SAĞLIK - 12 Şubat 2024 Pazartesi 09:58

“Aşırı ekran kullanımı epilepsiyi tetikleyebilir”

A
A
A
“Aşırı ekran kullanımı epilepsiyi tetikleyebilir”

Epilepsi nöbetini tetikleyen durumlara dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Belma Doğan Güngen, “Enfeksiyonlar, kafa travmaları, kanamalar, bazı damar hastalıkları, doğumsal gelişimsel anomaliler, bazı metabolik bozukluklar, dijital elektronik cihaz temasının fazlalığı ve genetik nedenler epilepsi oluşumuna neden olabilir. Ayrıca epilepsi hastalarında uykusuzluk, ekran kullanımı, bazı ışık aktiviteleri içeren ortam veya oyunlar, ilaçlar, enfeksiyonlar var olan hastalık nöbetlerini tetikleyebilen sebeplerdir” dedi.


İSÜ Liv Hospital Bahçeşehir Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Belma Doğan Güngen, 12 Şubat Uluslararası Epilepsi Günü dolayısıyla epilepsi hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu.


“Türkiye’de 750 bin civarında epilepsi hastası var”


Epilepsinin, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1’ini etkilediğini söyleyen Doç. Dr. Güngen, “Dünyada 65 milyon civarında epilepsi hastası olduğu tahmin edilmektedir. Her yıl yaklaşık 2.4-2.5 milyon yeni epilepsi hastası eklenmektedir. Ülkemizde de bu sayı 700-750 bin civarındadır” diye konuştu.


“Tetikleyen durumlar”


Beyin nöronlarındaki anormal ve aşırı elektriksel deşarj sonucu ortaya çıkan, ani elektriksel aktivitelerin neden olduğu tekrarlayıcı nöbetlere epilepsi denildiğini ifade eden Doç. Dr. Güngen, epilepsi nöbetini tetikleyen sebepler hakkında şu bilgileri paylaştı: “Epilepsi hastalığında hiçbir neden olmadan epilepsi nöbetleri ortaya çıkabildiği gibi, birçok tetikleyici de mevcuttur. Bunlar arasında enfeksiyonlar, kafa travmaları, kanamalar, bazı damar hastalıkları, doğumsal gelişimsel anomaliler, bazı metabolik bozukluklar, dijital elektronik temasın fazlalığı ve genetik nedenler epilepsi oluşumuna neden olabilir. Ayrıca epilepsi hastalarında uykusuzluk, ekran teması, bazı ışık aktiviteleri içeren ortam veya oyunlar, ilaçlar, enfeksiyonlar var olan hastalık nöbetlerini tetikleyebilen sebeplerdir.”


“Çocukluk ve yaşlılıkta daha sık görülebilir”


Epilepsi nöbetlerinin hangi yaşlarda başlayabileceğine değinen Doç. Dr. Güngen, “Hastalık cinsiyet olarak erkek ve kadınlarda eşit sıklıkta görülmektedir. Epilepsi nöbetlerinin yaş dağılımına baktığımızda ise geniş bir yaş aralığı ortaya çıkabilmekle birlikte, çocukluk ve yaşlılık döneminde daha sık ortaya çıktığı gözlenmektedir. Nöbet sırasında düşmeye bağlı beyin travmaları, vücutta oluşabilecek ciddi yaralanmalar olabilir. Ayrıca bazı nöbetler hastalarda hipoksi durumu oluşturarak beyne zarar verebilir” şeklinde konuştu.


“Kafa travmaları neden olabilir”


Doç. Dr. Belma Doğan Güngen, epilepsinin nedenlerini şu şekilde sıraladı: Kafa travmaları ve beyin enfeksiyonları, genetik, inme ve damarsal patolojiler, demansiyel veya diğer nörojeneratif hastalıklar, çocuk yaş grubundaki bazı malfarmasyonlar ve anne karnında geçirilen enfeksiyonlar, tümörler.”


“Baş dönmesi belirtiler arasında”


Epilepsi belirtilerinden bahseden Doç. Dr. Güngen, “Epilepsi hastanın beyindeki etkilenen bölgenin bozukluğuna göre belirtiler değişebilir. Baş dönmesi, vücutta kasılma, dişleri sıkma, baş sallama, sabit noktaya bakma, istemsiz göz kapağı oynaması, şuur kaybı, vücutta uyuşma hissi, ağızda çiğneme hareketi gibi birçok belirti görülebilir. Ayrıca nöbet öncesi korku, uyuşma, görme duyma değişiklikleri, hoş olmayan kokular gibi ‘aura’ dediğimiz öncü belirtiler olabilir” dedi.


