EKONOMİ - 04 Kasım 2025 Salı 12:26

Bakan Şimşek: ‘‘Sermaye piyasaları ağırlıklı finans modeline geçiş yapmak istiyoruz’’

A
A
A
Bakan Şimşek: ‘‘Sermaye piyasaları ağırlıklı finans modeline geçiş yapmak istiyoruz’’

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ‘‘Manipülasyon ile mücadelenin çok boyutu var. Cezaları çok daha ağır hale getirmemiz gündemimizdeki bir konu. Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. O alanda da bir düzenleme eksikliği olduğunu biliyoruz. Bu eksiklikleri gidereceğiz ve önümüzdeki dönemde manipülasyonla mücadelenin dozunu, kayıt dışılıkla mücadele dozunun da ötesine taşıyacağız’’ dedi.



Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından düzenlenen 9’uncu Sermaye Piyasaları Kongresi’nin açılış programına katıldı. Bakan Şimşek, programda yaptığı konuşmada sermaye piyasalarının geliştirilmesine yönelik kapsamlı mesajlar verdi. Bankacılık merkezli finansman modelinden sermaye piyasası merkezli yapıya geçişin Orta Vadeli Plan dahilinde olduğunu belirten Şimşek, fiyat istikrarı ve dezenflasyon süreci, manipülasyonla mücadele gibi konularda da açıklamalarda bulundu.


Sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve derinleştirilmesinin önemine ilişkin konuşan Bakan Şimşek, ‘‘Sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve derinleştirilmesinin Türkiye Yüzyılı hedeflerimizin önemli bir bileşeni olduğunu biliyoruz. Bu çerçevede düzenleyici çerçevenin sürekli iyileştirilmesi bizim için önemli bir odak noktasıdır’’ ifadelerini kullandı.


‘‘Sermaye piyasaları ağırlıklı finans modeline geçiş yapmak istiyoruz’’


Türkiye’de bankacılık ağırlıklı finansman modelinin ağırlıkta olduğunu belirten Bakan Şimşek, ‘‘Türkiye’de şirketlerin finansman ihtiyacının sadece yüzde 12’si sermaye piyasalarından karşılanmış. Yüzde 88’i bankacılık ve finans sektöründen. ABD’de bu rakam yüzde 60. AB’de ise sermaye piyasalarından karşılanan finansman yüzde 30’lar civarında. Biz bankacılık ağırlıklı finans modelinden sermaye piyasaları ağırlıklı finans modeline geçiş yapmak istiyoruz. Bu geçiş Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi gerçekleştirmemize güçlü bir destek verecektir. Kaynaklarımızı uzun vadeli üretken alanlara yönlendirmemiz gerekiyor. Bunu bankacılık sistemi üzerinden yapmamız kolay değil. Kaynaklarımızın lirada tutulmasını, lirada değerlenmesini liraya rağbeti artırmamız gerekiyor. Bu da sermaye piyasaları ağırlıklı bir modeli gerektiriyor. 2025’in ilk 9 ayına bakarsanız toplam finansmanın yüzde 34’üne yakını sermaye piyasalarından elde edilmiş, bankacılık sektörünün payı düşmüş. Bu kısmen belki konjonktüreldir ama yine de trend çok önemlidir. Aslında bizim varmaya çalıştığımız nokta da bunun benzeri ve ötesi. Yani sermaye piyasalarının ağırlıklı olarak Türkiye’de finansman ihtiyacının karşılandığı bir alana dönüşmesi. Dolayısıyla ilerleme var, bu güzel bir gelişme. Bunu devam ettireceğiz’’ şeklinde konuştu.


