SPOR - 09 Haziran 2025 Pazartesi 16:37

Ali Koç: "Kulüp tarihinde hiç yaşanmamış bir psikolojik işkence ve itibar suikastı var"

A
A
A

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, "Kulüp tarihinde hiç yaşanmamış bir psikolojik işkence ve itibar suikastı var" dedi.

Fenerbahçe’de geleneksel bayramlaşma töreni, Kurban Bayramı’nın 4. gününde Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Kurban Bayramı dolayısıyla Fenerbahçe Spor Kulübü’nün geleneksel bayramlaşması, Faruk Ilgaz Tesisleri’nde yapıldı. Törene Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, yönetim kurulu üyeleri, dernek başkanları, yüksek divan kurulu ve kongre üyeleri, şube sorumluları, antrenörler, sporcular, kulüp personeli ve taraftarlar katıldı. Sarı-lacivertlilerin 2024-25 sezonu Euroleague şampiyonluk kupası da törende sergilendi.

Törende konuşan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, "Öncelikle büyük Fenerbahçe camiamızın değerli vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı kutluyorum. İnşallah birlikte sağlıklı, huzurlu ve dayanışma içinde hep beraber nice bayramlar diliyorum. Bayramlar bizi biz yapan değerleri hatırlatmak, ortak acılarımızı ve ortak sevincimizi paylaşmak için hepimiz için kıymetli zamanlardır. Geleneğimizin bir parçasıdır. Tıpkı Fenerbahçe’mizde olduğu gibi. Bugün burada bizi bir araya getiren bayram coşkusu olsa da bizleri her zaman gururlandıran ve mutlu eden sevinç kaynağımızın olduğunu da aklımızdan çıkarmamalıyız. O da Fenerbahçe’nin, Fenerbahçe’mizin büyüklüğüdür. Bu büyüklük sadece sahada alınan sonuçlarla kazanılan kupalarla değil olimpik kafileye, kadın branşlarına, amatör sporlara yapılan yatırımla ülke sporuna kazandırılan her bir gençle, alın teriyle, inançla ve kararlılıkla kurulan büyük bir vizyonla hayata geçirilmiş yarınlara taşınacak tarihi bir misyondur. Bu tarihi misyonun da her birimiz parçasıyız. Fenerbahçe her zaman dediğimiz gibi dünyanın en büyük spor kulübüdür. Bir kültürdür ve köklerini ülkemizin bağımsızlığını kazanırken sergilediği mücadele gücünden alan bir geleneğe sahiptir. Fenerbahçe her zaman bağımsızdır" diye konuştu.

"Avrupa’da hem erkeklerde hem kadınlarda Avrupa Ligi şampiyonu olmuş tek takımız"

Basketbolda elde edilen başarılarına değinen Başkan Ali Koç, "Yakın zamanda basketbol şubemizle bir kez daha nasıl bir spor kulübü olduğumuzu gösterdik. Son derece zor geçen sezonun Aralık’ta alınan tatsız sonuçlar, sezonun büyük bölümünde yaşanan sakatlıklara rağmen bu güzel takım büyük bir özveri ve mücadeleyle Avrupa Ligi kupasını kazandı. Fenerbahçe bayrağını basketbolda Avrupa’nın zirvesine taşımayı bir kez daha başardı. Fenerbahçe Spor Kulübü, Avrupa’da hem erkeklerde hem kadınlarda Avrupa Ligi şampiyonu olmuş tek takımdır. Bunu da iki kez başarmıştır. Türkiye’nin dört bir yanında sokaklara çıkan, meydanlarda kenetlenen, milyonlarca Fenerbahçeli, işte o kültürün, o misyonun ne kadar güçlü olduğunu tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir. Hepinize tek tek, canı gönülden, yürekten teşekkürlerimi sunarım. Fenerbahçe’mizin ruhunu tüm Türkiye’ye yeniden gösterdik. İşte biz o ruhun, neferleriyiz. Bu başarıyı başta futbol olmak üzere rekabet ettiğimiz bütün alanlara taşımak için var gücümüzle çalışmalarımız devam etmektedir" şeklinde konuştu.

