SPOR - 09 Haziran 2025 Pazartesi 16:37

Ali Koç: "Kulüp tarihinde hiç yaşanmamış bir psikolojik işkence ve itibar suikastı var"

A
A
A

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, "Kulüp tarihinde hiç yaşanmamış bir psikolojik işkence ve itibar suikastı var" dedi.

Fenerbahçe’de geleneksel bayramlaşma töreni, Kurban Bayramı’nın 4. gününde Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Kurban Bayramı dolayısıyla Fenerbahçe Spor Kulübü’nün geleneksel bayramlaşması, Faruk Ilgaz Tesisleri’nde yapıldı. Törene Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, yönetim kurulu üyeleri, dernek başkanları, yüksek divan kurulu ve kongre üyeleri, şube sorumluları, antrenörler, sporcular, kulüp personeli ve taraftarlar katıldı. Sarı-lacivertlilerin 2024-25 sezonu Euroleague şampiyonluk kupası da törende sergilendi.

Törende konuşan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, "Öncelikle büyük Fenerbahçe camiamızın değerli vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı kutluyorum. İnşallah birlikte sağlıklı, huzurlu ve dayanışma içinde hep beraber nice bayramlar diliyorum. Bayramlar bizi biz yapan değerleri hatırlatmak, ortak acılarımızı ve ortak sevincimizi paylaşmak için hepimiz için kıymetli zamanlardır. Geleneğimizin bir parçasıdır. Tıpkı Fenerbahçe’mizde olduğu gibi. Bugün burada bizi bir araya getiren bayram coşkusu olsa da bizleri her zaman gururlandıran ve mutlu eden sevinç kaynağımızın olduğunu da aklımızdan çıkarmamalıyız. O da Fenerbahçe’nin, Fenerbahçe’mizin büyüklüğüdür. Bu büyüklük sadece sahada alınan sonuçlarla kazanılan kupalarla değil olimpik kafileye, kadın branşlarına, amatör sporlara yapılan yatırımla ülke sporuna kazandırılan her bir gençle, alın teriyle, inançla ve kararlılıkla kurulan büyük bir vizyonla hayata geçirilmiş yarınlara taşınacak tarihi bir misyondur. Bu tarihi misyonun da her birimiz parçasıyız. Fenerbahçe her zaman dediğimiz gibi dünyanın en büyük spor kulübüdür. Bir kültürdür ve köklerini ülkemizin bağımsızlığını kazanırken sergilediği mücadele gücünden alan bir geleneğe sahiptir. Fenerbahçe her zaman bağımsızdır" diye konuştu.

"Avrupa’da hem erkeklerde hem kadınlarda Avrupa Ligi şampiyonu olmuş tek takımız"

Basketbolda elde edilen başarılarına değinen Başkan Ali Koç, "Yakın zamanda basketbol şubemizle bir kez daha nasıl bir spor kulübü olduğumuzu gösterdik. Son derece zor geçen sezonun Aralık’ta alınan tatsız sonuçlar, sezonun büyük bölümünde yaşanan sakatlıklara rağmen bu güzel takım büyük bir özveri ve mücadeleyle Avrupa Ligi kupasını kazandı. Fenerbahçe bayrağını basketbolda Avrupa’nın zirvesine taşımayı bir kez daha başardı. Fenerbahçe Spor Kulübü, Avrupa’da hem erkeklerde hem kadınlarda Avrupa Ligi şampiyonu olmuş tek takımdır. Bunu da iki kez başarmıştır. Türkiye’nin dört bir yanında sokaklara çıkan, meydanlarda kenetlenen, milyonlarca Fenerbahçeli, işte o kültürün, o misyonun ne kadar güçlü olduğunu tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir. Hepinize tek tek, canı gönülden, yürekten teşekkürlerimi sunarım. Fenerbahçe’mizin ruhunu tüm Türkiye’ye yeniden gösterdik. İşte biz o ruhun, neferleriyiz. Bu başarıyı başta futbol olmak üzere rekabet ettiğimiz bütün alanlara taşımak için var gücümüzle çalışmalarımız devam etmektedir" şeklinde konuştu.

