ÇEVRE - 02 Haziran 2026 Salı 14:03

Bakan Bayraktar: "Sıfır Atık Festivali boyunca kullanılacak elektriğin tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak"

A
A
A
Bakan Bayraktar: "Sıfır Atık Festivali boyunca kullanılacak elektriğin tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak"

Sıfır Atık Festivali öncesinde düzenlenen basın lansmanında konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Dünyada bir ülke olarak bu anlamda ev sahipliği yapmış olacağız. Festival boyunca kullanılacak elektriğin tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak. Böylece dünyanın ilk yenilenebilir kaynak sertifikalı festivali olmuş olacağız" dedi.


İstanbul Atatürk Havalimanı’nda 4-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek olan Sıfır Atık Festivali öncesinde basın lansmanı gerçekleştirildi. programa Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul Valisi Davut Gül ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samet Ağırbaş katıldı.



"Enerji verimliliği ile sıfır atık arasındaki güçlü ilişkiyi test ederek öğrenecekler"


Burada konuşan Bakan Bayraktar, festival kapsamında katılımcıların uygulayarak öğreneceğinden bahsederek "Festival alanında çocuklardan gençlerimize, ailelerden teknoloji meraklılarına kadar herkesin kendisine hitap eden farklı uygulamalar, farklı tecrübeler olacak. Yenilenebilir enerji teknolojilerinden yapay zeka destekli uygulamalara, geri dönüşüm atölyelerinden sürdürülebilir ulaşım çözümlerine kadar çok geniş bir içerik hazırlandı. Çok ciddi bir çalışma yapıldı. Burada ziyaretçilerimiz enerji verimliliği ile sıfır atık arasındaki bu güçlü ilişkiyi test ederek, deneyerek öğrenecekler. Elektronik atıklardan kritik madenlerin geri kazanımına, biyogaz üretiminden sürdürülebilir tarım uygulamalarına kadar birçok yenilikçi çalışmayı da uygulamalı olarak görme fırsatı bulacaklar" diye konuştu.



"Dünyanın ilk yenilenebilir kaynak sertifikalı festivali"


Bu festivalle dünyada bir ilke imza atılacağına değinen Bayraktar, "Festivalin başka bir özelliği var. Dünyada bir ülke olarak bu anlamda ev sahipliği yapmış olacağız. Festival boyunca kullanılacak elektriğin tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak. Bu durum YEK-G belgeleriyle doğrulanmış olacak. Böylece dünyanın ilk yenilenebilir kaynak sertifikalı festivali olmuş olacağız. Organizasyon sadece bugünü değil, geleceği de şekillendirme iddiası taşıyor. Çünkü enerji verimliliği, aynı zamanda kaynakta tasarruf ve geri dönüşüm, Türkiye’nin enerjide bağımsızlık hedefinin temel unsurlarıdır" dedi.



"Festivale tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz"


Konuşmasının devamında vatandaşları festivale davet eden Alparslan Bayraktar, "Bu yıl çok önemli bir yıl. Çünkü Türkiye COP31’e ev sahipliği yapıyor. Dolayısıyla COP31 hareketinin, sıfır atık hareketinin COP31 sürecinde çok daha güçlü bir küresel karşılık bulacağına yürekten inanıyorum. Çünkü sürdürülebilir bir geleceği ancak onların bilinçli katkılarıyla sağlayabiliriz diye düşünüyorum. 4-7 Haziran tarihleri arasında burada, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenleyeceğimiz bu festivale tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz" ifadelerini kullandı.


"Enerji ithalatımızı düşürmeye yönelik tedbirlerimiz var"


Basın mensuplarının sorularını cevaplayan Alparslan Bayraktar, "Bizim bütün gayretimiz Türkiye’nin dışa bağımlılığını düşürme meselesi. Türkiye 2022 yılında yaklaşık 96 buçuk milyar dolar enerji faturası ödedi. Bu, vatandaşımız üzerinde çok büyük bir yük. Enerji ithalatımızı düşürmeye yönelik tedbirlerimiz var. Yerli enerji ve yenilenebilir enerji kaynaklarını devreye almak gibi önemli çözüm önerilerimiz ve çabalarımız var. Artan talebi karşılayacağız. Çünkü herkesin enerjiye 7/24 ihtiyacı var. Bunu karşılamak lazım. Dışa bağımlılığı düşürüp Türkiye’yi enerjide bağımsız yapma hedefimiz var. Bir taraftan da sıfır emisyonlu veya karbon nötr emisyonlu bir ekonomi haline gelme hedefimiz var" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Anadolu’nun ritmi Kars’ta yeniden yankılandı Kars’ta Akılcı Fikirlerle Kaliteyi Artırma Stratejileri (KAFKAS) Projesi’nin alt projelerinden biri olan "Anadolu’nun Ritmi Projesi" kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenen Halk Oyunları Şenliği, birbirinden renkli görüntülere sahne oldu. Öğrencilerin kültürel mirasa sahip çıkma bilinciyle hazırladığı gösteriler, izleyicilerden tam not aldı. Şenliğe il genelindeki çeşitli okullardan öğrenci ekipleri katılırken, Anadolu’nun farklı yörelerine ait halk oyunları sahnelendi. Geleneksel kıyafetleriyle sahne alan öğrenciler, sergiledikleri performanslarla hem kültürel zenginliği gözler önüne serdi hem de izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Program boyunca Kafkas, Karadeniz, Ege ve İç Anadolu bölgelerine ait halk oyunları büyük ilgi gördü. Öğrencilerin aylar süren hazırlıklarının ürünü olan gösteriler, salondaki davetliler tarafından uzun süre alkışlandı. Veliler, öğretmenler ve protokol üyeleri de öğrencilerin heyecanına ortak oldu. Şenlik kapsamında sahne alan ekipler, performanslarının ardından katılım belgeleriyle ödüllendirilirken, program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Kültürel değerlerin yaşatılması ve genç kuşaklara aktarılması adına önemli bir organizasyon olarak değerlendirilen Halk Oyunları Şenliği, katılımcılardan ve izleyicilerden büyük beğeni topladı. Etkinlik, Kars’ın kültürel hayatına renk katarken, Anadolu’nun zengin folklorik mirasının yaşatılmasına da önemli katkı sundu.
Şanlıurfa Haliliye’de 15 kırsal mahalleye daha spor yatırımı Haliliye Belediyesi, gençlere yönelik yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Hayatın her alanında vatandaşlara dokunan hizmet ve projeleri hayata geçiren Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, ilçedeki gençlerin sporla iç içe bir yaşam sürmesi amacıyla önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor. Gençlerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi ve kötü alışkanlıklardan uzak durması için spor faaliyetlerine ve altyapı yatırımlarına büyük önem veren Başkan Mehmet Canpolat, Spor Toto iş birliğiyle 15 kırsal mahallede sentetik semt sahası yapımını başlattı. İbrik, Şenocak, Sarışeyh, Gülveren, Kavakbaşı, Akdoğan, Büyük Mirdesi, Anaz, Parmakkapı, Güvenli, Yarımsu, Emirler, Üçkuyu, Bakımlı ve Yenice mahallelerinde yapımı süren sentetik semt sahalarının kısa süre içerisinde tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunulması hedefleniyor. Özellikle çocuklar ve gençler için modern spor alanları oluşturmayı amaçlayan Haliliye Belediyesi, bu yatırımlarla kırsal mahallelerdeki spor altyapısını güçlendirmeyi sürdürüyor. Tamamlandığında mahalle sakinlerinin sosyal yaşamına da önemli katkı sunacak olan sahalar, gençlerin spor yapabilecekleri güvenli ve modern alanlar olarak hizmet verecek. Bu yılın temel atma ve açılışlar yılı olacağını her fırsatta dile getiren Başkan Mehmet Canpolat, ilçeye kazandırılacak yatırımların bununla sınırlı olmadığını belirtti. Canpolat, Amatör Spor Kulüpleri Tesisi, Açık Okçuluk Tesisi, Yarı Olimpik Yüzme Havuzu ve 15 adet sentetik halı saha projesinin de en kısa sürede tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunulacağını ifade etti. Gençlerin her zaman yanında olduklarını vurgulayan Başkan Canpolat, Haliliye’ye kalıcı eserler kazandırmaya devam edeceklerini kaydetti. Öte yandan Haliliye Belediyesi, daha önce de merkez ve kırsal mahallelerde toplam 21 adet semt sahasını tamamlayarak gençlerin hizmetine sunmuştu. Yeni yatırımlarla birlikte ilçedeki spor altyapısının daha da güçlenmesi ve gençlerin spora erişiminin artırılması hedefleniyor.