"Algı operasyonlarıyla taraftarlarımızı ve camiamızı kışkırtmaya çalışıyorlar"

Yönetimlerine karşı kara propaganda yapıldığını vurgulayan Koç, "Biz büyük bir camiayız ve camiamızın bugün en çok ihtiyacı olan ve tarih boyunca en büyük gücümüz olduğunu söylediğimiz birlik ve beraberliğe ihtiyacımız vardır. Ne zaman Fenerbahçe güçlenmeye başlasa mali bağımsızlığa yaklaşsa ne zaman sportif anlamda taşlar yerine oturmaya başlasa birileri devreye girmektedir. 2011 yılında bunu doğrudan yaşadık. Bugünse dolaylı yöntemlerle, sosyal medya üzerinden kendilerini Fenerbahçe gibi tanıyanlar, Fenerbahçe’nin başarısı için uğraştığını söyleyenler, algı operasyonlarıyla taraftarlarımızı ve camiamızı kışkırtmaya çalışıyorlar ve var güçleriyle adeta bir konsorsiyum şeklinde sistematik bir biçimde devam etmektedirler. Her gün yeni bir yalan haber üretiliyor. Asılsız söylentiler yayılıyor. Ailelerimiz ve özel hayatımız hedef alınmaktadır. Ama şunu da adım gibi net biliyorum. Sağduyulu her Fenerbahçeli bu kara propagandanın farkında. Biz, en azından geldiğimiz nokta itibarıyla bu tür aşağılık saldırılara cevap vermekle vakit kaybetmiyoruz. Her dakikamızı Fenerbahçe’mizi hem sportif hem de mali anlamda daha güçlü kılmak için çalışarak geçiriyoruz. Özlemini duyduğunuz şampiyonluğa hep birlikte ulaşacağız. Bu hedefe ulaşmamız için en çok ihtiyaç duyduğumuz şey duygu birliği. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için ruhu. Şampiyonluk sadece kadroyla, sistemle, taktikle değil; hedef birliğiyle, inançla, gönül bağıyla kazanılır. Çünkü Fenerbahçe bir olduğunda kazanır. Fenerbahçe kazandığında Türk futboluna ve sadece Türk futboluna değil ülkemize bayram gelir. Bunu nasıl olduğunu Avrupa Ligi şampiyonluğundan sonra gördük. Sadece 24 saat vaktimiz vardı. Yaptığımız bir çağrıyla meydanların nasıl olduğunu herkese gösterdik" ifadelerini kullandı.

"Kulüp tarihinde hiç yaşanmamış bir psikolojik işkence ve itibar suikastı var"

Daha önce benzeri görülmemiş bir baskıya maruz kaldıklarının altını çizen Başkan Ali Koç, "Son zamanlarda bu sistematik saldırıları konsorsiyum halinde yapanlardan bir şey duyuyoruz. ’Fenerbahçe halktır, siz değilsiniz’ gibi söylemler üzerinden bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Fenerbahçe halktır. Evet, Fenerbahçe’nin halkın her kesiminden taraftarı vardır. Halkın her kesiminden kongre üyeleri mevcuttur. Bizler de o halkın oylarıyla seçilmiş bu camianın neferleriyiz. Tüzüğümüzde kongre üyelerimizde tanınan her hakkı, kulüp demokrasisinin temel unsurlarından biri olarak görmekte ve saygı duymaktayız. Kongre üyelerimizin seslerini duyuyoruz ve gayet iyi anlıyoruz. Bir süredir sosyal medya üzerinden gerçekleri ciddi anlamda çarpıtılarak yeri geldiği zaman olmayan şeyler üretilerek kamuoyunun bilinçli biçimde yanıltıldığını camiamızın duygusal bağlılığının ve güven duygusunun sarsılmaya çalışıldığını üzüntü ve endişeyle izliyoruz. Eylül ayına kongre kararı almışken yapılan bu manipülasyonlar spor tarihinde bugüne kadar hiç yaşanmamış bir psikolojik işkence ve itibar suikastı camiamızı kaosa sürüklemekten başka hiçbir anlam taşımamaktadır. Biz, yeri geldi ve aşağılıkça diyeceğim, yeri geldi mi ciğeri beş para etmez insanlar tarafından yapılan bu saldırılara niye dik duruyoruz biliyor musunuz? Biz camiamızda bu kapıyı açarsak, bu yöntemlerle Fenerbahçe yönetiminin başkanları hedef alınır ve bu insanlar muvaffak olursa o kapıyı hiçbir zaman kapayamayız. Bizden sonra gelecek tüm yönetimler ve başkanlar bu riskin altında olacaklardır. Camianın aklıselim insanlarına sesleniyorum. Bu yöntem ne kadar demokratik olursa olsun kulübümüzün bekası ve geleceği açısından uygun değildir. Fenerbahçelilerin hiç endişesi olmasın. Bu kulübün sahibi taraftarlarımız ve onların temsilcisi olan genel kurul üyelerimizdir. Fenerbahçe’nin geleceğini belirleyecek olan da yine üyelerimizin vereceği kararlar olacaktır. Bu kararları vereceği yer ise eylül ayında gerçekleştireceğimiz kongremiz olacaktır" açıklamalarında bulundu.