"Algı operasyonlarıyla taraftarlarımızı ve camiamızı kışkırtmaya çalışıyorlar"

Yönetimlerine karşı kara propaganda yapıldığını vurgulayan Koç, "Biz büyük bir camiayız ve camiamızın bugün en çok ihtiyacı olan ve tarih boyunca en büyük gücümüz olduğunu söylediğimiz birlik ve beraberliğe ihtiyacımız vardır. Ne zaman Fenerbahçe güçlenmeye başlasa mali bağımsızlığa yaklaşsa ne zaman sportif anlamda taşlar yerine oturmaya başlasa birileri devreye girmektedir. 2011 yılında bunu doğrudan yaşadık. Bugünse dolaylı yöntemlerle, sosyal medya üzerinden kendilerini Fenerbahçe gibi tanıyanlar, Fenerbahçe’nin başarısı için uğraştığını söyleyenler, algı operasyonlarıyla taraftarlarımızı ve camiamızı kışkırtmaya çalışıyorlar ve var güçleriyle adeta bir konsorsiyum şeklinde sistematik bir biçimde devam etmektedirler. Her gün yeni bir yalan haber üretiliyor. Asılsız söylentiler yayılıyor. Ailelerimiz ve özel hayatımız hedef alınmaktadır. Ama şunu da adım gibi net biliyorum. Sağduyulu her Fenerbahçeli bu kara propagandanın farkında. Biz, en azından geldiğimiz nokta itibarıyla bu tür aşağılık saldırılara cevap vermekle vakit kaybetmiyoruz. Her dakikamızı Fenerbahçe’mizi hem sportif hem de mali anlamda daha güçlü kılmak için çalışarak geçiriyoruz. Özlemini duyduğunuz şampiyonluğa hep birlikte ulaşacağız. Bu hedefe ulaşmamız için en çok ihtiyaç duyduğumuz şey duygu birliği. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için ruhu. Şampiyonluk sadece kadroyla, sistemle, taktikle değil; hedef birliğiyle, inançla, gönül bağıyla kazanılır. Çünkü Fenerbahçe bir olduğunda kazanır. Fenerbahçe kazandığında Türk futboluna ve sadece Türk futboluna değil ülkemize bayram gelir. Bunu nasıl olduğunu Avrupa Ligi şampiyonluğundan sonra gördük. Sadece 24 saat vaktimiz vardı. Yaptığımız bir çağrıyla meydanların nasıl olduğunu herkese gösterdik" ifadelerini kullandı.

"Kulüp tarihinde hiç yaşanmamış bir psikolojik işkence ve itibar suikastı var"

Daha önce benzeri görülmemiş bir baskıya maruz kaldıklarının altını çizen Başkan Ali Koç, "Son zamanlarda bu sistematik saldırıları konsorsiyum halinde yapanlardan bir şey duyuyoruz. ’Fenerbahçe halktır, siz değilsiniz’ gibi söylemler üzerinden bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Fenerbahçe halktır. Evet, Fenerbahçe’nin halkın her kesiminden taraftarı vardır. Halkın her kesiminden kongre üyeleri mevcuttur. Bizler de o halkın oylarıyla seçilmiş bu camianın neferleriyiz. Tüzüğümüzde kongre üyelerimizde tanınan her hakkı, kulüp demokrasisinin temel unsurlarından biri olarak görmekte ve saygı duymaktayız. Kongre üyelerimizin seslerini duyuyoruz ve gayet iyi anlıyoruz. Bir süredir sosyal medya üzerinden gerçekleri ciddi anlamda çarpıtılarak yeri geldiği zaman olmayan şeyler üretilerek kamuoyunun bilinçli biçimde yanıltıldığını camiamızın duygusal bağlılığının ve güven duygusunun sarsılmaya çalışıldığını üzüntü ve endişeyle izliyoruz. Eylül ayına kongre kararı almışken yapılan bu manipülasyonlar spor tarihinde bugüne kadar hiç yaşanmamış bir psikolojik işkence ve itibar suikastı camiamızı kaosa sürüklemekten başka hiçbir anlam taşımamaktadır. Biz, yeri geldi ve aşağılıkça diyeceğim, yeri geldi mi ciğeri beş para etmez insanlar tarafından yapılan bu saldırılara niye dik duruyoruz biliyor musunuz? Biz camiamızda bu kapıyı açarsak, bu yöntemlerle Fenerbahçe yönetiminin başkanları hedef alınır ve bu insanlar muvaffak olursa o kapıyı hiçbir zaman kapayamayız. Bizden sonra gelecek tüm yönetimler ve başkanlar bu riskin altında olacaklardır. Camianın aklıselim insanlarına sesleniyorum. Bu yöntem ne kadar demokratik olursa olsun kulübümüzün bekası ve geleceği açısından uygun değildir. Fenerbahçelilerin hiç endişesi olmasın. Bu kulübün sahibi taraftarlarımız ve onların temsilcisi olan genel kurul üyelerimizdir. Fenerbahçe’nin geleceğini belirleyecek olan da yine üyelerimizin vereceği kararlar olacaktır. Bu kararları vereceği yer ise eylül ayında gerçekleştireceğimiz kongremiz olacaktır" açıklamalarında bulundu.