‘‘Manipülasyon ile mücadele olmazsa olmazımız’’


Manipülasyonla mücadelenin dozunun artırılacağına dikkat çeken Bakan Şimşek, ‘‘Bu alanda düzenlemeye ihtiyaç olacak. Cezaları çok daha ağır hale getirmemiz gündemimizdeki bir konu. Manipülasyon ile mücadelenin çok boyutu var. Finansal okuryazarlık onlardan bir tanesi. Manipülasyonla mücadelede tabii ki finansal okuryazarlık esastır fakat yine de bizim cezaları artırma yönünde ve düzenleyici çerçeveyi güçlendirme noktasında bir ilave çabamız olacak. Eğer manipülasyonla güçlü mücadele edemezsek bu alana olan güven zayıf kalır. Onun için bu bizim olmazsa olmazımızdır. Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. O alanda da bir düzenleme eksikliği olduğunu biliyoruz. Bu eksiklikleri gidereceğiz ve önümüzdeki dönemde manipülasyonla mücadelenin dozunu, kayıt dışılıkla mücadele dozunun da ötesine taşıyacağız. Bu kongredeki belki de duymak istediğiniz, benim de iletmek istediğim en önemli mesaj bu’’ şeklinde konuştu.


Sermaye piyasalarında yatırımcı tabanının geliştiğini görmenin sevindirici olduğunu belirten Şimşek, hem fonların büyüklüğünün hem borsada işlem gören şirket sayısındaki artışın hem de yatırımcı sayısındaki artışın ekosistemdeki pozitif enerjiyi gösterdiğini söyledi.


Bunlara rağmen hisselerin sadece 51 gün tutuluyor olmasının ayrı bir problem olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, ‘‘Bu konular hakikaten üzerinde çalışmamızla sonuç alacağımız, sadece regülatörlerin, düzenleyici kuruluşların, kamunun yapabileceği bir iş değil. Bütün sermaye piyasalarının, ekosistemin birlikte başaracağı bir konu. Dolayısıyla yabancı yatırımcının gelmesini, eski seviyelere gelmesini istiyoruz. Bunun için de yapacağımız birtakım düzenlemelerle sisteme olan güvenin güçlendirilmesi, ekosistemin iyi işlemesi, en önemlisi de dezenflasyon programının başarıya ulaşması gerekiyor. 2023’ten bu yana ilgi arttı, doğru bir trendde ve doğru yoldayız. Sermaye piyasalarının derinleştirilmesi bizler için en önemli hedeflerin başında geliyor’’ diye konuştu.


Bakan Şimşek, ‘‘Dezenflasyonla birlikte tekrar piyasalar derinleşecek ve Borsa İstanbul’un piyasa değerinin GSYH’ye oranı kendisine benzer ülkelerle yarışacak noktaya gelecek. Yani bugün üç yıllık hareketli ortalamalara bakarsanız yüzde 32 civarı ama 2024 sonu itibarıyla yüzde 29 civarı. Bunun mutlaka dünya ortalamalarına varması biraz zaman alır ama bunun ikiye katlanması oldukça gerçekçi, makul bir hedef olarak görülebilir’’ sözlerini ifade etti.


‘‘Borsa bir oyun alanı değildir’’


Halka arzlarda sermaye piyasası kurulundan tek beklentilerinin olduğunun altını çizen Şimşek, ‘‘Kural bazlı gitmemiz lazım. Sürecin şeffaf, kurala dayalı olması lazım. Bu yönde de önemli adımlar atıldığını biliyorum. Halka arzların da önümüzdeki dönemde tekrar güçlü şekilde başlaması da önemli bir husus. Kurumsal yönetişim ve şeffaflığa değindim. Bu alanda hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Manipülasyonla mücadele konusunu zaten konuştuk. Finansal okuryazarlık en kritik bileşenlerin başında geliyor. Bence uzun vadeli bakış açısının eksik olmasının da temelinde bu var. Yoksa mevduatın vade olarak pay sahipliği süresi başka türlü anlatılamaz’’ dedi.


Borsanın bir oyun alanı olmadığını vurgulayan Bakan Şimşek, ‘‘Uzun vadeli bir perspektifle gerçek bir ortaklığın tesis edilmesi esastır. Gerçek bir pay sahipliği, gerçek bir ortaklık... Dolayısıyla bütün bu konularda sektörümüzle hemfikiriz. Sektörümüzün beklentileriyle bizim vizyonumuz tam da örtüşüyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzle ve sektörün bütün ekosisteminin bileşenleriyle birlikte çalışacağız ve bunları başaracağız’’ dedi.


