TEKNOLOJİ - 13 Haziran 2024 Perşembe 17:30

Buluş yarışmasında ödüller sahiplerini buldu

A
A
A
Buluş yarışmasında ödüller sahiplerini buldu

Pendik Sanayici ve İş Adamları Derneği (PESİAD) tarafından Pendik Belediyesi’nin ortaklığıyla bu yıl 4’üncüsü organize edilen ’Pendikli gençler icat çıkarıyor’ konulu bilim yarışmasında birbirinden farklı projelerin yer aldığı törende ödüller sahiplerini buldu. Duruş bozukluğuna son, engelsiz trafikte yaşam sistemi, yapay zekayla dikkat testi gibi buluşlar dikkat çekti.


Pendik Sanayici ve İş Adamları Derneği (PESİAD) tarafından Pendik Belediyesi, Pendik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve çok sayıda kuruluşun işbirliğiyle, Pendik genelinde ortaokul ve lise düzeyinde bu yıl 4’üncüsü düzenlenen yarışmaya, liselerden 50, ortaokullardan 34 proje katıldı. Lise ve ortaokul düzeyindeki yarışmada gençler buluşlarını sergiledi. Duruş bozukluğuna son, engelsiz trafikte yaşam sistemi, yapay zekayla dikkat testi, okul ortamında otomatik yoklama alma konulu projeler ve sağlık, trafik, eğitim, siber güvenlik, sosyal yaşam gibi birçok konuyla ilgili projeler yer aldı. Gençler programa katılanlar projelerini heyecanla anlattı. Programın sonunda dereceye giren projelere para ödülü verildi.


Ödül töreninde konuşan Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin, "Biz Pendik Belediyesi ve diğer paydaşlarımızla, sponsorlarımızla beraber böyle bir organizasyonu daha 4 yıldan beri gerçekleştiriyoruz. Gençlerimizin buluşlara yönelmesiyle ilgili bir teşvik anlamında. Bugün de 84 civarında projenin yarıştığı bir ödül töreni oldu. Burada dereceye giren arkadaşlarımız da oldu. Hakikaten çok değişik konularda, sosyal sorumluluk projesi olabilir, teknik olabilir, siber güvenlik olabilir, diğer konularda olabilir. Genç kardeşlerimizin bu konuya ne kadar doyamadıklarını bir kez daha görmüş olduk. Arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz. Onları daha fazla teşvik etmek ve daha fazla desteklemekle ilgili biz belediye olarak ve paydaşlarımızla beraber ortak çalışmalarımızı bundan sonra süreçte devam edeceğiz. Yeter ki ülkemizin geleceğiyle ilgili çalışmalar olsun" diye konuştu.


Pendik Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanı, Abdulkadir Bayram ise “Bu yıl 4’üncüsünü düzenliyoruz. Pendik’teki gençlerle beraber. Çok önemsediğimiz bir program. Her yıl heyecanla gerçekleştirmek istediğimiz bir program. Bu programın akışı 4 ay öncesinde başlayan jüri üyelerimizin bir araya gelerek eleme usulünden geçip bugün final programını gerçekleştireceğimiz bir program. Bizde PESİAD olarak önemsiyoruz. Ciddi anlamda onlarla olmaya çalışıyoruz. Pendik’e de bir değer katmak istiyoruz" dedi.



