ASAYİŞ - 26 Mart 2025 Çarşamba 23:15

Ailelerden CHP’li milletvekillerine ve il başkanına sert tepki

A
A
A

İstanbul’daki izinsiz gösterilere katılanlara yönelik soruşturma çerçevesinde tutuklananların aileleri, adliye önünde CHP’li milletvekili ve il başkanına tepki gösterdi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılanlara yönelik soruşturmalar sürüyor. Soruşturma kapsamında, ‘Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet’, ‘görevli memura mukavemet’ ve ‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ suçlarından toplamda 206 şüpheli gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemleri biten 206 şüpheliden 8 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 198 şüpheli ise tutuklanmıştı.

Tutuklanma kararının ardından şüphelilerin ailelerinden bazıları, adliye önünde basın açıklaması yapan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’e sert tepki gösterdi.

Ailelerden bazıları, CHP’li Tanrıkulu’na "Bu gençleri dışarı çıkarıyorlarsa, önünde siper olacaksın" derken, başka bir anne ise, "Ellerim kırılaydı da göndermeseydim" diyerek tepki gösterdi.

Başka bir aile ise, "Bu nasıl bir CHP, çocuklarımız içerde" derken, başka bir aile de, "O zaman Özgür Özel’e söyleyin, Saraçhane’ye değil, gelsin burada toplansın" diyerek tepki gösterdi.