‘‘Fiyat istikrarı bizim en büyük önceliğimizdir ve burada ilerleme var’’


Dezenflasyon sürecine ilişkin de bilgi paylaşan Bakan Şimşek, ‘‘Fiyat istikrarı bizim en büyük önceliğimizdir ve burada ilerleme var. Mali disiplin aslında sermaye piyasalarının gelişmesi açısından da çok önemlidir. Fiyat istikrarı olmazsa olmaz ama mali disiplin de ciddi katkıda bulunacak bir birleşendir. Sürdürülebilir cari açık da makro finansal istikrar açısından çok değerlidir. Dolayısıyla bizim temel önceliklerimiz bunlar. Bu önceliklerde ilerleme sağladık. Bu ilerlemenin kalıcı hale gelmesi için de yapısal dönüşüm esas gündemimizdir’’ açıklamasında bulundu.


Dezenflasyon programını üç evreli düşündüklerini, şu anda ikinci evrede olduklarını belirten Şimşek, ‘‘Nihai hedefimiz sürdürülebilir yüksek büyüme ve kapsayıcı büyüme, yani daha adil gelir dağılımıdır. Bakın enflasyonda bir düşüş var. Kim ne derse desin, 1-2 aylık yavaşlama bunlar normaldir. Hiçbir zaman lineer gitmiyor. Gerçek hayatta iniş çıkışlar oluyor. Önemli olan trendin kalıcı olarak ne yöne gittiğidir. Bu sene enflasyon niye 20’li rakamlar değil de 30 civarında bir rakamda kalacak diye sorarsanız önemli faktörlerden bir tanesi yaşadığımız kuraklık ve zirai don kaynaklı gıda enflasyon şoku diyebiliriz’’ şeklide konuştu.