Aydın HBX Academy, "Antiviral ve antibakteriyel özelliğe sahip koruyucu maske’ patenti aldı Merkezi Aydın’da bulunan ve çeyrek asırdan bu yana çeşitli çalışmalara imza atan ve 18 patente sahip HBX Ar-Ge bünyesindeki HBX Academy, küresel salgınlara karşı yaptığı hazırlık çerçevesinde antiviral ve antibakteriyel özelliklere koruyucu maske patenti aldı. TR 2020 04008 B numaralı maske patentinin yenilikçi koruyucu ekipman sağlık teknolojileri açısından alanında dikkat çekici bir çalışma olduğu belirtildi. Aydın’da ADÜ Teknokent ekosistemi, Karya Farma HBX Ar-Ge çalışmaları ve HBX Academy çatısı altında değerlendirilen HBX-HGCM236 kodlu antiviral ve antibakteriyel özellikli koruyucu maske patenti, kişisel koruyucu ekipman alanında önemli bir araştırma başlığı olarak değerlendiriliyor. Geliştirilen 3 katmanlı maske ile solunum yoluyla bulaş riski taşıyan bakteri ve virüslere karşı fonksiyonel bir koruyucu özelliği taşıdığı belirtildi. Çalışma ile ilgili bilgi veren HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, "Bu proje havada bulunan bakteri ve/veya virüslerin solunum yoluyla vücuda alınmasını azaltmaya yönelik özel bir koruyucu maske yapısını konu alıyor. Çalışmamızı, özellikle salgın hastalıklar, hastane enfeksiyonları, saha koşulları, acil durum uygulamaları ve biyogüvenlik ihtiyaçları açısından önemseyerek HBX-2371’in biyoaktif yaklaşımını maske teknolojisine taşıdık. Bu çerçevede HBX-HGCM236 kodlu maske patenti; yalnızca fiziksel bir bariyer oluşturan klasik maske anlayışının ötesinde, çok katmanlı yapısı ve fonksiyonel koruyucu yaklaşımıyla dikkat çekiyor" dedi. "Üç katmanlı özel koruyucu yapı" Geliştirdikleri koruyucu maskenin, temel olarak üç katmanlı özel bir yapıdan oluştuğunu kaydeden Başlık, "Maske yapısında dış ortamla ilişkili katman, ara katman ve ağızla temas eden iç katman birlikte görev yapıyor. Her bir katmanın özel işlemlerden geçirilerek hazırlanıyor. Bu katmanların bir araya getirilmesiyle çok katmanlı bir koruma oluşturuluyor. Bu yapı sayesinde maskenin, dış ortamdan gelebilecek biyolojik risklere karşı daha fonksiyonel bir koruyucu ekipman yaklaşımı sunması hedefleniyor. Bu özellikler maskeyi yalnızca mekanik filtreleme yapan bir ürün olmaktan çıkararak, mikroorganizmalara karşı fonksiyonel özellik taşıması hedeflenen bir koruyucu ekipman teknolojisi haline getiriyor" dedi. Çalışmaları, gıda mikrobiyolojisi ve doğal antimikrobiyal kaynaklar alanındaki bilimsel birikimiyle tanınan Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz’ün de değerlendirdiğini belirten Başlık, pandemi sonrası dönemde koruyucu ekipman teknolojilerinin çok daha stratejik bir alan haline geldiğini belirtti. Açıklamasında Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz’ün değerlendirmesine de yer veren Başlık, "Prof Dr. Gündüz hocamız bu çalışmayı "Antiviral ve antibakteriyel özellikli maskelerin yalnızca salgın dönemlerinde değil, geleceğin halk sağlığı ve biyogüvenlik stratejilerinde de önemli bir başlık olacağını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: Koruyucu ekipman teknolojileri artık yalnızca fiziksel bariyer oluşturan ürünler olarak görülmemelidir. Bakteriyel ve viral bulaş riskleri, hastane enfeksiyonları, saha uygulamaları, acil durum senaryoları ve biyogüvenlik ihtiyacı dikkate alındığında, antiviral ve antibakteriyel özellikli maskeler geleceğin önemli bilimsel araştırma başlıkları arasında yer almaktadır. HBX-2371’den gelen bilimsel yaklaşım maskeye farklı bir bakış kazandırıyor’ diyerek bu tür çalışmaların disiplinli bilimsel süreçlerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı" diye konuştu.