GÜNDEM - 07 Aralık 2024 Cumartesi 13:47

Bağcılar Belediyesi personeline senaryo ödülü

A
A
A
Bağcılar Belediyesi personeline senaryo ödülü

Bağcılar Belediyesi personeli Elvan Ezber, katıldığı bir ulusal senaryo yarışmasında büyük bir başarıya imza attı. Ezber’in kaleme aldığı “Herkes bir gün evine dönmek ister” isimli eser 3’üncülüğe layık görüldü.


Kütahya Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Geleneksel Senaryo Yarışması sonuçlandı. Ulusal çapta düzenlenen ve yoğun ilgi gören yarışmada dereceye girenler düzenlenen özel bir törenle ödüllendirildi. Kütahya Hezar Dinari Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; çok sayıda sanatsever iştirak etti. Alzheimer hastası dedesini anlatıyor. Heyecanlı anların yaşandığı törende Bağcılar Belediyesi Basın ve Yayın Müdürlüğü’nde editör olarak görev yapan Elvan Ezber de ödüle layık görüldü. Ezber’in “Herkes bir gün evine dönmek ister” isimli eseri 3’üncü oldu. Ezber, senaryosunda Alzheimer hastası olan dedesinin son 20 gününü anlatıyor.


Ezber, senaryoda kimi zaman güldürdüğünü kimi zaman ağlattığını belirtti.


Başardığımı görmek bütün yorgunluğumu aldığını ve etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Elvan Ezber, “Hobi olarak yaptığım senaryo yazarlığında başarılı olmaktan dolayı çok mutluyum. Yarışmadan sonradan haberim oldu. Başvuru tarihinin bitmesine 10 gün kala yazmaya başladım. Geceleri yazarak değerlendirdim. Hatta sürenin dolmasına saatler kala senaryoyu sisteme yüklemiştim. Heyecanlı bir süreç oldu. Yoruldum ama başardığımı görmek bütün yorgunluğumu aldı” dedi.


Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir de Ezber’i tebrik ederek başarılarının devamını diledi.