Gamze Şenyiğit

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bahar aylarında bu hastalıklar peşinizi bırakmayabilir Mevsim geçişlerinde yaşanan ısı değişimleri, birçok hastalık gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına da zemin hazırladığını belirten uzmanlar, bazı konularda uyarılarda bulundu. Üst solunum yolları enfeksiyonları, doktora başvurmanın önde gelen sebepleri arasında yer aldığını ifade eden uzmanlar, zayıflayan bağışıklık sistemiyle birlikte vücut direncinin düşmesi, bu dönemlerde üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanmasına sebep olduğunu söyledi. Üst solunum yolu enfeksiyonları, dünyada en çok görülen ve en fazla iş gücü kaybına neden olan hastalıkların başında geldiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk, "Üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olan faktörler virüslerdir. Virüslerin zayıf düşürdüğü bireylerde diğer bakteriyel enfeksiyonlar da görülebilir. En çok bilinen üst solunum yolu enfeksiyonları nezle ve grip olmakla birlikte, bu hastalıklar sinüzit, tonsillit (bademcik iltihabı), orta kulak iltihabı ve larenjite neden olabilir" dedi. Üst solunum yolu enfeksiyonuna yatkınlığı artıran faktörleri anlatan Op. Dr. İdil Öztürk, "Alerjik bünyeye sahip olma, burun kemiği eğriliği veya konka büyüklüğü gibi anatomik sorunlar nedeniyle ağızdan nefes alıp verme, sigara içme, düzensiz beslenme gibi faktörler riski artırabilir. Bu hastalıklar daha çok mevsim geçişlerinde ve kalabalık ortamlarda sık görülür. Damlacık enfeksiyonu biçiminde ortaya çıkar, yani yakın mesafeden konuşma, öpme, öksürme sonucunda bulaşırlar. Bulunulan ortamda havalandırmanın yetersiz olması da bulaşmalarını kolaylaştırır. Virüs, bulaşı olan yüzeylere temas sonrası ellerin yıkanmaması ile de bulaşır. Gereksiz antibiyotik kullanımını önlemek amacıyla üst solunum yolu enfeksiyonlarının tanısında viral hastalık farklarının bulunması gerekir" diye konuştu. Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk, erişkinlerde sıkça görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarını şöyle sıraladı: "Nezle birden çok virüsün yol açtığı, kişiden kişiye bulaşan, üst solunum yollarını tutan hafif seyirli bir hastalıktır. Üşütme, soğuk algınlığı olarak da bilinir. Soğuk mevsimlerde daha sıktır. Sigara içenlerde daha sık görülmez fakat ağır seyreder. Bir insan, ömrü boyunca yaklaşık olarak 300 defa nezle olur. 5 yaşın altındaki çocuklar yılda ortalama 8-10 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirir. Klinik belirtiler genellikle hafiftir. Hafif ateş, burun akıntısı, hapşurma bazen öksürük, en sık rastlanan belirtilerdir. Özel bir tedavisi yoktur. Komplikasyon gelişmezse hastalık kendini sınırlar ve ortalama bir hafta sürer. Antibiyotik kullanımı gereksizdir. Burunu açmak için okyanus suyu içeren spreyler, bazen ateş düşürücü-ağrı kesiciler, destekleyici tedavi olarak uygulanır. Hastayı izleyen doktor ikincil bakteri enfeksiyonu eklendiğini görürse antibiyotik başlayabilir." İnfluenza virüslerinin yol açtığı üst solunum yolu enfeksiyonu olduğunu belirten Öztürk, "Virüsün 3 tipi vardır. Tip A insanlar, domuzlar ve kümes hayvanlarında, Tip B sadece insanlarda hastalık yapar. Tip C ise insanlarda çok hafif belirtilere yol açar. Sıklıkla ani başlayan yüksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı, baş ve kas ağrıları, bitkinlik, burun akıntısı veya tıkanıklığı ile kendini gösterir. Ateş genellikle 5 gün ya da 1 hafta sürer. Tanıda grip benzeri hastalık belirtileri olan ve bu şikâyetlerden herhangi biri ile başvuran olgulardan boğaz, burun ya da geniz sürüntüsü alınarak yapılan hızlı tarama testleri kullanılabilir. Tedavide dinlenme çok önemlidir. Ateş düşürücüler, bol sıvı tüketimi ve iyi beslenme önemlidir. Viral bir hastalık olduğu için antibiyotik verilmez ancak orta kulak iltihabı, sinüzit, zatürre gibi ikincil enfeksiyon, komplikasyon olarak eklenmiş ise antibiyotik kullanılır. Tedavi için bazı antiviral ilaçlar kullanılabilir ancak etki için tedaviye hızlı başlanması gerekir ve hastalığın seyrini ancak 1-2 gün kısaltır. Bu yüzden ilaç kullanımı daha ciddi enfeksiyonlar açısından risk taşıyan çocuklar veya hastaneye yatırılması gereken vakalar için önerilmektedir. Grip, bazı insanlar için daha tehlikelidir. Bebekler ve küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerinde olanlar, gebeler, bazı hastalıklara sahip kişiler ve bağışıklık sistemi zayıflamış olanlar en yüksek risk altındadır. Gripten korunmanın en etkin yolu, grip aşısıdır. Dünya Sağlık Örgütü 6 aydan büyük tüm çocuklar ve erişkinlere her yıl aşı uygulanmasını önermektedir. İki tip aşı mevcuttur. İlki 6 aylıktan büyük herkese uygulanabilen ölü virüs içeren aşıdır. İkincisi burun spreyi olarak uygulanan canlı zayıflatılmış grip aşısıdır, bu aşı 5-49 yaş arası sağlıklı, ek kronik hastalığı bulunmayan bireylere uygulanmak üzere onay almıştır. 