POLİTİKA - 04 Nisan 2026 Cumartesi 12:08

Bakan Tekin: "AK Parti Türkiye’de insan haklarını, yasaksız bir Türkiye’yi politik uygulamalarının odağına yerleştirmiş ve ona göre hareket etmiştir"

A
A
A
Bakan Tekin: "AK Parti Türkiye’de insan haklarını, yasaksız bir Türkiye’yi politik uygulamalarının odağına yerleştirmiş ve ona göre hareket etmiştir"

"Anadolu İrfanı Değerleri Buluşmaları" programı kapsamında STK’larla bir araya gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Adalet ve Kalkınma Partisi ve Sayın Cumhurbaşkanımız bu yola çıkarken Türkiye’de demokrasiyi, insan haklarını, yasaksız bir Türkiye’yi bütün politik uygulamalarının odağına yerleştirmiş ve ona göre hareket etmiştir. Bu anlamda süreç içerisinde çok farklı konularla ilgili çok sayıda adımlar atıldı" dedi.


Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, "Anadolu İrfanı Değerleri Kahvaltı Buluşmaları" programı kapsamında Sivil Toplum Kuruluşu (STK) temsilcileri ile bir araya geldi. Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, Alevi Kültür Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Alevi Vakıflar Federasyonları Genel Başkan Yardımcısı Bektaş Avcı ve çok sayıda Sivil Toplum Kuruluşu (STK) temsilcileri katıldı.


"Çatışma kültürünün toplumda oluşturduğu ayrışmayı ortadan kaldıracak adımlar atmak gerektiğini her ortamda ifade ettik"


Programda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni yazarken, kurgularken 2014’ten itibaren 1. Maarif Kongresi’nde Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği, ’Milli seciyeyi esas alan bize ait bir eğitim politikası inşa etmek zorundayız.’ kurgusundan hareketle hem müfredatı hem de toplumsal yaşantımızdaki her olayı her anı bu anlamda değerlendirmeye özen gösterdik. Dünyada toplumsal yaşantılar teknolojik değişiklikler, siyasal mefhumalar, ideolojik tanımlamalar çok sık bir şekilde değişiyor. Her değişen mefhumanın kendi konjonktürel döneminde hem meşrulaştırmak için ya da politika uygulayıcıların kendi siyasal iktidarlarını devam ettirebilmek için ihtiyaç duydukları, bazen oluşturdukları, bazen devam ettirdikleri çatışma kültürünün konjonktürel olduğunu görmemiz ve bu çatışma kültürünün toplumda oluşturduğu ayrışmayı ortadan kaldıracak adımlar atmak gerektiğini her ortamda ifade ettik" dedi.


"Ayrıştıran politikalar toplumda hem ciddi bir enerji israfına, emek israfına sebebiyet veriyor"


Bakan Tekin, ayrıştırıcı ve ötekileştirici politikaların toplumda ciddi bir emek israfına yol açtığını dile getirerek, "Bir imparatorluk geleneğine sahip, bütün dünyada karikatürize edilmiş ifadeyle ’yetmiş iki buçuk milletin’ bir arada barış içerisinde yaşadığı, herhangi bir milletin diğer millete karşı ayrıştırıcı, ötekileştirici herhangi bir hususun içerisine girmediği bir toplumsal tarihimiz vardır. Bilhassa 19. yüzyılda bütün dünyada imparatorluklar sona ererken, imparatorlukların sona erdiği yere kurulacak modern ulus devletlerin en çok arzu ettikleri şey bir ulus tanımı oluşturmak ve bu ulus tanımında diğer unsurları ötekileştirerek ya da tek tipleştirerek bir mefhuma girmek. 19. yüzyılda dünyanın tamamındaki imparatorluklarda bu çaba vardı. Fakat bugün geldiğimiz noktada tek tipleştiren, ötekileştiren ve ayrıştıran politikalar toplumda hem ciddi bir enerji ve emek israfına sebebiyet veriyor, hem de toplumun bazı kesimlerini sürecin dışında tutacak, onları ayrıştıracak bir çatışma kültürünün devamı haline getiriyor. Türkiye’de bilhassa 1990’lı yıllarda bunun sonuçlarını çok bariz şekilde gördük. Etnik ya da dini sebeplerle toplumda ayrışmanın varlığından, çatışmanın varlığından siyasal ya da ekonomik çıkar elde eden kitleler bu çatışmayı körükleyen, bu çatışmayı devam ettirmeye çalışan politikalar takip ettiler, edildi" diye konuştu.