Bağcılar Belediyesi personeline senaryo ödülü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli "Ebeveynli Oyun Grubu" projesine ailelerden yoğun ilgi İzmit’teki Anne Şehir Merkezi Akasya tarafından hayata geçirilen "Ebeveynli Oyun Grubu", ailelerden ilgi görüyor. Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığına bağlı Anne Şehir Merkezi Akasya’da ilk kez uygulanmaya başlanan proje, anneler ve çocukları bir araya getiriyor. 18-24 ay ile 24-36 ay olmak üzere iki farklı yaş grubuna özel hazırlanan programda minikler, anneleriyle katıldıkları oyun temelli etkinliklerle öğrenme sürecine dahil ediliyor. Uzman psikologlar eşliğinde gelişim takibi Haftada bir gün 10’ar kişilik sınıflarda gerçekleştirilen etkinliklerde, her çocukla birebir ilgileniliyor. Çocukların sosyal, bilişsel, duygusal ve fiziksel gelişimlerini destekleyecek şekilde planlanan program sayesinde miniklerin ince ve kaba motor becerileri ile dil ve problem çözme yetenekleri gelişiyor. Program süresince uzman psikologlar tarafından gözlemlenen çocuklar için gerekli durumlarda ailelere danışmanlık desteği de sunuluyor. Anneler için çok yönlü hizmet Merkezde çocukların yanı sıra anneler için de kapsamlı hizmetler yer alıyor. Kadınların fiziksel ve sosyal olarak desteklenmesi amacıyla pilates, fitness ve zumba gibi spor aktiviteleri düzenlenirken; psikolojik danışmanlık, diyetisyen ve fizyoterapi hizmetleri de ücretsiz veriliyor. Ayrıca anneler "Marifetli Eller Atölyesi"ndeki çalışmalara katılırken, çocuklar da "anne yanı" sınıflarında güvenle eğitim alıp eğlenceli vakit geçirebiliyor.
Kayseri Alerjiye hava etkisi Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Samet Özer, havaların ısınmasıyla birlikte alerjilerin en yoğun olduğu döneme girildiğini ve alerjik çocuklarda şikayetlerin arttığını söyleyerek, "Alerjinin hangi durumlarda nasıl ortaya çıktığı bize çok iyi bir fikir verebilir" dedi. Şu an tam bir mevsim geçişi ve alerjilerin en yoğun olduğu dönem olduğunu söyleyen Doç. Dr. Samet Özer, "Şimdi tam alerjilerin en yoğun olduğu dönemdeyiz aslında. Tam bir mevsim geçişindeyiz. Bahar aylarının sonuna ve yaz aylarının başına doğru ilerliyoruz. Tabi böyle olunca da artık polenler, çayırlar, çimenler ve alerjenler gitgide artıyor. Tozlarımız gitgide artıyor. Bu da ister istemez alerjik yatkınlığı olan çocuklarda bazı şikayetlerin oluşmasına sebep olabiliyor. Çocuğumuzda alerji olup olmadığı ya da alerjik şikayetlerle ilgili şunları söyleyebiliriz. Eğer mevsim dönüşüyle beraber çocukta devam eden bir öksürük şikayeti oluyorsa, burun akıntıları başlıyorsa, hapşırmalar oluyorsa, gözlerde kızarmalar ya da gözlerde sulanmalar, yaşarmalar oluyorsa çocuğumuzun alerjik olma ihtimali yüksek demektir. Böyle durumlarda tabii soğuk algınlığıyla alerjik durumları birbirinden ayırmak çok önemli. Bunu tecrübeli gözler ve aileden alınan iyi bir hikaye ile birbirinden ayırmak genellikle mümkündür. Çoğu zaman tetkikler çok şart olmamakla beraber tetkiklerden de faydalanılabilir alerjileri ayırt etmek için" dedi. "Hassasiyet tespiti çok önemli" Özer, alerjilerde neye hassasiyet olduğunu tespit etmenin çok önemli olduğunu söyleyerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Alerjilerden korunabilmek için öncelikle neye karşı hassasiyeti olduğunu tespit etmek çok önemli. Bunlar genellikle bir şüphe üzerine tespit edilebilir. Bu bazen ailenin öyküsünden bazen de yapılan testlerle bilinebilir. Testlerin bu konudaki güvenilirlikleri hayli yüksek, yüzde 80-90’ların üzerinde güvenilirlikleri var testlerimizin. Fakat testlerde yüzde 100 güvenilirlik tam elde edemeyebiliriz. O yüzden aileden alınan öykü ve çocuğun klinik durumu bizim için çok değerli. Çocuğun ne zaman, nerede, hangi zamanlarda, hangi ortamlarda ne tür şikayetlerin ortaya çıktığı bize alerji hakkında çok iyi bir fikir verebilir. Alerjik durumu tespit ettikten sonra tabii ki şikayetlerin düzeltilebilmesi için neler yapılabilir, aileyle