Bakan Şimşek: ‘‘Sermaye piyasaları ağırlıklı finans modeline geçiş yapmak istiyoruz’’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Gümüşhane’de üniversite öğrencileri afet tatbikatında yarıştı Gümüşhane’de düzenlenen afet tatbikatında üniversite öğrencileri, gerçeğini aratmayan parkurlarda yarıştı. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında düzenlenen tatbikatta üniversite öğrencileri kıyasıya yarıştı. Program kapsamında Gümüşhane Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Avrasya Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi öğrencileri, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibinin de desteğiyle oluşturulan senaryolarda bilgi ve becerilerini ortaya koydu. Toplam 10 ekipten oluşan 40 öğrenci, hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etaplarında mücadele etti. Gerçek afet senaryoları baz alınarak hazırlanan uygulama alanlarında öğrencilerin mezun olmadan önce sahada karşılaşabilecekleri zorlukları deneyimlemeleri amaçlandı. Etaplarda afet anında uygulanan müdahale yöntemleri birebir simüle edilirken, ekip çalışması ve kriz yönetimi ön plana çıktı. Etkinlikte yalnızca teknik ekipman kullanımına değil, ekip liderliği, koordinasyon ve kişisel gelişim konularına da dikkat çekildi. Organizasyonun üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendirmesi, öğrenciler arasında bilgi aktarımını artırması ve yeni iletişim ağlarının kurulmasına katkı sağlaması hedeflendi. "Öğrencilerimizi gerçeğe yakın senaryolarla test ettik" Etkinliğin ekip içerisindeki iletişimi geliştirmek için de büyük önem taşıdığını vurgulayan Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Olcay Karaoğlu, "Bugün burada UNIDES projesi kapsamında 4 üniversite ile birlikte AFAD ve UMKE ekiplerinin de katılım sağladığı bir program gerçekleştirdik. Program kapsamında afet tatbikatı yapıyoruz. Tatbikatta hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etapları yer alıyor. Her üniversiteden çeşitli ekiplerle katılım sağlandı. Yaklaşık 10’un üzerinde ekip oluşturduk. Ekipleri öğrencilerimiz arasından dengeli bir şekilde seçmeye çalıştık. Burada alınan ödüller sadece kupa ya da madalyadan ibaret değil. Aynı zamanda üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendiren, öğrencilerin kendi aralarında bilgi aktarımı yapmasını sağlayan ve üniversiteler arasındaki network ağını geliştiren bir organizasyon gerçekleştiriyoruz. Burası gerçek hayatta yaşanabilecek afet senaryolarına göre simüle edildi. Öğrencilerimiz mezun olmadan ve sahaya çıkmadan önce bu zorlukları yaşayarak mesleklerine daha hazır hale geliyor. Bugün burada kurduğumuz 4 etapta öğrencilerimizi yarıştırıyoruz. Triyaj, ileri yaşam desteği, dar alan ve taşıma etapları, afet anında gerçekleştirilen uygulamaların birebir simülasyonu olarak hazırlandı. Amacımız öğrencilerimizi bu konuda geliştirmek. Ayrıca burada sadece ekipman kullanımının değil, ekip liderliğinin ve kişisel gelişimin de ne kadar önemli olduğunu göstermeyi hedefliyoruz. Bir liderin ekip üzerindeki etkisini öğrencilerimize uygulamalı şekilde aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. "Ekip ruhunu geliştirmeye çalıştık" Trabzon Üniversitesi Tonya Meslek Yüksekokulu Paramedik Bölümü öğrencisi Rüfeyda Hanım Çiçek de, "Tatbikatta ekiple birlikte olay yerine girdiğimizde zorlandık. Çünkü parkurlar ve hastalar çok gerçekçiydi. Kendimi gerçekten olay yerinde gibi hissettim. Parkurlarda hocalarımızın da yardımıyla zorlanmamak için elimizden geleni yaptık. Ekip ruhunu konuşturmaya çalıştık" diye konuştu. Aynı bölüm öğrencisi Enes Kaplan, "Tırmanma alanında zorlandık. İlerideki mesleğim açısından iyi bir tecrübe oldu bana. Daha sonra triaj alanına girerek burada ekip içi iletişimimizi test ettik. En son etapta enkaz içerisinde yaralı taşımaya çalıştık. Bu da bizi zorladı ama yine de bize tecrübe kazandırdı" ifadelerini kullandı.