“Hasta öyküsü (anamnez) teşhiste çok önemli”


Epilepsi tanısının nasıl konulduğunu dile getiren Doç. Dr. Güngen, “Nörolojik muayene ve hastanın öyküsü en önemlisidir. Tetkik olarak kan testleri incelenmelidir. Metabolik sorunları ve enfeksiyonu dışlamak için bu durum gereklidir. Elektroensefalogram (EEG), beyninizdeki elektriksel aktiviteyi kayıt altına alıp epilepsiyi teşhis etmek için kullanılan en yaygın testtir. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) ise beyin anatomik yapısını değerlendirmek için mutlaka istenmelidir” açıklamasında bulundu.


“Genetik yatkınlığı olanlar risk altında”


Doç. Dr. Güngen, epilepsi nöbetleri için risk altındaki grupları ise şöyle sıraladı: “Çocuk ve yaşlılar: Hastalık, erkek ve kadınlarda eşit sıklıkta görülmektedir. Epilepsi nöbetleri herhangi bir yaşta ortaya çıkabilmekle birlikte, çocukluk ve yaşlılık döneminde daha sık ortaya çıkmaktadır. Beyinde lezyonu olanlar: iskemi, kanama, travma, inme, enfeksiyon bulguları.


Genetik yatkınlığı olanlar


Elektronik ortama maruz kalma: Günümüzde elektronik ortama aşırı maruz kalma özellikle çocuklarda risk oluşturmaktadır.”


Tedavi seçenekleri


Doç. Dr. Güngen, epilepside tedavi yollarını ise şu şekilde paylaştı: “Medikal ilaç tedavisi. Cerrahi ameliyatlar: Epilepsi pili, nöbet aktivitesi tetikleyen lezyonu çıkarma vs. Ketojenik diyet. Uygun hastalarda ise vagus sinir stimülatörü denilen tedavi uygulanabilmektedir. Göğüs altına yerleştirilen pil, vagus sinirini belli aralıklarla uyarır.”


Yanlış önyargılar hastaların yaşam kalitesini düşürüyor


Epilepsinin uzun süreli tedavi ve izleme gerektiren bir hastalık olup hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilediğini belirten Doç. Dr. Güngen, “Toplumda saklanmakta ve tanıları, tedavileri etkin olamayan birçok epilepsi hastası mevcuttur. Toplumun yanlış ön yargıları nedeniyle de bu hastaların yaşam kaliteleri daha da düşmektedir. Onların tüm sosyo-kültürel ve özel ihtiyaçlarını gözeten bir iletişim kurulup doğru yönlendirilmelidirler. Epilepsi ile ilgili hastaya ve yakınına tüm bilgiler verilmeli, ilaç düzenleme ve sakınılması gereken yaşam değişiklikleri anlatılmalıdır. Hastaya, hastalara yönelik hazırlanmış güncel internet siteleri hakkında bilgi verilmelidir” dedi.


