ASAYİŞ - 07 Kasım 2022 Pazartesi 11:14

İstanbul’da tarihi eser operasyonu: Sultan Abdülmecid tuğralı vakfiye ele geçirildi

A
A
A
İstanbul’da tarihi eser operasyonu: Sultan Abdülmecid tuğralı vakfiye ele geçirildi

İstanbul’da tarihi eser kaçakçılarına yönelik düzenlenen operasyonda, halı ve kilimden ahşap sandığa, bakır ibrikten çerçeveli hat levhalara kadar bin 638 obje ve tarihi eser ile çok sayıda parça ele geçirildi.

İstanbul’da tarihi eser kaçakçılarına yönelik düzenlenen operasyonda, halı ve kilimden ahşap sandığa, bakır ibrikten çerçeveli hat levhalara kadar bin 638 obje ve tarihi eser ile çok sayıda parça ele geçirildi. Operasyonda ele geçirilen eserler arasında, Osmanlı padişahlarından Sultan Albdülmecid’in tuğrası bulunan vakfiye de yer alıyor.


İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, tarihi eser kaçakçılarına yönelik geniş çaplı çalışma başlattı. Fiziki ve teknik araştırmalar neticesinde Beşiktaş’ta işyeri olarak faaliyet yürüten bir adrese 4 Kasım’da operasyon gerçekleştirildi. Adreste yapılan aramalarda, 2863 Sayılı Kanun çerçevesinde olduğu anlaşılan 27 ayrı halı ve kilim, 13 ahşap sandık ve 18 sandık kapağı, 5 adet Hristiyan inancına göre ikonalar, bakır ibrik ve sürahi, metal tepsiler, onlarca madeni tabak, bardak, cezve, kandil, hamam tası ve çerçeveli hat levhalar ile 2 sedef kakma tabanca ve 1 adet Sultan Abdülmecit tuğralı vakfiyenin de bulunduğu bin 638 eser ele geçirildi.


Vakıf ve tekke mühürlü eserler olmak üzere 656 eser ve obje olmak üzere toplam bin 638 tarihi eser ile CİTES Sözleşmesi çerçevesinde olduğu düşünülen 5 yabani hayvan derisine el konuldu. Ele geçirilen eserler emniyette sergilenirken, olayla bağlantılı 1 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.


Öte yandan ele geçirilen tarihi eserler emniyette sergilenirken, yapılacak işlemlerin sonunda ilgili kurumlara teslim edileceği ifade edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Sarısu Kadınlar Plajı’na ücretsiz ring seferleri başladı Antalya Büyükşehir Belediyesi Sarısu Kadınlar Plajı yeni sezona kapılarını yeniliklerle açtı. Vatandaşların ulaşımını kolaylaştırmak için Sarısu depolama alanından plaja ücretsiz ring seferleri başladı. Halk otobüsleri ile Sarısu depolama alanına gelen vatandaşlar, 15 dakikada bir kalkan ring otobüslerini kullanarak kadınlar plajına kolaylıkla ulaşabilecek. Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANET A.Ş. tarafından yaz sezonlarında kadınlara özel hizmet veren Sarısu Kadınlar Plajı kapılarını açtı. Plaja ulaşımın daha kolay sağlanması için ring seferi uygulaması başlatıldı. Sarısu depolama alanı ile Kadınlar Plajı arasında hizmet verecek ücretsiz ring seferleri ile sahile ulaşım daha kolay sağlanacak. Gidiş-dönüş şeklinde 15’er dakikalık aralıklarla kalkacak ring seferleri sezon boyunca saat 08.00 ile 20.30 saatleri arasında hizmet verecek. Yeni ring seferlerini kullanmaya başlayan kadınlar uygulamadan memnun. Ücretsiz hizmet Girişi ücretsiz olan Sarısu Kadınlar Plajı, günün belli saatlerinde, sadece kadınlara özel hizmet veriyor. Plaj içerisinde büfe, çocuk parkı, engelli vatandaşlar için yürüyüş yolu, cankurtaran, restoran, kafe, sosyal kullanım alanları bulunuyor. Güvenlik ve temizlik personelleri ile birlikte tüm personelin kadın olduğu plajda, ziyaretçilerin güvenli ve huzurlu bir ortamda denize girme imkânı buluyor. Plaj 09.00-19.00 saatleri arasında yalnızca kadınlara, 19.00’dan itibaren tüm halka açık olarak hizmet veriyor. "Kadınların konforunu arttırıyoruz" Yeni uygulanmaya başlanan ring seferleri ile ilgili bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi Sarısu Kadınlar Plajı Sorumlusu Ceren Tugay, "Kurban Bayramı’nda yeni sezon açılışını yaptığımız kadınlar plajımızda ücretsiz ring seferlerimiz başladı. Ring seferlerimizin amacı Sarısu depolama alanından sahile giden 700 metrelik yolu vatandaşlarımızı yürütüp yormadan kolaylıkla ulaşabilmelerini sağlamak. Bu şekilde halk plajımızda ağırladığımız misafirlerimizin konforunu arttırarak sıcaklardan daha az etkilenmelerini hedefliyoruz. Ring seferlerimiz her 15 dakikada bir Sarısu depolama alanından kadınlar plajımıza yapılacaktır. Büyükşehir olarak kadınlarımızın konforunu düşünüyor, çalışıyoruz. Tüm kadınlarımızı kadınlar plajımıza bekliyoruz" dedi. "Örnek olacak bir uygulama" Kadınlar plajına ulaşımın kolaylaşmasından memnuniyetini dile getiren emekli öğretmen Güler Çiftçioğlu, "Açıldığı günden itibaren Sarısu Kadınlar Plajı’na geliyorum. Dizimden ameliyat olmuştum. Yürümekte ve plaja gidip gelmekte zorlandığım zamanlar oldu. Buraya kadar otobüsle geliyorum. Geri kalan bölüme de ring servisi yapılması çok güzel olmuş. Sabah gelir gelmez ring seferini gördüm. Hemen bayan kaptana sordum ve kullandım. Çok mutlu oldum. Kadınlara çok güzel bir hizmet sunuluyor burada her türlü imkândan faydalanıyoruz" diye konuştu. "Kadınlar plajını çok seviyoruz" Yaz aylarında tatil için Rusya Sibirya’dan Antalya’ya gelerek Sarısu Kadınlar Plajı’nı tercih eden Victoria Gorelova ise, "Sarısu Kadınlar Plajı’nı çok seviyoruz. Özellikle burayı tercih ediyoruz. Plajı temiz, yiyecek içecek sorunu yok, kafeler var o yüzden çok beğeniyoruz. Otobüs ring seferleri de çok iyi çok rahat olmuş. 15 dakikada bir gelip gidebiliyoruz. Tüm kadınlara tavsiye ederim" dedi.
Sakarya İki çocuk annesi, kızının "yapabilirsin" sözüyle üniversiteli oldu Sakarya’da iki çocuk annesi 45 yaşındaki Hacer Karagöz, gençlik hayalini gerçekleştirmek için üniversite sınavına girdi. Girdiği sınavda Sakarya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü’nü kazanan Hacer Açıkgöz, sınıfın annesi olarak sıralarda dirsek çürütüyor. Kızının kendisi adına sınava başvurması ve "Yapabilirsin anne" diyerek cesaretlendirmesiyle üniversite hayali için adım atan Hacer Karagöz, sınavdan bir gün önce elinden yaralanmasına rağmen pes etmedi. Sınavda elde ettiği başarıyla Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümünü kazanan Karagöz, aktif olarak ikinci sınıfta genç arkadaşlarıyla aynı sıraları paylaşıyor. Disiplini ve kararlılığıyla takdir toplayan "sınıfın annesi" Karagöz, azmiyle çevresindekilere örnek oluyor. "Diplomamı kendime hediye edeceğim" Yıllarca çocuklarının okul heyecanına ortak olan ve şimdi kendi sınav stresini yaşayan Karagöz, ilkokul mezunuyken ortaokul ve liseyi açıktan okuduğunu anlattı. Karagöz, "İlkokul mezunuyum, ortaokul ve liseyi de dışarıdan bitirdiğim için öğretmen ile diyaloğum olmadı. Kazanabileceğimi düşünmemiştim. Sınava girmeden önce de küçük bir kaza geçirmiştim. El parmağımın biri baya ciddi hasar almıştı. Ertesi gün o halde sınava girmiştim. 4 yılın sonunda başarıp bu diplomayı elime alabilirsem bunu sadece kendime hediye edeceğim çünkü ciddi yollardan geldim onu ben biliyorum" dedi. "Kızımdan destek alarak bu bölümü okumaya karar verdim" Kızıyla aynı fakülteden ilerlemeye karar verdiğini ifade eden Karagöz, "Kızım iletişim fakültesinde gazetecilik bölümünden mezun oldu, bende sonra ondan destek alarak bu bölümü okumaya karar verdim. Kızım daha çok uzaktan bana destek oldu. Kendisi İstanbul’da yaşıyor şu an ama ilk zamanlar benimle birlikteydi. Ders çalışırken tabii ki sorduğum sorular, danıştığım alanlar oldu. Yardımcı da oldu ama benim içimdeki merak ve öğrenme duygusu çok fazla olduğu için ben hep kendim öğrenerek ilerlemeyi tercih ettim. Böyle daha çok mutlu olduğumu gördüm" diye konuştu "Şu an önceliklerim derslerim ve sınavlarım" Anneliği bir kenara bırakıp bütün önceliğinin dersleri olduğundan bahseden Karagöz, "Önce vize, önce sınav çünkü önceliklerim şu an onlar. Şu an öğrenci gibiyim. Annelik şimdilik biraz kenarda, çocuklarımda büyüdü zaten. Şu an önceliklerim derslerim ve sınavlarım" şeklinde konuştu. "Birçok kişiden eleştiri alıyorum" İçindeki bilgi açlığını gidermek istediğini söyleyen Karagöz, sözlerini şöyle tamamladı: "Birçok kişiden eleştiri alıyorum. ’İşin mi yok senin? Başka derdin mi yok?’ gibi şeyler duyuyorum. Benim şimdilik gençler gibi ’okuyayım da mezun olup iş bulayım’ gibi kariyer planım yok. Ben sadece öğrenmek ve okumak için, içimdeki o bilgi açlığını yok etmek için buradayım. Buraya merkezden geliyorum. Önce kalkıyorum, bir dolmuşa biniyorum, merkezde iniyorum ondan sonra merkezden bir dolmuşa binip buraya geliyorum. Yaklaşık bir saat sürüyor. ’Karda-kışta kampüse mi gidiyorsun?’ diye çok ciddi eleştiriler alıyorum. ’Bıraksam mı acaba?’ dediğim zamanlar oluyor ama kampüse geldiğimde çok mutlu oluyorum."