıyor" Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde avantajlı bir konumda olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları söyledi: "Şok büyük ancak yönetilebilir durumda. Çünkü biz bu şoklar için tamponlar inşa ettik. Kamuda ciddi tasarruf yaptık ve harcama disiplininde sonuç alıyoruz. Türkiye’de birçok anlamda rezerv yeterliliği devam ediyor. Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok." "Terörsüz Türkiye en büyük fırsat penceresi" Türkiye’nin kalkınma vizyonunda bölgesel gelişimin önemine değinen Bakan Şimşek, "Terörsüz Türkiye ülkemizin önündeki en büyük fırsat penceresi. GAP bölgesi, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olması lazım. Terörün gölgesinin ortadan kalkması ile bu bölge hızla koşacak ve Türkiye gelişmiş ülkelerle arayı kapatacak. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşümü de ıskalayamayız. Büyük ölçekli veri merkezleri yatırımları devam ediyor" dedi. Varlık barışı uygulamasına ilişkin detayları paylaşan Bakan Şimşek, "Yurt içi ve yurt dışı varlıkların sisteme girmesini istiyoruz. Varlık barışında para sistemde uzun süre tutulursa vergi olmayacak. Bu varlıkları kendi şirketlerine sermaye olarak koyarlarsa yine vergi yok, bankalara mevduat olarak koyarlarsa vadesine göre vergi sıfıra kadar iniyor. Uygulama basit ve yatırımcı odaklı" şeklinde konuştu. "Yeni ticaret koridorlarının merkezinde Türkiye var" Son olarak geleceğe dönük iyimser beklentilerini koruduğunu belirten Şimşek, "Savaş sonrası petrol fiyatlarının düşeceğini öngörüyoruz. Savunma sanayinde muazzam bir teknolojik devrim var. Yeni enerji ve ticaret koridorları gündemde ve hepsinin merkezinde Türkiye var. Evet şoktan etkilendik ancak bunu yönetilebilir görüyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’a Devlet Nişanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti Devlet Nişanı tevcih etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki köklü kardeşlik ve dostluk ilişkilerine vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Cezayir arasında 5 asra yaklaşan tarihi bağların her geçen gün güçlendiğini belirterek, "İkili ilişkilerimiz, kıymetli kardeşim Tebbun’un samimi destekleriyle Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır" dedi. 2023 yılında Cezayir’e gerçekleştirdiği ziyarette ilişkileri stratejik seviyeye yükseltme kararı aldıklarını hatırlatan Erdoğan, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısının başarıyla tamamlandığını ve iş birliğini güçlendirecek çeşitli anlaşmalara imza atıldığını ifade etti. Cezayir’in bölgesinde önemli bir aktör haline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Tebbun’un dirayetli liderliği altında Cezayir’in bir yıldız gibi parladığını memnuniyetle görüyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine sağladığı katkılardan dolayı Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüksek nişanı olan Devlet Nişanı’nı tevcih etmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Tebbun ise kendisine takdim edilen nişandan dolayı teşekkür ederek, Türkiye ile Cezayir arasındaki kardeşlik bağlarının daha da güçlenmesini temenni etti. Tören, iki liderin karşılıklı iyi niyet mesajlarıyla sona erdi.