EKONOMİ - 03 Şubat 2020 Pazartesi 10:14

’’İç giyim sektöründe 2020 ihracat hedefimiz 8 milyar dolar’’

A
A
A
’’İç giyim sektöründe 2020 ihracat hedefimiz 8 milyar dolar’’

TİGSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yavuz Karaca, ’’2019 yılında iç giyim sektörü çok canlı geçti.

TİGSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yavuz Karaca, ’’2019 yılında iç giyim sektörü çok canlı geçti. İhracatımızı arttırdık, 7 milyar dolar oldu. Hedefimiz 8 milyar dolar. En çok ihracatı Orta Doğu’ya yapıyoruz’’ dedi.



Tekstil içinde önde gelen sektörlerden olan iç çamaşırı sektörü, özellikle Orta Doğu ve Avrupa’ya ihracatta önemli kalemlerden bir tanesi. Tüm İç Giyim Sanayiciler Derneği (TİGSAD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yavuz Karaca, sektöre dair değerlendirmelerde bulundu. Karaca, sektörün ihracatı ve hedefleri hakkında bilgiler verirken, şu anki hedeflerinin Afrika pazarı olduğunu söyledi. Ayrıca Karaca, sektörde markalaşmanın önemini vurgularken, eleman bulma problemi yaşadıklarını dile getirdi. Karaca, Şubat ayında düzenleyecekleri fuara yüksek katılım olacağını ifade etti.



’’İç giyim sektöründe ihracat hedefimiz 8 milyar dolar’’


Sektörün ihracat rakamlarına değinen Yavuz Karaca, ’’İç giyim geniş yelpazeye sahip. İç çamaşırı denilince gecelik, pijama, atlet ve külot geliyor. Çorap ve tayt iç çamaşır kategorisine giriyor. İç giyimde sektör çok geniş tek bir yerden bakmamak lazım. 2019 yılında iç giyim sektörü çok canlı geçti. İhracatımızı arttırdık, 7 milyar dolar oldu. 2020’de inşallah daha da başarılı olacağız. Hedefimiz 8 milyar dolar. En çok ihracatı Orta Doğu’ya yapıyoruz. Avrupa’ya da iyi ihracat yapıyoruz. Artık pazar o kadar genişledi ki; Pakistan ve Hindistan’a ürün satıyoruz. Bizim için her gün yeni bir pazar oluşuyor. Şu anda hedef pazarımız Afrika, heyetimiz gitti, orada B2B görüşmeleri yapıldı. Nijerya’nın nüfusu 200 milyon, o yüzden bizim için pazar büyüyor’’ şeklinde konuştu.



’’2020 yılında markalaşmaya özen göstereceğiz’’


2020 yılında markalaşmaya özen göstereceklerini belirten Karaca, ’’Markalaşma olursa daha fazla katma değer olur. İhracatımızı 8 milyar dolar olarak hedef gösterdik. Markalaşma olursa ürün fiyatlandırması yüksek olacağı için 10, 12 ve belki de 15 milyar dolar olacak. Markalaşmak için düşündüğümüz sistemler var. Yeni bir marka üretmektense hazır bir markayı alıp bünyemize kalmayı düşünüyoruz. Bununla ilgili İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) ile çalışmalarımız var’’ dedi.



’’Sektör sorunlarının başında eleman problemi geliyor’’


Sektör sorunlarının başında eleman problemi geldiğini vurgulayan Karaca, ’’Bununla ilgili çalışmalar var; okullarda personel yetiştiriyoruz. Sektörümüze yeni insan girmek istemiyor, insan kazanmak için altyapı çalışmalarını başlattık. Bununla ilgili hamisi olduğumuz okullar var. Bu okullarda öğrencilere hem burs veriyoruz hem de iş imkanı tanıyoruz. Sektöre yatırım yaparsak ve insan yetiştirirsek sektörümüz büyür. Yatırım yapmazsak ve durağan bir noktada kalırsak büyümez. Bizde yatırım yapıp istihdam sağlıyoruz. Dışa bağımlı ürünler değil, içe bağımlı ürünleri üretmeye çalışıyoruz. O yüzden ileriye dönüş beklentilerimiz yüksek’’ diye konuştu.



Gerçekleştirecekleri fuar hakkında bilgi veren Karaca, ’’5-8 Şubat tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde fuar organizasyonumuz olacak. Fuarda 180 katılımcı firma var. Ülkenin en seçkin markaları bir araya gelecek. 12 bin metrekare kapalı alanda uluslararası bir fuar yapılacak. Her ülkeden ziyaretçi katılacak. 10 bin civarında yabancı katılımcı, toplamda 40 bin civarında ziyaretçi bekliyoruz. Bu fuarda 2020’nin yazlık ürünleri sergilenecek ve siparişleri alınacak. İnovasyonu ve kalitesi yüksek bir fuar olacak. Fuarın başarılı geçeceğine inanıyorum’’ diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırşehir Kırşehir’de otomobil fiyatına inek: 830 kiloluk hayvan 300 bin TL’ye satıldı KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir Canlı Hayvan Pazarı’nda satışa çıkarılan 830 kilo ağırlığındaki inek, 300 bin TL’ye alıcı buldu. Besiciler; büyükbaş hayvan fiyatlarının otomobil fiyatlarıyla yarıştığını belirtirken, pazarda yoğunluğun artmasının beklendiği ifade edildi. Muş’tan Kırşehir’e hayvan satışı için gelen besici Can Sönmez, yaylım ineğini 300 bin TL’ye sattığını söyledi. Hayvanlarının yayla malı olduğunu belirten Sönmez; "Hayvanlarımız yayla malı. 830 kilogram ağırlığındaki ineğimizi 300 bin TL’ye verdik. Galeriye gitsek bir araba alabiliriz. Geçtiğimiz seneye oranla bu yıl daha iyi" dedi. Yaklaşık 2 yıllık emeğinin karşılığını almak için hayvanını canlı hayvan pazarına getiren besici Asım Bıyıklı ise hayvanlarına uzun süre özenle baktıklarını ifade etti. Bıyıklı; "2 yıl boyunca hayvanlarımızı besledik ve baktık. Hayvanlar 6-7 ay yaylımda kaldı, kalan dönemi ise kuru beside geçti. Hayvanımıza 275 bin TL istiyoruz" diye konuştu. Canlı Hayvan Pazarı Genel Sekreteri Battal Çelik de pazardaki hareketliliğe dikkat çekerek, büyükbaş hayvanların yaklaşık yüzde 60’ının satıldığını söyledi. Vatandaşların büyükbaş hayvanlara yöneldiğini aktaran Çelik; "İnsanlar büyükbaş hayvanlara yöneldi. 6-7 kişi ortaklaşa hayvan alıyor" ifadelerini kullandı.
Samsun KATİD Başkanı Toktaş: "Doğal afetler turizmi etkilemedi, otellerde doluluk oranı yüzde 70" Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği (KATİD) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Murat Toktaş, Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan doğal afetlerin turizmi olumsuz etkilemediğini belirterek, bayram tatiliyle birlikte otellerde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyesine ulaştığını söyledi. Doğal afetlerin turizme olumsuz etkisinin sınırlı kaldığını ifade eden Murat Toktaş, özellikle dere yataklarına yakın inşa edilen bungalovların risk oluşturduğunu dile getirdi. Toktaş, geçmişte yaşanan can ve mal kayıplarının sektörde olumsuz algı oluşturduğunu ancak son dönemde devlet ve belediyelerin aldığı önlemler sayesinde riskli yapıların tahliye edilip yıkıldığını belirtti. Toktaş, iklim değişikliğinin ise bölge turizmine kayda değer bir zarar vermediğini kaydetti. "Havza’daki sel termal tesisleri etkilemedi" Yakın zamanda Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen selin termal tesisleri etkilemediğini dile getiren Murat Toktaş, "12 Mayıs’ta Havza ilçemizde yoğun bir yağış meydana geldi. Bundan yaklaşık 3-5 gün öncesinden özellikle valilik kanalıyla sürekli uyarılar yapıldı. Selin vurmasından önce de yaklaşık 3-5 saat evvel tekrar anonslar yapılmıştı. Tesislerimizde şu anda herhangi bir hasarımız yok. Tesisler olarak biz tedbirlerimizi almıştık. Turizm tesislerinde bir problemimiz yok. Sadece orada şehir merkezinde ne yazık ki kötü bir sel felaketiyle karşılaşıldı. O da 2-3 gün içinde belediyenin ve valiliğin mücadelesi ile hızla toparlandı. Havza, termal bölge. Selin termal tesislere olumsuz etkisi olmadı. O anlamda bir problemimiz yok. Yolların hemen açılması, şehir merkezinin hızlı bir şekilde normale dönmesi bizi olumsuz bir şekilde etkilemedi" dedi. "Şu anda oteller yüzde 70 dolulukta, yazın bu oran yüzde 100 oluyor" Bayram tatilinin turizm ve otelcilik sektörü açısından hareketlilik oluşturduğunu belirten Toktaş, "Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla bölgede yoğun bir hareketlilik yaşanıyor. Özellikle ülkenin batısında yaşayan hemşehrilerimiz kurban kesimi ve tatil amacıyla bölgeye geliyor. Bunun yanında gezi amaçlı gelen ziyaretçiler de bulunuyor. Uzun tatil sektörü hareketlendirdi. Rezervasyonlar önceden gelmeye başlamıştı. Yolda olan vatandaşların bir kısmı da güzergah üzerindeki turistik tesislerde konaklıyor. Özellikle Doğu Karadeniz’e giden misafirlerin önemli bölümü Samsun’da mola veriyor. Bayram sezonunda Karadeniz Bölgesi’nde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyelerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Bayramın yaz dönemine denk geldiği yıllarda ise doluluk oranı yüzde 100’e ulaşıyor" diye konuştu. "İran Savaşı, Arap turistlerin Karadeniz’e gelişini olumsuz etkiledi" ABD-İran savaşının Körfez ülkelerinden Türkiye’ye gelen turist sayısını etkilediğini ifade eden Toktaş, "Bölgemizde yaşanan İran gerilimi, Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de enflasyonu tetikledi. Yakıt maliyetlerinin artması hem uçak hem de otobüs firmalarının zam yapmasına neden oldu. Mevcut konjonktürde çok büyük bir hareketlilik beklenmiyor. Bunlar geçici etkenler. İran konusu kısa sürede normale dönerse hareketlilik yeniden başlayacaktır. Özellikle Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz’e gelen turistler, uçak bulmakta zorlandıkları için seyahat edemiyor. Hava sahalarının kapanması da önemli bir etken oluşturuyor. Bu nedenle Körfez pazarında daralma yaşanıyor" ifadelerini kullandı. "Vali Tavlı ve Başkan Doğan’ın turizm hassasiyeti şehre olumlu yansıdı" Yerel yöneticilerin turizme verdiği önemin şehre olumlu katkı sunduğunu belirten Toktaş, "Valimiz Orhan Tavlı’nın turizm konusuna hassasiyetle yaklaşması ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’ın bu çalışmaları desteklemesi Samsun turizmine olumlu yansıdı. Her iki kurumun da turizmin gelişeceğine inanması önemli bir sinerji oluşturdu. Devlet ve yerel yönetimin turizmi sahiplenmesiyle hızlı bir ilerleme sağlanacağına inanıyorduk. Şu anda bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Biz de STK’lar olarak destek vermek amacıyla turizm odaklı sivil toplum kuruluşlarıyla bir platform oluşturduk. Turizm Master Planı’nın açıklanmasıyla birlikte planlı bir yol haritası ortaya konuldu. Bu süreçte sadece kamu ve belediyelerin değil, STK’ların ve üniversitelerin de katkı sunması gerekiyor. Orhan Tavlı’nın göreve gelmesiyle Samsun’un turizme bakışı daha vizyoner bir hale geldi. Bunun olumlu sonuçlarını görmeye başladık" şeklinde konuştu.
Gaziantep Şahin, TCDD Lojmanlarının restorasyon çalışmalarını inceledi Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, şehir merkezinde uzun yıllardır atıl durumda bulunan TCDD Lojmanları’nda sürdürülen restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyerek proje hakkında detaylı bilgi aldı. Gaziantep’in tarihi ve kültürel kimliğine önemli katkılar sunması hedeflenen proje kapsamında, çevre dostu, modern ve yeşille iç içe bir yaşam alanı oluşturulması amaçlanıyor. Çalışmaları sahada inceleyen Başkan Fatma Şahin, projede gelinen son durum hakkında teknik ekipten bilgi alırken, hazırlanan örnek binada da detaylı incelemelerde bulundu. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıkları Koruma Daire Başkanlığı tarafından yürütülen restorasyon çalışması, toplam 25 bin 600 metrekarelik geniş bir alanı kapsıyor. Proje kapsamında alanın 10 bin metrekarelik bölümünün tamamen yeşil alan olarak düzenlenmesi planlanıyor. Her biri 170 metrekare bina oturumuna sahip toplam 12 bina ile içerisinde 79 metrekare kapalı kullanım alanına sahip 48 bağımsız bölümden oluşan lojman yapılarının yeniden düzenlenmesini kapsayan proje, kentin sosyal ve kültürel yaşamına yeni bir soluk kazandırmayı hedefliyor. Tarihi dokunun korunarak modern yaşam ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden işlevlendirilmesini amaçlayan vizyoner proje tamamlandığında, Gazi şehrin marka değerine önemli katkı sunması bekleniyor.
Van Çaldıran’da din görevlileri vatandaşı bilgilendirdi Van’ın Çaldıran Müftülüğü görevlileri, Kurban Bayramı öncesi vatandaşların dini vecibelerini huzurlu, doğru ve usulüne uygun şekilde yerine getirebilmeleri amacıyla canlı hayvan pazarında kapsamlı bir rehberlik faaliyeti gerçekleştirdi. İlçe Müftülüğüne bağlı din görevlilerinden oluşan heyet, kurban pazarını dolaşarak hem kurbanlık satışı yapan üreticilerle hem de ibadetlerini eda etmek üzere pazara gelen alıcılarla bir araya geldi. Yoğun ilgiyle karşılanan din görevlileri, kurban fıkhına dair merak edilen konuları aydınlatarak sahada rehberlik hizmeti sundu. Ziyaret boyunca din görevlileri, bir hayvanın kurban olabilmesi için taşıması gereken yaş sınırları ve ibadete engel teşkil edecek kalıcı kusurlar (körlük, belirgin topallık, aşırı zayıflık) hakkında fıkhî ölçüleri paylaştı. Bunun yanı sıra kurban pazarındaki alışverişlerin İslam ahlakına uygun olarak karşılıklı rıza, dürüstlük ve hoşgörü çerçevesinde yapılması gerektiği hatırlatıldı. Büyükbaş hayvanlarda ortaklık şartları, kredi kartıyla kurban alımı ve vekaletle kurban bağışı gibi hassas konular Diyanet İşleri Başkanlığı fetvaları doğrultusunda vatandaşlara aktarıldı. Yapılan saha çalışması ve kurban ibadetinin manevi boyutuna ilişkin açıklamalarda bulunan İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani, kurbanın sadece bir mali ibadet değil, aynı zamanda bir yakınlaşma ve paylaşma vesilesi olduğunu vurguladı. Müftü Geylani, "Kurban ibadeti, bizleri Yüce Allah’a yakınlaştıran, toplumdaki yardımlaşma ve kardeşlik bağlarını kuvvetlendiren çok müstesna bir zamandır. Vatandaşlarımızın bu büyük ibadeti herhangi bir şüpheye düşmeden, tam bir gönül huzuruyla yerine getirebilmesi bizler için çok önemli. Din görevlilerimizle birlikte kurban pazarını ziyaret ederek hem üretici esnafımızın yanlarında olduğumuzu hissettirmek hem de alıcı vatandaşlarımızın zihnindeki fıkhî soruları birinci ağızdan yanıtlamak istedik. Ticaretin ahlaki boyutundan hayvan refahına, kesim şartlarından çevre temizliğine kadar her alanda rehberlik sunuyoruz. İlçe Müftülüğü olarak bayram sabahına kadar halkımızı aydınlatmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle şimdiden tüm vatandaşlarımızın ibadetlerinin kabulünü diliyor, üreticilerimize hayırlı ve bereketli kazançlar temenni ediyorum" dedi. İlçe Müftülüğü, kurban pazarlarındaki bu rehberlik ve bilgilendirme faaliyetlerinin bayram arefesine kadar periyodik olarak devam edeceğini bildirdi.