Buluş yarışmasında ödüller sahiplerini buldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Kayınvalide damadına can olmak için böbreğini bağışladı Böbrek yetmezliği tedavisi gören 55 yaşındaki hastaya, 71 yaşındaki kayınvalidesi 9 ayda 15 kilo vererek böbreğini bağışladı. Daha önce kadavradan nakledilen böbreğin işlevini yitirmesi üzerine yapılan bu yeni ve başarılı ameliyatla hasta tekrar sağlığına kavuştu. İki çocuk babası Şeref Ardil (55), yüksek tansiyona bağlı böbrek yetmezliği nedeniyle 2005 yılında diyaliz tedavisine başladı. 2009 yılında kadavradan yapılan nakille sağlığına kavuşan Ardil’in böbreği, 2024 yılının ekim ayında işlevini yitirdi. Yaklaşık 18 ay yeniden diyaliz tedavisi gören hastanın imdadına, 30 yıllık eşi Nurşen Ardil’in (51) annesi Fatma Solmaz (71) yetişti. Damadına böbreğini vermek isteyen kayınvalide, nakil için gereken vücut kitle endeksine ulaşabilmek amacıyla 9 ayda 89 kilodan 74 kiloya düşerek 15 kilo verdi. İzmir’deki Acıbadem Kent Hastanesi’nde Nakil Uzmanı Dr. Işık Özgü başkanlığındaki Uzm. Dr. Uğur Saraçoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Töz, Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr. Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Gökhan Ekin’den oluşan ekip tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonla nakil işlemi tamamlandı. Ameliyattan 3 gün sonra taburcu edilen 3 çocuk ve 9 torun sahibi donör kayınvalidenin ardından, Şeref Ardil de son kontrolleri yapılarak taburcu edilmesi planlanıyor. "Kilo vermesi konusunda şüphelerimiz vardı" Hastanın durumuna ilişkin detayları paylaşan Acıbadem Kent Hastanesi Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, hastanın daha önce kadavradan gerçekleşen naklinin uzun süre işlevini sürdürdüğünü ancak sonrasında böbrekte fonksiyon bozukluğu meydana geldiğini belirtti. Aile içinde uyumlu kan grubuna sahip canlı verici bulunamayınca kayınvalidenin gönüllü olduğunu anlatan Ok, "Vericimizin vücut kitle endeksi, nakil için kabul ettiğimiz yasal sınır olan 35’in biraz üzerindeydi. Yaşını da göz önüne alarak kilo vermesi konusunda başlangıçta şüphelerimiz olsa da kendisine tanıdığımız 9 aylık süreçte büyük bir azimle 15 kilo vermeyi başardı. İleri yaşlarda yavaşlayan metabolizmaya rağmen gösterilen çabanın ameliyat sürecinin hızla toparlanması adına çok önemli. ’Kimse insanın annesi gibi olmaz’ denir ancak nadiren de olsa böyle çok güzel, gönüllü kayınvalidelerle de karşılaşıyoruz. Operasyon sonrası her iki hastamızın durumu da oldukça iyi. Birkaç gün önce taburcu ettiğimiz vericimiz bugün kontrole gelirken, ameliyatının beşinci gününde olan alıcımızı da şifa ile taburcu edeceğiz ve her şeyin yolunda gittiğini görüyoruz" dedi. "Kendisine her zaman anne diye hitap ediyorum" Kayınvalidesinin böbrek bağışıyla ikinci kez yaşama tutunan damat Şeref Ardil, ilk nakil sürecinde de kayınvalidesinin böbreğini vermek istediğini ancak yaşı genç olduğu için kadavra sırasını beklemeyi tercih ettiğini dile getirdi. Kadavradan nakledilen böbreğin kendisini 15 yıl idare ettiğini söyleyen Ardil, "Bu sürenin sonunda yeniden 18 aylık bir diyaliz serüvenim başladı. Yaklaşık on aydır kayınvalidemle birlikte hastaneye gelip gidiyorduk ve nihayet doktorlarımızın çabasıyla nakil sürecimiz başarıyla sonuçlandı. Kendi annemi 2017 yılında kaybettim, yaşlılık nedeniyle hayatta olsa bile böbreğini vermesi oldukça zordu. Ben kendisine her zaman anne diye hitap ediyorum. Kayınvalidem sayesinde tekrar sağlığıma kavuştum ve son derece mutluyuz" diye konuştu. "Ameliyat öncesinde içimde hiçbir korku yoktu" Çocuklarının mutluluğu için gönüllü olduğunu vurgulayan kayınvalide Fatma Solmaz ise diyalize girmenin zor bir süreç olduğunu ifade etti. Damadının durumuna şahit olmanın kendisini derinden üzdüğünü belirten Solmaz, "Bu yüzden böbreğimi tamamen kendi isteğimle verdim. Ameliyat öncesinde içimde hiçbir korku ya da endişe yoktu. Organımı verip ona çare olduğum için büyük bir sevinç duyuyorum. Nakil işleminin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen ağrım veya acım yok, kendimi turp gibi hissediyorum. Doktorlarımızdan Allah razı olsun, onlar var olduğu müddetçe bizler de sağlıklıyız. Organ bağışında bulunmaktan çekinenler benim şu anki durumumu görsünler. Kimse korkmasın ve tereddüt etmesin, herkes gönül rahatlığıyla organ bağışında bulunsun" ifadelerini kullandı.
Kütahya Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dönmez: "Yapay zekâ insanları tembelleştirebilir ama doğru kullanılırsa güçlü bir asistan" Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve illüstrasyon sanatçısı Adem Dönmez, yapay zekânın insanları tembelleştirip tembelleştirmediği yönündeki tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde sıkça gündeme gelen yapay zekâ konusuna değinen Dönmez, teknolojinin kullanım biçimine göre farklı sonuçlar doğurduğunu belirtti. Yapay zekâyla ilk kez tanışan ve temel çizim eğitimi olmayan kişiler için tembelleştirici bir etki söz konusu olabileceğini ifade eden Dönmez, buna mukabil el çizimi pratiği bulunan ve bu alışkanlığını sürdüren kişiler için aynı durumun geçerli olmadığını söyledi. Özellikle gençler açısından bu durumun risk oluşturabileceğine dikkat çeken Dönmez, oyun sektöründe faaliyet gösteren bazı firmaların işe