"Bu süreci dayanışma, sabır ve en önemlisi sevgiyle açacağız"

Hedeflerinin yeni sezon öncesi borçsuz bir camia haline gelmek olduğunu söyleyen Ali Koç, "Basiretine ve ferasetine veya şeyden önemlisi Fenerbahçe aşkına inanıyor ve de güveniyoruz. Fenerbahçe demokrasisi bir kez daha tecelli edecek ve önümüzü aydınlatacaktır. O güne kadar bizler sorumluluklarımızı yerine getirmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz. Her şeye rağmen yeni sezon başlarken borçsuz ve tam bağımsız Fenerbahçe’yi inşallah hep birlikte kutlayacağız. Finansta olduğu gibi sahada da güçlü Fenerbahçe’yi oluşturacağız. Fenerbahçeliler kulübünün daha iyi olmasını isteyen her bir Fenerbahçeli’nin duygularını çok iyi hissediyoruz. Bu süreci dayanışma, sabır ve en önemlisi sevgiyle açacağız. Bizi biz yapan, birbirimize beslediğimiz sevgi ve güvendir. Bu sevgiyle birlikte başaramayacağımız hiçbir şey yoktur. Bunu da hepiniz benden daha iyi biliyorsunuz ve tarih bunların örnekleriyle doludur. Hepinizin bayramını tekrar kutluyorum" diyerek sözlerini tamamladı. Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu ise, "Milletimizin, tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum. Umuyorum ve inanıyorum ki nice bayramlarda tekrar bir arada burada bayramlar kutlarız" dedi. Tören, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Yunus Kılıç - Enes Gümüş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale’de cinayet davasında tutuklu sayısı 6’ya yükseldi Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde, silahlı kavgada hayatını kaybeden bir kişinin ölümüne ilişkin görülen davada yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme heyeti, 2 sanığın daha tutuklanmasına karar verdi. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, maktul Arap Sefa Türe’nin yakınları, tutuklu sanıklar T.O.D., A.D. ve İ.D. ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanıklardan İ.D., olay sırasında maktulün babasının kendi babasının üzerine atladığını iddia ederek silah sesi duyduğunu söyledi. Yaralanan şahısları görmediğini öne süren İ.D., yaralı U.O.’yu hastaneye götürdüğünü ve iki gün sonra da teslim olduğunu ifade etti. Tutuklu sanık A.D. ise kendisine saldırdıklarını iddia ettiği S.S. ve Ö.F.S.’ye tabancayla ateş ettiğini belirterek toplam 6 el ateş ettiğini, ancak kaçının isabet ettiğini bilmediğini söyledi. Olay sonrası yaralılara müdahale ettiklerini ve ambulans çağırdıklarını ifade eden A.D., kendisinin de şikayetçi olduğunu dile getirdi. Sanık savunmalarının ardından Cumhuriyet savcısı ve avukatları dinleyen mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar S.S. ile Ö.F.S.’nin tutuklanmasına karar verdi. Heyet, olay yerinde 6 Mart’ta keşif yapılmasına hükmederek duruşmayı 23 Mart gününe erteledi. Olayın geçmişi 14 Mayıs 2025’te Yahşihan ilçesi Yenişehir Mahallesi 265. Sokak’ta aralarında husumet bulunan iki grup arasında silahlı ve bıçaklı kavga çıkmıştı. Kavgada tabancayla vurulan Arap Sefa Türe olay yerinde hayatını kaybetmiş, silah ve bıçakla yaralanan U.O., Ö.F.S. ve S.S. hastanelere kaldırılmıştı. Olayın ardından 11 şüpheli gözaltına alınmış, T.O.D., A.D., U.O. ve İ.D. tutuklanmış, U.O. daha sonra tahliye edilmişti.