birlikte bunların planlanması gerekir. Çünkü her çocuğun alerjeni farklı olabilir, her çocuğun alerjik şiddeti farklı olabilir, her çocukta kullanılması gereken ilaçlar ya da alınması gereken tedbirler farklı olabilir." Alerjik olduğu bilinen çocuklarda erken dönemde ilaç kullanılmasının ağır hastalıkların önüne geçebileceğini söyleyen Samet Özer, "Örneğin bir çocukta polen alerjisi varsa polenlerin özellikle yaygın olduğu öğle saatlerine kadar mümkün olduğunca polenlerden uzak kalmaları tercih edilir. Böyle dönemlerde maske kullanmaları, gözlük takmaları çocuklardaki alerjik rinit semptomlarını, alerjik astım semptomlarının şikayetlerini azaltmakta yardımcı olur. Böylelikle çocuklar atak geçirmeyi de azaltmış oluruz. Çocuklarda aynı zamanda alerjik şikayetlerde dikkat edilmesi gereken şeylerden bir tanesi, çocuğumuzun alerjik olduğunu biliyorsak mevsiminden önce bazen ilaç kullanmaya başlamak çocuğun ağır hastalıklar geçirmesinin önüne geçebilir. Bu konuda ailelerin dikkatli olmasını kesinlikle tavsiye ederim. Çocuğumuzun alerjeninden uzak kalması için elimizden gelen çabayı sarf etmemiz gerekir" ifadelerini kullandı.
Samsun Yağız’ın inanılmaz değişimi: 5 yaşında 90 kiloydu, 11 yaşında 40 kilo Samsun’da doğuştan leptin hormonu eksikliği nedeniyle tokluk hissi oluşmayan ve 5 yaşında 90 kiloya kadar çıkan Yağız Bekte, uygulanan tedavi sayesinde 11 yaşında 40 kiloya düştü. Bir dönem yürümekte dahi zorlanan çocuk, bugün yaşıtlarıyla birlikte oyun oynayıp etkinliklere katılabiliyor. Samsun’un Tekkeköy ilçesinde yaşayan Sedat (44) ve Sevda Bekte (35) çiftinin ikinci çocukları olan 11 yaşındaki Yağız Bekte, doğuştan gelen leptin hormonu eksikliği nedeniyle bebeklik döneminden itibaren hızla kilo aldı. Henüz 1 buçuk yaşındayken 32 kiloya ulaşan Yağız, 2 yaşında 37, 3 yaşında ise 55 kilo oldu. Kilosu 5 yaşında 90’a kadar yükselen çocuk, fazla kiloları nedeniyle bir dönem solunum cihazına bağlanmak zorunda kaldı. Sağlık Bakanlığı onaylı özel tedaviye alınan Yağız’ın yaşamı, tedavinin olumlu sonuç vermesiyle değişti. 2022 yılından itibaren düzenli şekilde kilo vermeye başlayan Yağız, 11 yaşında 40 kiloya düşerek yaşıtlarıyla aynı boy-kilo indeksine ulaştı. İlk kez arkadaşlarıyla birlikte gezip eğlenebilen Yağız, çeşitli etkinliklere katılmanın mutluluğunu yaşarken, hayatında ilk kez yaşıtları gibi gezip eğlenirken, adrenalin dolu zip coasterda kaymayı da ihmal etmiyor. "Eskiden kilolarım nedeniyle yürüyemiyordum" Eskiden hastalığı nedeniyle fazla kilolarından dolayı yürüyemediği için yaşıtları gibi etkinliklere katılamadığını ve buna çok üzüldüğünü ifade eden 4. sınıf öğrencisi Yağız Bekte, "Eskiden çok kiloluydum. Şimdi ise gayet iyiyim. Eskiden hiçbir etkinliğe katılamıyordum. Çok kilolu olduğum için yürüyemiyordum. Şimdi kilom gayet iyi. Eskiden arkadaşlarımın yaptığı etkinlikleri yapamıyordum, şimdi ise yapabiliyorum. Bunun için çok mutluyum" dedi. "Yağız, arkadaşlarını görünce üzülür ve ağlardı, şimdi tüm parkurlarda oynayabiliyor" Yağız’ın yaşıtları ile aynı kiloya gelmesinin hem Yağız hem de kendileri için büyük mutluluk kaynağı olduğunu ifade eden baba Sedat Bekte ise "Yağız çok zor dönemlerden geçti. Çok kiloluydu. Zayıflaması için özel bir tedavi görmesi gerekiyordu ve tedavisini görüyor. Şu anda başarılı bir şekilde zayıflamış durumda. Artık o da yaşıtları gibi etkinliklere katılmaya başladı. Yağız, 11 yaşına girmek üzere. Bu hâllerini görmek güzel bir duygu. Önceden bir yerlere gidemiyorduk, gezemiyorduk. Yağız arkadaşlarını gördüğü zaman hep ağlar ve üzülürdü. ‘Ben niye gidemiyorum?’ diye ağlardı. Şimdi onun için büyük bir hediye oldu. Şimdi tüm parkurlarda oynayabiliyor. Yağız’ın tedavisi kontrol amaçlı devam edecek. Yağız, 2022 yılından itibaren sağlıklı bir şekilde kilo veriyor. Bakanlık onaylı tedavisi güzel bir şekilde devam ediyor" diye konuştu. Doktor kontrolü altında yaşamını sürdüren Yağız Bekte’nin tedavisinin ömür boyu devam edeceği öğrenildi.