EKONOMİ - 24 Haziran 2024 Pazartesi 13:58

250 milyon dolar daha yatırım alan Getir, yeni şirket yapılanmasını duyurdu

A
A
A
250 milyon dolar daha yatırım alan Getir, yeni şirket yapılanmasını duyurdu

Hızlı market teslimat sektörünün önde gelen şirketlerinden Getir, 250 milyon dolarlık yeni bir yatırım aldığını duyurdu. Bu yatırım sonrası stratejik bir yeniden yapılanmaya da giden şirket, bundan sonra her biri farklı pazar fırsatlarına odaklanan iki ayrı grup olarak faaliyetlerine devam edecek. İlk grup şirketin Türkiye'deki online market ve yemek teslimatı hizmeti işine odaklanırken, ikinci grup ise şirketin e-ticaret, finans, mobilite ve ABD'deki FreshDirect'in de olduğu diğer faaliyetlerini yürütecek.

Getir'in mevcut hissedarlarından Mubadala Investment Company, şirkete ek sermaye sağlayarak Getir'in Türkiye'deki online market ve yemek teslimat hizmeti işinde yönetime ve çoğunluk hissesine sahip olacak. Nazım Salur ve Getir'in kurucuları ise yeni yapılanma sonrası oluşan grupta azınlık hisselerine sahip olmaya ve yönetim kurulunda yer almaya devam edecek. Yeniden yapılanma, Getir'in Türkiye'de daha fazla kaynak ile online market teslimatı sektörünün lideri olarak bu alandaha güçlü odaklanmasını sağlayacak.

Yeniden yapılandırma kapsamında oluşturulan, Nazım Salur ve Getir kurucularının büyük ortak olarak yöneteceği diğer grup ise, e-ticaret alanında faaliyet gösteren n11, mobilite alanında GetirBiTaksi ve GetirAraç, kariyer platformu Getirİş ve New York'ta market ürünleri teslimatı alanında faaliyet gösteren FreshDirect hizmetlerini yönetecek. Mubadala ve yeni yatırım turundaki diğer yatırımcılar ise bu hizmetleri kapsayan grupta azınlık hissesine sahip olacak.

Şirketin finansal alanda hizmet vermek amacıyla gerekli izinlerin alınmasının ardından hayata geçirmeye hazırlandığı GetirFinans'ın ortaklık yapısı ise yüzde 40 Getir'in kurucuları, yüzde 32 Mubadala ve yeni yatırım turundaki diğer yatırımcılar, yüzde 20 İş Bankası'nın yatırım fonu Maxis ve yüzde 8 Crankstart şeklinde olacak.

Gerekli onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından yeni yapılanma kapsamında her iki grup da mevcut şekilde Getir uygulaması çatısı altında faaliyet göstermeye devam edecek. Kullanıcılar tüm hizmetlere mevcut Getir uygulamasından erişecek ve kullanıcılar açısından herhangi bir farklılık söz konusu olmayacak.

Yeni yapılanmayı değerlendiren Getir Kurucusu Nazım Salur, “9 yıl önce 10 dakikada market ürünleri teslimatı ile dünyada bir ilki başlatmış olmaktan gurur duyuyoruz. Oluşturduğumuz ve öncüsü olduğumuz bu sektördeki başarımız Getir'in tüm çalışanlarının ve yatırımcılarımızın özverisi ve sıkı çalışması olmadan mümkün olamazdı. Bugüne kadarki katkıları için hepsine teşekkür ediyorum. Oluşturduğumuz bu yeni yapı, Getir'in Türkiye'de online market ve yemek teslimatı hizmetlerinin daha iyi konumlandırılmalarını sağlarken, benim ve kurucu ortaklarımın gelecek vaat eden diğer Getir hizmetlerine yeterli zaman ayırmamıza imkân verecek” dedi.

Getir Yönetim Kurulu Üyesi ve Mubadala Diversified Investments Platform CEO'su Hani Barhoush ise yeniden yapılanma ve son yatırımla ilgili olarak şunları söyledi: “Mubadala, her zaman Getir'in uzun vadeli ve kararlı bir yatırımcısı oldu. Son yatırımımız ise şirketin Türkiye'deki ana faaliyet alanının vaat ettiği geleceğe duyduğumuz güçlü güveni yansıtmaktadır. Yönetim Kurulu adına, Getir'e yıllar boyunca kazandırdığı vizyon ve liderlik için Nazım Salur'a takdir ve şükranlarımızı sunuyor ve kendisiyle iş birliği yapmaya devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.”

Getir Yönetim Kurulu, şirketin Türkiye'deki online market ve yemek teslimat hizmetlerinin liderliğine, kurulduğu ilk günlerinden bu yana Getir'de pek çok alanda görev almış ve son olarak Türkiye'deki market hizmetinin CEO'su olan Batuhan Gültakan'ı atadı. Şirket, söz konusu stratejik yeni yapılanma ile faaliyetlerini ayırarak, her iki grupta da yenilikçi ve çevik yönetim anlayışıyla, kaynakları ve stratejik hedefleri daha etkili bir şekilde yapılandırmayı amaçlıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara DMM’den ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, ’Türkiye’nin İran’a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD’ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu’ yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye’nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi. Türkiye’nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.