alım süreçlerinde değişikliğe gittiğini aktardı. Daha önce dijital portfolyolar üzerinden yapılan değerlendirmelerin yerini, yalnızca kurşun kalem ve beyaz kağıtla yapılan çizim sınavlarının aldığını belirten Dönmez, bu uygulamayla adayların temel becerilerinin ölçüldüğünü ifade etti. Dönmez, "Portfolyosu güçlü görünen bazı adayların, temel çizim becerilerinde yetersiz kaldığı gözlemleniyor" dedi. Yapay zekânın hayatımıza beklenenden daha hızlı adapte olduğunu vurgulayan Dönmez, bu teknolojinin sunduğu sonuçların ise hâlâ tartışmaya açık olduğunu dile getirdi. Konuya ilişkin birçok deney yapıldığını belirten sanatçı, kendi çalışma yönteminde yapay zekâyı doğrudan bir üretim aracı olarak kullanmadığını ifade etti. "Yapay zekâyı asistan olarak kullanıyorum" Yapay zekâyı daha çok bir yardımcı araç olarak değerlendirdiğini belirten Dönmez, "Farklı eskizler ürettiriyorum, ardından içlerinden en uygun olanı seçerek kendi çalışmamı geliştiriyorum" diye konuştu. Gelecekte yapay zekânın en doğru kullanım biçiminin "asistanlık" olacağını ifade eden Adem Dönmez, bu süreci grafik tasarım yazılımlarının geçmişteki gelişimine benzetti. Adobe Photoshop ve Adobe Illustrator gibi programların ilk dönemlerinde oldukça sınırlı özelliklere sahip olduğunu hatırlatan Dönmez, yapay zekâ araçlarının da benzer bir gelişim sürecinden geçtiğini söyledi. Mevcut yapay zekâ teknolojilerinin daha çok amatör kullanıcılara yönelik gibi göründüğünü dile getiren Dönmez, daha gelişmiş sistemlerin yüksek maliyetlerle ya da sınırlı erişimle kullanılabildiğini belirtti. Yapay zekâya gereğinden fazla anlam yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Dönmez, "Şu anki haliyle çok yeterli değil" ifadelerini kullandı.
İzmir EGİAD’da, 2060 makro görünüm masaya yatırıldı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının değişen ekonomik koşullara uyum kapasitesini güçlendirmek ve stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği etkinlikler kapsamında "2026 Makro Görünümü: Kur, Enflasyon ve Piyasa Beklentileri" başlıklı panel düzenledi. EGİAD merkezinde yoğun katılımla gerçekleşen panele konuşmacı olarak İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz ve İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros katıldı. Etkinlikte, küresel ve ulusal ekonomik gelişmeler, para politikaları, enflasyon ve kur dinamikleri ile piyasa beklentileri kapsamlı bir perspektifle ele alındı. Panelde ayrıca iş dünyasının önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği riskler ve fırsatlar değerlendirilerek, şirketlerin finansal yönetim ve yatırım stratejilerine yön verecek önemli öngörüleri paylaşıldı. Belirsizlikleri yönetebilen şirketler geleceği şekillendirecek Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ölçekte artan ekonomik ve jeopolitik risklerin iş dünyasının karar alma süreçlerini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, öngörü kabiliyetinin rekabet avantajının temel unsuru haline geldiğini vurguladı. Özhelvacı; "Ekonomideki dalgalanmaların, yüksek faiz ortamının ve sıkı para politikalarının şirket bilançolarımızı doğrudan etkilediği zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte iş dünyası olarak değişen ekonomik düzeni yalnızca izlemek değil; doğru okumak, analiz etmek ve stratejik refleksler geliştirmek zorundayız." dedi. Veriye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluk Özhelvacı, özellikle KOBİ’lerin finansman yönetimi ve nakit akışı planlaması konularında daha disiplinli ve veri odaklı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirterek, iş dünyasının yeni dönemde stratejik çeviklik kazanmasının önemine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında şunları kaydetti: "Kur, enflasyon ve faiz dinamiklerinin birbirini tetiklediği bir ekonomik ortamda; doğru veri, doğru analiz ve doğru zamanlama şirketlerimizin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır. Bugünün rekabet ortamında bilgiye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluktur." Jeopolitik gelişmeler ekonominin her katmanını etkiliyor Konuşmasında küresel ölçekte devam eden jeopolitik gerilimlere de değinen Özhelvacı, özellikle Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların enerji maliyetlerinden tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı yarattığını belirterek, "Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler; enerji maliyetlerinden finansal sistemlere, üretim süreçlerinden ihracat stratejilerine kadar ekonominin tüm katmanlarını etkiliyor. Bu nedenle makroekonomik gelişmeleri doğru okuyabilmek ve riskleri erken aşamada yönetebilmek her zamankinden daha kritik hale gelmiştir." diye konuştu. Stratejik içgörüler iş dünyasıyla paylaşıldı Panel kapsamında; 2026 yılına ilişkin makroekonomik görünüm, enflasyon beklentileri, döviz kuru projeksiyonları ve para politikalarının piyasalara etkileri detaylı biçimde ele alındı. Katılımcılar, şirketlerin finansal sürdürülebilirliği ve rekabet gücü açısından kritik öneme sahip başlıklarda kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Panel soru-cevap bölümüyle interaktif bir şekilde tamamlanırken, katılımcılar tarafından stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlayan önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.