6 ay- 9 yaş arası küçük çocuklarda yüksek düzeyde yeterli cevap oluşması için, aşının bir ay ara ile iki doz yapılması önerilmektedir. Çocuklarda ve yüksek risk grubunda özelikle aşı uygulanması önerilmektedir" diye konuştu. AkutFarenjit ve tonsilit, yutak ve bademciklerin ani başlayan enfeksiyonu olduğunu belirten Öztürk şöyle devam etti; "Virüs veya bakteriyel kaynaklı olabileceği için etkene göre tedavi metodu değişiklik gösterir. Belirtileri yüksek ateş, boğaz ağrısı-yutkunma zorluğu, halsizlik-kırgınlık, baş-eklem-kas ağrıları, öksürük ve bazen de boyunda lenf bezlerinin şişmesidir. Bronşit ve zatürre önemli komplikasyonlardandır. Bakteriyel sebeplerle oluşan farenjitte hastalık daha ağır seyreder. Yapılan fizik muayene ve laboratuvar incelemeleri ( boğazdan alınan örnek ile hızlı antijen tarama testi) sonucu etkenin bakteri olduğu düşünülürse uygun antibiyotik tedavisi başlanmalıdır. Orta kulak iltihabı ise çocuklarda orta kulak enfeksiyonu daha sık görülür. Sıklıkla nezle, grip gibi enfeksiyonları takiben gelişen ikincil bakteriyel enfeksiyon şeklindedir. En sık 6-18 ay asındaki çocukları etkiler. 6 yaşından sonra hastalık sıklığında bariz azalma görülür. Çocukta huzursuzluk, sık ağlama ve kulaklarını tutma gibi belirtiler olur. Genellikle bakteriyeldir ve doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi gerekebilir. Akut sinüzit, yüz kemiklerinin içerisinde sinüs adı verilen hava boşluklarının iltihabına sinüzit adı verilir. Yine sıklıkla viral üst solunum yolu enfeksiyonlarını takiben gelişir. Vira enfeksiyonlardan sonra 7-10 günde tam iyileşme beklenirken genellikle burun doluluğu ve öksürük artışı olur. Büyük çocuklar ve erişkinlerde baş ve yüz ağrıları görülebilir. Antibiyotik tedavisi gerekebilir. Op. Dr. İdil Öztürk, söz konusu bu üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için hijyene ve el yıkamaya özen gösterilmesi, kalabalık ortamlardan uzak durulması, kalabalık ortamların sık sık havalandırılması, hasta kişilere mümkünse maske taktırılması ve fazla yaklaştırılmaması, yaşa uygun ve dengeli beslenilmesi, mevsime uygun giyinilmesi gerekir."
Bursa Geçen sene zararıyla ağlatan ’kıvırcık’ bu yıl güldürdü Geçen yıl tarlada tanesi 5 liraya kadar düştüğü için üreticisine zarar ettiren kıvırcık marul, bu yıl bahar aylarında 30 liraya kadar yükselince çiftçinin yüzü güldü. Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin (TZOB) verilerine göre şubatta tarladan çıkış tanesi 16 lira olan kıvırcık marul, martta ortalama 28 liraya yükseldi. Şubatta market ve pazarlarda ortalama 50 liradan satılan marul, martta 80 lira ortalama fiyata ulaştı ve bazı noktalarda 100 liradan alıcı buldu. Geçen yıl düşük fiyatı nedeniyle üreticisine zarar ettiren kıvırcık marul, bu yıl tarlada 30 liradan satılınca eken çiftçilerin yüzü güldü. "Geçen yıl zararım 5 milyon" Bursa’nın Gürsu ilçesine bağlı Karahıdır Mahallesi çiftçilerinden Rıza Altunbağ kıvırcık marul hasadının sürdüğünü ve talebin çok iyi olduğunu anlattı. Geçen sene fiyatların düşüklüğünü vurgulayan ve 5 liraya bile satılamaz hale gelindiğini aktaran Altunbağ, "5 milyon zarar ettik. İnanılmaz bir kötü sene geçirdik. Bu sene hiç ummadığımız gibi gitti. Sezon başı yine kötü başladı ve 5-7 lira arasında açıldı. İlk partilerde zarar ettik ama ikinci patilerde zararı çıkardık, çok iyi gitti" dedi. Altunbağ, 5 dönümlük seradan iyi kazandığını belirterek, "Seradan tanesi şu anda 30 lira. Bunun gibi diğer seralarımızda var. Maliyeti 7-8 liraydı geçen sene ve maliyet altında sattık. Şimdi iyi yükseldi ve sezon güzel gidiyor. Allah’a şükür güzel gitti ve iyi kazandık. Bizden markete, pazara, sofraya gidene kadar 70-80 lira oluyor" diye konuştu.