"Dini referanslarla yasaksız bir Türkiye’yi inşa etmek Sayın Cumhurbaşkanımızın 2001 yılından itibaren uyguladığı bir politika"


Alevi, Sünni, Türk, Kürt başta olmak üzere bu çatışma kültürünün kendi siyasal ve ekonomik çıkarlarını devam ettirmek arzusundaki kişiler tarafından körüklendiğini belirten Bakan Tekin şunları söyledi:


"2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi kurulurken Sayın Cumhurbaşkanımızın sıklıkla dile getirdiği konulardan bir tanesi de bu. Türkiye’de toplumsal barışı zedeleyen, toplumsal barışın ortaya çıkmasını engelleyen ve belli siyasal grupların kendi siyasi iktidarları için toplumun içerisine ektikleri nifak tohumlarının temizlendiği, tedavi edildiği bir Türkiye’yi; yasaksız hem etnisite anlamında hem de dini referanslarla yasaksız bir Türkiye’yi inşa etmek Sayın Cumhurbaşkanımızın 2001 yılından itibaren uyguladığı bir politika. 1990’lı yılların Türkiye’sini hatırlayın lütfen. Her gün bir terörize olayın haberi, içimizi burkan, bizleri huzursuz eden şehit haberlerinin geldiği bir ortam. Bunları ortadan kaldırmak için polisiye tedbirlerin dışında hiçbir tedbirin düşünülmediği bir Türkiye, bundan dolayı da OHAL diye bilinen bir uygulamanın olduğu bir Türkiye vardı. 2000’li yıllara girerken Türkiye’de OHAL’in kaldırılmasını tartışmak hiç kimsenin cesaret edemediği bir konuydu. 3 Kasım 2002 seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldikten sonra Kasım ayının sonunda, yani 2002 yılı Kasım ayı sonunda ilk yaptığı şey OHAL uygulamasını kaldırmak oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi yola çıkarken, Sayın Cumhurbaşkanımız bu yola çıkarken Türkiye’de demokrasiyi, insan haklarını, yasaksız bir Türkiye’yi bütün politik uygulamalarının odağına yerleştirmiş ve ona göre hareket etmiştir. Bu anlamda süreç içerisinde çok sayıda adım atıldı çok farklı konularla ilgili. Türkiye’deki azınlık vakıflarının gayrimenkullerinin iade edilmesinden tutun, en son geldiğimiz terörsüz Türkiye sürecine kadar."


Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın Cumhuriyet tarihindeki en önemli devrimlerden bir tanesi olduğuna dikkat çeken Bakan Tekin, "Bu tek başına değerlendirildiğinde belki çok anlamlı bir okuma yapamayabiliriz. O yüzden 2002’den itibaren bu anlamda atılan demokrasi, insan hakları perspektifinden atılan adımların hepsiyle beraber düşünüp geldiğimiz noktayı ona göre analiz etmemiz gerekir. Terörsüz Türkiye bu açıdan çok güzel bir örnektir. 2002’den itibaren belirli bir program dahilinde atılan adımlar sayesinde, Kürtçe konuştuğu için Türkiye’nin en popüler sanatçılarından bir tanesinin sosyete ortamlarında linç edildiği bir Türkiye’den; resmi devlet okullarında Kürtçe derslerinin verildiği, resmi televizyon kanallarında Kürtçe konuşulduğu bir Türkiye’ye geldik. Bunlar süreç içerisinde atılan önemli adımlar" ifadelerini kullandı.


