GENEL - 24 Eylül 2019 Salı 15:48

Eyüpsultan Meydanı’nda bulunan “Şahi” topuna büyük ilgi

A
A
A
Eyüpsultan Meydanı’nda bulunan “Şahi” topuna büyük ilgi

Eyüpsultan Meydanı’nda bulunan Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’u Fethi sırasında kullandığı Şahi topu vatandaşların ilgisini çekmeye devam ediyor.

Eyüpsultan Meydanı’nda bulunan Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’u Fethi sırasında kullandığı Şahi topu vatandaşların ilgisini çekmeye devam ediyor.


Eyüpsultan Meydanı’nda yeşil alan içerisinde bulunan Şahi topu Eyüpsultan’ın simgesi haline geldi. Şahi topu uzun yıllardır vatandaşların da büyük ilgi odağı oluyor. Şahi toplarından günümüze ulaşanlardan 2’si Rumelihisarı’nda, 2’si Harbiye Askeri Müzesi’nde bulunuyor.


Bir devre damgasını vurmuş Şahi topunun hikayesi ise şöyle:


"Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul’un Fethi öncesi, o zamana kadar görülmemiş bir top yapılmasını istedi. Şahi toplarının çizimlerini ve projesini bizzat Fatih Sultan Mehmet Han’ın kendisi yaptı. Öyle ki geometrik ve logaritmal anlamda güllenin nereye düşeceği dahi yine kendisi tarafından hesaplandı. Macar asıllı top döküm ustası Urban ve Osmanlı mühendisleri Mimar Muslihiddin Ağa ile Saruca Paşa, Şahi isimli devasa topları yaptılar. Üç ayda dökülen ve 1453 Şubat ayında Edirne’den yola çıkan topların en büyüğü Topkapı önüne yerleştirilmişti. Topun namlu uzunluğu 8 metre, namlu çevresindeki bronzun kalınlığı 20 santim, fırlattığı güllelerin ağırlığı ise yaklaşık 678 kiloydu. Bu gülleler, Karadeniz’den getirilen siyah bir taş ve mermerden yapılmıştı. Top, bir gülleyi yaklaşık bir mil uzağa fırlatabiliyordu, sesi kilometrelerce uzaktan duyuluyordu. Güllenin düştüğü yerde ise iki metrelik bir çukur açılıyordu. Bu top için, 60 manda tarafından çekilen özel bir araba yapıldı. O kadar ağırdı ki, bu topu hiçbir öküz arabasının taşıyamayacağı hesaplanarak iki parça halinde kalıplara dökülmüştü. İstanbul’un kuşatılması için 50’den fazla Şahi Topu üretildi. Bu topların neredeyse tamamına yakını, bakır ve kalayın karışımıyla elde edilen tunçtan dökülmüştü. Çünkü tunç, pahalı ama dayanıklıydı. Oysa aynı dönem bakır ve kalay pahalı olduğundan Avrupa’da toplar, maliyeti daha düşük olan demirden yapılıyordu."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.