Samsun Zeki Yavru: "Futbolu Samsunspor’da bırakmak istiyorum" Samsunspor’un kaptanı Zeki Yavru, 2-3 sene daha takımda oynayıp futbolu burada noktalamak istediğini söyledi. Süper Lig ekiplerinden Samsunspor, Cumartesi günü deplasmanda oynayacağı Başakşehir maçının hazırlıklarını Teknik Direktör Thorsten Fink yönetiminde sürdürdü. Sakatlıkları bulunan Olivier Ntcham ve Celil Yüksel takımdan ayrı düz koşu yaparken, takım kaptanı Zeki Yavru ise antrenman öncesinde açıklamalarda bulundu. "Çok güzel bir sezon geçirdik" 4 kulvarda yarışmalarına rağmen çok güzel bir sezon geçirdiklerini dile getiren Zeki Yavru, "Genel tabloya baktığımız zaman bizim adımıza çok güzel geçen bir sezon olduğunu düşünüyorum. Bugün hala son iki hafta kala beşincilik şansı bulunan Samsunspor bence çok başarılı bir sezon geçiriyor. O yüzden mutluyuz. Önümüzde iki karşılaşma var. İkisini de kazanmak istiyoruz ve sonrasında ligi nerede bitireceğiz, pozisyonumuz ne olur hep birlikte göreceğiz" dedi. Bazı olumsuz olayların bu sezon ilk kez başlarına geldiğine dikkat çeken Zeki Yavru, "Çok uzun sakatlığı olan arkadaşlarımız oldu. Bir anda kadromuz çok eksildi. Trabzonspor, Gençlerbirliği ve Fenerbahçe ile oynadığımız Süper Kupa maçında çok eksik kadrolarla sahada mücadele ettik. O günkü şartlarda tam kadromuzla sahada olabilseydik belki de çok farklı sonuçlar olabilirdi. Süper Kupa’da da iddialı olabilirdik o dönemde. Ama dediğim gibi uzun süreli sakatlık yaşayan arkadaşlarımız oldu. O süreçler bizi etkiledi. Sonrasında Thorster Fink’in gelmesi ve sakat arkadaşlarımızın düzelmesi, transfer döneminin ardından takımın toplanması, hocanın da tabii ki katkısıyla birlikte yavaş yavaş takım yükselişe geçti" diye konuştu. "2-3 sene daha oynayıp futbolu burada noktalamak isterim" Samsunspor forması ile kariyerini noktalamak istediğini belirten Zeki Yavru, "Son haftalarda hepimizin gördüğü gibi dörtte dört yaptık. Evimizde Beşiktaş’ı, Galatasaray’ı yenmemiz bizim için çok güzel oldu. Bu sezon ben 40 maç oynadım. En az oynayan takım arkadaşımız zaten yaklaşık 30 maç süre aldı burada. 50 maç oynayan arkadaşlarımız var. Milli takımla birlikte belki de 60 maçı bulan arkadaşlarımız var. Benim de sezon sonunda sözleşmem bitecek. Ne olacağını ilerleyen süreçte göreceğiz. 4 sezondur buradayım. Saha içi, saha dışı, bu kulübe en iyi şekilde hizmet etmeye çalıştım. Başkanımızla da görüştüm. Hocamız da benimle görüştü. Ne olacağını göreceğiz hep birlikte. Hayırlısı olsun diyelim. Şimdi bir şey söylemeyeyim. Burada çok güzel günlerim oldu. Şehirde, camiamızla birlikte, taraftarımızla birlikte 2-3 sene daha oynayıp futbolu burada noktalamak isterim. Hedeflerimden biri bu" şeklinde konuştu. Hafta sonu oynanacak Başakşehir karşılaşmasını da değerlendiren Yavru, Başakşehir’i deplasmanda yenerek, galibiyet serisini sürdürmek istediklerini ifade etti.
Ankara 2 bin 200 öğrenci sanat festivalinde 50 metrelik dev brandayı boyadı Ankara genelinden 2 bin 200 öğrencinin katıldığı Sincan Sanat Festivali başladı. Festivalin açılışında yaklaşık bin öğrenci, aileleriyle birlikte ’Nezaket ve Aile’ temalı resimler yaparak, 50 metrelik dev brandayı boyadı. Sincan Kaymakamlığı ev sahipliğinde düzenlenen Sincan Sanat Festivali’nin açılış programı Lale Meydanı’nda gerçekleştirildi. Ankara genelinden öğrencilerin öğretmenleri ile katıldığı festivalde tiyatro, müzik ve resim alanlarında hazırlanan çalışmalar, 10 gün boyunca sanatseverlerle buluşacak. Açılış programında 2 bin 200 öğrenci, aileleriyle birlikte ’Nezaket ve Aile’ temalı resim etkinliğine katılırken, etkinlik kapsamında 50 metrelik dev branda boyandı. "Çocuklar burada olmaktan çok mutlu" Sincan Kaymakamı Levent Kılıç yaptığı konuşmada, "Sincan’da 3 yıldır Milli Eğitim Bakanlığıyla, Belediyemizle, sanayicilerimizle de katkı veriyorlar. Böyle bir bayram havasında, onlarla beraber okulların da, havaların da müsait olduğu dönemlerde güzel etkinlikler yapıyoruz. Çocuklar burada olmaktan çok mutlu. Konumuz bugün aile ve nezaket. Bu konu üzerinden resimler boyuyorlar. Bundan sonra salonlarımızda tiyatrolarımız, korolarımız boy gösterecek. Çocuklarımız biraz daha sosyal medyadan uzak olsun, daha sosyal çocuklar olsunlar" dedi. "Geçen yıl roman kahramanlarıyla festivalimizde yer almıştık" Mehmet Akif Ersoy İlkokulu Müdür Yardımcısı