Bakanlığı döneminde atılan adımlara da değinen Tekin, "2023 yılında Bakan olarak göreve başladıktan sonra da bu konuda hükümetimizin bu politikasını devam ettirecek Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim görev alanımıza giren konularda politika önerileri seti oluşturabilecek bir dizi etkinliği hep beraber, bu salondaki arkadaşlarla hep beraber yaptık. Onlarca toplantı yaptık, yol haritaları oluşturduk. Ben bu süreçte yaptığımız çalıştaylara, etkinliklere, programlara, raporların yazılmasına katkı veren dernek, vakıf, konfederasyon, federasyon başkanlarına, dedelerimize hassaten teşekkür ediyorum. Şu an geldiğimiz noktada bu devrimi devam ettirecek ikincil adımları nasıl atabiliriz, neler yapabiliriz sorusunu artık daha kararlı bir biçimde sorduğumuz bir dönemdeyiz. Geçtiğimiz hafta AK Parti’den iki Genel Başkan Yardımcısıyla yine bu konuyu değerlendirdik ve bir yol haritası oluşturduk. Bu yol haritasını da inşallah daha sonraki adımlarımızla daha sağlıklı bir zemine oturtup; Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin açtığı bu devrim niteliğindeki yolu, onların hedeflediği şekilde nihayete erdirecek adımları hep beraber atarız inşallah" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu Belediyesi’ne yönelik soruşturmada 3 kişi daha gözaltına alındı Bolu Belediyesi’ne yönelik ’icbar suretiyle irtikap’ soruşturması kapsamında belediye binasında arama yapılarak, 3 kişi daha gözaltına alındı. CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz, "Belediyemizin üç odasında arama yapıldı. Güvenlik kamerası kayıtları ve bazı materyaller jandarma ekipleri tarafından alındı" dedi. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, yürütülen ’icbar suretiyle irtikap’ soruşturması kapsamında geçtiğimiz ay tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturma kapsamında bugün sabahın erken saatlerinde belediye binasında arama başlatıldı. Jandarma ekipleri tarafından kurumdaki tüm bilgisayarlar ve dijital materyaller inceleme altına alınırken, CHP’li meclis üyesi Cihan Tutal, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan ve BOLSEV Vakfı Üyesi Ali Sarıyıldız gözaltına alındı. Jandarma ekipleri, belediye binasında yaklaşık 5 saat süren arama çalışmalarını tamamladı. Ekipler tarafından el konulan evrak ve bilgisayarlar, incelenmek üzere Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na götürüldü. "Belediyemizin üç odasında arama yapıldı" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz, Bolu Belediyesi önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Belediyenin üç odasında arama yapıldığını söyleyen Karagöz, "Hem başkanvekilimiz hem başkan yardımcılarımız ve avukatlarımızla birlikte süreç hakkında bilgi aldık. Sabah itibariyle çok sayıda jandarmamızla Bolu Belediyesi’ne bir şafak operasyonu düzenlendi. Belediyemizin üç odasında arama yapıldı. Güvenlik kamerası kayıtları ve bazı materyaller jandarma ekipleri tarafından alındı. Var olan soruşturma kapsamında bugün yine 3 arkadaşımız an itibarıyla sağlık kontrollerini gerçekleştirdiler. Yine aynı uygulamayla bir arkadaşımız Yeniçağa’da, bir arkadaşımız Dörtdivan’da ve bir arkadaşımız Bolu İl Jandarma Komutanlığı’nda gözaltına alınmış bulunmaktadır" dedi. Daha önce soruşturma kapsamında gözaltına alınan Naim Ayhan ve Ali Sarıyıldız, ifadeleri alınarak serbest bırakılmıştı.
Kütahya Kütahya’da ’2026 Yılı Tarımsal Destekleme Programı’ gerçekleştirildi Kütahya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 2026 yılı Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi ve Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri kapsamında düzenlenen tohum dağıtım programı gerçekleştirildi. Programa Vali Musa Işın, Milletvekilleri Adil Biçer ile İsmail Çağlar Bayırcı, AK Parti İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, İl Tarım ve Orman Müdürü Ertan Keleş, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mücahit Eracar ve üreticiler katıldı. Programda konuşan Vali Işın, tarımın Kütahya için stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, devletin çiftçiye yönelik desteklerinin artarak sürdüğünü ifade etti. Geçtiğimiz yıl çiftçilere 1 milyar 77 milyon liralık destek sağlandığını hatırlatan Vali Işın, bu yıl da destek miktarının daha da artmasının beklendiğini söyledi. Kütahya’nın 310 bin hektarlık tarım arazisine sahip olduğunu vurgulayan Vali Işın, ilin yalnızca bir tarım şehri değil, aynı zamanda sanayi, tarih ve turizm şehri olduğunu belirtti. Mevcut potansiyelin daha verimli değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Vali Işın, özellikle tarımda çalışan nüfusun yaş ortalamasının yükselmesinin önemli bir risk olduğunu ifade etti. "Kütahya hayvancılık ve bitkisel üretim alanında daha yüksek bir kapasiteye ulaşabilir" Hayvancılık ve bitkisel üretim alanında ilin daha yüksek bir kapasiteye ulaşabileceğini kaydeden Vali Işın, sulama yatırımlarına da değinerek son dönemde önemli projelerin hayata geçirildiğini, barajlardaki doluluk oranlarının memnuniyet verici seviyede olduğunu söyledi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile ilçe müdürlüklerinin üreticilere her türlü teknik destek ve danışmanlığı sunmaya devam edeceğini belirten Vali Işın, çiftçilerin daha fazla üretim için gayret göstermesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi. Konuşmasında milletvekillerinin ve ilgili kurumların tarımsal projelerin hayata geçirilmesindeki katkılarına da teşekkür eden Vali Musa Işın, yürütülen çalışmaların Kütahya tarımına önemli katkılar sağlayacağını ifade ederek projenin üreticilere hayırlı olmasını temenni etti.