"Bu süreci dayanışma, sabır ve en önemlisi sevgiyle açacağız"

Hedeflerinin yeni sezon öncesi borçsuz bir camia haline gelmek olduğunu söyleyen Ali Koç, "Basiretine ve ferasetine veya şeyden önemlisi Fenerbahçe aşkına inanıyor ve de güveniyoruz. Fenerbahçe demokrasisi bir kez daha tecelli edecek ve önümüzü aydınlatacaktır. O güne kadar bizler sorumluluklarımızı yerine getirmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz. Her şeye rağmen yeni sezon başlarken borçsuz ve tam bağımsız Fenerbahçe’yi inşallah hep birlikte kutlayacağız. Finansta olduğu gibi sahada da güçlü Fenerbahçe’yi oluşturacağız. Fenerbahçeliler kulübünün daha iyi olmasını isteyen her bir Fenerbahçeli’nin duygularını çok iyi hissediyoruz. Bu süreci dayanışma, sabır ve en önemlisi sevgiyle açacağız. Bizi biz yapan, birbirimize beslediğimiz sevgi ve güvendir. Bu sevgiyle birlikte başaramayacağımız hiçbir şey yoktur. Bunu da hepiniz benden daha iyi biliyorsunuz ve tarih bunların örnekleriyle doludur. Hepinizin bayramını tekrar kutluyorum" diyerek sözlerini tamamladı. Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu ise, "Milletimizin, tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum. Umuyorum ve inanıyorum ki nice bayramlarda tekrar bir arada burada bayramlar kutlarız" dedi. Tören, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Yunus Kılıç - Enes Gümüş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Yenipazar’da minik zihinler yarıştı, şampiyonlar belli oldu Yenipazar’da düzenlenen 8. Akıl ve Zeka Oyunları İlkokul Turnuvası’nda öğrenciler, farklı kategorilerde sergiledikleri üstün performanslarla dereceye girerken, başarılı isimler ödüllerini düzenlenen törenle aldı. Aydın’ın Yenipazar ilçesinde düzenlenen 8. Akıl ve Zeka Oyunları İlkokul Turnuvası’nın sonuçları açıklandı. Turnuvada ilkokul öğrencileri, strateji, sabır ve dikkat becerilerini ortaya koyarak kıyasıya mücadele etti. Farklı kategorilerde düzenlenen oyunlarda öğrenciler hem eğlendi hem de zihinsel becerilerini sergileme fırsatı buldu. Abluka kategorisinde Hamzabali İlkokulu’ndan Eymen Çobanoğlu birinci olurken, Küre oyununda Cumhuriyet İlkokulu’ndan Buğra Kumaşdere zirvede yer aldı. Pentago kategorisinde Merkez İlkokulu’ndan Uysal Kaan Arslan birinciliği elde ederken, Motif oyununda Hamzabali İlkokulu’ndan Fatih Ceylan, Equilibrio kategorisinde ise Merkez İlkokulu’ndan Bilge Karataş birinci oldu. Turnuva sonunda dereceye giren öğrencilere madalyaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Birincilere madalyaları Yenipazar İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Yalçın Özen, ikincilere Yenipazar İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Dursun Durmaz, üçüncülere ise İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Emrullah Çolak verdi. Turnuvaya katılan tüm öğrencilere ayrıca katılım belgeleri sunuldu. Organizasyonun ardından öğretmenlere teşekkür edilirken, öğrencilerin elde ettiği başarıların artarak devam etmesi temennisinde bulunuldu.
İzmir Ege Üniversitesi 6 alanda dünyanın en iyileri arasında İngiltere merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Quacquarelli Symonds (QS) tarafından hazırlanan "QS 2026 Dünya Üniversiteleri Alan Sıralaması" açıklandı. 1 ana kategori ve 5 alanda sıralamaya girmeye hak kazanan Ege Üniversitesi, özellikle "Tarım ve Ormancılık" alanında dünyada 101-150 bandında, Türkiye’de ise devlet üniversiteleri arasında birinci sırada yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Quacquarelli Symonds’un yaptığı sıralamada Ege Üniversitesi, "Yaşam Bilimleri ve Tıp" ana kategorisi ile "Tarım ve Ormancılık", "Tıp", "Kimya", "Biyolojik Bilimler" ve "Hemşirelik" alanlarında sıralamaya girmeyi başardı. "Başarılarımızı sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz" Sıralamayı değerlendiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Köklü bir geçmişe sahip olan üniversitemiz, uluslararası alanda yükselişini sürdürüyor. QS Dünya Üniversiteleri Alan Sıralamasında toplam 6 alanda dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer aldık. Bu tür başarıları sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz. Emeği geçen tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Tarım ve Ormancılık alanında dünyada 101-150 bandında yer aldı" Ege Üniversitesi; "Tarım ve Ormancılık " alanında dünyada101-150 bandında, Türkiye’de birinci; Hemşirelik alanında dünya sıralamasında 151-225 bandında Türkiye’de ikinci; Biyolojik Bilimler alanında dünya sıralamasında 501-550 bandında Türkiye’de dördüncü, Tıp alanında dünya sıralamasında 451-500 bandında, Türkiye’de beşinci, Kimya alanında dünya sıralamasında 601-700 bandında, Türkiye’de sekizinci oldu. Yaşam Bilimleri ve Tıp ana kategorisinde ise dünya sıralamasında 601-700 bandında, Türkiye’de ise dördüncü sırada yer aldı. Quacquarelli Symonds, şimdiye kadar yapılan alan sıralamalarındaki en kapsamlı çalışmasını bu yıl gerçekleştirdi. Bin 900’den fazla üniversitenin değerlendirildiği sıralamaya 2026 değerlendirmesinde 300 yeni kurum dahil oldu.
Tunceli Otizmli Arda, origamiyle hayatına yön veriyor Tunceli’de yaşayan otizmli Arda Katırcı, origamiye olan ilgisini zamanla profesyonelliğe dönüştürdü. Tunceli’de yaşayan 16 yaşındaki Arda Katırcı, otizmli olmasına rağmen sanata olan ilgisiyle örnek oluyor. Küçük yaşlarda kağıt katlayarak başladığı origami yolculuğunu zamanla geliştirerek profesyonel seviyeye taşıyan Arda, özellikle 3 boyutlu origami çalışmalarıyla öne çıkıyor. Üç yıldır düzenli olarak origami yapan ve eserlerini belirli dönemlerde sergileyen Arda’nın en büyük motivasyon kaynağını ise ailesinin desteği oluşturuyor. Öte yandan 12 yaşındaki kardeşi de otizmli olan Arda, boş zamanlarının büyük bir kısmını üretim yaparak geçiriyor. Arda’nın annesi Diren Katırcı ise "Arda otizmli bir çocuk. Origamiye karşı bir zaafı vardı. İlk zamanlarda küçük küçük kağıtları katlamayla başladı. Sonra bunları zamanla çoğaltarak profesyonel bir şekilde yapmaya başladı. 3D origami yapıyor artık. Bunları belirli zamanlarda sergiliyor. Origamiyi çok seviyor, bulduğu her fırsatta yapıyor. Hayatımızda sürekli var Arda ile beraber. O seviyor, biz de kendisine destek oluyoruz. Her istediği oluyor. Anne babası olarak her şekilde destek oluyoruz. Özel bir çocuk, şanslı bir çocuk. Güzel bir ailesi var, güzel bir kardeş, var. Kardeşi de aynı zamanda otizmli. Sürekli bir şeyler yapmak istiyorlar, sürekli bir uğraş peşindeler. Biz de yetemiyoruz bazen, o mutluysa biz de mutluyuz" diye konuştu.
Denizli Denizli en fazla kilo veren ikinci il oldu Denizli, Sağlık Bakanlığı tarafından ülke genelinde yürütülen "İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa" kampanyasında elde ettiği başarılı sonuçla dikkat çekti. Sağlıklı yaşam bilincinin artırılması ve obeziteyle mücadele amacıyla başlatılan kampanya kapsamında Denizli, toplamda 35 bin 113 kilogram kilo kaybı ile Türkiye genelinde en fazla kilo verilen ikinci il oldu. Sağlık Bakanlığı geçen yılın mayıs ayında başlattığı kampanya çerçevesinde Türkiye genelinde 10 ay gibi bir sürede yaklaşık 10 milyon vatandaşın boy ve kilo ölçümleri gerçekleştirildi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda fazla kilolu olduğu tespit edilen vatandaşlar, Sağlıklı Hayat Merkezleri’ne (SHM) yönlendirilerek uzman desteği almaları sağlandı. Bu süreçte ülke genelinde 211 bin kişi ideal kilosuna ulaşırken toplamda 513 bin kilogram kilo kaybı elde edildi. Denizli’de ise 7 bin 235 danışanın düzenli takibi sonucunda ulaşılan 35 bin kilogramı aşan kilo kaybı, ilin bu alandaki başarısını ortaya koydu. İstanbul’un ardından ikinci sırada yer alan Denizli’yi, Van takip etti. "Sağlıklı hayat merkezlerimizle daha bilinçli ve sağlıklı bir yaşam hedefliyoruz" Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, kampanyanın elde ettiği başarıdan duyduğu memnuniyetini dile getirerek emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Sağlıklı Hayat Merkezlerinde verilen ücretsiz sağlık hizmetleri ile Denizli’de yüksek bir sağlıklı yaşam bilinci oluşturmayı hedeflediklerini vurgulayan Öztürk, "Obeziteyle mücadele ve toplumda sağlıklı yaşam farkındalığını artırmak adına Bakanlığımızın başlatmış olduğu ‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyası, son derece kıymetli bir çalışmadır. Denizli olarak bu kampanyada elde ettiğimiz başarı, sağlıklı yaşam konusunda atılan adımların doğru yönde ilerlediğini gösterirken, vatandaşlarımızın sağlığına verdiği önemin de en somut göstergesidir. Her bireyin metabolizması, yaşam tarzı ve sağlık durumu farklıdır. Bu nedenle Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde kilo vermek isteyen vatandaşlarımıza standart diyet listeleri yerine kişiye özel beslenme programları hazırlanıyor. Düzenli takiplerle hem sürdürülebilir kilo kaybı sağlanıyor hem de sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılıyor. Bu Merkezlerimizde kişiye özel beslenme danışmanlığının yanı sıra fiziksel aktivite danışmanlığı, kronik hastalıklarla mücadele, psikososyal danışmanlık, kadın-çocuk sağlığı danışmanlık hizmetleri, ağız ve diş sağlığı, kanser erken teşhis tarama ve eğitim, tütün ve madde bağımlılığı danışmanlığı gibi birçok hizmetler de verilmektedir. SHM’lerde görev yapan diyetisyenlerimiz, fizyoterapistlerimiz, psikologlarımız ve diğer sağlık profesyonellerimizle birlikte vatandaşlarımıza bütüncül bir hizmet sunuyoruz. Sağlıklı Hayat Merkezlerimiz aracılığıyla yürütülen kapsamlı çalışmalar sayesinde vatandaşlarımızın yalnızca kilo vermesini değil, aynı zamanda daha bilinçli, dengeli ve sağlıklı bir yaşam sürmesini hedefliyoruz. Ancak bunu sağlayabilirsek obeziteyi ve birçok kronik hastalığı erken müdahale ile önleyebiliriz. Bu nedenle İlimizde Pamukkale 1 Nolu, Merkezefendi 1 Nolu ve Acıpayam Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde sunulan ücretsiz hizmetlerden tüm vatandaşlarımızın faydalanması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.
Kocaeli Kocaeli’de 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangını davasında üçüncü gün Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde parfüm dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin 16 sanığın yargılandığı davanın üçüncü gün oturumu başladı. Taraf sayısının fazlalığı nedeniyle Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki 250 kişi kapasiteli salonda görülen davada, önceki celsede sanık savunmalarının alınmasına başlanmıştı. Kaldığı yerden devam eden üçüncü gün oturumunda sanıkların savunmaları ile müşteki beyanlarının alınmasına devam ediliyor. Ne olmuştu Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize edilerek kabul edilmişti. İstenen cezalar İddianamede; kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıklar İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede ayrıca; fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Oransal kardeşlerin dayısı Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.