Gamze Peksat ise festivale daha önce de katıldıklarını belirterek, "Daha önce de yer almıştık, bu yıl da yer aldık. Boyanı al etkinliğiyle öğrencilerimizle katıldık. Çok güzel bir çalışma. Geçen yıl roman kahramanlarıyla festivalimizde yer almıştık. Bu sene ise kolektif resim çalışmalarıyla buradayız" diye konuştu. "Sınıf olarak tüm veliler geldik" Velilerden Tuğba Yalçın, öğretmenlerin vesilesiyle festivali öğrendiklerini açıklayarak, "Sınıf içi etkinlik olarak katıldık. Öğretmenimiz, aile ile beraber katılımın olmasını istedi. Biz de sınıf olarak tüm veliler geldik. Hem çocukların faaliyet olarak kendilerine bir şey katabilmeleri hem de toplu etkinlik olarak çok faydalı bir etkinlik" ifadelerini kullandı. "Aile etkinliği gibi bir görsel boyuyoruz" 2’nci sınıf öğrencisi Hüseyin Duman, etkinliği çok sevdiklerini dile getirerek, "Bu etkinlik çok güzel. Bir daha olmasını istiyorum. Bütün arkadaşlarım çok sevdi. Aile etkinliği gibi bir görsel boyuyoruz. Bu etkinliği ailem de çok sevdi" dedi. Festivalin 10 binden fazla katılımcıya ulaşması bekleniyor.
Samsun Minikler direksiyona geçti, vatandaşlar takla simülasyonunu deneyimledi Karayolu Trafik Güvenliği Haftası kapsamında, Samsun’da kurulan stant ve eğitim parkurları ile çocuklar akülü araçlarla trafik kurallarını öğrenirken vatandaşlar ise simülasyon araçları ve sarhoş gözlüğü uygulamasıyla trafikte güvenli sürüşün önemini deneyimledi. İlkadım ilçesindeki Saathane Meydanı’nda kurulan stantlar ve uygulamalı eğitim alanları vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Polis ve jandarma şapkası ile yeleği giyen minikler, içerisinde yaya ve okul geçitleri, kavşaklar, trafik levhaları ile ışıklı sinyalizasyon işaretlerinin bulunduğu Trafik Eğitim Halısı üzerinde akülü araç kullanarak temel trafik kurallarını öğrendi. Etkinlikler kapsamında vatandaşlarda özel olarak hazırlanan uygulama alanlarında çeşitli deneyimler yaşadı. Emniyet kemerinin önemine dikkat çekmek amacıyla kurulan simülasyon aracında katılımcılara kontrollü takla deneyimi yaşatıldı. Vatandaşlar emniyet kemerinin muhtemel kazalarda hayati önem taşıdığını uygulamalı şekilde gördüklerini belirterek herkesin trafik kurallarına uyması gerektiğini ifade etti. Programda ayrıca trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalarda başarı gösteren polis ve jandarma personeline başarı belgeleri takdim edildi. Etkinliğe Samsun Vali Yardımcısı Vekili Murat Bulacak, Samsun İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş ve Samsun İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Bahçepınar da katıldı.
Van Muradiye’nin minik yazarları ilk imzalarını attı Van’ın Muradiye ilçesindeki Bebek ve Çocuk Kütüphanesi tarafından "Hayallerimiz Sayfalara Sığdı" sloganıyla düzenlenen ilham verici buluşmada minik yazarlar ilk imzalarını attı. Kütüphane müdavimi olan ve hayallerini kaleme döken dört Yazel Efna, Ruken, Eflin ve Elanur isimli minik yazarlar, düzenlenen imza gününde ilçenin kurum amirleri, akranları ve aileleri ile bir araya geldi. Kütüphanenin minik kalemlerine protokol üyeleri tarafından "Geleceğin Yazarı Sertifikası" takdim edildi. Sertifikalarını alarak büyük mutluluk yaşayan minik yazarlar, kendileri için hazırlanan masalarda akranları, aileleri ve kurum amirleri için ilk kitaplarını gururla imzaladılar. Kütüphane kullanıcısı dört minik yazar; doğa sevgisi, aile yılı, kütüphane ve kitap kültürü gibi anlamlı temalarda kaleme aldıkları eserleriyle okurlarının karşısına çıktı. Kütüphane ortamında iyileşen çocukların kendi hikâyelerini anlatmaya başlaması, törene katılan misafirler tarafından büyük takdir topladı. Kütüphane Sorumlusu Miras Kızılkaya, küçük ellerin büyük eserler ortaya koyduğuna hep birlikte tanıklık ettiklerini belirterek, "Kütüphanemizi, hayallerin gerçeğe dönüştüğü bir üretim merkezi olarak görüyoruz. Minik yazarlarımızın bu ilk imza günü, aslında gelecekte yazacakları büyük başarı hikâyelerinin de ilk cümlesidir" ifadelerini kullandı. Program, minik yazarların protokol üyeleri, arkadaşları ve aileleriyle çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi.