- 23 Mart 2021 Salı 10:07

(Özel) Boraltan ayıbı yıllar sonra Karabağ’da temizlendi

A
A
A
(Özel) Boraltan ayıbı yıllar sonra Karabağ’da temizlendi

1945’te Türkiye’ye sığınan 145 Azerbaycan Türkü’nün Sovyetler Birliği’ne iadesinin ardından sınırın karşı tarafında kurşuna dizilerek katledilmesi olayının yaşayan tek tanığı olan Bekir Doğan, 76 yıl sonra aynı topraklara gitti.

1945’te Türkiye’ye sığınan 145 Azerbaycan Türkü’nün Sovyetler Birliği’ne iadesinin ardından sınırın karşı tarafında kurşuna dizilerek katledilmesi olayının yaşayan tek tanığı olan Bekir Doğan, 76 yıl sonra aynı topraklara gitti. 98 yaşındaki Bekir Doğan, “Türkiye başını kumdan çıkardı. Boraltan faciası günümüzde yaşansa ortalık ayağa kalkardı” dedi.


1960 yılından beri Kadıköy’de aktif siyasetle ilgilenen ve 1945 yılında, Türkiye’ye sığınan 145 Azerbaycan Türkü’nün Sovyetler Birliği’ne iadesinin ardından sınırın karşı tarafında kurşuna dizilerek katledilmesi olayının yaşayan tek tanığı 98 yaşındaki Bekir Doğan 76 yıl sonra Iğdır’a giderek Boraltan Köprüsü faciasını anlattı. Köy halkı tarafından güzel karşılanan Doğan, Aras nehrinin kenarında Boraltan Köprüsü faciasını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı. 1945 yılındaki askerlik anılarına giden Doğan, sınırdaki köy halkına şiirler okudu. Bekir doğanın köy halkındaki ziyaretinde duygusal anlar yaşandı. Öte yandan Boraltan Köprüsü faciasının 98 yaşındaki yaşayan tek tanığının ziyareti drone ile havadan görüntülendi.



“Azerbaycanlı vatandaşları ölüme götürdüğümüzü bilmiyorduk”


Gaziantep’te köyde yaşadığı dönemde, 1945’te askere alındığını belirten Doğan, “1945 yılında Kars 202’nci alay 3’ncü tabur 8’inci bölükte asker oldum. Askerlik görevimizi yaparken bize emir geldi. Size insanlar teslim edilecek ve sınıra götüreceksiniz dediler. Kalabalık kimdir, nedir? Bilmiyoruz. Kalabalıktan bazıları bize ağlayarak, ‘Oğlum Mehmet benim oğlumda asker, benim Mehmetim de sizin gibi asker, yolunu bekliyorum. Bizi nereye götürüyorsunuz evladım gitmek istemiyoruz’ dediler. Kabalıktan kendi kendini yere atan, saçını başını yolan, kolyesini boynundan çıkarıp, ‘Al asker bunu Mehmet yavukluna götür. Ben bunu ne yapacağım Ruslara götürüp diye feryat ettiler” diye konuştu.



“Üsteğmenimiz intihar etti”


Doğan, askerliğinde yaşanan bu üzücü hadiseden dolayı komutanlarının intihar ettiğini belirterek, “Bizim haberimiz olmadan komutanımız, o dönem ki Genel Kurmaya yetkililere telgraf çekerek, “Efendim bizi gönderin, bu vatandaşlar asıl Türk’tür, bize sığınmışlardır. Benim vicdanım el vermiyor. Bir Türk subayı olarak ben götürmek istemiyorum” diyor. Gelen emirde deniliyor ki götürecek, teslim edeceksiniz. Emir öyle gelince Üsteğmenimiz dayanamayarak intihar etti” diye konuştu.



“ İnsanları arpa doğrar gibi makineli tüfekle taradılar”


Azerbaycanlı vatandaşların Boraltan Köprüsünde makineli tüfeklerle kurşuna dizildiğini belirten Doğan, “Kalabalık ile birlikte Boraltan köprüsünün başına geldik. Bizim hiçbir şeyden haberimiz yok. Sovyetler birliğine bağlı ekipler, insanları köprüden geçiyorlar. Bazı İnsanları arkasından iterek, boynundan tutup götürüyorlar. İnsanları karşı tarafa geçirdikten sonra makineli tüfek sesi, baktık ki hepsini arpa doğrar gibi makineli tüfekle taradılar, yere bir sürü ceset yattı” dedi.



“Gözlerim kör olaydı da o acıyı görmeseydim”


Boraltan köprüsündeki faciayı hafızasından silemediğini ifade eden Doğan, “Aklıma Boraltan Köprüsü gelince yaşamamdan nefret ediyorum. Gözlerim kör olaydı da o acıyı, o ızdırabı, o feryadı, o çığlığı, keşke görmeseydim. Kolay bir iş değil, bir sürü insanın gözünüzün önünde katledilmesi, kurşuna dizilmesi, bu olay hiçbir vicdana, merhamete, idareye, siyasete sığmaz. O zaman ki hüküm öyleymiş, bizde ona muhatap olduk” dedi.



“Türkiye başını kumdan çıkardı”


Günümüz Türkiye’sinde bu tür olayların yaşanmayacağını ifade eden Doğan, “Boraltan Köprüsü olayı günümüzde yaşansa yer yerinden oynardı. Bugün Türkiye uyanmıştır. Bu günümüze çok şükür şunu sevinerek ve iftihar ederek söylüyorum. Türkiye bugün başını kumdan çıkartmıştır. Füze imal ediyor, tank yapıyor, insansız hava aracı yapıyor. Dünyaya artık ben buradayım, Türküm diyor” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Turizm Master Planı için 150 uznan Trabzon’da buluştu Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin turizm master planı için başlattığı çalıştayda 150 uzman isim bir araya gelerek kentin turizm potansiyelini değerlendirdi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Trabzon Turizm Master Planı Çalıştayı bugün başladı. 4-5 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen ve "Arama Konferansı" başlığıyla düzenlenen çalıştay, turizmde rekabetin giderek arttığı bir süreçte Trabzon’un geleceğine yön verecek kararların alınması açısından önem taşıyor. Kentin turizm potansiyelini daha etkin kullanmak ve sürdürülebilir politikalar oluşturmak amacıyla başlatılan çalışma, kapsamlı bir planlama sürecinin parçası olarak öne çıkıyor. Panagia Premier Otel’de saat 09.00’da başlayan çalıştaya şehir içi ve şehir dışından geniş katılım sağlandı. Akademisyenler, turizm sektörü temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ile kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşan yaklaşık 150 uzman isim, Trabzon turizmini çok yönlü şekilde değerlendirmek üzere bir araya geldi. Çalıştayda kentin turizmi, destinasyon yönetimi ve turizm ekonomisi, altyapı, ulaşım ve akıllı turizm, doğa turizmi ve yayla ekosistemi, kültür, inanç ve miras turizmi, gastronomi ve yerel ekonomi, spor ve macera turizmi, kıyı rekreasyonu ve deniz turizmi, toplumsal boyut ve turizm algısı ile sağlık ve wellness turizmi çerçevesinde ele alınıyor. Bu kapsamda Trabzon’un mevcut durumu, güçlü ve zayıf yönleri ile geleceğe yönelik fırsatlar detaylı şekilde masaya yatırılıyor. Elde edilecek görüş ve önerilerin, Trabzon’da ilk kez hazırlanan ve çalışmaları devam eden Turizm Master Planı’na yön vermesi ve kentin turizm vizyonuna katkı sağlaması hedefleniyor.
Bursa Nilüfer’in hikayesi çocukların fırçasında hayat buldu Nilüfer Belediyesi’nin 1997’den bu yana düzenlediği Nilüfer Resim Yarışması’nın 29’uncu buluşmasında, çocukların kentle kurduğu bağ sanata dönüşürken, dereceye giren öğrenciler ödüllerine kavuştu. Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Nilüfer Resim Yarışması"nın ödül töreni ve sergi açılışı Konak Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl "Nilüfer’in Çocuklarıyız" temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, ilçe genelindeki 19 farklı okuldan öğrenciler katılarak eserleriyle kente dair duygu ve düşüncelerini resmetti. Düzenlenen törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Aydın Narin ve Mehmet Orhan, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, uzun yıllardır sürdürülen yarışmanın kentin kültür ve sanat hayatı açısından önemli bir değer olduğunu söyledi. Yarışmanın yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda çocukların kendilerini ifade ettikleri güçlü bir alan olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, "Bu yılki konu başlığımız ‘Nilüfer’in Çocuklarıyız’dı. Çünkü bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür" dedi. Son 14 yılda bin 455 öğrencinin yarışmaya katıldığını açıklayan Başkan Şadi Özdemir, çocukların eserlerinde samimiyet ve özgünlüğün öne çıktığını ifade ederek, "Çocuklar fırçayı eline aldığında yapmacıklık ortadan kalkıyor. Her biri ayrı bir duygu, ayrı bir bakış açısı taşıyor" diye konuştu. Yarışmaya katılan tüm öğrencileri tebrik eden de Başkan Şadi Özdemir, ödül alan öğrencilerin yanı sıra katılım gösteren her çocuğun bu sürecin değerli bir parçası olduğunu sözlerine ekledi. Dereceye giren öğrenciler ödüllerini aldı Alanında uzman jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda yarışmada birinciliği Halil İnalcık Bilim ve Sanat Merkezi öğrencisi İdil Ece Topan kazandı. İkincilik ödülü Özel 22. Yüzyıl Koleji öğrencisi Derin Su Bulut’a, üçüncülük ödülü ise Nilüfer Şehitler Ortaokulu öğrencisi Nisanur Acar’a verildi. Mansiyon ödüllerine ise Akçalar Fahriye Sayarel Ortaokulu’ndan Esma Nur Kıran, Saadettin Türkün Ortaokulu’ndan Mete Eymen ve Vahide Aktuğ Ortaokulu’ndan Hüseyin Arslan layık görüldü. Nilüfer Resim Yarışması kapsamında öğrencilerin eserlerinden oluşan sergi, 8 Nisan’a kadar Konak Kültürevi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.
İstanbul Dünya karatesinin kalbi kasım ayında Antalya’da atacak Karate dünyasının en prestijli organizasyonu olan SKIF, 15. Dünya Şampiyonası’nı 9-15 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenleyecek. SKIF Shotokan Karate-Do Uluslararası Federasyonu bir ilke imza atarak 15. Dünya Şampiyonası’nı ilk kez Türkiye’de düzenliyor. 130’dan fazla ülkede 3 milyona yakın üyesi bulunan küresel bir otorite olan SKIF’in bu dev organizasyonu, 9-15 Kasım tarihlerinde Antalya-Belek’te gerçekleştirilecek. Organizasyonun Türkiye’ye kazandırılmasında kilit rol oynayan SKIF Türkiye Temsilcisi Mikdat Kahraman yaptığı açıklamada, "Federasyonumuz disiplin ve saygı temelli, kişisel ve bedensel gelişimi ön planda tutan bir yapıya sahiptir. Bizler kendimizi, efsanevi usta Soke Hirokazu Kanazawa’nın bir araya getirdiği büyük bir aile gibi görüyoruz. Karate kültürünün sosyal yaşam üzerindeki ruhsal ve bedensel faydalarını yaşayan bir ekip olarak, Türkiye’de de bu eğitimleri her yıl okul tatillerine denk gelecek şekilde düzenlediğimiz uluslararası seminerlerle tazeliyoruz. Japonya merkez ofisten görevli hocalarımız her yıl ülkeleri dolaşarak eğitimleri yenilemekte, uluslararası geçerliliği olan antrenör ve kuşak derecelendirmelerini bizzat onaylamaktadır" dedi. "Karakter mükemmelliği hedefimiz" Kahraman, eğitimlerin detaylarına dair ise, şunları söyledi: "Eğitimimizde Buşido (savaş sanatları) felsefesi olan karakter mükemmelliğini aramak, sadık ve dürüst olmak, azim ruhunu teşvik etmek, başkalarına nezaketle yaklaşmak ve şiddet içeren davranışlardan kaçınmak esastır. ‘Karate ni sente nashi’ ilkesinde olduğu gibi, bizler becerilerimizi zarar vermek için değil, korumak için kullanıyoruz. 1981 yılında başladığım bu yolu, katılımcıların kendilerini aile ortamında hissedecekleri kusursuz bir dünya şampiyonası ile taçlandırmayı hedefliyorum." "Rekabetten öte bir birliktelik sunuyoruz" Müsabakalar öncesi yoğun eğitim seminerleri verildiğinin altını çizen Mikdat Kahraman, "Uluslararası karşılaşmalarımız, aynı yaşam tarzını benimsemiş insanların rekabetten çok bir arada olmak ve deneyimlerini sınamak amacıyla katıldığı bir diyalog köprüsüdür. Antalya’daki programımız da bu ruhla şekillenecek; maçlar öncesinde iki günlük yoğun eğitim seminerleri, ’Dan’ sınavları ve hakem eğitimleri gerçekleştirilecek. Etkinliğimizi, tüm dünyadan gelen misafirlerimizi dostluk içerisinde uğurlayacağımız geleneksel ’Sayonara Partisi’ ile taçlandıracağız. Şampiyona heyecanı öncesinde, dünya çapında tanınan Shotokan Karate ustası Manabu Murakami, Haziran ayında Türkiye’yi ziyaret ederek özel seminerler ve tanıtım etkinlikleri düzenleyecektir. Bu ziyaret, kasım ayındaki büyük buluşmanın en güçlü öncüsü olacaktır" diye konuştu.