Tedavi edilebilen bir hastalıktır


Epilepsinin tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu ifade eden Doç. Dr. Güngen, “Tek bir ilaçla bile çözüm sağlayan milyonlarca hasta mevcuttur. İlaçlarla hastaların kontrol altına alınma oranı yüksektir. Medikal tedaviye dirençli hastalarda ise, cerrahi ve vagal sinir stimülasyonu önerilmektedir. Nöbetlerin hastaların hayatlarını sosyal yaşamlarını olumsuz etkilemesini önlemek için tüm çabayı hasta ve hasta yakını ile birlikte göstermek gerekir. Hastalara uykusuzluk, açlık ve bazı ilaç gruplarının nöbetleri tetiklediğini belirtmek lazımdır” diyerek sözlerini noktaladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TESK Genel Başkanı Palandöken: "Altın alırken doğru adres seçmek çok önemli" TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, sahte altına dikkat çekerek, "Altın alırken doğru adresi seçmek çok önemli" dedi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, son dönemde altın fiyatlarında dalgalanmanın arttığına dikkati çekerek, "Altın alırken doğru adresi seçmek çok önemli. Yoksa bildiğiniz gibi bu tür işleri yapan insanlarla karşı karşıya geldiğinizde hem birikimleriniz, hem de moraliniz, hem de ekonomik değeri yüksek olan emtianızı birçok problemiyle karşılaşırsınız. Bilindiği üzere küresel gelişmelerin neticesiyle iniş çıkış da çok dalgalı bir vaziyette gidiyor. İnsanlar hemen koşuşturuyorlar. Hele bizim elimizde altın var deyip kuyumcunun önünde bekleyen vatandaşa bile kendi ellerindekini ’Hemen alın, sıraya girmeyelim’ falan derken bu tür hadiselerle de karşılaşmak mümkün. Onun için çok dikkat etmek lazım" dedi. Altın alırken bilinir ve güvenilir kuyumcu esnafının tercih edilmesi gerektiğini belirten Palandöken, "Güvenilir adreste bildiğiniz, tanıdığınız kuyumcunuzdan veya yine aynı şekilde kamudan alacağınız altınlar için makas aralığı biraz fazla olduğu için tabii insanlar fiziksel hemen alalım diye olayı çok incelemeden alabiliyor. Bunların hepsinden uzak durmalı. Orta Doğu’daki bu savaşla birlikte başlayan altındaki iniş çıkış, hatta ki çok büyük değerler kaybedenler bu kazananlar olduğu gibi sıkıntı yaşamaları mümkün. Böyle bir pazarda gözü dönmüşleri bu fahiş fiyatlı yüksek emtianın alışverişteki kar marjlarının makasını açmak için ’Ben de daha ucuz’ vesaire gibi bunlara da itibar etmemek lazım. Bilindiği üzere her dönemde altına ilgi veya birikim için en güvenilir liman olarak görünüyor. Ancak bilindiği üzere Ramazan Bayramı’ndan sonra da düğünlerin başladığını sayarsak, yine aynı şekilde bu özel günler vesairelerden sonra altına talep yükseldi. Ama bilindiği üzere tabii en çok fiyatların artması savaşla ilgili" diye konuştu. "İnternetten ve belgesiz altın alımı riskli" İnternet üzerinden yapılan altın alışverişlerinde risklerin arttığına dikkat çeken Palandöken, "Düşüşü de, aynı şekilde yükselişi de günlük kazanca döndürme imkanı varmış gibi alan yatırımın şekilleri farklı alanlara çekildi. Bir taraftan faizler düşerken, diğer taraftan bu imkan ortaya çıkınca tabii bunun da pazarı hayli arttı. Onun için vatandaşlar bu konuda bir kere sertifikası olmayan, kaç ayar, kaç gram olduğu yazılmayan herhangi bir ürüne itibar etmemeli. İkincisi söylediğim gibi mutlaka o esnaflarla temas kurulması lazım. Üçüncüsü ne? Dışarıda ’Ben de daha ucuz, işte çok sıkıştım. Bunları al, ben sıraya girmek istemiyorum. Ya 10 lira, 20 lira, 50 lira benim için çok önemli değil’ deyip ne kadar fiyat aralıklarıyla nelerin satıldığını, yine güvenilir olmayan sitelerden sakın ha sakın ’Stoğumuz var, bunları eritmek istiyoruz’ vs. itibar edilmemesi lazım. Mutlaka güvenilir, emin olduğunuz ürünlere yönelmeniz lazım. Yoksa hüsrana uğrayıp hem elinizdeki yılların birikimini hem de bu kıymetli maddenin bir anda elinizden gittiğini görmek mümkün. Sakin, güvenilir, aynı şekilde de alacağınız miktarı konuştuğunuz andan itibaren sertifikasına veya kuyumcuların geleneksel kartlarına yazılmak suretiyle belirgin noktalardan alınması sizin ve oradaki esnafın yararına olur" şeklinde konuştu.
Eskişehir Tarlada ortalama 15 TL olan marul tezgahlarda 100 TL’ye satılıyor Eskişehir’de üretici Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, marul fiyatlarının yüksek olmasıyla ilgili olarak, "Allah nasip ederse nisan ayı bereket ayı olacak. Bizim 10-20 TL’ye sattığımız marulu vatandaş belki 50 TL’ye tüketebilir ama bilin ki şu anki fiyat üreticideki fiyat değildir" dedi. Son günlerde pazar tezgahlarındaki yüksek fiyatıyla dikkat çeken marul, yaklaşık 100 TL’ye satılıyor. Üreticiler, tarlada ortalama 15 TL olan marulun aracılar ve satıcılar sebebiyle katlarca yüksek fiyatlara satıldığını iddia ederken, Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, konuyla ilgili değerlendirmede bulundu. Buluşan, plansızlıktan kaynaklanan bu duruma müdahale edilmesi gerektiğini söyledi. "Üreticide ortalama 15 TL olan ürünü tüketici 100 TL’ye yiyor" 2026 yılının ilk aylarında üreticideki marul fiyatlarının çok düşük olduğunu ifade eden Süleyman Buluşan, "O zamanlarda maliyetlerin çok yüksek olduğunu, üreticimiz bu fiyatlara marul sattığı takdirde üretimde sıkıntı olacağını söylemiştik. Yıllardır söyleyegeldiğimiz bir sözümüz var, bunun altını çizerek kendi sözüm de diyebilirim: Planlı üretim, planlı pazar. Bir ülke olarak buna geçmediğimiz takdirde, Hal Kanunu’nu bir an evvel yetiştirmediğimiz takdirde, üreticide üretilen bir ürün 10, 15, 20 TL iken, tüketici bunu 100 TL’ye yiyor. Bunun sorumlusu da bu plansızlıktır. Şu anda ülkemizin etrafında olan savaşlar nedeniyle akaryakıt çok yükseldi ve bu durum üreticiye anında yansıyor. Bir tarla 10 TL’ye işlenirken, şu anda 30 TL’ye işlenir hale geldi" şeklinde konuştu. "Bunun sebebi üretici değil, aradaki aracılardır" Marul üretiminin zorluğuna da değinen Buluşan, "Biz bu üretimi günlük yapmıyoruz; 15-20 gün veya bir ay önce bu ürün üreticinin elinden tüccarın eline veya herhangi bir konuma geçiyor. Maliyeti 20-30 TL satılan bu ürünler, şu anda 100-150 TL arasında seyrediyor. Bunun sebebi üretici değil, aradaki aracılardır. Bir an evvel bu Hal Yasası’nın çıkması gerekir. Üretici birlikleri yıllardır boş bekliyor. Bunun sebebi, hal mevzuatının uygulanamamasından, üretici birliklerinin devreye sokulmamasından kaynaklanıyor" ifadelerini kullandı. "Şu anda üreticimiz sahaya indi ve tarlalarda yeni üretim başladı" Firmaların üreticiden aldığı ürünlerin üzerine yüksek miktarda kâr oranı koyduklarını belirten Buluşan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğer üreticiyle tüccar arasında üretici birliği olursa bu iş çok çabuk çözülür; kimse kafasına göre fatura uygulayamaz ve yüksek fiyatlara satamaz. Üreticiyle tüketici arasındaki mesafeyi koruyabilmemiz için araya bu üretici birliklerini sokmak zorundayız. Kötü bir kara tablo çizmemizin anlamı yok. Şu anda üreticimiz sahaya indi ve tarlalarda yeni üretim başladı. Allah nasip ederse nisan ayı bereket ayı olacak. Halkımıza şu müjdeyi verebiliriz: 10-20 liraya bizim sattığımız marulu belki 50 liraya tüketebilirler ama bilin ki bu fiyat üreticideki fiyat değildir. İnşallah bu denge kurulur ve biz de üretmeye devam ederiz."
İstanbul Yurtta hava durumu Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, yurdun genelinin çok bulutlu, Bartın ve Kastamonu kıyıları ile Gaziantep, Kilis, Adıyaman, Ş.Urfa ve Mardin dışında kalan yerlerin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak, Doğu Anadolu’nun doğusunun yükseklerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olması bekleniyor. Yağışların; Ege kıyılarında yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. Doğu Akdeniz ile Güneydoğu Anadolu’da toz taşınımı bekleniyor. Hava sıcaklığının yurt genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın ise genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Kıyı Ege ve Doğu Akdeniz’de kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak yağışlı 15 İstanbul: Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 17 İzmir: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor. 16 Adana: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 20 Antalya: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 18 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı 16 Trabzon: Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı 16 Erzurum: Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu, zamanla karla karışık yağmur ve yüksekleri kar yağışlı 8 Diyarbakır: Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 17