Zonguldak ICMEB’26 akademik dünyayı BEUN’da buluşturdu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi (ICMEB’26), alanında uzman akademisyenleri ve genç araştırmacıları bir araya getirerek bilimsel üretim, disiplinler arası etkileşim ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu etrafında önemli bir akademik buluşmaya sahne oldu. Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı. Açılış programı, aziz şehitlerin anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kongrenin açılış konuşmasını yapmak üzere BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ferda Çakmak kürsüye geldi. Çakmak, kongrenin yalnızca akademik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda ortak aklın ve bilimsel üretimin güçlenmesine katkı sunacak önemli bir organizasyon olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti: "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi’nin üçüncüsünü gerçekleştirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. İki gün boyunca farklı üniversitelerden değerli akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız ve öğrencilerimiz bilgi ve tecrübelerini paylaşacak; disiplinler arası etkileşim sayesinde yeni fikirler ortaya çıkacaktır. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde büyük destek sunan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımı sunuyorum. Kongremizin verimli geçmesini temenni ediyor, tüm katılımcılarımıza başarılar diliyorum." Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi: "Bugün burada yenilikçi fikirlerin buluştuğu; alanında yetkin ilim insanlarımız ve bilime katkı sunma heyecanıyla bu anlamlı kongreye değer katan öğrencilerimizle bir arada bulunuyoruz. Kadim medeniyetin mensupları olarak biliyoruz ki toplumlar; âlimlerin eserleri, düşünceleri ve ortaya koydukları yapıtlarla yükselir. Umuyorum ki iki gün sürecek olan bu kongrede iktisat, işletme, maliye ve siyaset bilimi gibi alanlarda vizyoner çalışmalar sunulacak. Farklı disiplinlerde buluşan zihinler, çözüm odaklı yeni perspektiflerin oluşmasına vesile olacaktır. Bugün dünya ekonomisi önemli dönüşümlerden geçmektedir. Küresel krizler, jeopolitik kırılmalar, enerji politikalarındaki değişimler ve dijital dönüşüm; yönetim ve iktisat alanlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu süreçte daha güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri her zamankinden daha elzemdir. İşte bu yeni dönemde ülkelerin geleceğini belirleyen en önemli unsur; bilgi üretme kapasitesidir. Bizler, üniversiteler olarak yalnızca mevcut durumu analiz etmekle yetinmemeli; zamanın ruhunu okuyarak çağın ihtiyaçlarına cevap verecek fikirler üretmeliyiz. Mevcut sorunlara kalıcı çözümler geliştirmeli ve kamuoyuna sağduyulu ve bilimsel katkılar sunmalıyız. Bu düşüncelerle sözlerime son vermeden önce kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen, katılım sağlayan ve bildirileriyle kongreye değer katacak tüm akademisyenlerimize ve değerli araştırmacılarımıza canıgönülden teşekkür ediyorum. Yarınlarımızın umudu sevgili öğrencilerimizi de böylesine anlamlı etkinliklere gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı tebrik ediyorum. Bu kongrenin yalnızca bildirilerin sunulduğu bir program değil, yeni projelerin filizlendiği ve genç araştırmacıların ilham aldığı güçlü bir bilimsel platform olmasını temenni ediyorum." Rektör Özölçer’in konuşmasının ardından kongrenin düzenleme ekibi ile davetli konuşmacılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Takdimin ardından program; davetli konuşmacı olan Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Orhan Aydın, Prof. Dr. Selçuk Koç ve Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu ile BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Arzu Tay Bayramoğlu’nun sunumları ile devam etti. 16 ve 17 Şubat tarihleri arasında sürecek olan kongrede; işgücü piyasası, yapay zekâ, madencilik sektöründeki gelişmeler, ihracat, iş sağlığı, nüfus, küresel iklim değişikliği, uluslararası ilişkiler ve dijital dönüşüm gibi güncel alanlarda yüz yüze ve çevrim içi oturumlar gerçekleştirilecek.
Zonguldak Diyanetin atadığı 5 yeni imam göreve başladı Zonguldak’ın Alaplı, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen atama süreci kapsamında Gümeli Merkez Cami, Alioğlu Köyü Merkez Cami, Kürkükler Köyü Okuf Mahallesi Cami, Sofullu Köyü Cami ve Kabalar Köyü Dereli Mahallesi Camii’lerine 5 yeni imam atandı. Alaplı İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik, Gümeli Merkez Cami, Alioğlu Köyü Merkez Cami, Kürkükler Köyü Okuf Mahallesi Cami, Sofullu Köyü Cami ve Kabalar Köyü Dereli Mahallesi Camii’ne atanan din görevlilerine cübbe ve sarıklarını giydirerek görev ve sorumlulukları hakkında tavsiyelerde bulundu. Törenin açılışında İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik, imam olarak görev yapmanın taşıdığı sorumlulukları ve manevi yükümlülükleri vurgulayarak, din görevlilerinin toplum içindeki önemli rollerine dikkat çekti. Ardından, yeni atanan din görevlilerine mesleki görevleri sırasında uymaları gereken prensipler hatırlatıldı. Din görevliliğinin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve emanet olduğuna dikkat çeken Müftü Çelik, "Atanan değil, adanan din görevlileri olmalısınız" ifadeleriyle yeni görevlilere seslendi. Toplumun her kesimine rehberlik eden örnek şahsiyetler olunması gerektiğini vurgulayan Çelik, görevlerin ilim, hikmet ve güzel ahlak çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirterek başarı dileklerinde bulundu. Program, yapılan dua ile sona erdi.
Zonguldak Kafkametler Gemisi faciasında yargılama sürüyor: Acılı ailelerden iftira tepkisi Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde 19 Kasım 2023 tarihinde yaşanan şiddetli fırtınada askeri mendireğe çarparak batan "Kafkametler" adlı kuru yük gemisiyle ilgili davanın görülmesine devam edildi. Facia sonrası 3 gemi sahibinin yargılanmasına devam edildi. Gemi kaptanının kızı babasına yönelik suçlamalara sert tepki gösterdi. Kdz. Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, haklarında "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istenen gemi sahipleri S.Ö., G.Ö. ve K.Ö. katılmazken, mağdur aileleri ve sanık avukatları hazır bulundu. Duruşmada söz alan gemi kaptanı Cemal Turan’ın kızı Meltem Turan, hazırlanan bilirkişi raporunda babasının kusurlu gösterilmesine isyan etti. Turan, gemideki teknik yetersizliklere dikkat çekerek, "Geminin elektrik sisteminin çöktüğü ve ciddi eksiklikler olduğu biliniyor. Babam yardım çağrısında bulunmuştur. Ancak bilirkişi raporu babamı suçlu gibi gösteriyor. Bu bize yönelik ağır bir iftiradır ve haksız bir ithamdır. Biz bu suçlamaları kesinlikle kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı. Ayrıca, geminin 3. kaptanı Berke Çamurtaş’ın babası Güngör Çamurtaş da mahkemeden, olay günü izinli olan diğer personelin tanık olarak dinlenmesini talep etti. Mahkeme heyeti, Karadeniz Ereğli ve Karasu limanlarından gelen ses ile görüntü kayıtlarının dökümlerinin yapılmasına, dosyadaki eksik noktaların tamamlanmasına karar verdi. Sanıkların adli kontrol şartlarının devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay Rusya’dan yüklediği yükü İzmir’e götürmek üzere yola çıkan Türk bayraklı "Kafkametler" gemisi, fırtına nedeniyle sığındığı Ereğli Limanı’ndan ayrıldığı sırada kontrolden çıkarak mendireğe çarpmış ve kısa sürede batmıştı. Olayda 12 kişilik mürettebattan bugüne kadar sadece 5 işçinin naaşına ulaşılabildi; aralarında Kaptan Cemal Turan’ın da bulunduğu 7 denizciyi arama çalışmaları ise sonuçsuz kaldı.